Ürdün ve Bahreyn Dışişleri Bakanları, ikili işbirliği ve bölgesel konuları görüştü

Ürdün ve Bahreyn Dışişleri Bakanları, ikili işbirliği ve bölgesel konuları görüştü
TT

Ürdün ve Bahreyn Dışişleri Bakanları, ikili işbirliği ve bölgesel konuları görüştü

Ürdün ve Bahreyn Dışişleri Bakanları, ikili işbirliği ve bölgesel konuları görüştü

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile Bahreynli mevkidaşı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani, iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin yollarını ve başta Filistin meselesi olmak üzere bölgesel ve uluslararası meseleleri ele aldı.
Bahreyn Dışişleri Bakanı Zeyyani, Ürdün'e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, Safedi ile bir araya geldi.
Ürdünlü Bakan Safedi, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Amman ve Manama'nın farklı alanlarda iş birliğini devam ettirdiğini belirtti.
İki ülke arasında kurulan ilişkinin 50'nci yılını kutladıklarına dikkati çeken Safedi, Ürdün ile Bahreyn arasında daha fazla iş birliğine yönelik yol haritasının bir ay içinde hazırlanacağını ifade etti.
Safedi, bu görüşmenin, Filistin meselesi başta olmak üzere çeşitli ortak konular ve zorluklara ilişkin koordinasyon ve iş birliğini ele almak için bir fırsat olduğunu aktardı.
Adil ve kapsamlı bir barışın ancak Filistin halkının tüm meşru haklarının yerine getirilmesiyle gerçekleşeceğini belirten Safedi, iki devletli çözüm olmaksızın çatışmanın sonuca ulaşmayacağını; başka bir söylemin meseleyi ne uzatıp ne kısalttığını kaydetti.
Safedi ayrıca "Suriye krizini çözmek, Irak'ı desteklemek ve Yemen ateşkesini memnuniyetle karşılamak için ortak Arap eylemini etkinleştirme ihtiyacının tartışıldığına" işaret etti.
Bahreynli Bakan Zeyyani ise görüşmede, bölge ülkelerdeki gelişmeleri, karşılaşılan zorlukları ve krizleri ele aldıklarını; siyasi çözümlere ulaşmak için koordinasyon ve ortak iş birliğinin önemi konusunda mutabık kaldıklarını dile getirdi.
Ortak öneme sahip bir dizi bölgesel meseleyi incelediklerini belirten Zeyyani, Filistin ve İran nükleer dosyasını ve "uluslararası endişe" konusu haline gelen Ukrayna krizini ele aldıklarını söyledi.
Zeyyani, görüşmede ayrıca "ortak eylemin, fanatik ideolojiler ve terör örgütleriyle mücadelenin gerekliliğinin" vurgulandığına dikkati çekti.
Safedi'nin daveti üzerine Amman'da bulunan Zeyyani'nin ziyaretinin süresine ilişkin bilgi verilmedi.



Gazze Barış Kurulu’ndan Gazze Şeridi'nde ateşkesin bozulması halinde “geri dönüşü olmayan nokta” uyarısı

İsrail bombardımanı sonucu Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta yaşanan yıkım (AP)
İsrail bombardımanı sonucu Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta yaşanan yıkım (AP)
TT

Gazze Barış Kurulu’ndan Gazze Şeridi'nde ateşkesin bozulması halinde “geri dönüşü olmayan nokta” uyarısı

İsrail bombardımanı sonucu Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta yaşanan yıkım (AP)
İsrail bombardımanı sonucu Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta yaşanan yıkım (AP)

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov dün, İsrail ile Hamas hareketi arasında Gazze Şeridi'nde sağlanan ateşkesin çökmesi halinde ‘geri dönüşü olmayan noktaya’ gelineceği uyarısında bulundu.

