El-İsneyniyye’nin kurucusu ve hamisi Şeyh Abdulmaksud Hoca

El-İsneyniyye’nin kurucusu ve hamisi Şeyh Abdulmaksud Hoca
TT

El-İsneyniyye’nin kurucusu ve hamisi Şeyh Abdulmaksud Hoca

El-İsneyniyye’nin kurucusu ve hamisi Şeyh Abdulmaksud Hoca

Dr. Muhammed Beşir Haddad
Tam anlamıyla bir edebiyat, düşünce ve kültür aşığı olan seçkin iş insanı Şeyh Abdulmaksud Hoca, uzun süren bir hastalığın ardından, ABD’deki bir hastanede yattıktan sonra, 21 Ağustos 2022 (H. 22 Muharrem 1444) Cumartesi akşamı hakka yürüdü. Allah rahmet eylesin. Şeyh Abdulmaksud Hoca, 88 yıllık ömrünün yarısını toplumun seçkin, yaratıcı ve cömert bir öncüsü olarak Arap ve İslam dünyasında edebiyat, kültür, düşünce ve sanatı desteklemeye adadı.
Şeyh Abdulmaksud Hoca, Mekke’de kültürün, edebiyatın, düşüncenin ve bilimin olduğu bir evde büyüdü. Merhum babası Şeyh Muhammed Said Hoca, Hac mevsiminde ülkenin dört bir yanından âlimleri, düşünürleri ve Beytullah’ı (Kabe) ziyaret eden hacıları bir araya getiren bir forum düzenlerdi. Bu tür forumlar Mekke, Medine ve Cidde'nin bazı ileri gelenleri ve âlimleri tarafından da düzenlenirdi. Söz konusu şahsiyetlerin başında Mekke’den merhum Alevi El-Maliki, Medine'den Şeyh Hüseyin Ebu el-Ula ve Abdulvehhab Fakih ve Cidde’den Şeyh Muhammed Nasif geliyor.
Şeyh Abdulmaksud Hoca, Mekke, Şam ve Beyrut arasında yetişti, eğitim gördü ve çalıştı. Kültür alanında faaliyet gösteren kurumlar arasında gezici bir görevli olarak çalıştı. Ardından iş hayatına atıldı ve başarılı bir iş insanı oldu. 1982 yılında (H. 1403), her hafta pazartesi günleri Cidde’deki eski evinin bir salonunda, ardından da yine Cidde’deki el-Amir Sarayı’nda herhangi bir sınırlama ve kısıtlama olmadan tüm âlimleri, düşünürleri, aydınları ve yazarları bir araya getirdi. El-Medinetu'l-Munevvere gazetesi, bu olağanüstü etkinlikle Suudi Arabistan’ın yanı sıra Arap ve İslam dünyasında büyük bir edebi, entelektüel ve kültürel hareket yaratan ve dikkatleri üzerine çeken haftalık toplantılardaki gelişmeleri aktarmaya devam etti. Pazartesi toplantıları, diyalog ve tanışma kapılarını aralarken Arap ve İslam dünyasında uzun zamandır özlemini duyduğumuz ilim kanallarını da yeniden canlandırdı.
Merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca’nın kişiliğine dair notlar
Şeyh Abdulmaksud Hoca her pazartesi toplantılarının katılımcılarına, El-İsneyniyye’nin seçkin şahsiyetlerini, Cidde ve Suudi Arabistan dışından gelenleri ve onlara eşlik eden misafirleri cömert bir şekilde ağırladı ve memnuniyetlerini gözetti. Bundan mutluluk duydu. Âlimlere, aydınlara, toplumun öncülerine ve sanatçılara büyük değer verdi. Sert ve kararlı bir karaktere sahip olan merhumun karakterinin özelliklerinden biri de en yaygın entelektüel, edebi ve sanatsal eğilimlere ve akımlara açık olmasıydı.
El-İsneyniyye Salonu
Kurucusu ve sahibi merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca’nın eylül ayından mayıs ayı sonuna kadar devam eden öğrenim yılı boyunca ortaöğrenim tatillerinde ara verilerek her hafta pazartesi günleri akşam namazından sonra oturumların yapıldığı El-İsneyniyye (pazartesi) Salonu fikri zamanla büyüdü. El-İsneyniyye Salonu fikri, merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca’nın iradesi, düşüncesi ve farkındalığıyla yıllar içinde seçkin bir Arap, İslam ve uluslararası düşünce, edebiyat, kültür ve sanat merkezi haline gelene kadar gelişti. Seçkin bir şekilde bahsedilen merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca’nın adı Cidde ile anılır oldu.
