İran: Nükleer anlaşmaya varmanın önünde 3 mesele kaldı

İran, bugünkü yanıtının AB tarafından önerilen anlaşma metninin ne tamamen kabulü ne de tamamen reddi anlamına geleceğini söyledi.

İran ve Avrupalı taraflar arasında Viyana'da daha önce yapılan müzakerelerden bir kare (AFP)
İran ve Avrupalı taraflar arasında Viyana'da daha önce yapılan müzakerelerden bir kare (AFP)
TT

İran: Nükleer anlaşmaya varmanın önünde 3 mesele kaldı

İran ve Avrupalı taraflar arasında Viyana'da daha önce yapılan müzakerelerden bir kare (AFP)
İran ve Avrupalı taraflar arasında Viyana'da daha önce yapılan müzakerelerden bir kare (AFP)

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan yaptığı bir açıklamada, ülkesinin, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı canlanmak amacıyla Avrupa Birliği (AB) tarafından sunulan son metne bir gün içinde yanıt vereceğini duyurdu. İranlı Bakan, ABD'yi geriye kalan üçüncü meseleyi çözmede esneklik göstermeye çağırdı.
Bakan Abdullahiyan, Pazartesi günü Dışişleri Bakanlığında gazetecilerle yaptığı görüşmede, “ABD tarafı iki konuda sözlü olarak esneklik gösterdi. İran, AB’nin nükleer anlaşmayla ilgili son metnine yazılı yanıtı saat 24.00’e kadar göndereceğiz” ifadelerini kullandı. Abdullahiyan,  geriye kalan üçüncü meselenin de çözülmesi halinde önümüzdeki günlerde anlaşmaya varabileceğini belirtti.
ABD’nin sözlü olarak esneklik gösterdiği iki meseleyle ilgili detay vermekten kaçınan İranlı Bakan, ‘bu sözlü esnekliğin metne dökülmesi ve üçüncü meselede de esneklik gösterilmesi gerektiğini’ açıkladı.
Tahran'ın yanıtının AB metninin kesin olarak kabulü ya da reddi olmayacağına dikkati çeken Abdullahiyan, “Onlara kırmızı çizgilerimize saygı gösterilmesi gerektiğini söyledik ve çok fazla esneklik gösterdik. Bundan 40 gün, iki ay, üç ay sonra sahada uygulanamayan bir anlaşmaya varmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD’nin geriye kalan üç konuda esneklik gösterip göstermeyeceğini görmek için önümüzdeki günlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Abdullahiyan, “Esneklik göstermezlerse dünyanın sonu olmayacak. O zaman da geriye kalan sorunları çözmek için daha fazla çabaya ve görüşmeye ihtiyacımız olacak. Eğer müzakereler başarısız olursa, Washington gibi bizim de bir B planımız var” şeklinde konuştu.
Avrupalı ​​diplomatlar ve yetkililer, Tahran ve Washington, AB'nin ortaya koyduğu 2015 İran nükleer anlaşmasını canlandırmaya yönelik "nihai metnini" kabul etsin ya da etmesin, ikisinin de anlaşmanın iptalini ilan etmelerinin zayıf bir ihtimal olduğu değerlendirmesinde bulundular. Çünkü anlaşmanın her iki tarafın da çıkarına hizmet ettiğini belirttiler.
Avusturya’nın başkenti Viyana’daki dolaylı müzakereler, Tahran'ın Washington'dan ABD eski Başkanı Donald Trump’ın 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi gibi bir daha hiçbir ABD başkanının anlaşmayı tek taraflı olarak iptal etmeyeceğine dair garanti talep etmesi de dahil olmak üzere çeşitli engeller nedeniyle çöktü. Ancak diplomatlar, nükleer anlaşmanın yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma olmadığı ve siyasi bir uzlaşı olduğu için ABD Başkanı Joe Biden'ın böyle bir taahhütte bulunamayacağını söylüyorlar.
İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, “Güvenlik önlemlerine gerçekçi bir yaklaşım benimsemeleri gerekiyor. Geriye kalan diğer iki konuda sözel olarak bir nebze esneklik gösterdiler ama bunun metne dökülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
AB’den üst düzey bir yetkili, ABD ile İran arasında, AB’nin taraflar arasında mekik diplomasisi ile 16 ay aralıklı ve dolaylı olarak sürdürdüğü müzakerelerden sonra, 8 Ağustos’ta AB’nin son bir öneride bulunduğunu ve önerisine ‘birkaç hafta’ içinde yanıt verilmesini beklediğini söyledi. Washington, nükleer anlaşmanın AB’nin önerileri temelinde canlandırılması için anlaşmaya varmaya hazır olduğunu söylerken, İranlı müzakereciler, daha sonra AB'ye ek öneriler ileteceklerini belirttiler.
İran ve halen anlaşmaya bağlı olan Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya ve Çin, anlaşmayı yeniden canlandırmak için 2021 yılının Nisan ayında müzakerelere başladılar. Müzakereler ilk kez aynı yılın Haziran ayında askıya alındı. Müzakerelerin 2021’in Kasım ayında yeniden başlamasının ardından anlaşmaya varma yolunda önemli ilerlemeye rağmen, Washington ile Tahran arasındaki birtakım anlaşmazlıklar nedeniyle 2022 yılının Mart ayı ortalarında bir kez daha askıya alındı. Halen bu anlaşmazlıklar giderilemedi. Bunun yanında iki taraf, AB’nin girişimleriyle Haziran ayı sonlarında Katar’ın başkenti Doha'da iki gün süren dolaylı müzakereler gerçekleştirdiyseler de önemli bir ilerleme kaydedilemedi.
Viyana'da müzakereler, Ağustos ayı başlarında ABD’nin dolaylı katılımıyla yeniden başladı. AB, dört gün süren müzakerelerin ardından, Tahran’a ve Washington’a çözüm için bir formül önerdiğini ve buna ‘hızla’ yanıt verilmesini beklediğini duyurdu.
Avrupa Komisyonu sözcüsü Peter Stano, 9 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında, “Artık müzakerelere yer yok. Son bir metnimiz var. Yani artık ya ‘evet’ ya da ‘hayır’ demek için karar verme zamanı. Tüm tarafların bu kararı çok hızlı bir şekilde vermesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.