ABD'de ön seçimleri kaybeden Cumhuriyetçi Liz Cheney'den başkan adaylığı iması

ABD’nin Wyoming eyaletinde Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde yarışı kaybeden Temsilciler Meclisi üyesi Liz Cheney, 2024 başkanlık yarışında adaylığı düşünebileceğini söyledi.

Liz Cheney (Reuters)
Liz Cheney (Reuters)
TT

ABD'de ön seçimleri kaybeden Cumhuriyetçi Liz Cheney'den başkan adaylığı iması

Liz Cheney (Reuters)
Liz Cheney (Reuters)

ABD'nin NBC kanalına konuşan Cheney, Wyoming'te eski ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği aday Harriet Hageman’a karşı yarışı kaybetmesinden bir gün sonra, bir sonraki ABD başkanlık yarışına katılarak Trump'a karşı mücadele edebileceğini ima etti.
Cumhuriyetçi Kongre üyesi, sunucunun, "Başkanlık için yarışmayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki sorusunu, "Bu üzerine düşündüğüm bir şey. Fakat buna önümüzdeki aylarda karar vereceğim." diye cevapladı.
Cheney, hangi partiden başkan adayı olacağı konusuna değinmezken, ABD medyasında bağımsız bir kampanya düzenleyebileceği yorumları yapıldı.

Liz Cheney Wyoming'deki ön seçimi kaybetmişti
ABD’nin Wyoming eyaletinde dün Cumhuriyetçi Parti içerisinde yapılan ön seçimlerde Liz Cheney, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın tam destek verdiği aday Harriet Hageman’a karşı yarışı büyük farkla kaybetmişti.
Sonuçların açıklanmasından sonra konuşan Trump, "Liz Cheney, diğer insanlara karşı olan davranış şekli, kindarlığı, dindarlık taslayan kelimeleri ve hareketlerinden dolayı kendinden utanmalı. Şimdi siyasi kayıtsızlığın en diplerinde kaybolabilir. Eminim şu anda olduğu yerden çok daha mutlu olacaktır. Teşekkürler Wyoming." ifadelerini kullanmıştı.
Eski ABD başkan yardımcılarından Dick Cheney'in kızı olan ve Trump'a karşı tutumuyla ABD siyasetinde simge haline gelen Liz Cheney her fırsatta, "Donald Trump'ı Oval Ofis'ten uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya" odaklandığını söylüyor.
Cumhuriyetçi Partiden üç dönemdir Kongre üyesi seçilen Cheney, aynı zamanda Ocak 2021'de gerçekleşen Kongre baskınının soruşturulması için oluşturulan 6 Ocak komitesinin başkan yardımcılığı görevini yürütüyor.



İsrail ordusu, Lübnan'ın doğusunda Hizbullah'ın Rıdvan birliklerine ait altyapıya saldırdı

İsrail sınırına yakın Hiyam beldesinde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar, Güney Lübnan, 19 Şubat 2026 (Reuters)
İsrail sınırına yakın Hiyam beldesinde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar, Güney Lübnan, 19 Şubat 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın doğusunda Hizbullah'ın Rıdvan birliklerine ait altyapıya saldırdı

İsrail sınırına yakın Hiyam beldesinde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar, Güney Lübnan, 19 Şubat 2026 (Reuters)
İsrail sınırına yakın Hiyam beldesinde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar, Güney Lübnan, 19 Şubat 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün akşam, Lübnan'ın doğusundaki Baalbek bölgesinde, Şemşter, Bednayel ve Kasr Naba kasabaları civarı da dahil olmak üzere, Hizbullah grubunun seçkin birliği olan Rıdvan Gücü'ne ait altyapıya saldırdığını duyurdu.

İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, “X” platformunda yaptığı açıklamada, hedef alınan kampların içinde Hizbullah'a ait silah ve füzeler de dahil olmak üzere büyük miktarda savaş teçhizatının depolandığını belirtti.

