8 yaşındaki kız, amatör telsiz kullanarak uzaydaki astronotla sohbet etti

"Rüya sandım"

Birleşik Krallık'ın güneydoğusundaki Kent'te yaşayan Isabella Payne, astronotla yaklaşık 45 saniye konuştu (Matthew Payne)
Birleşik Krallık'ın güneydoğusundaki Kent'te yaşayan Isabella Payne, astronotla yaklaşık 45 saniye konuştu (Matthew Payne)
TT

8 yaşındaki kız, amatör telsiz kullanarak uzaydaki astronotla sohbet etti

Birleşik Krallık'ın güneydoğusundaki Kent'te yaşayan Isabella Payne, astronotla yaklaşık 45 saniye konuştu (Matthew Payne)
Birleşik Krallık'ın güneydoğusundaki Kent'te yaşayan Isabella Payne, astronotla yaklaşık 45 saniye konuştu (Matthew Payne)

Birleşik Krallık'ta yaşayan 8 yaşındaki Isabella Payne, babasının amatör telsizi sayesinde Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (UUi) bir astronotla sohbet etti.
Payne, 2 Ağustos'ta uykuya daldığında babasının kendisini kaldırıp cihaza sürüklediğini ve ağzına bir mikrofon tuttuğunu belirtti.
CNN International'a dün yaptığı açıklamada babasına "Bana bunu neden yapıyorsun? Güzellik uykuma ihtiyacım var" dediğini aktaran Payne, bir anda ABD'li astronot Kjell Lindgren'le konuşmaya başladığını ifade etti:
"8 yaşında olduğumu öğrendiğinde bir anda sesi neşeli gelmeye başladı. Gülümsediğini duyabiliyordunuz. Sesini duyduğumda çok mutlu oldum. Rüya sandım."
49 yaşındaki Lindgren de Payne'e "Seninle sohbet etmek çok güzel. Telsize gelip selam verdiğin için teşekkür ederim" dedi.
Astronot sohbetten sonra attığı tweet'teyse "Bu şimdiye kadarki en sevdiğim temas olabilir" ifadesini kullandı.
Baba Matthew Payne, Lingren'in uzayda amatör telsiz kullandığını öğrendikten sonra fırsat kolladığını, UUİ'nin evlerinin tepesinden geçeceği bilgisini alınca da hazırlıklara başladığını söyledi:
"Lingren'le konuşan ben olmadığım için biraz kıskandım ama Isabella'nın bu sohbetini izlemek harikaydı."
Independent Türkçe, CNN International, BBC



Galaksinin Koruyucuları yıldızı rolüne veda etti

Rocket Raccoon, genetik ve sibernetik deneyler sonucu insansı zekayla konuşma yeteneği kazanmış alaycı, zeki bir silah ve teknoloji uzmanı (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Rocket Raccoon, genetik ve sibernetik deneyler sonucu insansı zekayla konuşma yeteneği kazanmış alaycı, zeki bir silah ve teknoloji uzmanı (Walt Disney Studios Motion Pictures)
TT

Galaksinin Koruyucuları yıldızı rolüne veda etti

Rocket Raccoon, genetik ve sibernetik deneyler sonucu insansı zekayla konuşma yeteneği kazanmış alaycı, zeki bir silah ve teknoloji uzmanı (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Rocket Raccoon, genetik ve sibernetik deneyler sonucu insansı zekayla konuşma yeteneği kazanmış alaycı, zeki bir silah ve teknoloji uzmanı (Walt Disney Studios Motion Pictures)

Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy) serisinin sevilen karakteri Rocket Raccoon'a hareket yakalama teknolojisiyle hayat veren Sean Gunn, bu rolden "emekli olduğunu" duyurdu. 

Ünlü aktör, The Brandon Davis Show'da yaptığı açıklamada, Rocket'ın hareketlerini canlandırmak için uzun süre çömelmenin ayaklarını ve ayak bileklerini zorladığını anlattı.

50 yaşını birkaç yıl önce devirdiğini belirten Gunn, "Rocket karakterini oynamaktan emekli oldum" diyerek ekledi:

Zaten bu konuda yeni bir teklif için aramadılar ama arasalar da Rocket için hareket referansı sağlayabileceğimi sanmıyorum. Artık bunun için çok yaşlıyım.

