İsrail ordusu Gazze’deki sakinliğin ‘yıllarca sürmesini’ bekliyor

İsrail ordusu Filistinli gruplara yönelik caydırıcılık ve Hamas'ın kaybedecekleri olması nedeniyle Gazze’deki sakinliğin ‘yıllarca sürmesini’ bekliyor

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto eden Şili'nin başkenti Santiago'daki Filistinliler (Reuters)
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto eden Şili'nin başkenti Santiago'daki Filistinliler (Reuters)
TT

İsrail ordusu Gazze’deki sakinliğin ‘yıllarca sürmesini’ bekliyor

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto eden Şili'nin başkenti Santiago'daki Filistinliler (Reuters)
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto eden Şili'nin başkenti Santiago'daki Filistinliler (Reuters)

İsrail ordusu, Hamas ve İslami Cihad hareketlerine yönelik caydırıcılığın Gazze Şeridi'ndeki son saldırıların ardından hakim olan sakin atmosferin uzun bir süre, belki de birkaç yıl sürmesini beklediğini açıkladı.
İsrail Devlet Televizyon kanalı KAN 11’in haberine göre ordunun beklentisi, caydırıcılığın yanı sıra Hamas'ın siyasi ve ekonomik hesapları ve ordunun İslami Cihad Hareketi’ni Hamas'tan ayırmadaki başarısı gibi bir dizi faktöre dayanıyor.
İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi, ordunun geçtiğimiz yıl Hamas Hareketi ile yaşanan savaş sırasında Hamas’a, ardından İsrail’in 5 Ağustos’ta başlayıp üç gün süren, İslami Cihad’ın askeri kolu Kudüs Tugayları liderlerinin yanı sıra çocukların ve kadınların da aralarında bulunduğu 49 Filistinliyi öldürdüğü saldırılar sırasında İslami Cihad’a karşı caydırıcılığın başarılı olduğuna inandığını ifade etti.
İsrail güvenlik servislerinin tahminlerine göre İsrail’in 2021 yılının Mayıs ayında Gazze Şeridi'nde başlattığı savaş, Hamas'a karşı bir caydırıcılık durumu yarattı. İsrail, Gazze Şeridi’ne sağladığı, orada yaşayanların hayatlarının sorumluluğunu üstlenen Hamas’a bir şekilde yardımcı olan sivil ve ekonomik kolaylıklar göz önüne alındığında Hamas Hareketi’nin kaybedecekleri olduğu yönünde bir politika izliyor. İsrail, İslami Cihad'a karşı ise Hamas’ın dışarıda tutulduğu son saldırılar sayesinde caydırıcılık sağladı.
İsrailli üst düzey askeri ve güvenlik yetkilileri, son dönemde tesis edilen sakin atmosferin uzun süre devam etmesini bekliyor. Bunu da bir çatışma durumunda Hamas’ın kaybedeceği şeyler olduğu ve İslami Cihad’ın da Hamas’ın doğrudan desteği ve katılımı olmadan başka bir savaşa girmeyeceği tahminlerine dayandırıyorlar. İsrail’in, İslami Cihad ile arasındaki son çatışmada Hamas’ı dışarıda tutması İsrailliler arasında büyük bir başarı olarak görüldü. İsrail İç Güvenlik Bakanı Omer Barlev, daha önceki açıklamalarında İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği askeri operasyonun başarıya ulaşmasının nedenlerinden birinin Hamas'ın, İslami Cihad'ın yanında savaşa katılmama kararı olduğunu söyledi. Bazı çevreler, Hamas’ın bu kararının, başta ekonomi olmak üzere birkaç nedenden kaynaklandığını düşünüyor. Hamas'ın her gün Gazze’den İsrail'e giriş yapan 15 bin Filistinli işçinin işlerinin aksamamasını istemesi de kararın nedenlerinden biri olarak görülüyor.
İsrail basını, Gazze Şeridi'nin altyapısını yeniden inşa etmesi ve Gazze’yi yönetmeye devam etmesi için İslami Cihad’ın yanında yer almama kararı sonrası Hamas’ın pragmatik ve sorumlu bir tutum sergilediğine işaret ederek bu konu üzerinde durdu. Hamas aynı zamanda her gün 14 bin Filistinlinin İsrail ile Gazze arasında geçiş yapabiliyor olmaları ve ufukta daha fazla ekonomik fırsat bulunmasından ötürü bunları riske atmak istemiyor.  İsrail Genelkurmay Başkanı Kochavi, yeni bir çatışmanın patlak vermesi ihtimalinin zayıf olduğunu düşünüyor.
İsrail’in Batı Şeria’da İslami Cihad’ın liderlerini hedef almasına değinen Kochavi, “Hamas caydırıldı. Batı Şeria ve Gazze'de İslami Cihad’a darbe indirdik” ifadelerini kullandı. İsrail’in Gazze Şeridi'nde İslami Cihad’ı hedef alan saldırıları, hareketin bazı yetkililerinin tutuklanması ve bazı üyelerinin de öldürülmesiyle sonuçlandı.
Gazze’deki savaşı başlatan ve bitiren İsrail, İslami Cihad’ın askeri kolu Kudüs Tugayları'nın üst düzey iki yetkilisi ve doğrudan hareketin füze yeteneklerinden sorumlu olan kuzey bölgesinin komutanı Tayser El Cabbari ve güney bölgesinin komutanı Halid Mansur'a suikast düzenledi.
İsrail ordusundan üst düzey bir yetkili Kudüs Tugayları liderlerine yönelik suikast planlarının, 2021 yılının Mayıs ayında Gazze'de patlak veren savaştan sonra hazırlandığını, ancak son operasyonda hayata geçirildiğini söyledi. İsrail’in şu an için Hamas'ı daha fazla etkisiz hale getirme niyetinde olmadığını belirten yetkili, Gazze’den gelebilecek her türlü saldırının sorumlusunun Hamas olduğu yönündeki güvenlik politikasını yeniden uygulamaya başlayacaklarını da sözlerine ekledi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.