AB sunduğu nükleer anlaşma taslağına İran’ın verdiği yanıt üzerinde çalışıyor

İran AB’nin teklifine dün geç saatlerde yanıt verdi (Reuters)
İran AB’nin teklifine dün geç saatlerde yanıt verdi (Reuters)
TT

AB sunduğu nükleer anlaşma taslağına İran’ın verdiği yanıt üzerinde çalışıyor

İran AB’nin teklifine dün geç saatlerde yanıt verdi (Reuters)
İran AB’nin teklifine dün geç saatlerde yanıt verdi (Reuters)

Avrupa Birliği (AB), İran’ın nükleer programına sınırlamalar getirme amacı taşıyan 2015 tarihli nükleer anlaşmayı canlandırma önerisine Tahran’ın verdiği yanıt hakkında çalıştıklarını bildirdi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin hazırladığı anlaşmaya ilişkin nihai taslak teklifine İran’ın dün geç saatlerde yanıt sunduğunu bildirdi.
AB’den bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, İran’ın verdiği yanıt üzerinde çalıştıklarını söyledi ve anlaşmadaki diğer taraflar ve ABD ile bu konuda istişarelerde bulunduklarını belirtti.

Ne olmuştu?
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan dün bakanlık merkezinde yaptığı açıklamada, ülkesinin nükleer anlaşmayı canlandırma konusundaki son talep ve değerlendirmesini gece yarısına kadar Avrupa Birliği’ne (AB) sunacağını bildirdi.
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Abdullahiyan, “ABD, İran’ın iki teklifini sözlü olarak kabul etti” dedi.
İran’ın Batı ile nükleer müzakerelerini yürüten heyetin danışmanı Muhammed Marandi ise, 2015 tarihli nükleer anlaşmaya geri dönmek için büyük bir fırsat olduğunu bildirdi, aynı zamanda garantilerin anlaşmaya geri dönmenin ana koşulu olduğunu vurguladı.
Marandi, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Tahran’ın Avrupa Birliği’nin (AB) nükleer müzakerelerde nihai anlaşma taslağı olarak sunduğu öneriye verdiği yanıtı değerlendirdi.
İran’ın AB’ye ilettiği cevabında endişelerini dile getirdiğini ve müzakerelerde çözüm bekleyen meselelerin aşılmasının zor olmayacağını belirten Marandi şu ifadeleri kullandı:
“Bu endişeler geçmişteki ABD ve AB’nin anlaşmadaki ihlallerine dayanmaktadır. (Henüz) bir anlaşma olacağını söyleyemem ama anlaşmaya her zamankinden daha yakınız.”
Tahran ile altı büyük uluslararası güç arasında varılan 2015 tarihli anlaşma, nükleer faaliyetlerini azaltması ve nükleer programının barışçıl tutması karşılığında Tahran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasına izin verdi.
Ancak eski ABD Başkanı Donald Trump, 2018’de tek taraflı olarak anlaşmadan çekildi ve İran’a yeniden sert yaptırımlar uygulamaya başladı.
İran ve halen anlaşmaya bağlı güçler (Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya ve Çin), askıya alınan anlaşmayı yeniden canlandırmak için Nisan 2021’de görüşmelere başladı.
Aynı yılın Haziran ayında askıya alınan görüşmeler, Kasım ayında yeniden başladı.
Anlaşmaya varılması yönünde önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen, Washington ile Tahran arasında anlaşmazlık nedeniyle Mart ortasından bu yana yeniden askıya alındı.



Hamas neden yeniden bayrak açmaya ve "yeni bir 7 Ekim" tehdidinde bulunmaya başladı?

Şubat 2025'te Han Yunus'ta bir Amerikan-İsrailli rehinenin teslimi sırasında Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları (Reuters)
Şubat 2025'te Han Yunus'ta bir Amerikan-İsrailli rehinenin teslimi sırasında Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları (Reuters)
TT

Hamas neden yeniden bayrak açmaya ve "yeni bir 7 Ekim" tehdidinde bulunmaya başladı?

