Afganistan Biden'ın kabusu oldu, yaklaşan seçimlerdeki şansı tehdit altında

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'ndeki Cumhuriyetçiler: Biden kaotik geri çekilme konusunda kamuoyunu yanlış yönlendirdi

Taliban liderleri, başkent Kabil'i ele geçirilmesinin birinci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törene katıldı. (Reuters)
Taliban liderleri, başkent Kabil'i ele geçirilmesinin birinci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törene katıldı. (Reuters)
TT

Afganistan Biden'ın kabusu oldu, yaklaşan seçimlerdeki şansı tehdit altında

Taliban liderleri, başkent Kabil'i ele geçirilmesinin birinci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törene katıldı. (Reuters)
Taliban liderleri, başkent Kabil'i ele geçirilmesinin birinci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törene katıldı. (Reuters)

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'ndeki Cumhuriyetçiler yayımladıkları raporda, Başkan Joe Biden'ı ABD'nin Afganistan'dan kaotik bir şekilde çekilmesinden sorumlu tuttu ve Biden yönetiminden ‘tahliyelerdeki başarısızlığından’ dolayı hesap soracaklarını taahhüt ettiler.  
Cumhuriyetçi Parti’nin raporunda, Başkan Joe Biden’ın, bir yıl önce ABD askerlerinin Afganistan’dan kaotik bir şekilde çekilmesinden dolayı eleştirildi ve bu ülkeden çekilmeye yönelik ‘gerçekçi bir planın olmadığı’, ayrıca Biden’ın, ‘Kabil’in düşmesi sürprizdi, acil tahliyenin ardından başkentte güvenliğin sağlanması için Taliban’ın alternatifi yoktu’ diyerek kamuoyunu yanılttığı ve yanlış yönlendirdiği vurgulandı.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ndeki Cumhuriyetçiler tarafından düzenlenen raporda, “800'den fazla Amerikan vatandaşını Afganistan'da mahsur kalmasıyla sonuçlanan ‘kaotik geri çekilme’, Biden ve ulusal güvenlik ekibi, Afganistan'da çalışan ABD askeri liderleri, diplomatları ve uluslararası müttefiklerin uyarılarını dikkate alsaydı önlenebilirdi’’ denildi. Tahliye sürecinde birçok üst düzey ABD askeri yetkilisi, ABD'nin başkent Kabil’de en az 2 bin 500 asker bırakmaması durumunda, Afgan hükümetinin çökeceği konusunda Biden'ı uyarmıştı. Raporda, Kabil'deki ABD büyükelçiliğinden gelen ve Afgan hükümetinin olası çöküşüne dair acil uyarılar içeren mesajlara da atıfta bulunuldu.
ABD, Afganistan'dan çekilme aşamasında tahliye işlemlerini önceden planlama konusunda hazırlıksız yakalanmış, hatta tahliyeler için çok az bir hazırlığın yapıldığı belirtilmişti. Tahliyeler esnasında eski Kabil hükümetinden birçok Afgan üst düzey personel de geride bırakılmıştı. Raporda, kaotik tahliyenin en trajik sonuçlarından birinin Kabil havaalanındaki intihar saldırısında 13 ABD askeri ve 160 Afgan'ın öldürülmesi olduğu belirtildi. Biden yönetiminin, Taliban’ın 15 Ağustos’ta Kabil’in güvenliğini sağlama sorumluluğunu üstlenme teklifini geri çevirme kararı eleştirilerek, bu teklifin kabul edilmesi durumunda, Hamid Karzai Havaalanı’nın çevresinin güvenceye alınabileceği ve tahliyelerin daha düzenli bir şekilde gerçekleşmesine olanak sağlanabileceğine işaret edildi. Raporda ayrıca, ABD’nin çekilmesinden ve Taliban’ın iktidarı ele geçirmesinden 12 ay sonra Afganistan’ın ekonomik koşullarının daha da kötüleştiği, açlık ve yoksulluk oranlarının arttığı, insan haklarında özellikle kadın haklarında ciddi gerileme yaşandığı vurgulandı.  
