Macron, Rus güçlerinin Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmesi çağrısı yaptı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rus askerlerinin Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmesi çağrısında bulundu.

AA
AA
TT

Macron, Rus güçlerinin Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmesi çağrısı yaptı

AA
AA

Elysee Sarayından yapılan açıklamada, Fransız Cumhurbaşkanı'nın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi.
Macron’un santralin etrafındaki durumla ilgili olarak endişelerini dile getirdiği belirtilen açıklamada, kendisinin santralin güvenliği için Rus askerlerinin çekilmesi çağrısı yaptığı kaydedildi.
Açıklamada, Macron’un Zelenskiy ile "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Direktörü'nün mümkün olan sürede alana bir misyonun gönderilmesi" önerisine ilişkin şartları ele aldığı aktarıldı.
"İki lider ayrıca küresel gıda güvenliği için ehemmiyet taşıyan Ukrayna tahılı ihracatını görüştü." denilen açıklamada, Macron ve Zelenskiy’nin tahılın transferine ilişkin anlaşma ile Birleşmiş Milletler tarafından kiralanan bir gemiyle tahılın ihtiyaç halindeki Afrika'ya gönderilmesini memnuniyetle karşıladıklarına dikkat çekildi.
Açıklamada, Fransa’nın Ukrayna tahılının kara ve nehir yoluyla ihracının mümkün olmasına yönelik çabaları desteklediğine işaret edilerek temmuz ayında bu yolla 2,8 milyon ton tahıl ihracatı yapıldığı ve bunun artarak devam ettiği anımsatıldı.
Öte yandan Fransız basını görüşmenin 1 saat 20 dakika sürdüğünü aktararak Macron ve Zelenskiy’nin son olarak 1 Ağustos’ta görüştüğünü yazdı.



Trump, İran'la temas kurmasıyla dünyayı şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, İran'la temas kurmasıyla dünyayı şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'la "temas kurduğunu" açıklayarak dünyayı şaşırttı ve ülkesinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için verilen süreyi beş gün uzattığını ve bu süre zarfında İran'ın enerji santrallerine karşı başlatmakla tehdit ettiği saldırıları askıya alacağını söyledi.

Trump, bu adımın son iki gündür yapılan “çok iyi ve verimli” görüşmelerin ardından geldiğini belirterek, temasların hafta boyunca devam edeceğini söyledi. Görüşmelerin İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hameney aracılığıyla değil, İran içindeki “üst düzey bir yetkili” aracılığıyla yürütüldüğünü ve iletişimin kendi temsilcisi Steve Wittkoff ve damadı Jared Kushner tarafından yürütüldüğünü belirtti. Potansiyel bir anlaşmanın “kilit noktalarını” açıkladı; bunlar arasında zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirilmiş uranyum stokunun verilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması yer alıyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios haber sitesinden aktardığına göre bilgilendirilmiş kaynaklar, Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın iki taraf arasında mesaj ilettiğini ve bölgesel arabuluculuğun "devam ettiğini ve ilerleme kaydedildiğini" bildirdi. İranlı bir yetkili de Reuters'e, Washington'un Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile görüşme talebinde bulunduğunu ancak Tahran'ın henüz yanıt vermediğini söyledi.

Kalibaf, piyasaları manipüle etmeyi amaçlayan "yanıltıcı haberler" olarak nitelendirdiği bilgilerin yayılması nedeniyle ABD ile herhangi bir müzakerenin "gerçekleşmediğini" söylerken, İran "Dışişleri Bakanlığı" sözcüsü İsmail Bekayi, dost ülkeler aracılığıyla Amerikan mesajlarının ulaştığını, ancak İran'ın 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana ABD ile müzakere yapmadığını belirterek, görüşme olasılığını dışlamadı.


Kolombiya'da askeri uçak kazasında en az 66 kişi hayatını kaybetti

Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
TT

Kolombiya'da askeri uçak kazasında en az 66 kişi hayatını kaybetti

Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)
Kolombiya ordusu mensupları, askeri uçağın düştüğü yerde (Reuters)

Kolombiya'nın güneyinde kalkış sırasında 125 kişiyi taşıyan bir askeri uçak düştü ve 66 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre C-130 Hercules tipi nakliye uçağı, Ekvador ile güney sınırına yakın Putumayo eyaletindeki Puerto Leguizamo'dan kalktıktan kısa bir süre sonra düştü. Uçakta 125 kişi bulunuyordu ve yetkililer kazanın nedenlerini araştırmak üzere soruşturma başlattı.

Askeri kaynaklara göre, olayda 58 asker, 6 hava kuvvetleri personeli ve 2 polis hayatını kaybetti.

Bu kaza, Kolombiya Hava Kuvvetleri'nin yakın tarihinin en ölümcül kazalarından biri.