Şubat 2025'te Han Yunus'ta bir Amerikan-İsrailli rehinenin teslimi sırasında Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları (Reuters)
Şubat 2025'te Han Yunus'ta bir Amerikan-İsrailli rehinenin teslimi sırasında Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları (Reuters)

İsrail'in yaya halindeyken hedef alarak öldürdüğü bir saha komutanının cenaze töreninde, Hamas'ın ve askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın bayraklarının kaldırılması bir tesadüf değildi. Bu durum, hareketin uzun süredir uzak durduğu bir stratejiye, birçok gözlemciyi şaşırtan koordineli bir geri dönüş olarak değerlendiriliyor.

Kassam Tugayları komutanlarından, hareketin eski lideri İsmail Heniyye'nin (Temmuz 2024'te Tahran'da suikasta uğradı) akrabalarından Velid Heniyye’nin cenazesi, 26 Haziran’da gerçekleşti. Bu tarih, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun kötüleşmesi nedeniyle Hamas karşıtı gösteriler düzenlenmesi için aktivistlerin çağrı yaptığı güne denk geliyordu. Hamas, "şüpheli" tarafların arkasında olduğunu düşündüğü bu protestoları engellemek için büyük çaba sarf etti ve eylemler kendi kendine sönümlendi.

Gazze şehrindeki bir sokakta Hamas polisi, (Arşiv- Reuters)Gazze şehrindeki bir sokakta Hamas polisi, (Arşiv- Reuters)

"Gücümüzü koruyoruz" mesajı

Bu cenazenin ardından Hamas, İsrail tarafından öldürülen üyelerinin törenlerinde bayraklarını ve Kassam flamalarını kaldırmaya, silahlı unsurlarıyla gövde gösterisi yapmaya devam etti. "Hayber Hayber ya Yahud... 7 Ekim geri dönecek" sloganlarının atılması, İsrail medyasında ciddi bir kışkırtma dalgasına neden oldu.

Hamas'ın Gazze'deki dört farklı kaynağı, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, bayrakların kaldırılması ve silahlı kişilerin ortaya çıkması kararının hareketin Gazze liderliği tarafından alınıp bütün bölgelere tebliğ edildiğini doğruladı. Kaynaklara göre bu adım, "Hamas'ın hala ayakta ve güçlü olduğunu, askeri eylemlerle ya da İsrail/ABD’nin Gazze’nin geleceğine dair dayatmalarıyla mağlup edilemeyeceğini" göstermeyi amaçlıyor.

 Hamas hareketi ciddi bir mali krizle karşı karşıya... ancak mali durumu diğer gruplardan daha iyi (Arşiv- Reuters)Hamas hareketi ciddi bir mali krizle karşı karşıya... ancak mali durumu diğer gruplardan daha iyi (Arşiv- Reuters)

Bir kaynak, 26 Haziran’daki protesto çağrılarına işaret ederek, "Hamas liderliği, Gazze içinde bir kaos çıkarma girişimi olduğunu düşünüyordu. Velid Heniyye'nin cenazesinden itibaren, hareketin hala güçlü ve taraftarlarının arkasında olduğunu göstermek istedik" dedi.

Sokak gösterileri ve güvenlik endişeleri

Diğer yandan, hareketin kendi içinden bazı aktivistler, bu gösterilerin İsrail'e bir bahane sunduğunu belirterek, bayrak açılmaması ve slogan atılmaması çağrısında bulundu. Aktivistler, İsrail istihbaratının bu törenlerdeki saha aktivistlerini tespit edip suikast düzenlediğine dikkat çekti.

Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları, Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Şubat 2025 (Reuters)Hamas'ın Kassam Tugayları mensupları, Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Şubat 2025 (Reuters)

Hamas kaynakları ise İsrail'in bir bahaneye ihtiyacı olmadığını savunuyor. İki kaynak, "Saldırılar durmadı, ilan edilen ateşkese rağmen bu süreçte bin 60’tan fazla Filistinli hayatını kaybetti" ifadesini kullandı. Üçüncü bir kaynak ise durumun savaş öncesinden farklı olduğunu kabul etmekle birlikte, "Tam teslimiyet söz konusu olamaz. Suikastlar hareketi zayıflatmıyor, aksine daha kararlı hale getiriyor" ifadelerini kullandı.