Adraee, kampların Rıdvan Gücü birimi tarafından acil durumlara hazırlık amacıyla eğitim tatbikatları yapmak, İsrail güçlerine ve İsrail vatandaşlarına karşı saldırılar planlamak ve gerçekleştirmek için kullanıldığını belirtti. Bu tatbikatlar, gerçek mühimmatla yapılan atış tatbikatlarını ve çeşitli silah türlerinin kullanımına ilişkin eğitimleri içeriyordu.

Adraee, İsrail ordusunun Hizbullah'ın güçlenmesine ve yeniden silahlanmasına izin vermeyeceğini ve İsrail Devleti'ne yönelik tüm tehditleri ortadan kaldırmak için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı bir çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre buna rağmen İsrail, sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD, Ürdün'e 280 milyon dolarlık radar sistemi satışı için potansiyel bir anlaşmayı onayladı

Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
TT

ABD, Ürdün'e 280 milyon dolarlık radar sistemi satışı için potansiyel bir anlaşmayı onayladı

Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)
Ku bandında çalışan radar (Raytheon, ABD)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Ürdün'e yaklaşık 280 milyon dolar karşılığında Ku-band çok fonksiyonlu radyo frekans sistemi radarları ve ilgili ekipmanların potansiyel satışını onayladığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, anlaşmanın ana yüklenicisinin RTX olacağını belirtti.

A.ıklama devam etti: “Ürdün hükümeti KuMRFS radarları ve komuta kontrol sistemi, elektrik jeneratörleri, GPS alıcıları, yedek parçalar ve onarım parçaları, özel aletler ve test ekipmanları (...) ile lojistik destek ve program desteğiyle ilgili diğer kalemlerin satın alınmasını talep etti.”


Güney Afrika Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın deniz tatbikatlarına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdi

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
TT

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın deniz tatbikatlarına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdi

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa (Reuters)

Güney Afrika Cumhurbaşkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın İran'ın Cape Town açıklarında düzenlenen deniz tatbikatına katılımıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdiği belirtti.

Açıklamada, ‘İran'ın Güney Afrika sularında Çin liderliğindeki ‘Will of Peace 2026’ deniz tatbikatına katılmasına izin verilmemesi yönündeki Cumhurbaşkanı Ramaphosa'nın talimatının ihlaliyle ilgili’ olarak üç yargıçtan oluşan bir soruşturma komisyonunun kurulduğu belirtildi.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye göre Çin ve Rusya, BRICS ülkelerinin ordularıyla birlikte tatbikata katıldı.

Cumhurbaşkanı Ramaphosa, Savunma Bakanı’na, Tahranlı yetkililerin protestoculara yönelik baskısıyla aynı zamana denk gelen tatbikatlara katılması planlanan üç İran savaş gemisinin tatbikattan çekmesi talimatı vermişti. ABD de, İran'ın katılımını ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirmişti.

Yerel basında yer alan haberlere göre Cumhurbaşkanı Ramaphosa, İran'ın sadece gözlemci olarak katılmasını talep etmiş, ancak bu talebi kabul edilmemişti.

İran'ın devam eden manevraları üzerine çıkan tartışmaların ardından, Güney Afrika Savunma Bakanlığı ocak ayı ortalarında bir soruşturma başlattığını duyurdu. Ancak Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre ‘bağımsız ve zamanında bir soruşturma olması’ için kendi komisyonunu atama kararı alındı.

Açıklamada, komisyonun tatbikatlarla ilgili koşulları, Cumhurbaşkanının talimatının yerine getirilmemesine katkıda bulunmuş olabilecek faktörleri, sorumlu kişiyi ve bunun sonuçlarını araştırıp önerilerde bulunacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı Ramaphosa, yargıçlara çalışmalarını tamamlayıp raporlarını sunmaları için bir ay süre verdi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Ramaphosa’nın Silahlı Kuvvetler Başkomutanı sıfatını taşıdığı hatırlatıldı. Güney Afrika'da hükümet ile ordu arasındaki görüş ayrılıkları kamuoyuna ilk kez yansımıyor. Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yılın ağustos ayında İran'ı ziyaret eden üst düzey bir subayın yaptığı açıklamaların Tahran'daki yerel basında yer almasının ardından yaptığı açıklamada ‘dış politika ile ilgisi olmayan kişileri ve kurumların açıklamalarının hükümetin resmi görüşü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini’ belirtmişti.