Kıyasıya bir seçim mücadelesi veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu ayın başlarında Mladenov tarafından açıklanan ve Hamas'ın silahlarını Gazze Şeridi'nin yönetimini devralacak yeni bir Filistinli komiteye teslim etmesini öngören 15 maddelik planı açıkça reddetmişti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda konuşan Mladenov, “Gazze'nin yeni bir felaketi daha kaldıracak gücü kalmadı. Ateşkes çöker ve Şerit yeniden geniş çaplı bir çatışma sarmalına sürüklenirse; ortada ne geri dönülecek bir yol haritası, ne bunu hayata geçirecek bir yönetim, ne de sahada yeniden inşa edilebilecek hiçbir şey kalmayacak” ifadelerini kullandı.

sdyjy
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov (Reuters)

Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre Mladenov, “Bu sadece bir gerileme değil, herkes için geri dönüşü olmayan bir nokta olacaktır” diye ekledi.

Hamas Hareketi temmuz ayı sonlarında, barış planının ikinci aşamasını başlatmayı hedefleyen, silah bırakmasını ve halihazırda topraklarının yüzde 60'ından fazlasını kontrol eden İsrail'in Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesini öngören bir Amerikan yol haritasını kabul etmişti.

Ancak İsrail bu planı onaylamadı. Netanyahu, Gazze Şeridi'nden herhangi bir geri çekilme adımı atılmadan önce Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasını talep ediyor.

İsrail saldırılarının devam etmesinin ateşkesi tehdit ettiğini vurgulayan Mladenov, "Yakın bir tehdide yanıt olarak gerçekleşmeyen her güç kullanımı ve koordinasyon mekanizmasının işletilmediği her olay, bu sürece geri kazanılması çok zor olacak bir bedel ödetiyor" şeklinde konuştu.

Mladenov ayrıca, kendi ifadesiyle Hamas Hareketi’nin ateşkesi ihlal etmeyi sürdürmesinden duyduğu üzüntüyü de dile getirdi.

Ateşkesi tehdit eden ikinci tehlikenin ise tam tersi yönde seyrettiğini ifade eden Mladenov, “Hamas, tüm askeri faaliyetlerini durdurma taahhüdünde bulundu, ancak bu taahhüt henüz tam manasıyla yerine getirilmiş değil” dedi.

Mladenov ayrıca, “Hâlâ taşınmaya devam eden her silah, içinde çalışmaların sürdüğü her tünel ve engellenen her konvoy süreci sekteye uğratıyor ve savaşı yeniden başlatmak isteyenlerin eline bahane veriyor" ifadelerini kullandı.

Mladenov sözlerini, “Geçmiş tecrübelerin de açıkça kanıtladığı üzere, bunun sonuçlarına katlanacak olanlar kadınlar ve çocuklardan oluşan Filistinli sivillerdir” diyerek sonlandırdı.


Haseke'de bölünmenin sona ermesinin rahatlığı: SDG sonrası için bekleyiş

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı akşamı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya geldi (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı akşamı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya geldi (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Haseke'de bölünmenin sona ermesinin rahatlığı: SDG sonrası için bekleyiş

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı akşamı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya geldi (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı akşamı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya geldi (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

Mazlum Abdi'nin Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) lağvettiklerini duyurmasının yarattığı genel rahatlamaya rağmen, Haseke’de bir bekleyiş havası hakim. Haseke Vali Yardımcısı ve Başkanlık Ekibi Sözcüsü Ahmed el-Hilali'nin devlet televizyonuna yaptığı açıklamada belirttiği üzere, SDG'nin lağvedildiğinin duyurulması, entegrasyon dosyasının kapandığı anlamına gelmiyor. Öte yandan yerel basın, lağvedilme açıklamasının ardından Haseke’de SDG'ye bağlı unsurların teyakkuza geçtiğini bildirdi.

Şarku'l Avsat'a konuşan ve kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Haseke'deki kaynaklara göre vilayetteki beklentiler, SDG ve bölge halkının hesaplarından farklı hesapları olan Kürt unsurlar ve liderlerle bağlantılı yeni gelişmelerin yaşanabileceği ihtimaline işaret ediyor.