İsrail Basını: Hamas toparlanıyor

Öte yandan İsrail basını, resmi istihbarat raporlarına dayandırdığı haberlerde, Hamas'ın Gazze'de toparlandığını, silah ürettiğini, tünelleri onardığını ve yeni saldırılara hazırlandığını öne sürüyor. Israel Hayom gazetesi, İsrail ordusunun Hamas'ın askeri kapasitesini yenilemesini engellemek için suikastların hızını artırdığını aktarırken, Yedioth Ahronoth ise İsrail Güney Bölge Komutanı Yaniv Asor'un, geniş çaplı operasyonların yeniden başlaması için siyasi düzeyde baskı yaptığını, ancak ABD kısıtlamaları nedeniyle bunun şimdilik mümkün olmadığını yazdı.

Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın "El-Kassam Tugayları" savaşçılarıGazze Şeridi'ndeki Hamas'ın "El-Kassam Tugayları" savaşçıları (Arşiv)

Hamas kaynakları, bütün bu İsrail tehditlerinin, savaşın başından beri süregelen kışkırtma kampanyasının devamı olduğunu vurguluyor. Kaynaklar son olarak, hareketin Filistinlileri savunmak için elindeki imkanları kullandığını, ancak 7 Ekim'de olduğu gibi bir saldırı başlatmayacaklarını, hedeflerinin Filistinlilerin haklarını garanti altına alan, savaşı tamamen durduran ve Gazze’nin yeniden inşasını sağlayan bir anlaşmaya ulaşmak olduğunu ifade etti.


Irak: El-Kazımi'ye yönelik özür dalgası, hükümetinin yeniden değerlendirilmesine yol açtı

Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AP)
Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AP)
TT

Irak: El-Kazımi'ye yönelik özür dalgası, hükümetinin yeniden değerlendirilmesine yol açtı

Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AP)
Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi (AP)

Yıllarca siyasi çevreler ve medya tarafından yolsuzlukla suçlanan Irak eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi, hakkında açılan davaların lehine sonuçlanmasının ardından kamuoyunda dikkat çeken bir gelişmeyle karşı karşıya kaldı. Kazımi ve hükümetini yolsuzlukla suçlayan ya da bu iddiaların yayılmasına katkı sağlayan çok sayıda siyasetçi ve gazeteci, eski başbakandan kamuoyu önünde özür dilemeye başladı.

Söz konusu özürler, Kazımi'nin kendisine yöneltilen suçlamalar nedeniyle açtığı davalarda mahkemelerin, iddiaları destekleyen yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle eski başbakan lehine karar vermesi sonrasında geldi. Bu gelişme, mevcut Irak hükümetinin yürüttüğü geniş kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyasıyla eş zamanlı olarak Kazımi dönemine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Başbakanlıktan ayrılmasının ardından Kazımi ve hükümeti, yolsuzluk ve kötü yönetim suçlamalarıyla yoğun bir siyasi ve medya kampanyasının hedefi olmuştu. Kampanyaya siyasetçiler, gazeteciler ve sosyal medya aktivistleri de katılmıştı. Kazımi'ye yakın isimler ise söz konusu suçlamaların önemli bölümünün, iktidar değişimi sürecindeki siyasi hesaplaşmaların uzantısı olduğunu savunmuştu.

Hukuk mücadelesi

Kazımi'nin avukatı Emir ed-Dami, savunma ekibinin, müvekkilini ve hükümetini somut delil sunulmadan doğrudan yolsuzlukla ilişkilendiren suçlamaların artması üzerine yargıya başvurma kararı aldığını söyledi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Dami, "Adil bir hukuk mücadelesi sonunda eski başbakan aklandı" ifadelerini kullanarak, mahkemelerin dosyaları siyasi eleştiri değil, doğrudan ceza hukuku kapsamındaki ithamlar olarak değerlendirdiğini belirtti.

Dami, dava açılan kişilerin hiçbirinin Kazımi'ye yönelttikleri suçlamaları ispatlayamadığını, bu nedenle mahkemelerin eski başbakan lehine karar verdiğini ifade etti. Dami, Irak yargısının, siyasi eleştiri ile hukuki dayanağı bulunmayan yolsuzluk suçlamaları arasında açık bir ayrım yaptığını vurguladı.

