Mossad, ‘İran savaşı’ liderliğine bir kadın atadı

7 Ağustos 2022 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz İsrail ordusu, Mossad ve Genel Güvenlik'in üst düzey liderleriyle yapılan bir toplantıya başkanlık ederken (DPA)
7 Ağustos 2022 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz İsrail ordusu, Mossad ve Genel Güvenlik'in üst düzey liderleriyle yapılan bir toplantıya başkanlık ederken (DPA)
TT

Mossad, ‘İran savaşı’ liderliğine bir kadın atadı

7 Ağustos 2022 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz İsrail ordusu, Mossad ve Genel Güvenlik'in üst düzey liderleriyle yapılan bir toplantıya başkanlık ederken (DPA)
7 Ağustos 2022 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz İsrail ordusu, Mossad ve Genel Güvenlik'in üst düzey liderleriyle yapılan bir toplantıya başkanlık ederken (DPA)

İsrail dış istihbarat servisi Mossad, İran dosyasının operasyonel yönünü ele alan birimin başkan yardımcılığına bir kadın atamaya karar verdi.
Yeni yetkili, çalışmalarının büyük bir bölümünün İran meselesinden oluştuğu İstihbarat Birimi (bilgi toplama ve analiz) başkanlığı görevini üstlenen başka bir kadınla birlikte atandı.
Böylece Mossad, İran'a karşı verilen savaşın liderliğini kadınlarına devretmiş oldu. Şu anda İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarını yöneten biriminin, istihbarat bilgisi toplamaktan suikastlere, bombalamalara ve dış medyada kendisine isnad edilen diğer eylemlere kadar çeşitli görevleri var.
Mossad’ın çalışmalarıyla ilgili yayınlanan bir rapor, teşkilatın içindeki kadınların oranının şu anda yüzde 40 olduğunu ortaya koydu ve İran meselesiyle ilgilenen birimdeki en üst düzey iki pozisyonun iki kadın tarafından yönetildiği vurgulandı.
Tarihinde ilk kez bu tür atamalarla ilgili yazılı bir açıklama yapan Mossad, yetkililerin isimlerini yayınlamadan sadece adlarının ilk harfleriyle atıfta bulundu. Halihazırda görev yapan ‘K’nin ‘teşkilatın ana endişelerinden biri olan’ İran meselelerinin ele alındığı birimin başkanlığını yürüttüğünü söyledi.
Mossad açıklamasında “İran Birimi Başkanı, İran tehdidinin tüm yönlerini ele almada Mossad stratejisinden ve İsrail ordusu ve tüm güvenlik servisleriyle birlikte teşkilattaki operasyonların, teknolojinin ve istihbaratların entegrasyonuna liderlik etmekten sorumludur. Aynı zamanda istihbaratın kıdemlilerinden olan ‘K’, şu anda teşkilatın en üst, en önemli ve etkili pozisyonlarından birinde görev almaktadır” ifadelerine yer verdi.
Diğer kadın yetkili hakkında Mossad, ‘A’nın İstihbarat Birimi Direktörü pozisyonuna getirildiğini ve aynı zamanda Mossad tarihinde bu pozisyona gelen ilk kadın olduğunu söyledi. Ayrıca ‘A’nın yaklaşık 20 yıl istihbarat operasyonlarının merkezinde yer alan Mossad'da görev yaptığını belirtti.
Mossad, İstihbarat Birimi Direktörü’nün İran nükleer programı, küresel terörizm ve Arap dünyasıyla normalleşme de dahil olmak üzere çeşitli konularda ulusal stratejik istihbarat tablosunu şekillendirmekten sorumlu olduğunu kaydetti. Ayrıca tüm Mossad operasyonlarıyla ilgili istihbarattan da sorumlu olduğunu ve istihbarat toplama, araştırma ve analiz etme konularında yüzlerce çalışanı yönettiğini bildirdi. A’nın yeni atanan yardımcısının da H harfi ile sembolize edilen bir kadın olduğunu vurguladı.

Bu konuda Mossad Direktörü David Barnea, “Birçok kadın, ajanlar ve ajanların eğitimcileri olarak operasyonlardaki tüm rolleri üstleniyor ve yetenek, profesyonellik ve enerji ile operasyonların ve istihbaratın özüne entegre ediliyorlar. Başkan yardımcılığı pozisyonuna iki kadın daha atandı. ‘H’ İstihbarat Birimi Başkan Yardımcısı ve ‘R’ İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı olarak atandı. Böylece dört kadın şu anda Mossad'ın üst düzey komutanlığında görev yapıyor” açıklamasında bulundu.
Mossad, Mossad'da bir kadının sahip olduğu en yüksek pozisyonun yaklaşık 30 yıl önce Aliza Magen'in Mossad Direktörü Yardımcısı olduğu dönemde olduğuna dikkat çekti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.