Lübnan’dan Suriye’ye ‘iğneden ipliğe’ kaçakçılık artıyor

Lübnan’dan Suriye’ye ‘iğneden ipliğe’ kaçakçılık artıyor
TT

Lübnan’dan Suriye’ye ‘iğneden ipliğe’ kaçakçılık artıyor

Lübnan’dan Suriye’ye ‘iğneden ipliğe’ kaçakçılık artıyor

Lübnan- Suriye arasındaki yasadışı geçitlerde, Lübnan- Suriye sınırının 375 kilometreyi bulan geniş bir alanında kaçakçılık operasyonları genişledi. Kaçakçılar, yakıt, sebze ve hayvancılıktan ekmek, sigara ve kozmetik cerrahi malzemelerine kadar genişleyen faaliyetlerini yeniden sürdürmeye başladı. Ayrıca kaçakçılar, şirketlerin Suriye’ye ithal mal tedarik etmesini engelleyen Caesar (Sezar) Yasası’ndan yararlanıyor. Aynı şekilde özellikle Suriye endüstrilerinin kapsamadığı ithal mallarda olmak üzere, Lübnan ve Suriye arasındaki fiyat farklılıklarından da yararlanıyorlar. Bu duruma paralel olarak Suriye pazarında yakıt gibi temel malzemeler ile aşı ve plastik cerrahi malzemeleri gibi istisnai ve zaruri olmayan tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanıyor.
Lübnan’ın doğusundaki güvenlik kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada sınırların şu anda birçok noktada açık olduğunu ve Lübnan’ın kuzeydoğusunda bilinen kaçakçılık noktalarının ötesine genişlediğini söyledi. Kaynaklar, kaçakçılık rotalarının şu anda Yantave Vadi el-Aşayir’dan uzanan ıssız bölgeleri, güneyde Şebaa- Beyt Jin eksenini, doğuda Cebel-i Lübnan’ı, merkezde Kussaya ve Ayn Zebdeh, Nahla ve Flitah’adoğru Arsal'ı kapsadığını ve kuzeydoğudaki Bekaa’yakadar uzandığını açıkladı.
Kaynaklar, Lübnan ordusunun 2017 yazında sınır bölgelerini radikalizm yanlısı grupların kontrolünden arındırmak için yürüttüğü ‘Dağların Şafağı’ operasyonlarının sona ermesinden bu yana kaçakçılık faaliyetinin kademeli olarak iki katına çıktığını söyledi.
Bölgedeki sivil aktivistler ise (doğuda geniş alanlarda kaçakçılık faaliyetlerini baltalayan bir dizi kontrol odası olmasına rağmen) güvenlik kıskacının gevşemesinin ve Lübnan güçlerinin 375 km’lik bir alanı kontrol edememesinin bu hareketliliğin artmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Ham- Maarbaun- Brital yollarında ve doğuda üç eski kaçakçılık kapısının da kapatılmış olduğuna dikkati çeken aktivistler ayrıca, bu yolların Lübnan ordusunun kontrol odalarının doğuda Suriye- Lübnan sınırında yayılması nedeniyle hala sıkı bir şekilde takip edildiğini kaydetti.
Geçen yıldan bu yana Lübnan Merkez Bankası’nın çok sayıda temel ürüne verdiği desteğin bir sonucu olarak, kaçakçılık faaliyeti çarpıcı biçimde arttı. Aynı şekilde akaryakıt kaçakçılığı ise geçen yıla göre daha az olsa da aktifliğini korudu. 
Suriye hükümetinin sübvansiyonlu benzin fiyatını yüzde 130 düzeyinde bir vergi ile 1100 Suriye lirasından 2500 liraya (Suriye Merkez Bankası’nın resmi döviz kuruna göre 0.90 ABD doları) yükseltmesiyle kaçakçılar, benzin kaçakçılığı faaliyetlerine önümüzdeki dönemde yeniden başlamayı bekliyorlar. Bazı bölgelerde litre başına 4000 Suriye lirası civarında sübvansiyonsuz benzin bulunurken, un ve ekmek kaçakçılığı da çoğu geçişte artış gösterdi.
Un ve ekmek kaçakçılığındaki artışın Lübnan pazarında yansımaları oldu. Bu durum, Lübnan hükümetinin sübvanse ettiği ekmek ve un kaybına yol açtı. Geçen hafta Bekaa’da 50 kiloluk un çuvalı fiyatı 1,5 milyon Lübnan lirasında (50 dolar), bir paket ekmeğin fiyatı ise 30 bin liraya (bir dolar) ulaşarak satışa sunuldu.
Son günlerde Lübnan ulusal sigara kaçakçılığı da baş göstermeye başladı. Tüccarlar, sigarayı ABD doları cinsinden fiyatlandırmaya başlarken, bir paket sigaranın fiyatı yarım dolara ulaştı. Yurtdışı sigarasına gelince kaçakçılık faaliyetleri ve artan talep nedeniyle sigara fiyatı da arttı. Tüccarlar, Suriye’ye kaçırılan sigaranın fiyatını döviz cinsinden tahsil etmeyi tercih ettikleri için, az miktarda sigarayı yüksek fiyatlara satıyorlar. Piyasa, birçok sigara türünde ciddi bir kıtlığa tanık olurken, bir kısmı ise piyasadan kayboldu.
Küresel olarak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte bitkisel yağ kaçakçılığı da aktif hale geldi. Aynı şekilde Caesar Yasası’nın yaptırımları nedeniyle Suriye pazarına girmeyen malzemeler olan botoks ve dolgu maddeleri ve ilaçlar da dahil olmak üzere kozmetik kaçakçılığı da aktif. 
Eczaneler Sendikası Başkanı Joe Sallum, Suriye’ye ait ilaçların Lübnan’a kaçakçılığından şikayet ederken, Lübnan’dan Suriye’ye de ilaç kaçakçılığı yapıldığına dikkati çekti. Geçen hafta Lübnan ordusuna bağlı bir istihbarat gücü, Suriye topraklarına sokulmak üzere Arsal’a kaçırılan çok sayıda ekmek ele geçirdi. İstihbarat gücü ayrıca, uyuşturucu imalatına yönelik çok sayıda tıbbi malzemenin de ele geçirildiğini duyurdu. Rayakjandarma devriyesi, Kusaya Raiit geçidi üzerinden Suriye topraklarına doğru, Bekaa yolunda kaçakçılık amaçlı çok sayıda yabancı ve yerli sigara, botoks iğnesi ve dolgu maddesi ele geçirildi.



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.