Kaynaklar, Haseke'deki farklı kesimlerden birçok siyasi güç ve partinin hızlı değişimlerin ardından durumu değerlendirmek üzere toplantılar yapmak için bir araya geldiğini belirterek ‘istikrarın korunması, siyasi ve kurumsal varlığın güçlendirilmesi, ayrıca (SDG'nin) lağvedilmesinin yansımaları, sahada henüz netleşmeyen güvenlik ve siyasi düzenlemeler ile gelecekteki zorluklara hazırlıklı olunması gerektiği konusunda genel bir uzlaşı sağlandığını’ ifade etti.

Bununla birlikte kaynaklara göre ‘farklı kesimlerden tüm yerel tarafların önümüzdeki döneme bir yeniden inşa ve bölünmeyi sona erdirme aşaması olarak odaklanması’ olumlu göstergeler olarak kendini gösteriyor.

Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali ise, SDG birliklerinin Suriye Arap Ordusu'na entegrasyonunun tamamlandığını ve şimdiye kadar entegre olan birliklerin yaklaşık 4 bin 500 unsuru kapsadığını dile getirdi. Hilali ayrıca, eski Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Bölgesi (KDSDÖY) müfredatlarına ilişkin bir geçiş süreci yaşanacağını ve Kürtçenin önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren haftada iki saatlik seçmeli ders olarak resmen okullarda okutulmaya başlanacağını açıkladı.

Yerel basın kaynakları, lağvedilen SDG’nin ‘Devrimci Gençlik’ olarak bilinen unsurlarının Haseke’nin çeşitli sokaklarında güvenlik teyakkuzuna geçtiğini bildirdi. Haseke Medya Merkezi’ne göre bu duruma, yoldan geçenlere yönelik kimlik kontrolleri de eşlik etti.

SDG’ye yakın Kürt medyası Şam'daki görüşmelere dair haberlerinde; SDG ve KDSDÖY’ün lağvedilmesinin Kürt kesiminin dışlanması anlamına gelmediğine, aksine bunun silahlı askeri eylemden Suriye devlet kurumları çatısı altında kapsamlı bir siyasi ve anayasal ortaklığa yönelik resmi bir geçiş olduğuna odaklandı.

SDG ve KDSDÖY kurumlarının lağvedildiğinin duyurulmasıyla birlikte Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Halkla İlişkiler Ofisi Üyesi İbrahim Bıro, ülkenin yeni bir aşamaya girdiğini değerlendirdi. Bıro, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda “Bu aşamanın sona ermesi Kürt sorununun bittiği anlamına gelmiyor, aksine bu durum, sorunu Suriye'nin ulusal çerçevesine geri döndüren ve Kürtlerin ulusal, kültürel ve siyasi haklarını anayasal olarak güvence altına alan siyasi ve hukuki bir sürecin başlangıcıdır” ifadelerini kullandı.

dsfv
SDG Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Halk Sarayı’nda yapılacak televizyon konuşması öncesinde salona Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile birlikte geldi, 25 Ağustos 2026 (AFP)

Ahmed el-Hilali'nin belirttiğine göre ‘29 Ocak 2026 Anlaşması’nın uygulanmaya başlanmasından bu yana geçen 6 aylık süre zarfında binlerce SDG unsuru, Savunma Bakanlığı bünyesindeki tugaylara entegre edildi. Hiali, ‘(SDG) saflarındaki yabancı savaşçıların ayrılarak ülkelerine dönmelerinin, dosyanın çözümündeki ulusal rotayı kanıtladığını’ vurgulayarak Haseke’nin kaynaklarının yüzde 100 oranında Suriye devletinin tasarrufuna geçtiğini ve gelirlerinin devlet hazinesine aktarıldığını kaydetti.

