Irak'ta Şii lider Sadr, katılmadığı ulusal diyalog toplantısını faydasız olarak nitelendirdi

Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr (Twitter)
Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr (Twitter)
TT

Irak'ta Şii lider Sadr, katılmadığı ulusal diyalog toplantısını faydasız olarak nitelendirdi

Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr (Twitter)
Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr (Twitter)

Irak'ta son genel seçimin galibi Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, ülkedeki siyasi krizin görüşüldüğü Başbakan Mustafa el-Kazımi başkanlığındaki toplantının hiçbir anlam ifade etmediğini ve katılımcıların çoğunun sadece kendini düşündüğünü savundu.
Şii lider, dün başkent Bağdat'taki hükümet sarayında düzenlenen ve Sadr Hareketinin temsilci göndermediği ulusal diyalog toplantısı hakkında kendisine bağlı "Liderin Bakanı" sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.
Mesajında, birçok siyasi liderin bir araya geldiği toplantıyı faydasız olarak nitelendiren Sadr, şunları kaydetti:
"Diyalog toplantısı, halkın onuru, beklentileri ve halka hizmet noktasında hiçbir şey ifade etmedi. Katılanların çoğunun tek derdi sandalyesini korumak. Devrimimiz, onların makamlarını bırakmasını talep ediyor."
Irak halkının mevcut siyasetçilere boyun eğmeyeceğini vurgulayan Sadr, "Gizli toplantılarınız bizi hiçbir şekilde ilgilendirmiyor. Diyalog görüşmelerinizde hiçbir hayır yok." ifadelerini kullandı.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Fayik Zeydan ve Birleşmiş Milletler (BM) Irak Misyon Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert ile ülkedeki Şii, Sünni, Kürt, Türkmen ve Hristiyan toplumun temsilcileri dün Bağdat'ta Başbakan Mustafa el-Kazımi başkanlığında yapılan toplantıda bir araya gelmişti.
Ülkedeki siyasi krizin görüşüldüğü toplantıya, Sadr Hareketi'nden ise temsilci katılmamıştı.
Krizden çıkış için "anayasal çerçevede erken seçim yapılması" konusunda anlaşan siyasi liderler, bu çerçevede yol haritasının çizilmesi amacıyla ulusal diyalog toplantılarına devam edilmesi kararı almıştı.
Liderler ayrıca Sadr Hareketi'ne de söz konusu ulusal diyalog toplantılarına katılma çağrısında bulunmuştu.

Irak'taki siyasi kriz
Irak'ta en büyük kitlesel tabana sahip Şii dini ve siyasi lider Mukteda es-Sadr, Ekim 2021'deki seçimden galip çıksa da hükümeti kuramamış, ardından grubundaki milletvekillerini istifa ettirerek siyasetten çekildiğini açıklamıştı. Sadr sonrası hükümet kurma işi rakibi Koordinasyon Çerçevesi'ne geçmişti.
Koordinasyon Çerçevesi'nin, başbakan adayı olarak eski Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Muhammed Şiya Sudani'yi seçtiğini duyurması üzerine Sadr yanlıları protestolara başlamıştı.
Sadr'a bağlı kişiler, iki haftayı aşkın süredir Bağdat'taki Yeşil Bölge'de Meclis bahçesinde oturma eylemlerini sürdürüyor. Meclis, söz konusu eylemler nedeniyle toplanamıyor.
Sadr, anayasa, yargı yönetimi ve rejim değişikliğiyle erken seçim yapılmasını istiyor. Sadr'ın rakibi İran destekli Şii Koordinasyon Çerçevesi ise buna Meclisin karar vermesi gerektiğini belirterek söz konusu taleplere itiraz ediyor.
Şii Koordinasyon Çerçevesi destekçileri de Yeşil Bölge kapısında "devlet ve anayasayı koruma" gerekçesiyle oturma eylemlerini sürdürüyor.
Sadr, Koordinasyon Çerçevesi yöneticilerinin "masaya dönme" çağrılarını yanıtsız bırakarak, onlarla bir daha uzlaşı masasına oturmayacağını dile getirmişti.



El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.


Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
TT

Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)

Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği X. John Yazigi, Suriye'deki Hristiyanların koruma arayışında olmadığını belirterek, ülkeyi korumak ve inşa etmek için tüm vatandaşlar arasında ortaklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Patrik X. John, dün Şam'daki Meryem Katedrali'nde Yeni Yıl vesilesiyle yönettiği ayinde, "Suriye'deki Hristiyanların dış korumaya ihtiyacı yok ve onlar Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinden ortaklarıyla birlikte vatanlarını savunmaya devam edeceklerdir" dedi. Bu sözler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Suriye'deki Hristiyan ve Dürzi azınlıkları koruma" konusundaki son açıklamalarına dolaylı bir yanıt gibi görünüyordu.

Diğer yandan Suriye yetkilileri dün, çarşamba gecesi Halep'te güvenlik güçlerine mensup bir kişiyi öldüren intihar bombacısının "DEAŞ" örgütüne mensup olduğunu açıkladı. Yetkililer, örgütün Yeni Yıl kutlamaları sırasında "kilise ve sivil toplantıları" hedef alan saldırılar planladığını belirterek, "sıkı güvenlik önlemleri" aldıklarını duyurdu.