Taliban, iktidardaki birinci yılını devirdi: Eğitimden özgürlüklere ülkede ne değişti?

Taliban üyeleri 15 Ağustos 2021'de başkent Kabil'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı da ele geçirmişti (AP)
Taliban üyeleri 15 Ağustos 2021'de başkent Kabil'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı da ele geçirmişti (AP)
TT

Taliban, iktidardaki birinci yılını devirdi: Eğitimden özgürlüklere ülkede ne değişti?

Taliban üyeleri 15 Ağustos 2021'de başkent Kabil'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı da ele geçirmişti (AP)
Taliban üyeleri 15 Ağustos 2021'de başkent Kabil'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı da ele geçirmişti (AP)

Afganistan'ın başkenti Kabil'e 15 Ağustos 2021'de giren Taliban, iktidardaki birinci yılını devirdi.
21 yıl önceki ilk yönetiminde kadın hakları başta olmak üzere pek çok özgürlüğü kısıtlayan örgüt, bu sefer ılımlı mesajlar vermişti. Taliban ayrıca ülke ekonomisini canlandırmak için çalışacaklarını, uyuşturucuya karşı savaş açacaklarını ve ülkede güvenliği sağlayacaklarını duyurmuştu.
Dünya gündemini sarsan tarihten bu yana geçen 365 günde Taliban ne yaptı?

Ekonomik kriz devam ediyor
Halihazırda kuraklık, Kovid-19 pandemisi ve Batı destekli eski yönetime duyulan güvensizlik sebebiyle çöküşte olan ekonomiyi yönetme çabaları sonuçsuz kaldı.
Örgütün ülkedeki ilerleyişinin ardından kaçan Eşref Gani ve hükümeti, para için dışarıdan gelen yardımlara bel bağlamıştı.
Ancak uluslararası yardımların aniden kesilmesi ve ülkenin yeni yöneticilerine yaptırım uygulanmasıyla ekonomi daha da kötüleşti.
Ülkenin döviz rezervinin büyük çoğunluğuna el koyan Washington, Afganistan Merkez Bankası'nın ABD'deki yaklaşık 7 milyar dolarının serbest bırakılması için kadın haklarının iyileştirilmesini ve kapsayıcı bir hükümet kurulmasını şart koşuyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin hazirandaki tahminine göre Afganistan ekonomisi bir yıllık süreçte yüzde 30-40 daraldı. Ülkede ekonomik koşulların "korkunç" olduğu sonucuna varıldı.
Öte yandan Taliban, Aralık 2021-Haziran 2022 arasında 840 milyon dolar toplandığını açıkladı. Bunun büyük kısmı gümrük gelirleri ve Pakistan'a yapılan kömür ve meyve ihracatından geliyor.
25 yıldır Afganistan'daki yasadışı ekonomik faaliyetleri inceleyen araştırmacı David Mansfield'a göreyse Taliban, uyuşturucu ticaretini vergilendirerek yılda yaklaşık 30 milyon dolar kazanıyor.
Örgüt savaşçıları yiyecek ve akaryakıt taşıyan araçlardan da kontrol noktalarından yaklaşık 245 milyon dolar topluyor.
Bununla birlikte ülkede açlık tırmanıyor. BM'ye göre Afganların yüzde 95'i aç kalıyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nde Afganistan uzmanı olarak görev yapan Fereshta Abbasi, "Afganların hayatı 15 Ağustos 2021'de alt üst oldu" dedi:
"Halk, dünyanın en kötü insani krizlerinden birinin ortasında açlıktan ölüyor."
Başkent Kabil'e martta giden insani yardım kuruluşu Açlığa Karşı Hareket'in bölge müdürü Samy Guessabi, halkın çektiklerini şöyle anlattı:
"Birçok Afgan işini kaybetti. Çalışmayı sürdüren kişilerin maaşlarıysa büyük ölçüde azaldı. Uluslararası yardımın kesilmesi de nakit krizine yol açtı. Bu yüzden insanlar birikimlerini bankadan çekemiyor bile. Ülkeyi terk eden Afganlar ise yakınlarına para göndermekte çok zorlanıyor."

