Likud’un Arap üyelerinden toplu istifa adımı

İsrail Başbakanı Yair Lapid ve muhalefet lideri Binyamin Netanyahu, ordu sekreterliği huzurunda bir araya geldiler. (DPA)
İsrail Başbakanı Yair Lapid ve muhalefet lideri Binyamin Netanyahu, ordu sekreterliği huzurunda bir araya geldiler. (DPA)
TT

Likud’un Arap üyelerinden toplu istifa adımı

İsrail Başbakanı Yair Lapid ve muhalefet lideri Binyamin Netanyahu, ordu sekreterliği huzurunda bir araya geldiler. (DPA)
İsrail Başbakanı Yair Lapid ve muhalefet lideri Binyamin Netanyahu, ordu sekreterliği huzurunda bir araya geldiler. (DPA)

Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu, bir süre önce düzenlenen parti içi seçimlerde ezici bir zafer elde etmişti. Ardından ise Likud partisinin Arap üyeleri, aday listesine alınmamalarına tepki gösterdi. Parti liderlerinden biri, Arap üyelerin toplu halde istifalarına dikkat çekti.
Likud'un son 15 yılda Netanyahu liderliğinde Arap azınlıklara karşı aynı yaklaşımı benimsediğini söyleyen Likud merkez üyesi, Dürzi ve Çerkes Belediye ve Yerel Meclisleri Forumu Başkanı Cabir Hammud, savaşta verdikleri kurbanları anma ve yas tutma günlerinde Dürzileri desteklediğini ancak mesele siyasi ve sivil çalışmalar olduğunda bu kesimi unuttuğunu belirtti. Likud Merkez üyesi Rikda Brik ise partideki Dürzilerin partiden toplu bir şekilde çekilmeye başladıklarını aktardı.
Seçim listesine alınmayan ve listede alt sıralara itilen bir dizi Likud lideri Netanyahu'yu, kendisi için mümkün olan her türlü çabayı ve fedakarlığı yapan, siyasi rakipleri ile verdiği her savaşta, aynı zamanda yargı ve polisin karşısında ona destek olanları tasfiye etmek istediği bir komplo kurmakla suçladı. Söz konusu isimlerden biri “Bu oyundan iyilik ile geçmek zor” ifadelerini kullanırken bir diğeri de “Netanyahu kazanırken Likud kaybetti” dedi.
Dün Maariv gazetesinin sonuçlarını yayınladığı bir kamuoyu anketi, partinin seçim listesinin hazırlanmasının ardından Likud partisinin iki sandalye kaybettiğini, Yair Lapid’in Yesh Atid Partisi’nin ise iki sandalye kazandığını gözler önüne serdi. Nitekim bu sonuç iki tarafın da hükümet kurmasına imkan vermiyor. Ancak seçim yapıldığı taktirde Netanyahu’nun elindekilerin Lapid’in elindekilerden daha iyi durumda olduğu görülüyor. Yine de Netanyahu kampına karşı geliştirilebilecek yeni bir durum mevcut.
Söz konusu anket; Netanyahu kampının 120 sandalyeden 59’unu elde edeceğine, anketlerin şimdiye kadar 34 ila 36 sandalye verdiği Likud Partisi’nin 33 sandalye alacağına işaret ediyor. Aynı zamanda sol görüşlü Meretz Partisi’nin düşüşe geçtiğini, Naftali Bennett’ın siyasetten çekilmeden önceki ortağı Ayelet Şaked’in Esperit Sionista (Siyonist Ruh) Partisi’nin de başarı elde ettiğini ortaya koyuyor.
Lapid’in Partisi ise bocalamaya devam ediyor. Anketin yalnızca 51 sandalye alacağını gösterdiği partinin kaydettiği yavaş ilerleme, hükümet kurma olasılığı açısından iyiye işaret etmiyor. Bu kamptaki tüm tarafların, Lapid’in partisi hariç, gücünü kaybettikleri anlaşılıyor. Söz konusu anket, Savunma Bakanı Benny Gantz ve Adalet Bakanı Gideon Saar başkanlığındaki Kahol Lavan ile Tikva Hadasha koalisyonunun dört sandalye kaybederek 14'ten 10'a, Avigdor Liberman liderliğindeki Evimiz İsrail Partisi'nin ise yediden beşe düşüş gösterdiğini ortaya koyuyor. İşçi Partisi elindeki yedi sandalyeyi korurken Birleşik Arap Listesi’nin ise dört sandalyeye sahip olduğu görülüyor. Lapid’in partisinin 17 sandalyeden 25 sandalyeye yükseldiği ancak hükümet kurmak için Netanyahu'nun kampındaki taraflardan birinin transferine ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Ancak bu olasılık şu an için pek mümkün görünmüyor. Eymen Avde, Ahmed Tibi ve Sami Ebu Şehade liderliğindeki Ortak Arap Listesi’nin ise altı sandalyede sabit kalacağı öngörülüyor.
Gazetenin anket uzmanı, Lapid’in nüfuzunun geçtiğimiz günlerde Gazze’ye düzenlenen Şafak Vakti Operasyonu’ndan kaynaklandığını düşünüyor. Söz konusu ankette katılımcıların yüzde 37'si Gantz'ın Gazze'ye yönelik saldırıyı yönetmede Lapid'den daha dikkat çektiğini öne sürerken yüzde 23'ü ise bu gelişmenin Lapid'in kredisini artırdığı görüşünde.
Ankete göre halk Lapid’in başbakan, Gantz’ın da savunma bakanı olmasını istiyor. Birinin siyasi lider, diğerinin ise askeri lider olarak güvenilir olduğu anlaşılıyor. Ancak yine de Netanyahu’nun söz konusu ikiliye üstün geldiği görülüyor.



Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
TT

Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun bugün Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi. Yasağın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarına yönelik saldırılar kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. SDG ise operasyona karşı uyarıda bulunarak, bunun sivilleri evlerinden zorla göç ettirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı, sivillere SDG’ye ait tüm noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu ve sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG mevzilerine yönelik ‘nokta atışı operasyonlar’ başlatılacağını duyurdu.

Suriye devlet televizyonu da ordunun, Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu bölgelerde yaşayanlardan, hedef alınacakları gerekçesiyle derhal tahliye olmalarını istediğini aktardı.

SDG, yayımladığı açıklamada, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı’nın, sivillerin yaşadığı mahalleleri hedef alma tehdidini ‘doğrudan bir yıldırma, zorla yerinden etme girişimi ve savaş suçu’ olarak nitelendirdi.

Açıklamada, sivillere, mülklere ve sivil altyapıya gelebilecek her türlü zarardan Suriye hükümeti ile ona bağlı kurumların sorumlu tutulacağı vurgulandı.

Suriye devlet televizyonu ise Halep Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberinde, kentteki gerilimler nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 140 bine yükseldiğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay Halep’te SDG ile hükümet güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanmış, olaylarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştı. Taraflar, yaşanan şiddetin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, SDG’ye bağlı tüm sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar devlet kurumları bünyesine entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda kayda değer bir ilerleme sağlayamadı.


Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.


Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin dün gece Aden Limanı’ndan hareket eden bir deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtıklarını açıkladı. Kaçış sırasında tanımlama sistemini kapattıkları belirtilen grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştı.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçlerinin önceki bildirisine ek olarak, Aydarus ez-Zubeydi’nin bilinmeyen bir yere kaçışıyla ilgili bilgileri doğruluyoruz” dedi.

Koalisyon, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan hareket eden BAMEDHAF adlı deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtığını duyurdu. Koalisyon, geminin kayıt numarasının IMO-8101393 olduğunu, tanımlama sisteminin kapatıldığını ve grubun öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştığını bildirdi.

Açıklamada ez-Zubeydi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ortak Operasyonlar Komutanı Tümgeneral Avad Said Musleh el-Ahbabi olduğu tespit edilen kişiyle irtibata geçtiği belirtildi. Ez-Zubeydi, kendilerini bekleyen bir İl-76 tipi uçak (MZB-9102 sefer sayılı) tarafından taşındı. Uçağın kalkış noktası belirtilmedi. Ez-Zubeydi ve beraberindekiler, BAE’li yetkililerin gözetiminde uçağa alındı. Uçak, saat 15:15’te Mogadişu Havalimanı’na indi ve bir saat bekledikten sonra 16:17’de Arap Körfezi üzerinden Arap Denizi’ni geçerek Körfez’e doğru hareket etti. Tanımlama sistemi Umman Körfezi üzerinde kapatıldı ve inişten on dakika önce yeniden açılarak saat 20:47’de Abu Dabi’deki er-Rif Askeri Havalimanı’na indi.

Koalisyon, söz konusu uçak türünün çatışma bölgelerinde ve Libya, Etiyopya, Somali gibi uluslararası güzergahlarda sürekli kullanıldığını açıkladı.

Diğer yandan el-Maliki, BAMEDHAF adlı deniz aracının kayıtlarının incelenmesi sonucu geminin Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıdığının tespit edildiğini bildirdi. Bu bayrağın, daha önce Füceyre Limanı’ndan Mukalla Limanı’na savaş araçları ve silah taşıyan Greenland adlı gemiyle aynı olduğu belirtildi; bilgiler, 30 Aralık 2025 tarihli Koalisyon güçleri bildirisinde yer almıştı.

El-Maliki, Koalisyon güçlerinin halen Aydarus ez-Zubeydi ile Aden’den kaçmadan önce görüştüğü belirtilen bazı kişilerin akıbetini takip ettiğini belirtti. Takip edilen kişiler arasında Aden’in eski valisi Ahmed Hamid Lemles ve Aden’deki Güvenlik Kuşağı Güçleri Komutanı Muhsin el-Vali bulunuyor; kendilerinden bugüne kadar haber alınamadı.