Nükleer anlaşmayı canlandırmak için AB’nin İran'a teklif ettiği tavizler!

İran ve Avrupa Birliği temsilcileri, Viyana'da nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik düzenlenen ortak komite toplantısına katıldılar. (AFP)
İran ve Avrupa Birliği temsilcileri, Viyana'da nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik düzenlenen ortak komite toplantısına katıldılar. (AFP)
TT

Nükleer anlaşmayı canlandırmak için AB’nin İran'a teklif ettiği tavizler!

İran ve Avrupa Birliği temsilcileri, Viyana'da nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik düzenlenen ortak komite toplantısına katıldılar. (AFP)
İran ve Avrupa Birliği temsilcileri, Viyana'da nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik düzenlenen ortak komite toplantısına katıldılar. (AFP)

Avrupa Birliği (AB) diplomatları, İran'la yürütülen nükleer anlaşma müzakerelerindeki çıkmazı aşmaya yönelik, Tahran'a geçmişteki nükleer faaliyetlerine ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) soruşturmasını hızla sona erdirmeyi amaçlayan önemli yeni tavizler önerdi.
Wall Street Journal’ın haberine göre yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran'ın nükleer programlarını sınırlandıran 2015 nükleer anlaşmasını yeniden sağlamak için 16 aydır süren görüşmelerde temel sorun, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) 2019'da İran'da bulunan beyan edilmemiş nükleer maddelere yönelik soruşturmasıydı.
İran geçtiğimiz mart ayından bu yana soruşturmanın sona ermesi için lobi faaliyetleri gerçekleştiriyor. ABD'li ve Avrupalı ​​yetkililer, nükleer anlaşmayla herhangi bir ilgisi olmadığını söyledikleri bağımsız gözlemci UAEA tarafından yürütülen soruşturmayı müzakere etmeyeceklerini bnildirdiler.
Wall Street Journal tarafından AB tarafından sunulan taslak metinde, İran'ın anlaşma yürürlüğe girmeden önce UAEA'nın endişelerini ele almayı kabul ettiği ve İran'ın ajansın sorularını "açıklığa kavuşturmak amacıyla" yanıtlamasının beklendiği belirtildi.
Taslakta, İran'ın iş birliği yapması halinde ABD ve müzakerelerin diğer taraflarını UAEA konseyini soruşturmayı kapatmaya çağıracağı ifade ediliyor.
Müzakerelere başkanlık eden ve anlaşmanın hazırlanmasından sorumlu olan AB ekibi, bunun nükleer anlaşmayı canlandırmak için sunacağı nihai metin olduğunu aktardı.
Anlaşmanın tarafları olan ABD, İran, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin, önerilen metni kabul ederse bu durum UAEA’yı Tahran'ın iş birliğini değerlendirmesinde büyük ölçüde uygulanan anlaşma ile zor bir duruma sokacak.
UAEA Sözcüsü konuyla ilgili bir yorum yapmadı. UAEA Başkanı Rafael Grossi, İran nükleer maddenin nereden geldiğini ve şimdi nerede olduğunu cevaplayana kadar soruşturmayı bırakmama sözü verdi.
AB ve ABD’li diplomatlar geçtiğimiz pazartesi günü müzakerelerin artık sona erdiğini söylediler. Konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, AB'nin İran'a ve diğer taraflara metne 15 Ağustos'a kadar olumlu ya da olumsuz yanıt istediğini söylediğini doğruladı.
Bir dışişleri bakanlığı sözcüsü, “Avrupa Birliği tarafından önerilen nihai metni dikkatle inceliyoruz ve yanıtımızı istendiği gibi vereceğiz” dedi.
Üst düzey bir ABD'li yetkili, Washington'ın UAEA soruşturmasını çözmek istediğini açıkça vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:
“Bunun gerçekleşmesinin tek yolu İran'ın ajansa ihtiyaç duyduğu bilgiyi sağlamasıdır. Bu, ister bir anlayış metninde isterse başka bir yerde ifade edilsin, bizim konumuz.”
İranlı yetkililer önceki gün metni gözden geçirmeye başladıklarını belirtirken son günlerde anlaşmanın kaderini belirsiz bırakarak daha fazla müzakereye ihtiyaç duyulabileceğini vurguladılar.
AB, nükleer anlaşma metnine güvenlik önlemleri konusunda bir uzlaşıyı dahil etme önerisi hazırlarken konuya dair bilgi sahibi kaynaklara göre bu ABD ve anlaşmanın üç Avrupa tarafının (Fransa, Almanya ve İngiltere) bilgisi dahilinde gerçekleşti.
Joe Biden ekibi, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından 2015 nükleer anlaşmasını yeniden canlandırmayı önemli bir dış politika hedefi olarak belirledi. İran, ABD’nin anlaşmadan çekilmesiyle anlaşmadaki yükümlülüklerini ihlal etmeye başlamıştı.
AB Sözcüsü sürece ilişkin şunları söyledi:
“Viyana'daki son görüşmelerden sonra katılımcı taraflara sunulan metin, bu tür diplomatik operasyonların olağan gizliliğine uygun. İlgili taraflar halihazırda bunu düşünüyor. Medyadaki tartışmaları değil.”
UAEA’nın İran'a yönelik soruşturmasının amacı, anlaşmaya taraf ülkelerdeki nükleer malzemelerin askeri amaçlarla yönlendirilmemesini sağlamak.
UAEA ve Batı ülkeleri, Tahran'ı erteleme ve yanıltıcı cevaplar vermekle suçladı. ABD ve Avrupalı ​​müttefikleri geçtiğimiz haziran ayında UAEA yönetim kuruluna, Tahran'ı soruşturmada iş birliği yapmaya çağıran bir karar konusunda destek verdiler.
Bu, uzun süredir nükleer silah programına sahip olduğunu inkar eden İran için oldukça hassas bir konu. Birçok Batılı yetkili, beyan edilmeyen malzemenin İran'ın en az 2003 yılına kadar devam uzanan nükleer silah programına dayandığına inanıyor.
İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile iş birliği yapmazsa, ajans soruşturmayı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) gönderebilir. Bu adım, UAEA’nın sorularına yanıt vermesi halinde İran’a önemli bir cevap olacak. Tahran'ın soruşturmanın arkasında ABD ve Avrupa güçlerinin olduğu iddiaları ve bunu Tahran'a karşı kullanmaya çalıştığı yönündeki tekrarlanan iddialarına bir yanıt niteliği taşıyacak.
Süreci yakından takip eden Batılı yetkililere göre bahsi geçen taviz büyük ölçüde Avrupa Birliği tarafından sağlandı. ABD'li ve Avrupalı ​​yetkililer, metni pazartesi günü dağıtılana kadar görmediler. Ancak bazıları bunun koruyucu bir dil içereceğinin farkında.
İran'ın UAEA’ya yönelik talebi, geçtiğimiz haftalarda Washington'ın nükleer anlaşmayı canlandırmak için Devrim Muhafızları’nı terör yaptırımları listelerinden çıkarmayı tartışma dışı bırakmasıyla temel sorun haline geldi.
Ancak Biden bu meselenin, anlaşma ile ilgili aylarca sürecek bir soğukluğa yol açmayacağı sözü verdi.



Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.


Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
TT

Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)

Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in doğu kırsalında, Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelerden sakinler bugün de ayrılmaya devam etti. Ordu, yeni bir son tarih verdi ve askeri harekat hazırlığı için bölgeye takviye kuvvetler gönderdi.

Bu arada ABD, Suriye özel temsilcisi Tom Barrack aracılığıyla, ülkedeki “tüm taraflarla” temas halinde olduğunu ve “gerilimi azaltmak, tırmanışı önlemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerine geri dönmek için 24 saat çalışmakta” olduğunu duyurdu.

Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Dünden bu yana, ordunun talebi üzerine sakinler Halep kırsalında Kürtlerin liderliğindeki SDG tarafından kontrol edilen bölgeleri terk etmeye başladı. Bu gelişme, Şam yetkilileri ile Kürt “Özerk Yönetimi” arasındaki müzakerelerin tıkanması ve ordunun, günlerce süren kanlı çatışmaların ardından geçen hafta sonu Halep şehrindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini kontrol altına almasının ardından gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bu sabah onlarca sakin bölgeyi terk ederek, Fırat Nehri'nin bir kolu üzerindeki harap bir köprüyü geçti.

Ayrılanlar arasında, tam adını vermek istemeyen 60 yaşındaki Ebu Muhammed de vardı. Köprüyü geçtikten sonra, “SDG ayrılmamızı engelledi, bu yüzden tarla yolları ve köylerden gelerek suyu geçtik” dedi.

 Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Ailesinin birkaç üyesiyle birlikte gelen adam, “Halep'e, sığınma evlerine gidiyoruz. Umarız orada uzun süre kalmak zorunda kalmayız” dedi.

Resmi haber ajansı SANA'ya göre ordu dün benzer bir süre belirledikten sonra, "insani yardım koridoru"nun bir gün daha uzatıldığını, yani bugün sabah 9:00'dan akşam 17:00'ye kadar geçerli olacağını duyurdu.

Ordu dün gece, çarşamba günü Halep'in doğu kırsalındaki Deyr Hafir ve çevresinin “kapalı askeri bölge” olduğunu ilan edip takviye kuvvetler göndererek sivillere SDG ‘konumlarından’ uzak durmaları çağrısında bulundu. Daha sonra, “bölgeyi güven altına almak için tüm saha hazırlıklarının tamamlandığını” vurguladı ve Kürt güçlerinden Fırat'ın doğusundaki bu bölgelerden çekilmelerini istedi.

Öte yandan, SDG bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, hükümet güçlerini “Deyr Hafir şehrindeki nüfuslu bölgelere ayrım gözetmeksizin topçu ateşi açarak askeri gerilimi sürdürmek ve yeni bir girişimle bölge sakinlerine baskı uygulayarak, onları bölgeden zorla çıkarmakla” suçladı.

Açıklamada, şehrin gece boyunca “20'den fazla top mermisiyle vurulduğu ve bombalı bir insansız hava aracının (SİHA) hedefi olduğu” belirtildi.

Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)

Dün ordu, SDG ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile bağlantılı militanları sivillerin ayrılmasını engellemekle suçladı ve “sivillerin geçişini engelleyen her yer uygun şekilde hedef alınacaktır” uyarısında bulundu. Ancak SDG sözcüsü Ferhad eş Şemi bunu yalanlayarak suçlamaların “asılsız” olduğunu ifade etti.