Kız çocukları okula gidemiyor
ABD, dondurulan varlıkların serbest bırakılması için kız çocuklarının eğitim hakkının korunmasını şart koşsa da Taliban bu konudaki katı tutumunu sürdürüyor.
Eğitim Bakanlığı, 7-12. sınıflara eğitim veren kız okullarının 23 Mart'ta açılacağına söz ermişti. Ancak eğitimin başlarına saatler kala, kız çocukları için "şeriat kanunlarına ve Afgan kültürü ve geleneklerine uygun bir üniforma" tasarlanmadığını duyurulmuştu. Ayrıca cinsiyete göre ayrılmış okulların planlanmasında daha fazla süreye ihtiyaç olduğu kaydedilmişti. Açıklamada, bu sorunlar çözüldükten sonra kızların okula gitmesine izin verileceği savunulmuştu.
Erkek okulları, Eşref Gani hükümetinin düşmesinden hemen sonra açılırken kız ortaokulları hâlâ kapalı.
BM'ye göre yaklaşık 1,1 milyon öğrenci bu karardan etkileniyor.
Öte yandan ülkenin kuzeyindeki Kunduz ve Mezar-ı Şerif kentlerinde bazı kız çocukları okula gidebiliyor. Ayrıca Gazne vilayetindeki Nevabad'da İsveç Afganistan Komitesi adlı sivil toplum kuruluşunun kontrolündeki okullarda dersler devam ediyor.
Ülkenin genelinde Taliban'dan saklı okullarda da bu yasak delinerek kız çocuklarına eğitim veriliyor.

Özgürlükler kısıtlanıyor
Taliban, iktidarı ele geçirdikten sonra "özgür ve bağımsız basını" memnuniyetle karşılayacaklarını duyurmuştu. Ancak bunun ardından yayımlanan basınla ilgili kurallarla sansür uygulandığını savunan kişiler var.
Kadın gazetecilerin devlete ait kurumlarda çalışması yasaklandı. Kadınlar, özel kurumlardaysa yüzlerini dahi örtmek zorunda.
Bazı vilayetlerde gazetecilerin haber yapmadan önce bölgedeki yönetecilerden izin alması gerekiyor.
Medya şirketlerinin şarkı, pembe dizi ve eğlence programı yayımlaması yasaklandı. Reklam gelirleri de kesilen pek çok şirket kapandı.
Afganistan, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in hazırladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 156. sırada yer alıyor.
Kadınların ayrıca yanında erkek bir refakatçi olmadan kısa mesafeler dışında seyahat etmesi yasaklandı.
Kadınların iş gücüne katılımı, örgütün iktidara gelmesinin ardından düştü.
Kamuda çalışan erkeklerin sakal bırakması ve geleneksel kıyafet giymesi zorunlu kılındı.
İçeride güvenliği kısmen sağlayan Taliban henüz tanınmıyor
Taliban'ın kontrolü sağlamasının ardından ülke genelinde bombalı saldırıların sayısı azalsa da tamamen bitmedi. Örneğin nisanda bir okuldaki patlamada en az 6 kişi öldü.
Mayısta DEAŞ'ın üstlendiği bir dizi bombalı saldırı gerçekleşti. BM verilerine göre Ağustos 2021-Haziran 2022 arasında en az 700 sivil yaşamını yitirirken 1400 kişi yaralandı.
İktidara geldiği ilk andan itibaren yönetiminin uluslararası tanınmasını talep eden örgütün çabaları sonuçsuz kaldı. Henüz hiçbir ülke Taliban iktidarını tanımıyor.
Ancak örgüt, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te geçen ay düzenlenen "Afganistan: Güvenlik ve Ekonomik Kalkınma" başlıklı uluslararası konferansa davet edildi. Konferans'ta ABD, Türkiye, İtalya ve İspanya gibi 30 ülkenin temsilcileri vardı.