Yerel medyada yer alan görüntülerde, kurtarma ekipleri hayatta kalanları ararken uçağın enkazının hala alevler içinde olduğu görüldü.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, "olmaması gereken korkunç bir olay" için üzüntüsünü dile getirerek, askeri filonun modernizasyonunun gerekliliğinden bahsetti, ancak bunun olayla bir bağlantısı olup olmadığını belirtmedi.

Savunma Bakanı Pedro Sánchez, olaydan sonra "derin üzüntüsünü" dile getirdi. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "askeri birliklerin olay yerinde olduğunu" belirten Sánchez, "kazanın nedeninin henüz doğrulanmadığını" ancak "yasa dışı unsurlar tarafından saldırı olduğuna dair herhangi bir belirti bulunmadığını" ifade etti.

X platformunda yaptığı açıklamada, "Uçağın alev alması sonucu, askerlerin taşıdığı mühimmatın bir kısmı patladı" dedi. "Bu, sosyal medyada dolaşan bazı videolarda duyduklarımızla tutarlı" diye ekledi.

Son haftalarda Kolombiya ve Ekvador ordularının uyuşturucu kartelleri ve milislerle mücadele etmeye çalıştığı bu istikrarsız sınır bölgesinde yoğun askeri faaliyetler yaşanıyor.

Bu, Güney Amerika'da bir aydan kısa bir süre içinde C-130 Hercules uçağıyla ilgili ikinci olay. 27 Şubat'ta Bolivya ordusuna ait bir nakliye uçağı düşmüş ve en az 24 kişi hayatını kaybetmişti.

C-130 Hercules, Amerikan şirketi Lockheed Martin tarafından üretiliyor. Asfaltlanmamış pistlerden kalkış yapabilme özelliğiyle bilinen bu uçak, dünya çapında ordular tarafından yaygın olarak kullanılıyor ve asker ve araç taşıyabiliyor.


Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
TT

Almanya işçi eksiğini kapatmak için yüzünü Hindistan'a döndü

Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)
Hintli işçiler en çok ABD, Körfez Arap ülkeleri, Malezya ve Kanada'ya gidiyor (AP/Arşiv)

Yaşlanan nüfusu ve düşük doğum oranlarıyla kalifiye işçi sıkıntısı çeken Almanya, pek çok alanda çalışana ihtiyaç duyuyor. 

Kasaplık, inşaat, fırıncılık ve çocuk bakımı gibi farklı alanlarda çalışan kişilerin emekli olmasıyla gözler Hindistan'dan gelecek işçilere çevrildi. 

2023'te en fazla nüfusa sahip ülke unvanını Çin'den devralan Hindistan, Almanya'ya da işçi sağlıyor. 

BBC, 2022 sonbaharında Magic Billion adlı bir istihdam şirketinin 13 stajyer kasapla Freiburg'da başlattığı girişimin büyüdüğünü aktarıyor.

Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısının aktardığına göre artık 200 kişi bu sektörde çalışıyor. 

2022'de Almanya'yla Hindistan arasında imzalanan göç anlaşması, Asya ülkesinden gelenlere çalışma vizesinde kolaylık sağladı. 

2015'te 23 bin 320 olan Hintli işçi sayısı, 2024'te 136 bin 670'e yükseldi. 

2024 sonunda Hindistan pasaportlulara ayrılan çalışma vizesi kotası 20 binden 90 bine çıkarıldı.

Daha yüksek maaşlar, iş güvenliği ve cazip kariyer fırsatları Hintlileri cezbediyor.

21 yaşındaki Anakha Miriam Shaji, ilk kez ülkesi dışına çıkıp Almanya'ya geldiğini anlatıyor:

Dünyayı görmek istedim. Yaşam standartlarımın yükselmesini ve sosyal güvenceye sahip olmak istedim.

20 yaşındaki fırıncı çırağı Ishu Gariya, liseyi bitirdikten sonra Almanya'ya geldiğini ve bölgenin temiz havasını sevdiğini söylüyor:

Burada maaşlar yüksek. Aileme maddi destekte bulunabiliyorum.

Almanya'daki işverenler de durumdan memnun. 

BBC, 2002'de 19 bin olan kasap sayısının 2021'de 11 bini dahi bulmadığını bildiriyor. Almanya'daki gençlerin rağbet göstermediği bu mesleğe Hintliler sarılıyor. 

Bertelsmann Vakfı'nın 2024'te yaptığı bir araştırmaya göre Almanya'nın her yıl 288 bin yabancı işçiyi ülke ekonomisine katması gerekiyor. Aksi takdirde 2040'a gelindiğinde işgücü arzında yüzde 10'luk bir daralma yaşanacak. 

Independent Türkçe, BBC, DW