ABD'nin Afganistan'dan alelacele çekilmesinin üzerinden bir yıl geçti, kimilerince ‘stratejik bir başarısızlık’ addedilen geri çekilmenin yankıları hala devam ediyor. Bu başarısızlık nedeniyle Başkan Joe Biden suçlanıyor ve Beyaz Saray’ın çalışma verimliliği sorgulanıyor.  Analistler, 31 Ağustos 2021'de Amerikan ordusu Kabil'den çekilirken, Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'ndaki ABD uçaklarına tutunmaya çalışan Afganların ve başkentin Taliban savaşçıları tarafından hızla ele geçirilmesine ilişkin görüntülerin Başkan Biden'ın peşini bırakmayacağını söylüyorlar. Cumhuriyetçilerin bu konu çerçevesinde, Başkan Biden ve yönetimine ara seçim sürecinde ağır bir saldırı başlatacağı değerlendiriliyor. Cumhuriyetçiler, ABD'nin Afganistan'dan feci şekilde çekilmesini, rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimine giden süreci ve Çin’in Tayvan’a yönelik saldırganlığını, Biden’ın dış politikadaki yetersizliği ile ilişkilendirmeye hazırlanıyor.  
Öte yandan Biden, eski Başkan Donald Trump'ın Taliban ile yaptığı anlaşmaya bağlı kaldığını ve bu nedenle ABD güçlerinin Afganistan'dan çekilmesini uyguladığını savunuyor. Biden’ı göre ABD ordusunun Afganistan’da kalması daha fazla askerin hayatının riske edilmesi ve 2 trilyon dolara mal olan savaşın maliyetinin daha da artmasına neden olacaktı. Joe Biden’a olan destek Afganistan’dan geri çekilmesinin ardından yüzde ellilerin altına düştü. ABD yakın tarihinde uzun süredir görülmemiş yüksek enflasyon oranlarıyla baş edememesi de Biden’ı zorlayan diğer önemli konular arasında öne çıkıyor. Biden, ABD'nin geri çekilmesini ve ABD'nin en uzun savaşını sona erdirmesini savunmuştu. Ülkesinin Afganistan'daki ana hedeflerine ulaştığını iddia eden Biden, bu ülkenin bir daha asla teröristler için güvenli bir sığınak ve üs haline gelmeyeceğini vurgulamıştı. Ancak başkent Kabil'in ABD askeri operasyonunu sonlandırmadan önce Taliban tarafından ele geçirilmesi ve ABD’nin müttefiki çok sayıda Afgan’ın ülkeden tahliye edilemesi, Beyaz Saray yönetimin krizleri yönetme noktasındaki zaaflarına işaret ediyor.  
El Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri'nin öldürülmesi ve Biden'ın Kongre'de kazandığı bir dizi yasama zaferi, başarı olarak addediliyor, ancak uzmanlar bu başarıların Demokratların ara seçimlerindeki oy oranlarına olumlu yansıyıp yansımayacağını sorguluyor. Şarku’l Avsat’ın ABD basınından özetlediği haberine göre ABD ve Taliban arasında 2018 yılında başlayan görüşmeleri yürüten isim Zalmay Halilzad, çekilme sürecinin oldukça kötü olduğunu ve ciddi bir planlama yapılamadığını söyledi. Demokratlar ise Başkan Biden’ın sözünü tuttuğunu ve Afganistan’ın artık ABD'ye yönelik terör saldırıları için bir merkez olmadığını savunuyor. Başkan Biden'ın destekçileri, daha önceki birçok ABD yönetiminin savaşa girme ve savaş yöntemleri konusunda kötü kararlar verdiğini hatırlatarak, Biden’ın, siyasi risk alma cesaretine sahip tek başkan olduğunu savunuyor ve ABD'nin Afganistan'dan en az on yıl önce çekilmesi gerektiğini söylüyorlar.  
Ancak Cumhuriyetçiler, Biden'ın çekilmesinden sonra Afganistan hükümetinin hızlı çöküşünün ABD'nin zayıflığını gösterdiğini ve düşmanlara karşı güvenilirliğini sarstığını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'yı işgaline ve Çin'in Tayvan'a düşmanlığına kapı açtığını savunuyorlar. 
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ndeki en üst düzey Cumhuriyetçi Temsilci Mike McCaul, Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı’nı ABD askerlerinin Afganistan’dan kaotik bir şekilde çekilmesinden dolayı eleştirdi. McCaul, ‘Face the Nation’ televizyon programına yaptığı açıklamada, “Tam bir eksiklik ve planlama başarısızlığı söz konusu, uygulanan hiçbir plan yoktu. Dışişleri Bakanlığı muhtemelen bu büyüklükte bir tahliye için ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahip değildi. Afganistan’dan sonra ABD’nin hasımları daha da cüretkâr hale geldi, büyük bir güç olarak görünmemeye başladık, zaaf gösterdik ve zaaf her zaman saldırganlığı davet eder. Sanırım bunun etkilerini dünya sahnesinde görüyoruz” diye konuştu. 



Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
TT

Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, Nepal ve Tibet'i kasıp kavuran yıkıcı sellerin yolunda bulunan binaların haritadan silindiğini gösteriyor.

Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)
Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ani seller, üç günün sonunda en az 633 kişinin hayatını kaybetmesine ve bölgede büyük çaplı yıkıma yol açtı.

Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)

Haber ajanslarının Vantor ve Planet Labs şirketleri aracılığıyla yayımladığı görüntüler, sel felaketinin öncesi ve sonrasında meydana gelen yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Foto  Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yaklaşık 3 bin kişi aranıyor

Kurtarma ekipleri bugün, yaklaşık 3 bin kayıp kişiyi bulmak ve Nepal-Çin sınırında mahsur kalanları tahliye etmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Nepal tarafındaki afetten kurtulanlardan Budi Ram Dangol, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Sel, nehir yakınındaki bütün evleri sürükledi. Hiçbir şey kalmadı” dedi.

 Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)
Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)

Himalayalar’da yürüyüşçülerin, dağcıların ve Tibet’teki Kailash Dağı’na giden hacıların uğrak noktası olan bölgeyi etkileyen felakette şu ana kadar en az 633 kişi hayatını kaybetti. Afet yönetiminden sorumlu kuruma göre bunların 626’sı Nepal’de, 7’si ise Çin tarafında bulunuyor. Ayrıca Hindistan’ın farklı bölgelerinden 7 ceset çıkarıldı ancak bunların sel mağdurlarına ait olup olmadığı henüz kesinleşmedi.

Nepal’de kayıp kişi sayısı bugün (cumartesi) 1.924’ten 2.426’ya yükseldi. Kayıplar arasında bir hidroelektrik santralinde çalışan 933 personel ve 517 yabancı bulunuyor. Çin’de ise 260’ı yabancı olmak üzere 554 kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, çarşamba günü meydana gelen felaketin güçlü bir buzul çökmesi sonucu yaşandığını açıkladı. Kızılhaç ise felaketten yaklaşık 93 bin kişinin etkilenmiş olabileceğini belirtti.

Kurtarma çalışmalarını zorlu koşullar engelliyor

Hayatta kalanlara ulaşma ihtimali azalırken kurtarma ekipleri, etkilenen bölgelere ulaşmak için çalışmalarını artırıyor. Yıkım nedeniyle gıda ve su sevkiyatında ciddi güçlükler yaşanıyor. Buz ve çamur akıntılarının ardından büyük su birikintileri oluşması ise acil durum ekipleri için yeni bir tehlike oluşturuyor.

Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası hava görüntüsü (Planet Labs- AFP)
Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası havadan çekilmiş görüntüsü (Planet Labs- AFP)

Cuma günü, çamur kaymaları yaşanabileceğine ilişkin uyarılar nedeniyle Nepal ve Çin tarafındaki kurtarma çalışmaları geçici olarak askıya alındı. Riskin azalmasının ardından operasyonlara yeniden başlandı.

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).

Himalayalar’ın kalbinde yer alan bu bölge, dünyanın dört bir yanından yürüyüşçüler ve dağcılar için önemli bir turizm merkezi. Özellikle Everest Dağı’na tırmanmak isteyenlerin uğrak noktası olan bölge, aynı zamanda Hindular ve Tibet Budistleri açısından önemli bir hac merkezi konumunda.

Nepal, Tibet ve Güney Asya’nın genelinde yaz muson mevsimi boyunca (haziran-eylül) sel ve toprak kaymaları sıkça yaşanıyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu olayların şiddetini ve sıklığını artırdığını belirtiyor.


Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
TT

Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları

Nepal Afet Yönetim Kurumu, dün kayıp kişi sayısını önemli ölçüde artırarak bin 924’e yükseltti. Bu sayı, ülkede iki gün önce meydana gelen ve en az 579 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yıkıcı sellerin ardından açıklandı. Ulusal Afet Risklerini Azaltma ve Yönetme Kurumu’na göre kayıplar arasında nehirler üzerinde yürütülen enerji projelerinde çalışan 933 işçi ile 517 yabancı turist bulunuyor.

Nepal ve Çin, Himalayalar’da şiddetli selin vurduğu bölgede kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı. Gölün taşma riskinin kontrol altına alınabileceğinin anlaşılması üzerine, kısa süreliğine askıya alınan operasyonlara yeniden dönüldü ve yeni bir yıkım yaşanacağına ilişkin endişeler azaldı.

Çarşamba günü meydana gelen felaket, bir buzulun çökmesi sonucu Himalayalar’daki nehir ağlarına devasa miktarda kaya, buz, çamur ve enkaz taşınmasıyla yaşandı. Felaketin ardından oluşan gölde su birikmeye devam ederken, gölün su seviyesi de düzenli olarak yükseldi.

Yeni sel endişesi

Nepal makamları ve görgü tanıkları, göldeki su miktarının cuma günü 2,5 milyon metreküpü aştığını bildirdi. Bu miktarın bir gün önce 1,5 ila 2 milyon metreküp arasında olduğu belirtildi. Suların daha sonra Lindi Khola Nehri’ne, oradan da Trishuli Nehri’ne taşması paniğe yol açtı.

Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).
Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).

Nepal makamlarının yaptığı uyarıların ardından kurtarma çalışmaları yaklaşık üç saat süreyle durduruldu. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten aktardığı habere göre ekipler, gölün taşma riskinin kontrol edilebilir olduğunun anlaşılması üzerine çalışmalarına yeniden başladı.

Çin Merkez Televizyonu (CCTV), dün gölün taşma riskinin Çin tarafındaki bütün kurtarma ekiplerinin ve araçlarının bölgeden çekilerek güvenli bir alana geçmesine neden olduğunu bildirdi. Riskin azalmasının ardından iki ülke kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı.

CCTV, “Öğle saatlerine gelindiğinde, nehrin yukarı kesimindeki gölden kaynaklanan riskin kontrol edilebilir olduğunun değerlendirilmesi üzerine, Gyirong’daki heyelan felaketine yönelik kurtarma çalışmaları hızla yeniden başlatıldı ve hatta yoğunlaştırıldı” ifadelerine yer verdi.

Nepal Ordu Sözcüsü Raja Ram Basnet, Reuters’a yaptığı açıklamada, sel uyarısının ardından kurtarma çalışmalarının geçici olarak durdurulduğunu, ancak su seviyesindeki yükselişin 60 santimetreyi aşmadığının belirlendiğini söyledi.

