Hizbullah, İsrail’in “anlaşma olmaksızın doğalgaz çıkarması” ihtimaline yönelik savaş tehdidini tekrarlıyor

Nakura’daki güney sınır noktasında iki Lübnan askerini ve bir BM kuvveti devriyesini gösteren bir fotoğraf (DPA)
Nakura’daki güney sınır noktasında iki Lübnan askerini ve bir BM kuvveti devriyesini gösteren bir fotoğraf (DPA)
TT

Hizbullah, İsrail’in “anlaşma olmaksızın doğalgaz çıkarması” ihtimaline yönelik savaş tehdidini tekrarlıyor

Nakura’daki güney sınır noktasında iki Lübnan askerini ve bir BM kuvveti devriyesini gösteren bir fotoğraf (DPA)
Nakura’daki güney sınır noktasında iki Lübnan askerini ve bir BM kuvveti devriyesini gösteren bir fotoğraf (DPA)

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın İsrail’e savaş tehdidinde bulunması ve takipçilerine tüm olasılıklara hazırlanma çağrısında bulunmasının ardından, Hizbullah yetkilileri, sınır anlaşmazlığının yanı sıra gaz ve petrol çıkarılması konularında İsrail’e yönelik tehditlerini tekrarladı.
Hizbullah'ın Lübnan Parlamentosu'ndaki kolu olan Direnişe Vefa Grubu Başkanı Muhammed Raad, “İsrail’in Lübnan’la anlaşmaya varmadan doğalgaz çıkardığına yönelik son günlerde medyaya sızan ABD söylemi doğruysa, buna karşılık şunu söylüyoruz: İsrail gaz çıkaramayacak, eğer direnişe karşı gelmek istiyorsanız, biz onurlu bir hayat yaşıyoruz, hayatımızdaki kararlarımız bağımsızdır, düşmanı caydırıcı güce sahibiz, teslim olmamızı istiyorsanız inançlarımız ve değerlerimiz bize bunu küçük düşürücü olduğunu söylüyor” diyerek, ABD’yi hedef aldı.
Raad “Ülkemizde beceriksiz politikaların yanı sıra için bazı nüfuz sahibi ülkelerin yaklaşımlarımızdan ödün vermemiz için bizleri kısıtlamak için fırsatları kullanmasının ve alenen kuşatma altına almalarının yol açtığı bir kriz yaşıyoruz. Eğer halkımızın direniş seçeneği yok edilmesi isteniyorsa, halkımız, şanına ve düşmanlarına karşı zafere giden yolun bu yoldan geçtiğini biliyor, ne direniş yolunu, ne yaklaşımını, ne seçimini, ne de silahlarını terk etmeyeceklerdir” derken “direniş silahından” vazgeçmeyi reddetti.
Aynı kapsamda, Hizbullah Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali Damuş da ABD’yi hedef alarak şunları söyledi:
“ABD’lilerin bize bir çözüm sunmasını ve bize yardım etmesini beklemek istersek, hiçbir şeye ulaşamayız, petrol ve doğalgaz hakkımızı alamayız, ülkemiz gelecekte ekonomik olarak kalkınmış olmaz, zira ABD, Lübnan’ın güçlü ve ekonomik olarak kalkınmış bir ülke olmasıyla ilgilenmiyor, hatta bunu istemiyor. ABD, Avrupa için gaz ve petrolün nasıl güvence altına alınacağı, bölge ülkelerinin düşmanla normalleşmeye nasıl çekileceği ve bölgedeki Siyonist varlığın üstünlüğünün nasıl güvence altına alınacağı ile ilgileniyor.”
Damuş sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Lübnanlılar petrol, petrol çıkarma ve yatırım yapma haklarına ulaşmak, ülkelerini kurtarmak ve kendi geleceklerini ve çocuklarının geleceğini inşa etmek istiyorlarsa, başta direniş olmak üzere, ülke güçlerinin unsurlarına tutunmaları gerekiyor. Zira bugünkü direniş denklemi, haklarımızı almanın ve varlıklarımızı korumanın tek yoludur. Genel Sekreterin de biz bu konuda son derece ciddiyiz. Varlıklarımızın yağmalanmasına müsamaha göstermeyeceğiz ve her ihtimale karşı hazırız. Lübnan’ın ayakta kalmasının, açlıktan, krizlerden ve tam bir çöküşten kurtulmasının tek yolunun, direnişin denkleminden geçtiğine ve bunun dışında bir çözümü olanların da bunları sağlaması gerektiğine inanıyoruz.”



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.