Uyuşturucuyla mücadele sürüyor
Afganistan, eroin yapımında kullanılan afyonda uzun yıllardır en büyük kaynak konumunda. Taliban, nisanda haşhaş ekimini yasakladığını duyurdu.
Yaz başında haşhaş tarlalarının yok edileceği açıklansa da BBC, bu kararın nasıl ilerlediğine dair kesin bir veri olmadığını vurguladı.
Ülkede ayrıca metamfetamin üretiminde kullanılan efedra bitkisinde üretim, yasağa rağmen arttı.
Araştırmacı David Mansfield ise Taliban'ın uyuşturucu ticaretini vergilendirerek milyonlarca dolar kazandığını savunuyor.

Kadınlar bir yılda yaşadıklarını anlattı
Kadınlar da Taliban iktidarına geçen bir yılda yaşadıklarını anlattı. Daha önce polis memuru olarak görev yapan Meryem, işini kaybettiğini söyledi.
Örgütün, eski yönetimin altında kolluk kuvvetlerinde görev yapan kadınları aradığını söyleyen Meryem, "Beni bulmalarından hâlâ korkuyorum" dedi. Meryem iki kızını doyurmak için sokakta dilencilik yaptığını açıkladı:
"Bütün gün kimse beni tanımasın diye sokakta burkayla oturuyorum."
Başkent Kabil'de yaşayan Zehra, kadınlara kamusal alanda burka zorunluluğu getirilmesinin ardından militanlar tarafından yakalandığı anları anlattı:
"Neden başörtüsü takmadığımı sordular. Emirlerine uymak gibi bir niyetim olmamasına rağmen özür diledim ve beni bırakacaklarını düşündüm. Ama evime geldiler ve aileme, bir dahaki sefere başörtü takmadan çıkarsam tutuklanacağımı söylediler."
Zehra bunun ardından babasının kendisine ve kız kardeşlerine dışarı çıkmaları için çok az izin verdiğini belirtti.



Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
TT

Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, Nepal ve Tibet'i kasıp kavuran yıkıcı sellerin yolunda bulunan binaların haritadan silindiğini gösteriyor.

Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)
Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ani seller, üç günün sonunda en az 633 kişinin hayatını kaybetmesine ve bölgede büyük çaplı yıkıma yol açtı.

Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)

Haber ajanslarının Vantor ve Planet Labs şirketleri aracılığıyla yayımladığı görüntüler, sel felaketinin öncesi ve sonrasında meydana gelen yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Foto  Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yaklaşık 3 bin kişi aranıyor

Kurtarma ekipleri bugün, yaklaşık 3 bin kayıp kişiyi bulmak ve Nepal-Çin sınırında mahsur kalanları tahliye etmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Nepal tarafındaki afetten kurtulanlardan Budi Ram Dangol, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Sel, nehir yakınındaki bütün evleri sürükledi. Hiçbir şey kalmadı” dedi.

 Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)
Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)

Himalayalar’da yürüyüşçülerin, dağcıların ve Tibet’teki Kailash Dağı’na giden hacıların uğrak noktası olan bölgeyi etkileyen felakette şu ana kadar en az 633 kişi hayatını kaybetti. Afet yönetiminden sorumlu kuruma göre bunların 626’sı Nepal’de, 7’si ise Çin tarafında bulunuyor. Ayrıca Hindistan’ın farklı bölgelerinden 7 ceset çıkarıldı ancak bunların sel mağdurlarına ait olup olmadığı henüz kesinleşmedi.

Nepal’de kayıp kişi sayısı bugün (cumartesi) 1.924’ten 2.426’ya yükseldi. Kayıplar arasında bir hidroelektrik santralinde çalışan 933 personel ve 517 yabancı bulunuyor. Çin’de ise 260’ı yabancı olmak üzere 554 kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, çarşamba günü meydana gelen felaketin güçlü bir buzul çökmesi sonucu yaşandığını açıkladı. Kızılhaç ise felaketten yaklaşık 93 bin kişinin etkilenmiş olabileceğini belirtti.

Kurtarma çalışmalarını zorlu koşullar engelliyor

Hayatta kalanlara ulaşma ihtimali azalırken kurtarma ekipleri, etkilenen bölgelere ulaşmak için çalışmalarını artırıyor. Yıkım nedeniyle gıda ve su sevkiyatında ciddi güçlükler yaşanıyor. Buz ve çamur akıntılarının ardından büyük su birikintileri oluşması ise acil durum ekipleri için yeni bir tehlike oluşturuyor.

Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası hava görüntüsü (Planet Labs- AFP)
Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası havadan çekilmiş görüntüsü (Planet Labs- AFP)

Cuma günü, çamur kaymaları yaşanabileceğine ilişkin uyarılar nedeniyle Nepal ve Çin tarafındaki kurtarma çalışmaları geçici olarak askıya alındı. Riskin azalmasının ardından operasyonlara yeniden başlandı.

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).

Himalayalar’ın kalbinde yer alan bu bölge, dünyanın dört bir yanından yürüyüşçüler ve dağcılar için önemli bir turizm merkezi. Özellikle Everest Dağı’na tırmanmak isteyenlerin uğrak noktası olan bölge, aynı zamanda Hindular ve Tibet Budistleri açısından önemli bir hac merkezi konumunda.

Nepal, Tibet ve Güney Asya’nın genelinde yaz muson mevsimi boyunca (haziran-eylül) sel ve toprak kaymaları sıkça yaşanıyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu olayların şiddetini ve sıklığını artırdığını belirtiyor.


Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
TT

Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları

Nepal Afet Yönetim Kurumu, dün kayıp kişi sayısını önemli ölçüde artırarak bin 924’e yükseltti. Bu sayı, ülkede iki gün önce meydana gelen ve en az 579 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yıkıcı sellerin ardından açıklandı. Ulusal Afet Risklerini Azaltma ve Yönetme Kurumu’na göre kayıplar arasında nehirler üzerinde yürütülen enerji projelerinde çalışan 933 işçi ile 517 yabancı turist bulunuyor.

Nepal ve Çin, Himalayalar’da şiddetli selin vurduğu bölgede kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı. Gölün taşma riskinin kontrol altına alınabileceğinin anlaşılması üzerine, kısa süreliğine askıya alınan operasyonlara yeniden dönüldü ve yeni bir yıkım yaşanacağına ilişkin endişeler azaldı.

Çarşamba günü meydana gelen felaket, bir buzulun çökmesi sonucu Himalayalar’daki nehir ağlarına devasa miktarda kaya, buz, çamur ve enkaz taşınmasıyla yaşandı. Felaketin ardından oluşan gölde su birikmeye devam ederken, gölün su seviyesi de düzenli olarak yükseldi.

Yeni sel endişesi

Nepal makamları ve görgü tanıkları, göldeki su miktarının cuma günü 2,5 milyon metreküpü aştığını bildirdi. Bu miktarın bir gün önce 1,5 ila 2 milyon metreküp arasında olduğu belirtildi. Suların daha sonra Lindi Khola Nehri’ne, oradan da Trishuli Nehri’ne taşması paniğe yol açtı.

Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).
Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).

Nepal makamlarının yaptığı uyarıların ardından kurtarma çalışmaları yaklaşık üç saat süreyle durduruldu. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten aktardığı habere göre ekipler, gölün taşma riskinin kontrol edilebilir olduğunun anlaşılması üzerine çalışmalarına yeniden başladı.

Çin Merkez Televizyonu (CCTV), dün gölün taşma riskinin Çin tarafındaki bütün kurtarma ekiplerinin ve araçlarının bölgeden çekilerek güvenli bir alana geçmesine neden olduğunu bildirdi. Riskin azalmasının ardından iki ülke kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı.

CCTV, “Öğle saatlerine gelindiğinde, nehrin yukarı kesimindeki gölden kaynaklanan riskin kontrol edilebilir olduğunun değerlendirilmesi üzerine, Gyirong’daki heyelan felaketine yönelik kurtarma çalışmaları hızla yeniden başlatıldı ve hatta yoğunlaştırıldı” ifadelerine yer verdi.

Nepal Ordu Sözcüsü Raja Ram Basnet, Reuters’a yaptığı açıklamada, sel uyarısının ardından kurtarma çalışmalarının geçici olarak durdurulduğunu, ancak su seviyesindeki yükselişin 60 santimetreyi aşmadığının belirlendiğini söyledi.

