Rus istihbaratının Ukrayna istilası öncesi attığı 5 adım

Batılı istihbarat yetkilileri, Federal Güvenlik Servisi'nin yaşanacakları isabetli öngöremediğini savunuyor

Reuters
Reuters
TT

Rus istihbaratının Ukrayna istilası öncesi attığı 5 adım

Reuters
Reuters

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, Rusya'nın iç güvenlik kurumu Federal Güvenlik Servisi'nin (FSB) Ukrayna istilası öncesi attığı adımları değerlendirdi.
Gazete ABD, Avrupa ve Ukrayna'dan istihbarat yetkilileriyle görüşerek derlediği bilgilerle iç istihbarat örgütü olarak çalışan FSB'nin zaaflarını da ortaya koyan hamlelerini 5 başlıkta inceledi.

1 - FSB, Kiev'in göstereceği direnişi anlamadı
Haberde, FSB'nin Ukrayna'daki kurumlara sızmak, Kremlin yanlısı siyasetçilere rüşvet vermek ve ülkenin Moskova'nın gözetiminden çıkmasını engellemek için yıllardır gizli operasyonlar yürüttüğüne dikkat çekildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan istiladan önce FSB'nin Moskova'daki yetkililere Ukrayna'nın hızlı şekilde ele geçirilebileceğini temin ettiği de belirtildi.
Batılı istihbarat yetkilileri, Ukrayna'da yoğun şekilde faaliyet gösterse bile FSB'nin Kiev'in ortaya koyacağı direnişi anlayamadığı ya da anlasa bile böyle bir bilgiyi Putin'le nasıl paylaşacağını bilemediğini savundu.

2 - FSB yetkilileri, Kiev'de kalacak daire aradı
Haberde, Kiev'in hızlı şekilde ele geçirileceğinden emin olan FSB yetkililerinin, savaştan günler önce başkentte tutmak için daire ve apartman aramaya başladığı ifade edildi.
Ukrayna istihbaratının ele geçirdiği konuşmalarda, FSB çalışanlarının operasyonları yürütmek amacıyla üs olarak kullanmak ya da ikamet etmek için çeşitli daireleri araştırdığı belirtildi.
Buna göre Kremlin, Ukrayna'ya girmeden önce FSB çalışanlarının başkenti terk etmesini ama tuttukları dairelerin anahtarlarını gelecek Rus yetkililer için bırakmaları talimatını verdi.

3 - FSB'nin Ukrayna birimi genişletildi
İstihbarat kaynakları, istiladan önceki dönemde FSB'nin Ukrayna biriminin genişletildiğine dikkat çekti.
Ukraynalı ve Batılı istihbarat yetkilileri, 2019'da birimde 30 kişi çalışırken, istila öncesi dönemde bu sayının 160'a çıktığını ifade etti.
FSB yetkililerinin ülkenin farklı bölgelerine ajanlar yerleştirildiği ve "uyuyan hücre" ağlarının genişletildiği belirtildi.
Ukraynalı yetkililer bunun, Rusya'nın saldırı öncesinde kendisine zemin hazırladığına işaret ettiğini söyledi.

4 - FSB, Yanukoviç ve Medvedçuk'la yakından çalıştı
Haberde, FSB'nin iki ana müttefikinden birinin eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, diğerininse Viktor Medvedçuk olduğu belirtildi.
Yanukoviç, 2014'teki hükümet karşıtı eylemlerin ardından Rusya'ya kaçmıştı. Medvedçuk ise Rusya yanlısı ana muhalefet partisi Yaşam İçin Muhalefet Platformu'nun lideri.
Medvedçuk, geçen yıl mayısta devlete ihanet şüphesiyle ev hapsi cezasına çarptırılmıştı. Siyasetçi, savaşın başlamasının ardından ev hapsinden kaçmış fakat daha sonra Ukrayna istihbaratı tarafından yakalanmıştı.
Haberde, FSB'nin Kiev'in düşmesinin ardından Kremlin tarafından kurulması planlanan yeni hükümette yer almaları için Yanukoviç ve Medvedçuk'la birlikte çalıştığı öne sürüldü.
Yanukoviç'in iktidarı ele geçirmek için Belarus'ta toplanan bir grubun içinde yer aldığı, Medvedçuk'un partisinin eski üyelerininse Ukrayna'nın güneyinde kalan ve Rusya'nın savaşın ilk günlerinde istila ettiği bölgede hazırlık yaptığı iddia edildi.

5 - Putin, FSB'ye dokunmuyor
Batılı istihbarat yetkilileri, Putin'in söz konusu başarısızlıklara ve yanlış hesaplamalara rağmen FSB'ye müdahale etmediğini söyledi.
Buna göre FSB Direktörü Aleksandr Bortnikov ve Ukrayna biriminin başındaki Sergey Beseda görevden alınmadı. Bortnikov ve Beseda, halen servisin savaştaki operasyonlarını yöneten isimler.

Independent Türkçe, Washington Post, AA



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.