İsrail, Hamas'ın Gazze'de sakinlik, Batı Şeria'da gerilim istediğini düşünüyor

Hamas unsurları geçen mayıs ayında, geniş katılımlı bir İsrail karşıtı gösteride boy göstermişti. (Reuters)
Hamas unsurları geçen mayıs ayında, geniş katılımlı bir İsrail karşıtı gösteride boy göstermişti. (Reuters)
TT

İsrail, Hamas'ın Gazze'de sakinlik, Batı Şeria'da gerilim istediğini düşünüyor

Hamas unsurları geçen mayıs ayında, geniş katılımlı bir İsrail karşıtı gösteride boy göstermişti. (Reuters)
Hamas unsurları geçen mayıs ayında, geniş katılımlı bir İsrail karşıtı gösteride boy göstermişti. (Reuters)

İsrail, Hamas Hareketi’nin Batı Şeria'daki gerilimi artırmayı, Gazze Şeridi’nde ise mümkün olduğunca sakinliği sağlamayı istediği görüşünde.
Söz konusu iddia Yedioth Ahronoth gazetesi tarafından dile getirildi. Gazete, Hamas’ın bu politikasını, Tel Aviv'in 2007'de Gazze Şeridi'ni kontrol edilmesinden bu yana izlediği ayrımcılık stratejisine benzer olarak nitelendirdi.
İsraillilerin uzun zamandır inandığı ve Filistinli yetkililere bildirdiği Hamas'ın hedeflerinden biri, Filistin Yönetimini olabildiğince zayıflatmak ve Batı Şeria'ya daha fazla Filistinli çekmek. Gazeteye Hamas, göre bu politika çerçevesinde Gazze'deki son çatışma hattına girmedi ve İslami Cihad’a ateşkes için baskı yaptı.
Gazeteye göre Hamas ekonomiyi canlandırmak ve bölgede barışı sağlamak adına Gazze’de gerçek bir ortak olmak istiyor. İsrail, gerginliklerin sona ermesinden iki gün sonra, İsrail medyasının Hamas'ı savaşa katılmadığı için ödüllendirdiğini söylediği bir hareketle Gazze Şeridi'ne ek kolaylıklar sağladı. Filistin Sivil İşler Otoritesi, işgal makamlarının kendisine son gerginlik dalgasından önce olduğu gibi Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısı’nı normal şekilde açması konusunda bilgi verdiğini duyurdu. Karara göre işçilere de geçiti kullanma izni verildi.
Bu adım, Tel Aviv’in, bir İsrail havalimanı aracılığıyla Gazze dışına hava yolculuğu da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ne yönelik ekonomik adımları duyurmayı planladığı bir zamanda geldi. Gazze Şeridi’nin kontrolünü sağlayan Hamas'ın uzun süre barışı savaşa tercih edeceği göz önüne alındığında, İsrail’in ekonomik iyileşme ve sivil projelerin uzun vadeli sakinleşmeye yardımcı olacağına dair bir öngörü var.
İsrailli bir güvenlik kaynağı Tel Aviv’in planına destek verdiği açıklamasında sivillere yardımların artmasının ve Gazze sakinlerinin refahının iyileştirilmesinin meyvelerini verdiğini ve bunun son savaşta da açıkça görüldüğünü savundu.
Yedioth Ahronot, Hamas’ın büyük ölçüde Gazze Şeridi'nde kendisini güçlendirmek ve İsrail ile herhangi bir siyasi taviz vermeden ekonomik anlaşmalara varmak için olağanüstü bir fırsatla karşı karşıya olduğunu hissettiğini ve Filistin Yönetimi’nin Batı Şeria’da kaos yaşanmasıyla bu alanları kontrol edememesinden yararlandığını iddia etti.
Bu bağlamda İsrail ordu verileri, 2022'nin başından itibaren Batı Şeria'daki İsrail hedeflerine yönelik saldırılarda önceki yıllara göre önemli bir artış olduğunu gösteriyor.
Güvenlik servisleri, 2021'de 30'dan az eyleme kıyasla, bu yılın başından bu yana Batı Şeria'da 41 silahlı saldırı tespit etti. Saldırıların çoğundan El Fetih ve İslami Cihad bağlantılı savaşçılar sorumlu olsa da gazetenin Filistin meseleleri analisti Avi Zakharov, Hamas'ı Batı Şeria'da gerilimi artırmaya çalışmakla suçladı.
Zakharov, Hamas’ın Batı Şeria'yı ateşlemeye ve halkı operasyonlar yürütmeye teşvik etmeye çalıştığının sır olmadığını söyledi. Ayrıca, çok sayıda silahlı kişinin Batı Şeria'da kaosa neden olduğu konusunda uyarıda bulundu.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.