Yollar ve köprüler yıkıldı

Çarşamba günü meydana gelen sel, köyleri ve vadileri sular altında bırakarak Katmandu’yu Tibet’in başkenti Lhasa’ya bağlayan güzergâh üzerindeki elektrik santrallerini, yolları ve köprüleri yıktı. Söz konusu güzergâh, yürüyüşçüler ve turistler arasında da popüler.

Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)
Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)

Kayıplar arasında en az 540 yabancı bulunuyor. Bunların büyük bölümünü Hindistan’dan Tibet’teki Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne gitmekte olan Hindu hacıları oluşturuyor.

Kızılhaç, felaketten etkilenen kişi sayısının 90 binden fazla olduğunu tahmin ediyor. Gölün taşması nedeniyle yardım kamyonlarının hedef bölgelerine ulaşamadığını belirten kuruluş, yardım çalışmalarının da ciddi biçimde aksadığını bildirdi.

Denetimler sıkılaştırıldı

Çin devlet medyasına göre Çin Komünist Partisi Politbürosu, kurtarma çalışmalarını yönlendirmek ve süreci takip etmek amacıyla dün Pekin’de toplandı.

Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’nın aktardığına göre, Devlet Başkanı Şi Cinping’in başkanlık ettiği toplantıda, “bilimsel arama ve kurtarma planları hazırlanması ve ülke içindeki ve dışındaki kayıpların bulunması için bütün imkanların seferber edilmesi” gerektiği vurgulandı.

Toplantıda ayrıca buzul göllerinin ve heyelan risklerinin daha yakından izlenmesi, Nepal’deki afetten etkilenen bölgelere acil yardım ulaştırılması ve afet yönetimi alanındaki uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)
Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)

Şinhua, Çin’in ikinci en üst düzey yetkilisi olan Başbakan Li Çiang’ın perşembe günü öğleden sonra Gyirong’daki afet bölgesine ulaştığını bildirdi. Ziyaret, Pekin’in felaketi en üst düzey ulusal önceliklerden biri olarak ele aldığını gösteriyor.

Çin’in resmi medya kuruluşlarının haberlerine göre Çinli kurtarma ekipleri, sınırın Çin tarafında en ağır hasarı alan bölgelere, yani Gyirong sınır kapısına ulaşmakta güçlük çekiyor. Ekipler, bölgeye ulaşan ana yoldaki enkazı temizlemek için çalışmalarını sürdürüyor.

Çarşamba günü yayımlanan bir görüntüde, sınır kapısı bölgesindeki binaları birkaç saniye içinde çamurlu su ve enkazdan oluşan büyük bir selin sürüklediği, kaçmaya çalışan insanların ise sular tarafından mahsur bırakıldığı görülüyor.


Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
TT

Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)

Çin’de Himalayalar’da meydana gelen yıkıcı sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı iki kişi artarak 7’ye yükseldi. Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’da bugün yer alan habere göre kayıp kişi sayısı ise 558’den 554’e geriledi.

Nepal ve Çin genelinde afet bölgesinde 2 bin 500’den fazla kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi. 579 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, sınırın iki tarafındaki toplam can kaybı 586’ya ulaştı.

Nepal ve Çin’e bağlı güneybatı Tibet bölgesinde kayıp kişiler arasında çok sayıda yabancı ülke vatandaşı da bulunuyor.

Uzmanlar, çarşamba günü meydana gelen felakete Nepal’deki bir buzulun çökmesinin yol açmış olabileceğini belirtti. Buzulun çökmesiyle büyük miktarda su nehir vadisine aktı ve Nepal ile Çin arasındaki Gyirong sınır geçişini yıktı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu geçiş noktası, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm açısından önemli bir ana güzergâh üzerinde bulunuyor.

Çinli kurtarma ekipleri, sellerin ardından Gyirong’un yukarısında oluşan göl nedeniyle hâlâ endişeli. Çamur ve enkazdan oluşan doğal setin çökmesi, vadiden aşağı doğru yeni ve güçlü bir su dalgasının ilerlemesine yol açabilir.