Suudi Arabistan'da yeni çalışma sistemine geçişin etkileri inceleniyor

Sonuçları Riyad Ekonomik Forumu sırasında sunulacak olan yeni çalışma alanının incelenmesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü panel (Şarku’l Avsat)
Sonuçları Riyad Ekonomik Forumu sırasında sunulacak olan yeni çalışma alanının incelenmesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü panel (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'da yeni çalışma sistemine geçişin etkileri inceleniyor

Sonuçları Riyad Ekonomik Forumu sırasında sunulacak olan yeni çalışma alanının incelenmesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü panel (Şarku’l Avsat)
Sonuçları Riyad Ekonomik Forumu sırasında sunulacak olan yeni çalışma alanının incelenmesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü panel (Şarku’l Avsat)

Suudi Kamu Yatırım Fonu'na bağlı Suudi Emlak Yeniden Finansman Şirketi (SRC), Riyad Bank ile 500 milyon (133,3 milyon dolar) Suudi riyali değerinde gayrimenkul finansman portföyü satın almak için bir anlaşma imzaladı. Diğer yandan Riyad Ekonomik Forumu’nda ise serbest, esnek ve uzaktan çalışma gibi yeni çalışma alanlarından ve bunların zorluklarından bahsediliyor. Nitekim Kovid-19 pandemisinin kontrol altına alınması yönündeki tedbirlerin ardından devlet kurumları ve özel sektör bu yöntemleri uygulamak zorunda kalmış, Suudi yönetimi ise bu modern çalışma şekillerine yönelik başarısını kanıtlamıştı.
Riyad Ticaret Odası çatısı altında faaliyet gösteren Riyad Ekonomik Forumu'nu gerçekleştirme fikri ile özel sektörün ulusal ekonomiye öncülük ettiği öncü rolünü oynaması, aktif ve etkili insani unsurun hazır edilmesi yoluyla zorluklarla yüzleşilmesi, gelirlerin çeşitlendirilmesi, üretkenliğin artırılması, Suudi Arabistan’da iş fırsatlarının sağlanması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi hedefleniyor. 
Forumun danışma ofisinin ifade ettiğine göre söz konusu inceleme, temel olarak modern kalıpların başarısı için kavramları, mekanizmaları, gereksinimleri ve karşılaşılan zorlukları, geleneksel çalışmalarla aralarındaki benzerlik ve farklılıkları, bu alanda başarılı uluslararası deneyimleri, ilgili istatistiklerin analizlerini, aynı zamanda yeni çalışma sistemine geçişin olası ekonomik ve toplumsal etkilerini ele almayı amaçlıyor.
Forumun Mütevelli Heyeti Başkanı Halid er-Racihi, serbest çalışma ve uzaktan çalışma metotlarının son yıllarda dünya genelindeki önemine değindi. Zirâ bu metotlara ve bilgi teknolojilerinde kaydedilen gelişmeler dolayısıyla yerel işgücü piyasasında değişime ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Panel tartışması, sonuçları önümüzdeki Kasım ayında düzenlenecek 10. oturumda sunulacak olan çalışmanın ilerleyişini takip etme yönünde Çarşamba günü gerçekleştirildi. Bu sırada söz alan Racihi ise inceleme kapsamında yeni çalışma alanlarının işgücü piyasası üzerindeki etkisinin araştırıldığını bildirdi.
Mütevelli Heyeti üyesi Dr. Faysal el-Bevaridi, incelemenin devlet, özel sektör ve vatandaşlardan paydaşların görüşlerinin araştırılması açısından önemli olduğunu vurguladı. Aynı zamanda yeni çalışma sistemlerinin analiz edilmesi, geleneksel çalışma sistemi ile modern kalıplar arasında bir yaklaşım yürütülmesi ve yeni çalışma sisteminin artıları ile eksilerinin, neticede kaydedilen ekonomik etkilerin netleştirilmesi imkanının bulunduğuna dikkat çekti.
Diğer yandan Suudi Kamu Yatırım Fonu'na bağlı Suudi Emlak Yeniden Finansman Şirketi (SRC), Riyad Bank ile 500 milyon (133,3 milyon dolar) Suudi riyali değerinde gayrimenkul finansman portföyü satın almak için bir ortak işbirliği anlaşması imzaladı. İmzalar, Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskan Bakanı ve SRC Yönetim Kurulu Başkanı Macid el Hakil ve Riyad Bank Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah el-İsa huzurunda atıldı.
Ülkedeki bankacılık sektörünün tanık olduğu en kapsamlı ikinci emlak yeniden finansmanı operasyonunu teşkil eden anlaşma ile konut finansmanı piyasasında sürdürülebilirliği, uzun vadeli likidite sağlamayı ve gayrimenkul finansmanı için risk yönetiminin geliştirilmesi amaçlanıyor.
SRC CEO’u Fabrice Susini, gayrimenkul finansörleri ile ortaklıkların genişletilmesi yönünde süregelen çabaların bir parçası sayılan anlaşmanın benzer öneme sahip bir dizi anlaşmanın sonuncusu olduğunu belirtti. Bu tür anlaşmalar yoluyla finans hizmeti sağlayıcılarına likidite ve risk yönetimi çözümlerinin sağlandığını, böylece ev sahibi olmak isteyen Suudi ailelere finansman hususunda çözümler sunulduğunu da ekledi. Tüm bunların aynı zamanda 2030 Vizyonu’nda yer alan konut sahibi olma programının Suudi ailelerin konut sahipliği oranının 2030 yılına kadar yüzde 70'e çıkarılması hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağına değindi.
Riyad Bank CEO’su Tarık es-Sadhan da SRC ile uzun vadeli ortaklığın Suudi ailelerin isteklerine uygun gayrimenkul finansman çözümleri sağlayacağına değindi. Nitekim finansman çözümlerinin sağlanması için gerekli finansal likiditenin sağlanacağını, yararlanıcı tabanının genişletileceğini, kapsamlı süreçler için gerekli sermaye ve risk yönetimi araçlarının sağlanacağını vurguladı.
SRC, Suudi Arabistan’daki konut amaçlı gayrimenkul finansmanının gelişmesi ve sürdürülebilirliği için temel bir dayanak olması amacıyla 2017’de Kamu Yatırım Fonu tarafından kurulmuştu. İkincil piyasada gayrimenkul alanınca çalışılması yönünde SRC için Merkez Bankası’ndan lisans alınmıştı.



İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah Câbir el-Ahmed el-Sabah ve Letonyalı mevkidaşı Baiba Braze ile yaptığı iki telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan, Bakan Baiba Braze ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Letonya arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi.

Ferhan, daha sonra Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgesel gelişmeleri ele aldı ve her iki taraf da bu konularda sürekli koordinasyon ve istişarenin önemini vurguladı.


Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini ve ortak eylem geliştirme yollarını görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanı, telefon görüşmesi sırasında BAE ve Suriye arasındaki köklü ilişkilerden duyduğu gururu dile getirerek, her iki ülkede de istikrar ve kalkınmayı artırmak için bu ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Görüşmede ayrıca, İran'ın devlet egemenliğini, uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ederek BAE ve bölgedeki ülkeleri, sivilleri, tesisleri ve altyapıyı hedef alan devam eden saldırıları çerçevesinde, bölgedeki gelişmeler ve bunların bölgesel güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı.