BM, Husileri 5 milyon Yemenliye yardım erişimini engellemekle suçladı

Sana'da bir sokakta Yemenli bir kadın yolun kenarında uyuyor (Reuters)
Sana'da bir sokakta Yemenli bir kadın yolun kenarında uyuyor (Reuters)
TT

BM, Husileri 5 milyon Yemenliye yardım erişimini engellemekle suçladı

Sana'da bir sokakta Yemenli bir kadın yolun kenarında uyuyor (Reuters)
Sana'da bir sokakta Yemenli bir kadın yolun kenarında uyuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) son raporu, Husi milislerin 2022'nin ikinci çeyreğinde milis kontrolündeki bölgelerde beş milyondan fazla kişiye insani yardım erişimini engellemekle suçladı. Raporda Yemen'deki insani yardım erişiminin, özellikle bürokratik engellerden kaynaklandığı vurgulandı.
Rapor, 2022'nin ikinci çeyreğinde, insani yardım ortaklarının Yemen genelinde 18 ilde 88 ilçede 5,5 milyon kişiyi etkileyen 532 erişim sorunu yaşadıklarını bildirdiğini ortaya koydu. BM raporunda engellemelerin yaklaşık yüzde 55'inin yetkililer tarafından dayatılan bürokratik kısıtlamalarla ilgili olduğu, kısıtlamaların insani yardım personelinin ve eşyaların Yemen içindeki dolaşımını aksattığı vurgulandı.
Rapor, bu kısıtlamaların ve engellerin çoğunun Husilerin kontrolündeki bölgelerde meydana geldiğinin altını çizdi.
BM verileri, engelleme olaylarının yaklaşık yüzde 89'unun Husi milisleri tarafından kontrol edilen bölgelerde kaydedildiğini gösterdi.
Husi yetkililer, Yemenli kadın yardım görevlisine saha görevlerinde eşlik etmesi için bir erkek akraba bulundurulmasını talep etti. Bu da saha çalışmasının iptal edilmesine yol açtı. Kadın personel seyahatini gerektiren faaliyetler tüm insani yardım kuruluşları için son derece zor hale geldi.
BM raporu, Husilerin kontrolündeki bölgelerde ve Yemen hükümetinin kontrolündeki Marib, Abyan ve Lahic gibi, kabilelerin etkisi altındaki birkaç vilayette zorlukların yaygın olduğunu belirtti.
BM verileri, Husilerin "Yemenli yardım çalışanlarının hareketini etkileyen kısıtlamaların yanı sıra Yemen içindeki ve dışındaki hareketlerle ilgili diğer büyük kısıtlamalar" getirdiğini kaydetti.
Raporda, Husi milis üyelerinin “Tüm Yemenli yardım çalışanlarının (Birleşmiş Milletler, uluslararası STK'lar veya Yemenli STK'ların bünyesinde çalışanlar) yurtdışındaki herhangi bir etkinliğe (atölye, eğitim veya diğer etkinliklere) katılmadan önce seyahat izni almalarını gerektiren genelge yayınladıkları belirtildi. Aynı şart Sana'dan Aden'e seyahat için de getirildi.
Raporda, Yemen'deki yetkililerin insani faaliyetlerin uygulanmasına müdahale ettiği defalarca bildirildi.
İlk çeyrekteki 63 engellemeye kıyasla bu yılın ikinci çeyreğinde 58 engelleme rapor edildi.
BM raporuna göre bu engellemelerin çoğu (24 veya yüzde 42,1) proje alt anlaşmalarının onaylanmasıyla ilgili gecikmeler, retler veya iptallerle ilgili.
Ancak rapor, insani yardım ortaklarının hem Yemen hükümeti hem de Husi makamlarını, INGO projeleri için yan anlaşmalarda zamanında onaylarını almak için hesap verebilir ve ilkeli prosedürler geliştirmeye devam ettiğini belirtti.
Rapora göre, insani yardım çalışanlarının varlıklarına ve tesislerine yönelik şiddet, özellikle topluluklar ve silahlı aktörlerle doğrudan etkileşim içinde olan çalışanlar olmak üzere insani yardım ortakları için önemli bir sorun olmaya devam ediyor.
BM verileri, bu yılın ikinci çeyreğinde insani yardım ortaklarına yönelik şiddet olaylarının yüzde 40,3 arttığını gösterdi; 2022'nin ilk çeyreğinde bu alanda 34'e kıyasla 57 vaka bildirildi.
Rapor, bu olayların (araba hırsızlığı, adam kaçırma, yıldırma vb.) ciddiyetinin ve etkisinin bürokratik kısıtlamalardan daha endişe verici olduğunu belirtiyor. Bu durum, çeşitli vilayetlerde hareket ve yardım dağıtımının geçici olarak askıya alınmasına yol açarken, insani koordinasyon ofisi liderliği bu riskleri azaltma çağrısında bulunmaya devam etti.
Ayrıca raporda, insani yardım ortaklarının Yemen'de ve Yemen'e hareket kısıtlamaları ile ilgili 405 olay bildirdiği belirtildi. Yemen içindeki kuruluşların ve personelin hareketini kısıtlamak, baskın erişim kısıtlaması türü olmaya devam ediyor.



Trump, göçmenlik kolluk kuvvetlerinin kullandığı vücut kameraları için ayrılan fonu kesti

Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
TT

Trump, göçmenlik kolluk kuvvetlerinin kullandığı vücut kameraları için ayrılan fonu kesti

Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)
Aralarında kamera taşıyan bir kişinin de bulunduğu grup üyeleri, Renee Nicol Goode'un Minneapolis'te Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memuru tarafından vurularak öldürülmesinin ertesi günü bir protestocuyu gözaltına aldı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, göçmenlik memurlarının vücut kameralarının kullanımını genişletme çabalarına karşı çıktı ve denetim personelini büyük ölçüde azalttı. Aynı zamanda çok sayıda memuru Minneapolis ve diğer şehirlere göndererek bir dizi şiddetli çatışmaya yol açtı.