Yargı kararlarının ardından, Kazımi'nin en sert eleştirmenleri arasında yer alan bazı isimler de kamuoyu önünde tutumlarını gözden geçirdiklerini açıkladı.

Gazeteciler, siyasetçiler ve eski milletvekilleri yayımladıkları açıklamalarda, kesin kanıt bulunmaksızın dolaşımdaki iddiaları gerçek kabul etmekle hata yaptıklarını belirterek, eski başbakandan özür diledi.

Kazımi'nin en sert muhaliflerinden gazeteci İyad es-Semavi de ortaya çıkan yeni verilerin kendisini görüşlerini yeniden değerlendirmeye yönelttiğini belirterek, "Gerçekler değiştiğinde doğru olan hatayı kabul etmektir. Siyasi görüş ayrılıkları, delilsiz suçlamaların benimsenmesine yol açmamalıdır" dedi.

Siyasi gözlemciler, özürlerin kapsamı sınırlı kalsa bile bunun Kazımi döneminin yeniden değerlendirilmesine işaret ettiğini belirtiyor. Bazı yorumcular ise yaşananları ülkedeki siyasi atmosferde değişimin göstergesi olarak değerlendiriyor.

Kazımi'ye yakın bir kaynak, şimdiye kadar 14'ten fazla Iraklı siyasetçi ve kanaat önderinin eski başbakana yönelik tutumunu gözden geçirerek özür açıkladığını belirtti.

Kazımi, Irak'ın yakın tarihindeki en zorlu dönemlerden birinde başbakanlık görevini üstlenmiş; kitlesel protestolar, ekonomik kriz, silahlı grupların artan etkisi ve COVID-19 salgınıyla aynı anda mücadele etmişti. Görevi süresinde konutuna insansız hava aracıyla suikast girişimi düzenlenmiş, Yeşil Bölge'de hükümet sarayı çevresine kadar ulaşan silahlı grup gösterileri yaşanmıştı.

Kazımi destekçileri, hükümetinin hassas bir geçiş dönemini başarıyla yönettiğini ve genel bütçenin çıkarılamadığı süreçte kabul edilen Gıda Güvenliği ve Kalkınma İçin Acil Destek Yasası sayesinde devletin önemli mali kaynaklara kavuştuğunu savunuyor.

Bazı gözlemciler bu kaynakların sonraki hükümete önemli bir mali hareket alanı sağladığını belirtirken, Kazımi'nin eleştirmenleri ise dönemin ekonomik ve idari politikalarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

 Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mayıs 2026'da mevcut Başbakan Ali el-Zeydi'yi kabul etti (Hükümet Medyası)Irak Eski Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mayıs 2026'da mevcut Başbakan Ali el-Zeydi'yi kabul etti (Hükümet Medyası)

Zeydi hükümetinin yolsuzlukla mücadele kampanyası

Kazımi dönemine ilişkin tartışmalar, Başbakan Ali Zeydi'nin yürüttüğü kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyasının gölgesinde yaşanıyor.

Zeydi, yolsuzlukla mücadeleden vazgeçmeyeceğini ve bu uğurda gerekirse hayatını feda etmeye hazır olduğunu birçok kez dile getirdi. Kampanya kapsamında üst düzey yetkililer hakkında soruşturmalar açılırken, uzun yıllardır dokunulmayan bazı dosyalar da yeniden incelemeye alındı. Kamuoyunda ise soruşturmaların siyasi ve parti çıkarlarından bağımsız şekilde sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Soruşturmaların genişlemesiyle birlikte Zeydi hükümeti üzerindeki siyasi baskının da arttığı ifade ediliyor.

Bağdat'taki hükümet sarayı yakınlarında tespit edilen İHA olayı da ülkede geniş yankı uyandırdı. Güvenlik makamları olayın herhangi bir zarara yol açmadan kontrol altına alındığını açıklarken, Şarku'l Avsat'a konuşan siyasi bir kaynak, bazı çevrelerin bunu yolsuzlukla mücadele kampanyasından rahatsız olan grupların uyarı mesajı olarak yorumladığını söyledi. Ancak bu değerlendirme resmi makamlarca doğrulanmadı.

Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr da dün yaptığı açıklamada reform ve yolsuzlukla mücadele konusundaki tutumunun değişmediğini belirterek, hükümetin reform programına tam destek verdiğini açıkladı. Sadr, aynı zamanda "reformcuların" hedef alınmaması uyarısında bulunarak, dolaylı biçimde Başbakan Zeydi'ye destek verdi.

Zeydi'nin son günlerde Bağdat'taki bir alışveriş merkezinde vatandaşlarla bir araya gelmesi de kamuoyunda dikkat çekti. Gözlemciler, bu adımı başbakanın halk desteğine dayandığını gösterme çabası olarak değerlendirirken, Zeydi'nin siyasi parti kurmayacağı ve gelecek seçimlerde aday olmayacağı yönündeki açıklamalarının da yolsuzlukla mücadele kampanyasının seçim odaklı değil, devlet politikası olduğu mesajını güçlendirdiğini belirtiyor.

Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı İhsan eş-Şemmeri ise Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, gelecekte yolsuzluk dosyalarına ilişkin olası uzlaşmaların geçmişteki siyasi pazarlıklardan farklı olarak tamamen hukuki çerçevede yürütülmesi gerektiğini söyledi. Şemmeri, kamu kaynaklarının geri kazanılması ve sorumluların hesap vermesinin ancak tüm failler ortaya çıkarıldıktan sonra hukuk kuralları çerçevesinde mümkün olabileceğini ifade etti.


Irak, "petrol kaçakçılığı"na karışanların peşinde

Necef'te Irak hükümetinin yolsuzlukla mücadele önlemlerini desteklemek amacıyla dün düzenlenen gösteriye, din adamı Mukteda el-Sadr'ın destekçileri Irak bayraklarıyla katıldı, (AP)
Necef'te Irak hükümetinin yolsuzlukla mücadele önlemlerini desteklemek amacıyla dün düzenlenen gösteriye, din adamı Mukteda el-Sadr'ın destekçileri Irak bayraklarıyla katıldı, (AP)
TT

Irak, "petrol kaçakçılığı"na karışanların peşinde

Necef'te Irak hükümetinin yolsuzlukla mücadele önlemlerini desteklemek amacıyla dün düzenlenen gösteriye, din adamı Mukteda el-Sadr'ın destekçileri Irak bayraklarıyla katıldı, (AP)
Necef'te Irak hükümetinin yolsuzlukla mücadele önlemlerini desteklemek amacıyla dün düzenlenen gösteriye, din adamı Mukteda el-Sadr'ın destekçileri Irak bayraklarıyla katıldı, (AP)

Irak güvenlik kaynakları, Terörle Mücadele Birimi’nin perşembe-cuma gecesi ülkenin farklı bölgelerinde petrol kaçakçılığına karıştığı belirlenen şüphelileri gözaltına aldığını ve Bağdat’ın güneyinde bir silahlı grupla çatışmaya girdiğini bildirdi.

Kaynaklar Şarku'l Avsat'a, gözaltına alınan kişilerden bazılarının, petrol kaçakçılığına ilişkin yolsuzluk şüphesiyle tutuklu bulunan ve hâlen soruşturması süren kişilerle akrabalık bağı bulunduğunu belirtti.

Ayrıca güvenlik güçlerinin, başkentin güneyinde bir çiftlikte kontrolü ele geçirmeye çalışan silahlı grupla çatıştığı ve özel bir operasyon kapsamında aynı bölgede 5 kişinin gözaltına alındığı aktarıldı.

Öte yandan, binlerce Sadr Hareketi destekçisi, “yolsuzlukla mücadelede hükümetin çalışmalarını desteklemek” amacıyla gösteriler düzenledi.

Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, cuma namazının ardından farklı vilayetlerde okunan konuşmasında, “ıslahatı ve Başbakan Ali Zeydi’yi desteklemek için barışçıl bir şekilde harekete geçin” çağrısında bulundu.

Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada ise Başbakan Ali Zeydi’nin güvenlik ve ekonomi başlıklarında üst düzey güvenlik ve denetim kurumlarının katıldığı bir toplantıya başkanlık ettiği ve yolsuzlukla mücadele tedbirlerinin devletin bütün kurumlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi talimatını verdiği belirtildi.