Öte yandan Entegrasyon Dosyası Başkanlık Ekibi Üyesi Mustafa Abdi, SDG’nin bazı liderlerinin devlette görev aldığını teyit etti. Mustafa Abdi, North Press ajansına yaptığı açıklamada, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed'in de devlet kademelerinde makam sahibi olacağını belirten Abdi, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) Savunma Bakanlığı'nın değil, İçişleri Bakanlığı'nın kadrosuna dahil edileceğini, Kürtçenin müfredatta yer alacağını ve Kürtlerin haklarının güvence altında olduğunu açıkladı.

xdvfdeb
YPJ üyeleri (Arşiv – Şarku’l Avsat)

Hawar Haber Ajansı, çarşamba günü erken saatlerde geçtiği haberde, YPJ komutanları ile Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab arasında entegrasyon mekanizmalarını görüşmek üzere bir toplantı gerçekleştirilmesinin beklendiğini bildirmişti. 2013 yılında Suriye'nin doğu ve kuzey bölgelerinde kurulan YPJ, 2014 yılında DEAŞ terör örgütüne karşı verilen Ayn el-Arab (Kobani) savaşına katılmasının ardından askeri bir güç olarak öne çıkmıştı.

YPJ’nin Savunma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesine yönelik bir öneri bulunuyordu. Ancak Suriye ordusu bünyesinde kadınlara özel bir oluşumun bulunmaması, Şam yönetiminin bu öneriyi kabul etmesinin önüne geçti ve bunun yerine YPJ üyelerinden arzu edenlerin İçişleri Bakanlığı'na entegre edilmesi teklif edildi.

SDG’nin 2015 yılnını ekim ayında ABD öncülüğündeki DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun (DMUK) desteğiyle kurulduğu, bünyesinde Arap, Süryani ve Asuri oluşumların yanı sıra ağırlıklı olarak Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile YPJ’yi barındırdığı biliniyor.


Irak: Silahlı kişi ve gruplara karşı yasal işlem başlatılacak

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta "Koordinasyon Çerçevesi" toplantısına katıldı, (INA)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta "Koordinasyon Çerçevesi" toplantısına katıldı, (INA)
TT

Irak: Silahlı kişi ve gruplara karşı yasal işlem başlatılacak

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta "Koordinasyon Çerçevesi" toplantısına katıldı, (INA)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta "Koordinasyon Çerçevesi" toplantısına katıldı, (INA)

Bağdat’ta dün Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan’ın ABD’nin Bağdat Maslahatgüzarı Joshua Harris ile ABD’nin çekilmesinin ardından başlayacak dönem ve silah taşıyan gruplara yönelik adli işlemleri görüştüğü bildirildi.

Yargı Konseyi tarafından yapılan açıklamada, görüşmede anayasa ve yasalar dışında silah taşıyan kişi ve gruplara yönelik yasal süreçlerin, uluslararası koalisyonun Irak’taki görevlerinin gelecek 30 Eylül’de sona ermesinin ardından uygulanacak mekanizmaların ve hukukun üstünlüğünün herkes için nasıl hayata geçirileceğinin ele alındığı belirtildi. 

Açıklamada, söz konusu adli işlemlerin anayasa ve yasalara aykırı şekilde silah taşıyan kişi ve grupları kapsadığı vurgulandı.

ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği ise Washington’un “tüm Iraklılar için egemen ve güvenli bir gelecek inşa etme konusunda Irak makamlarını desteklediğini” açıkladı.

Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Irak Kürdistan Bölgesi’nde, DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyon (DMUK) bünyesinde görev yapan Alman birliklerinin askeri ve danışmanlık misyonlarının sona erdiği duyuruldu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu adım, koalisyon güçlerinin Irak’tan kademeli çekilmesi sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. 

Kürdistan Bölgesi Peşmerge Bakanlığı, Alman danışman ve eğitmenlerin DEAŞ’a karşı mücadele kapsamında yıllardır sürdürdükleri görevlerinin sona erdiğini bildirdi.