Bu işin vücudunu nasıl zorladığını da anlatan Gunn, "Herkes dizlerimin zorlandığını düşünüyor ama asıl mesele ayaklarım ve ayak bileklerim. Sürekli bir beysbol yakalayıcısı gibi çömelmiş pozisyondayım. Yıllar içinde bu durumun fizyolojim üzerinde ciddi bir etkisi oldu ve bir süre sonra gerçekten can yakmaya başlıyor" dedi.

Rocket'ı Bradley Cooper seslendirirken Sean Gunn, sette karakterin hareketleri için referans sağlıyordu.

Gunn, 2014, 2017 ve 2023'te gösterime giren üç Galaksinin Koruyucuları filminde Rocket için bu görevi üstlenmişti.

52 yaşındaki Gunn, Rocket için hareket referansı sağlamanın yanı sıra Marvel Sinematik Evreni'nde Kraglin'i de canlandırmıştı.

Kraglin karakteriyle üç Galaksinin Koruyucuları filminde, Avengers: Endgame'de, Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü'nde (Thor: Love and Thunder) ve Galaksinin Koruyucuları Tatil Özel Bölümü'nde (The Guardians of the Galaxy Holiday Special) yer almıştı.

Marvel maceralarını geride bırakan Sean Gunn, DC Evreni'ne geçiş yaptı bile.

Aktör, 2025 yapımı Superman'de ve TV+'ta yayımlanan Peacemaker'da kötü karakter Maxwell Lord rolüyle boy göstermişti.

Independent Türkçe, Deadline, Variety, The Brandon Davis Show


Jon Snow defteri kapanmadı: Game of Thrones yıldızı şartını açıkladı

Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
TT

Jon Snow defteri kapanmadı: Game of Thrones yıldızı şartını açıkladı

Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)

Game of Thrones'un dünyaca ünlü yıldızı Kit Harington, rafa kaldırılan Jon Snow dizisinin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Daha önce projeye mesafeli yaklaşan 39 yaşındaki aktör, artık bu fikre daha sıcak bakıyor.

Happy Sad Confused adlı podcast programında Josh Horowitz'in sorularını yanıtlayan Harington, "Doğru bir hikaye kurgulanırsa bu projenin hayata geçebileceğine hâlâ inanıyorum. En başından beri buna inanmasaydım zaten bu yola hiç girmezdim" ifadelerini kullandı.

Jon Snow'a odaklanan devam dizisinin geliştirilmekte olduğu 2022'de duyurulmuştu.

George R.R. Martin'in de doğruladığı, proje başlığı Snow olan dizi üzerinde yaklaşık iki yıl çalışıldı.

Dizinin, Game of Thrones finalinde Daenerys'i öldürmesinin ardından surların ötesine gönderilen Jon Snow'un yeni hayatını anlatması planlanıyordu.

Ancak Harington, 2024'te yaptığı açıklamada, ekip olarak kendilerini yeterince heyecanlandıran doğru hikayeyi bulamadıkları için projenin rafa kaldırıldığını duyurmuştu.

"Artık o karakterle ve o dünyayla barışığım"

Warhorse adlı tiyatro oyununun ardından Game of Thrones'un kariyerindeki ilk büyük proje olduğunu hatırlatan Harington, sokakta kendisine sürekli "Jon Snow!" diye seslenilmesinin zamanla yıpratıcı hale geldiğini anlattı.

Oyuncu, bir noktada "Ben o adam değilim" diye düşündüğünü; bu yüzden rolden uzaklaşıp farklı projelerde yer almak istediğini söyledi.

Farklı yapımlarda rol alarak karakterin gölgesinden sıyrıldığını belirten aktör ekledi: 

Aradan yıllar geçti ve birbirinden çok farklı projelerde yer aldım. Artık sadece o karakterle tanımlanmadığımı hissediyorum. Bu da o dünyayla yeniden barışmamı ve karakterle daha rahat bir bağ kurmamı sağladı.