Yollar ve köprüler yıkıldı

Çarşamba günü meydana gelen sel, köyleri ve vadileri sular altında bırakarak Katmandu’yu Tibet’in başkenti Lhasa’ya bağlayan güzergâh üzerindeki elektrik santrallerini, yolları ve köprüleri yıktı. Söz konusu güzergâh, yürüyüşçüler ve turistler arasında da popüler.

Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)
Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)

Kayıplar arasında en az 540 yabancı bulunuyor. Bunların büyük bölümünü Hindistan’dan Tibet’teki Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne gitmekte olan Hindu hacıları oluşturuyor.

Kızılhaç, felaketten etkilenen kişi sayısının 90 binden fazla olduğunu tahmin ediyor. Gölün taşması nedeniyle yardım kamyonlarının hedef bölgelerine ulaşamadığını belirten kuruluş, yardım çalışmalarının da ciddi biçimde aksadığını bildirdi.

Denetimler sıkılaştırıldı

Çin devlet medyasına göre Çin Komünist Partisi Politbürosu, kurtarma çalışmalarını yönlendirmek ve süreci takip etmek amacıyla dün Pekin’de toplandı.

Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’nın aktardığına göre, Devlet Başkanı Şi Cinping’in başkanlık ettiği toplantıda, “bilimsel arama ve kurtarma planları hazırlanması ve ülke içindeki ve dışındaki kayıpların bulunması için bütün imkanların seferber edilmesi” gerektiği vurgulandı.

Toplantıda ayrıca buzul göllerinin ve heyelan risklerinin daha yakından izlenmesi, Nepal’deki afetten etkilenen bölgelere acil yardım ulaştırılması ve afet yönetimi alanındaki uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)
Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)

Şinhua, Çin’in ikinci en üst düzey yetkilisi olan Başbakan Li Çiang’ın perşembe günü öğleden sonra Gyirong’daki afet bölgesine ulaştığını bildirdi. Ziyaret, Pekin’in felaketi en üst düzey ulusal önceliklerden biri olarak ele aldığını gösteriyor.

Çin’in resmi medya kuruluşlarının haberlerine göre Çinli kurtarma ekipleri, sınırın Çin tarafında en ağır hasarı alan bölgelere, yani Gyirong sınır kapısına ulaşmakta güçlük çekiyor. Ekipler, bölgeye ulaşan ana yoldaki enkazı temizlemek için çalışmalarını sürdürüyor.

Çarşamba günü yayımlanan bir görüntüde, sınır kapısı bölgesindeki binaları birkaç saniye içinde çamurlu su ve enkazdan oluşan büyük bir selin sürüklediği, kaçmaya çalışan insanların ise sular tarafından mahsur bırakıldığı görülüyor.


Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
TT

Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)

Çin’de Himalayalar’da meydana gelen yıkıcı sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı iki kişi artarak 7’ye yükseldi. Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’da bugün yer alan habere göre kayıp kişi sayısı ise 558’den 554’e geriledi.

Nepal ve Çin genelinde afet bölgesinde 2 bin 500’den fazla kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi. 579 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, sınırın iki tarafındaki toplam can kaybı 586’ya ulaştı.

Nepal ve Çin’e bağlı güneybatı Tibet bölgesinde kayıp kişiler arasında çok sayıda yabancı ülke vatandaşı da bulunuyor.

Uzmanlar, çarşamba günü meydana gelen felakete Nepal’deki bir buzulun çökmesinin yol açmış olabileceğini belirtti. Buzulun çökmesiyle büyük miktarda su nehir vadisine aktı ve Nepal ile Çin arasındaki Gyirong sınır geçişini yıktı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu geçiş noktası, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm açısından önemli bir ana güzergâh üzerinde bulunuyor.

Çinli kurtarma ekipleri, sellerin ardından Gyirong’un yukarısında oluşan göl nedeniyle hâlâ endişeli. Çamur ve enkazdan oluşan doğal setin çökmesi, vadiden aşağı doğru yeni ve güçlü bir su dalgasının ilerlemesine yol açabilir.