El-İsneyniyye, özellikle âlimler, yazarlar, düşünürler, aydınlar, sanatçılar ve kadınlar ile erkekler arasında olmak üzere Arap ve İslam dünyasının doğusu ve batısı arasında çok taraflı eğilimler ve vizyonlar arasında tüm ciddiyet, ayrım ve dayanıklılık ile bilimsel, entelektüel ve bilişsel ilişkiler köprüsü kurdu. El-İsneyniyye bu başarıyı, uzun yolculuğu boyunca her pazartesi günü düzenlediği oturumlarda konuşmacı olarak seçtiği seçkin şahsiyetleri arka arkaya ağırlamasıyla elde etti. El-İsneyniyye, kağıt ve görsel dokümantasyonu ile misafirlerinin ve takipçilerinin forumlardaki konuşmacıları yakından tanımalarını ve hayatlarındaki en önemli durakları, başarılarını, konumlarını ve vizyonlarını yakından tanımalarını sağladı. Konuşmacılarla katılımcılar arasında soru-cevap şeklinde sohbet etmeleri ve yorumlarını dinlemeleri için imkan sundu. El-İsneyniyye böylece farklı açılardan ve vizyonlardan herkesin farkındalığının artmasına katkıda bulundu. Birçok kişinin bilmediği gerçekleri açıklığa kavuştururken belirsizlikleri ortaya çıkararak ve yanılsamaları ortadan kaldırarak boyutların ve başarıların fark edilmesini sağladı.
El-İsneyniyye, farklı yerlerden ve yönlerden üst düzey isimleri, âlimleri, aydınları, sanatçıları ve siyasetçilerden çok sayıda önemli şahsiyeti ardı ardına bize tanıttı. Onları dinledik ve kendileriyle konuştuk. Her birinin şahsında önemli boyutlar bulduk. Bazıları çok önemli olan konumlar ve olaylar zihnimizde açıklığa kavuştu.
El-İsneyniyye’yi seçkinliği konusunda azimli olan merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca, her zaman forumlara katılacak şahsiyetler için isimler aday göstermemizi isterdi. Birçok kez bunu yaptım. Aday gösterdiğimiz kişilerin davet edilmesini onayladı. Onları hoşgörüyle karşıladı.
El-İsneyniyye’yi geçmiş forumları sesli ve görüntülü olarak kayıt altına aldı. Birçok olay, başarı, geçmiş ve fikir bu kayıtlarda ve El-İsneyniyye’nin en önemli özelliklerinden biri de budur. Merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca uzman bir kadroyla, bu beş yüze yakın forumu görsel, video ve kağıt üzerinde ve renkli fotoğraflarla belgelenen lüks ciltler halinde belgeledi. Bunların tümü, biçim ve içerik açısından çok çeşitli ve benzeri görülmemiş bir bilgi zenginliğiyle birlikte “Alithnainya” (El-İsneyniyye) internet sitesinde bilim, düşünce, kültür, tarih ve sanat severlerin kullanımına sunuldu.
El-İsneyniyye böylece bir yandan nesiller arasında bilimsel, bilişsel, entelektüel, kültürel, sanatsal ve kişisel olarak zekice ve nazikçe olumlu iletişim kurdu, ufuklar açtı, umutlar yeşertti ve tutumları değiştirdi, bir yandan da forumların katılımcıları arasındaki ilişkileri olgunlaştırdı.
El-İsneyniyye'de açık bir üniversitemiz ve entelektüel, yardımcı ve entegre bilgiyle dolu canlı bir forumumuz vardı.
El-İsneyniyye, ilk kez Arap ve İslam dünyasında görsel, basılı ve elektronik olarak belgelenen ve seçkin bir izleyici kitlesinin katıldığı, ölen ve neredeyse unutulmak üzere olan ilmi, fikrî, kültürel ve toplumsal büyük şahsiyetlerin onurlandırıldığı muhteşem bir yıl ilan edildi.