"Doğru hikayeyi bulamazsak yapmayalım demiştim"

Harington, dizinin rafa kaldırılmasında kendi görüşünün de etkili olduğunu anlattı. HBO ve George R.R. Martin'le ortak bir karara vardıklarını belirten oyuncu süreci şöyle aktardı:

En başından beri gerek ben gerekse HBO ve George R.R. Martin şu konuda çok kararlıydık: 'Eğer doğru hikayeyi bulamazsak bu işi yapmayalım. Yanlış bir şey yapmaktansa hiç yapmamak çok daha iyi.' Bir süre düşündükten sonra işin bu noktaya gelmesine biraz da ben sebep oldum ve hikayenin tam olarak doğru olmadığını söyledim.

Tüm bu aksaklıklara ve iptal kararına rağmen ünlü oyuncu, Jon Snow rolünü yeniden canlandırma fikrine kapıları tamamen kapatmış değil. 

Ona göre dizinin hayata geçmesi, anlatmaya değer bir hikaye bulunmasına bağlı.

Independent Türkçe, Deadline, GamesRadar, Happy Sad Confused


Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Yeni bir araştırmaya göre kişinin sevdiği biriyle yemek yemesi, tek başına yemeye kıyasla öğün sonrası kan şekeri düzeylerini daha düşük tutuyor.

Araştırmada partnerleriyle birlikte standart bir karbonhidratlı yemek yiyen katılımcıların, yalnız yiyenlere kıyasla kan şekerlerindeki yükselişin daha sınırlı olduğu ve düzeylerin normale daha hızlı döndüğü tespit edildi.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü ve çarşamba günü hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan çalışma, bulguların "sosyal fizyoloji"yle açıklanabileceğini öne sürüyor. Bu kavram, insanın yakın hissettiği kişilerin yanında vücudunun kendini daha etkin bir şekilde düzenlediği fikrine karşılık geliyor.

Çalışmanın başyazarı öğretim üyesi Shir Atzil, "Eskiden vücudun kendini düzenleyen, dış dünyadan bağımsız bir sistem olduğunu düşünürdük" diyor.

Bulgularımız, insan fizyolojisinin doğası gereği sosyal olduğunu gösteriyor. Sevdiğiniz birine yakın olmak, vücudunuzun kendini düzenlemek için harcadığı fiziksel enerjiyi azaltıyor.

Bu etki kan şekeriyle de sınırlı kalmadı. Çalışmada sosyal yakınlığın, soğuğa maruz kalan katılımcıların vücut ısısını daha iyi düzenlemesini sağladığı ve hem yetişkinlerde hem de bebeklerde stres tepkilerini azalttığı saptandı.

Bu faydalar fiziksel temas olmadan da görüldü. Araştırmacılara göre bulguları yalnızca stresin azalmasıyla açıklamak mümkün değil.

Bulgular, biriyle birlikte olmakla kan şekeri düzenlemesi arasında bağlantı kuran önceki araştırmaları temel alıyor. British Medical Journal'da 2023'te yayımlanan bir çalışmada 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında, ilişkinin uyumlu ya da gergin olması fark etmeksizin partneriyle yaşayanların, tek başına yaşayanlara kıyasla ortalama glukoz seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştu.

Katalonya Açık Üniversitesi ve Barselona Özerk Üniversitesi'nin 2021 tarihli bir araştırması, dijital cihazlar olmadan ve telaşsız bir sohbet eşliğinde ailece düzenli yemek yiyen ergenlerin, ne zaman doyduklarını daha iyi fark edebildiğini ve bunun da obeziteyi önlemeye yardımcı olduğunu ortaya koymuştu.

Prof. Atzil, "Kan şekerinin düzenlenmesi sadece ne yediğimizle değil, kiminle yediğimizle de ilgili" ifadelerini kullanıyor. 

İlişkilerimiz, fiziksel sağlığımız üzerinde aktif bir biyolojik rol oynuyor.

Araştırmacılar, sosyal yakınlığın tıbbi bakım, beslenme veya egzersizin yerini tutmadığını ancak kişinin çevresindeki insanların, sağlığını etkileyen önemli ve daha önce göz ardı edilmiş bir faktör olduğunu belirtiyor.

Independent Türkçe