İki Amerikalı protestocuyu öldüren iki silahlı çatışmanın yoldan geçenler tarafından çekilen görüntüleri, vurulmuş iki kişinin göçmenlik memurlarıyla şiddetli çatışmalara neden olduğu yönündeki resmi açıklamaları doğrulamada videoların gücünü ortaya koydu.

Bu nedenle, memurlar tarafından giyilen vücut kameraları polis reformu çabalarının merkezinde yer aldı. Ancak Trump yönetimi geçen yıl, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Ajansı memurlarına vücut kameraları takılmasına yönelik pilot programın uygulanmasını yavaşlatmak için harekete geçti ve haziran ayında fonlamayı yüzde 75 oranında azaltmasını ve kolluk görevlilerini kamera ile donatma eğiliminden vaz geçmesini istedi.

Geçen yıl yetkililer, göçmenlik kurumlarını denetleyen üç iç denetim kurumunun tüm çalışanlarını ücretli izne çıkardı ve bu da onların suistimalleri soruşturma yeteneklerini zayıflattı.

Ağustos ayına kadar Baltimore Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu'nun direktörlüğünü yapan Darius Reeves, eski Başkan Joe Biden'ın (Demokrat) görevde olduğu 2024 yılında vücut kameraları için pilot programın yavaş ilerlediğini söyledi ancak Cumhuriyetçi Trump döneminde “doğum aşamasında öldü”.

Yorum talebine yanıt olarak, Beyaz Saray sözcüsü Abigail Jackson, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza memurlarının “yasayı uygulamak ve Amerikan toplumlarını korumak için kahramanca çalıştıklarını” söyledi. Jackson, “Suçlular yerine kolluk görevlilerini suçlayanlar, yasadışı yabancı suçluların emirlerini yerine getiriyorlar” ifadesini kullandı. Reuters tarafından yayınlanan doğrulanmış video görüntülerinde, cumartesi günkü silahlı çatışmanın yaşandığı olay yerinde bulunan sekiz veya daha fazla sınır muhafızından en az üçünün vücut kamerası taktığı görülüyor.

Reuters, kameraların çalışır durumda olup olmadığını veya fiziksel çatışmaya karışan memurlardan herhangi birinin bunları takıp takmadığını belirleyemedi.

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi veya sınır devriye görevlileri, Minneapolis'te Amerikan vatandaşları Reneh Goode ve Alex Brattin'in vurularak öldürülmesi dahil olmak üzere şiddet olaylarına karıştığında, Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri, kapsamlı soruşturma yapılması çağrısında bulunmak yerine, kurbanları saldırganlar olarak nitelendirdiler.

Trump, geçen yıl Kongre'deki Cumhuriyetçiler kampanyaya 170 milyar dolarlık bütçe ayıran bir yasa tasarısını kabul ettikten sonra, bu yıl göçmenlik uygulamalarını sıkılaştırmaya başladı. Bu önemli bütçe artışının, ICE ve Sınır Devriyesi'nin çalışma şeklini değiştirmesi bekleniyor.


Sudan: Mavi Nil cephesinde şiddetli çatışmalar sürüyor

12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
TT

Sudan: Mavi Nil cephesinde şiddetli çatışmalar sürüyor

12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)
12 Ocak 2026'da Güney Kordofan eyaletinde meydana gelen İHA saldırısının kurbanlarının için dua eden Sudanlılar (Reuters)

Sudan'ın Mavi Nil Eyaleti'nin güney cephesinde, ordunun merkezi bölgeleri ve Hartum'u Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (HDK) geri alması sonrasında yaşanan göreceli sakinliğin ardından şiddetli çatışmalar yeniden başladı.

Dün, bir tarafta ordu, diğer tarafta HDK ve müttefiki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM) arasında çatışmalar yoğunlaştı ve özellikle Bav bölgesinde yoğun çatışmalar yaşandığı bildirildi.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), el-Salk ve Ahmar Saydak kasabalarının yanı sıra stratejik öneme sahip Malkan kasabasının kontrolünü ele geçirdiklerini ve ordu güçlerinin Mavi Nil Eyaleti'nin başkenti Damazin'e doğru geri çekildiğini bildirdi. Bu, saatlerce süren ve savaş dronları, topçu birlikleri ve zırhlı araçların da dahil olduğu şiddetli çatışmaları bildiren çok sayıda kaynak tarafından doğrulandı. Ordu konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı.

Öte yandan, Kamil Idris başkanlığındaki Sudan hükümeti, dün başkente döndükten sonra Hartum'da ikinci toplantısını gerçekleştirdi.


Rubio, Irak Başbakanı ile İran ile ilişkileri ve DEAŞ üyelerinin gözaltına alınmasını görüştü

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Rubio, Irak Başbakanı ile İran ile ilişkileri ve DEAŞ üyelerinin gözaltına alınmasını görüştü

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

ABD Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün tesislerde DEAŞ üyelerinin nakli ve gözaltına alınması ile Irak'ın İran ile ilişkilerinin ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamada, "(Görüşmeler) ülkelerin Irak'taki vatandaşlarını hızla geri göndermelerini ve adalete teslim etmelerini sağlamaya yönelik devam eden diplomatik çabaları kapsıyordu" ifadeleri yer aldı.

Rubio ayrıca, “İran tarafından kontrol edilen herhangi bir hükümetin (Irak'ta) Irak'ın çıkarlarını önceliklendirmede, Irak'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutmada veya Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklık geliştirmede başarılı olamayacağını” vurguladı.