Şam, Suriye-Irak İş Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu

Şam’daki ünlü Hamidiye pazarı (Arşiv-AFP)
Şam’daki ünlü Hamidiye pazarı (Arşiv-AFP)
TT

Şam, Suriye-Irak İş Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu

Şam’daki ünlü Hamidiye pazarı (Arşiv-AFP)
Şam’daki ünlü Hamidiye pazarı (Arşiv-AFP)

Suriye Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanlığı dün (Salı) yaptığı bir açıklamada, Suriye-Irak İş Konseyi’nin kurulmasına yönelik bir karar aldığını, Konsey başkanlığına Muhammed Nasır es-Sevvah’ın, Suriye tarafı için Başkan Yardımcılığına ise Ziyad Obari’nin atandığını duyurdu. Açıklamaya göre, Suriye-Irak İş Konseyi’nin kurulması, Suriye ile Irak arasında ticaret, yatırım, sanayi, tarım ve turizm gibi çeşitli alanlarında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini, özel sektörün rolünü güçlendirilmesini ve ülkelerin imkanlarından yararlanmayı amaçlıyor. Konseyin kurulması, Iraklı tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayan Suriye ihraç ürünleri açısından Irak pazarının önemine de dikkat çekiyor. Suriye’nin 2010 yılına kadar Arap ülkelerine yaptığı toplam ihracatının yaklaşık yüzde 46,5’ini Irak ithal ediyordu.
Suriye ve Irak tarafları, savaşa ve iki ülkedeki çalkantılı duruma rağmen ekonomik ilişkilerini korudu. Irak pazarı, ülkeye uygulanan uluslararası ekonomik yaptırımlar ve Suriye rejimine uygulanan izolasyon gölgesinde, Suriye ürünlerine açık en önemli yakın pazar haline geldi. Suriye-Irak İş Konseyi’nin kurulması, Şam hükümetinin, Suriye'nin Şam kırsalında Iraklı, İranlı ve Lübnanlı yatırımcılara ait onlarca ticari şirketin kurulmasına onay vermesiyle aynı zamana denk geliyor.
İki ülke arasındaki mal akışı, nakliye ve üretici ülke sertifikaları ile ilgili birçok sorunla yüzleşiyor. Söz konusu sorunlar, geçen hafta Şam Sanayi Odası Başkanı Samir ed-Debs ile Irak’ın Şam’daki büyükelçiliğinin ticari ataşesi Hattab Ali İsmail tarafından ele alındı. İki taraf yaptıkları görüşmede, ekonomik ve ticari işbirliği mekanizması ile birlikte Suriye mallarının Irak pazarlarına akışının, iki ülkenin ürünleri için genel ve özel fuarlar ve pazarlar düzenlenmesinin yanı sıra  Suriye mallarının Irak’a sevkiyatının güvence altına alınmasının yollarını ele aldı. Hem Sanayi Odası hem de Şam’daki Irak Büyükelçiliği tarafından doğrulanmış üretim belgelerinin tanınması ve doğrulanmayan belgelerin Irak makamlarının talebi üzerine sınır geçişleri tarafından reddedilme imkanı üzerinde anlaşıldı. Suriye’de İran’ın etki alanı içinde yer alan ve rejim güçleri kontrolü altında olan Elbukemal kapısı, Suriye’den Irak’a mal sevkiyatında en önemli geçiş kapısı olarak kabul ediliyor.
İki ülke arasındaki ortalama ticari sevkiyat hareketinin, çoğu Irak’a giden Suriye malları olmak üzere, günlük 25 kamyon olduğu tahmin ediliyor. Suriye resmi makamları tarafından yayınlanan rakamlarına göre, Suriye’den Irak’a mal sevkiyatlarının 2020’deki toplam geliri yaklaşık 276 bin ABD dolarına ulaşmıştı.
Suriye ile Irak arasında ortak bir ticaret odasının bulunması ve aralarında gümrük vergilerinin bulunmaması, İran’ın da teşvikiyle ekonomik ilişkilerin sürdürülmesine katkıda bulundu. İran’ın deniz yollarının uluslararası kontrolünden uzakta kalmak için Irak kara yollarını, Suriye’ye giden bir koridor olarak kullandığını belirtmek gerekiyor.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.