El-İsneyniyye’nin ayrıcalıklı bir diğer özelliği ise bazen kin ve ihanet okları ile hedef alınan âlimleri ve aydınlar yalan ve haksız iftiralarla aşağılandıklarında, onları forumlara davet ederek saygı ile söz hakkı vermesiydi. Tahkir edilen şahsiyetlerin anlattıkları gerçekliğe tanıklık eden adil kişiler foruma katılırdı. Böylece halkın gerçeği doğrudan öğrenmesini sağlardı. El-İsneyniyye, böylece gönülleri fethetti. Meseleleri rayına oturttu. Kin ve kıskançlıkla kör olmuş batıla bulaşanları susturdu.
El-İsneyniyye’nin programı
El-İsneyniyye faaliyetleri her pazartesi şu protokole göre gerçekleştirildi:
- Profesyonel bir sunucu tarafından foruma gelen şahsiyetlerin ve misafirlerin karşılanması ve açılış.
- En iyi okuyanlardan Kur'an-ı Kerim tilaveti.
- Konuşmacıların tanıtılması.
- El-İsneyniyye’nin kurucusu Şeyh Abdulmaksud Hoca'nın konuşması.
- Sayısı üç ila beş arasında değişen konuşmacı.
- Katılımcılardan soru alınması.
- Soruların cevaplanması.
- Konuşmacıların tebrik edilmesi El-İsneyniyye plaketlerinin sunulması.
- Akşam yemeği daveti.
El-İsneyniyye, katılımcılara edebi, tarihi ve entelektüel kitaplardan ve yayınlarından bazılarını ücretsiz olarak dağıttı.
Merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca bir süre önce, El-İsneyniyye’nin ölümünden sonra da yoluna devam etmesi amacıyla El-İsneyniyye Vakfı'na dönüştürmek için girişimde bulundu. Vakfın başkanlığına merhum Dr. Muhammed Abdu Yemani'yi seçti. Merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca daima bu öncü projenin kurumsallaşmasının önemini vurguladı. Bunu da herkesin önünde “Oturduğum bu sandalyeden başka bir şeyim yok. Sizden biriyim” diyerek ifade etti.
El-İsneyniyye'nin, kurucusunun ayrılışından sonra, anısının yaşatılması ve ilericiği ve yaratıcılığı teşvik eden, tüm Araplar ve Müslümanlar arasında entelektüel, bilimsel ve kültürel ilişkiler arasında köprü kuran bu platformun kendisine yakışır şekilde devam etmesi en büyük temennimiz.
El-İsneyniyye, onlarca edebî ve fikrî eserin baskısını yaptı. Özellikle unutulan ya da yayımlanma imkanı bulamayan eserlerin baskılarını da sundu.
El-İsneyniyye, Allah'ın bizleri şahitleriyle şereflendirdiği, bizlerin de toplantılarıyla istifade ettiğimiz güzel zamanların en önemli faaliyetlerinden biriydi. Yıllar içinde ufkumuzun genişlediği, bilgimizin büyüdüğü, güzel değerlerimizin zenginleştiği en tatlı kültürel ve entelektüel kaynaklardan birine sahip olduk.
Dostlarım sizlere içtenlikle söylüyorum ki El-İsneyniyye’nin kurucusu ve hamisi merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca’nın vefatından dolayı çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin.
Son olarak merhum Şeyh Abdulmaksud Hoca'nın sevgili oğlu, kardeşim Şeyh Muhammed Said Abdulmaksud Hoca'ya ve merhumun ailesine, torunlarına, El-İsneyniyye’nin tüm sevgili katılımcılarına ve hepimize en içten taziyelerimi sunuyorum. Allah’tan Şeyh Abdulmaksud Hoca'ya rahmetiyle muamele etmesini ve yaptığı iyiliği kabul etmesini diliyor, herkese sabır-ı cemil niyaz ediyorum.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun (Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve ancak O'na döneceğiz)



Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, ABD’nin de katıldığı Gazze görüşmelerine dair yeni ayrıntıları açıklıyor

Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)
Filistinliler dün Han Yunus'taki Refah sınır kapısından geçerek Gazze'den Mısır'a gitmeye hazırlanıyor (AFP)

Mısır’ın başkenti Kahire’de, Hamas ile Filistinli grupların heyetleri, arabulucular ve Gazze’yi “Barış Konseyi”nde temsil eden Nikolay Mladenov’un yanı sıra Amerikalı ve diğer bazı isimlerin katılımıyla yürütülen temaslar sürüyor. Görüşmeler, Filistinli grupların son sunulan öneriye verdiği olumlu yanıtın ardından ateşkes anlaşmasına odaklanıyor.

“Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, Kahire’deki müzakerelerin son durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hamas’tan üç ve bir Filistinli gruptan bir kaynak, Filistin heyetinin çarşambadan perşembe akşamına kadar Kahire’de yapılan görüşmelerde arabuluculara ve Mladenov’a, 15 maddeden oluşan son teklifin ikinci aşamaya yönelik ciddi müzakerelerin başlatılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini ilettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat daha önce “yol haritası” olarak nitelendirilen teklifin detaylarını yayımlamıştı. Söz konusu plan, birinci aşamada kalan hususların tamamlanmasını ve eş zamanlı olarak ikinci aşama maddeleri üzerine müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü tutuyor (AFP)

Hamas’tan biri Kahire’de olan iki kaynak, heyetin diğer grupların desteğiyle, birinci aşamanın istisnasız olarak uygulanması gerektiğini vurguladığını belirtti. Buna, Gazze’nin yönetimi için ulusal komitenin derhal göreve başlaması da dâhil.

Aynı kaynaklara göre Filistinli gruplar, arabuluculara ve Mladenov’a beş maddelik bir yanıt metni sundu. Metinde, birinci aşamanın eksiksiz uygulanması, İsrail’in tüm maddelere tam bağlılık göstermesi ve grupların yol haritasını kabul ederek kapsamlı müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Ayrıca planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu çerçevenin en iyi şekilde uygulanmasını hedeflediği vurgulandı.

Metinde silah meselesinin, kapsamlı bir Filistin siyasi süreciyle bağlantılı ele alınacağı ve bu konudaki kararın yalnızca Hamas’a ait olmayıp, ulusal çerçevede verileceği belirtildi. Nihai hedefin ise uzun vadeli ateşkes sağlanması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına kavuşarak devletini kurması olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre Filistin heyeti, müzakerelere başlamadan önce İsrail’in sunulan belgeye ilişkin net bir tutum ortaya koymasını talep etti. Heyet ayrıca Gazze yönetim komitesine görevlerin devredilmesi konusunda tam hazırlık içinde olduğunu bildirdi.

Görsel kaldırıldı.Filistinli bir çocuk, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a İsrail ordusu tarafından atılan bir broşürü gösteriyor (AFP)

Filistinli grupların yanıtının ardından Mladenov’un bazı değişiklikler önerdiği ve bu değişikliklerin gruplar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Değişikliklerin; tarafların Trump planı çerçevesinde üzerinde uzlaşacağı bir metni kabul etmesi, Şarm eş-Şeyh’te varılan mutabakatlara tam bağlılık, son yol haritasının kabul edilerek hızlı bir şekilde müzakerelere başlanması ve silah konusunun ilgili plan ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde ele alınmasını içerdiği kaydedildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail’in arabulucuların son önerisine verdiği ilk yanıtın olumsuz olduğunu ve özellikle ihlallerin durdurulması, “sarı hat”tan çekilme ve uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması gibi başlıklarda net taahhüt vermediğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in günlük 600 yardım tırının girişine izin verme konusunda garanti vermediği de ifade edildi.

Görsel kaldırıldı.Yerinden edilmiş Filistinliler, dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir kamyondan su alıyor (AP)

Mladenov’un İsrail’den görüşmelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’de 48 saatlik hava saldırısı durdurma talebinde bulunduğu, ancak buna resmi bir yanıt alamadığı da ifade edildi. Buna rağmen son günlerde hava saldırılarında görece bir azalma gözlemlendiği ve insani yardım tırlarının sayısının 200-280 seviyelerine çıktığı, ancak bunun yetersiz olduğu belirtildi.

Kaynaklar, Kahire’deki görüşmelerin planlanandan daha uzun süreceğini ve arabulucuların çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını ifade etti. ABD’nin İsrail üzerinde müzakereleri ilerletmeye yönelik baskı kurmaya başladığı, ancak bunun henüz yeterince etkili olmadığı dile getirildi.

Diğer yandan, Jared Kushner ekibinden bir ABD’li yetkilinin Hamas ile Mladenov arasındaki görüşmeye katıldığı ve Beyaz Saray’ın tarafların anlaşması hâlinde bunu memnuniyetle karşılayacağını bildirdiği iletildi. Yetkilinin, Kushner’in birinci aşamanın tüm maddelerinin uygulanması için İsrail üzerinde baskı kuracağını ifade ettiği de belirtildi.


Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.