Kiev, Putin ve üst düzey Rus komutanları yargılamak için uluslararası bir mahkeme kurmaya hazırlanıyor

Sistemi kurdu ve imzalanmayı bekleyen bir anlaşma hazırladı

Devlet Başkanı Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu (EPA)
Devlet Başkanı Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu (EPA)
TT

Kiev, Putin ve üst düzey Rus komutanları yargılamak için uluslararası bir mahkeme kurmaya hazırlanıyor

Devlet Başkanı Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu (EPA)
Devlet Başkanı Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu (EPA)

Ukrayna'daki savaş yedinci ayına girerken Kiev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve üst düzey Rus askeri komutanları yargılamak için gelecek yıl uluslararası bir mahkeme kurmaya hazırlanıyor.
Fransız haber ajansının (AFP) dün yayınladığı bir habere göre, ‘saldırı suçunu’ soruşturacak olan bu mahkemeyi kurma planını Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Andrii Smirnov denetleyecek.
‘Saldırı suçunun’ tanımı, 2010 yılında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM), kuruluş belgesi olan Roma Statüsü'nde kabul edildi ve buna benzer bir diğer kavram olan ‘barışa karşı suç’ kavramı, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nürnberg ve Tokyo'daki davalarda kullanıldı. Son 20 yıldır en ağır suçlara bakan UCM, halihazırda zaten Ukrayna'daki savaş suçlarını, insanlığa karşı suçları ve soykırımı araştırıyor. Ancak UCM’nin saldırı suçlamalarına bakma yetkisi yok çünkü ne Ukrayna ne de Rusya Roma Statüsü'nü kabul etti.
Smirnov, AFP'ye verdiği demeçte, “Bu mahkeme Ukrayna savaşını başlatan suçluların hızlı bir şekilde hesap vermesini sağlamanın tek yolu. Dünya bir şeyleri çabuk unutuyor. Bu yüzden bu mahkemenin önümüzdeki yıl çalışmalara başlamasını istiyorum” dedi. Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı, Ukrayna’nın sanıkların duruşma salonunda olmayacağını bildiğini ancak mahkemenin ‘bu insanların suçlu olarak etiketlenmelerini ve medeni dünyada seyahat etmemelerini sağlayacağını’ söyledi.
Smirnov, bu özel mahkemeyi kurma fikrinin işgalden sonraki gün 25 Şubat'ta aklına geldiğini söyledi. Burada başta Devlet Başkanı Vladimir Putin olmak üzere siyasi liderler ve savaşı başlatan üst düzey Rus askeri komutanları yargılanacak.
Ukraynalı savcılar, üst düzey askeri yetkililer, politikacılar ve propagandacılar da dahil olmak üzere şu ana kadar saldırı şüphesiyle yaklaşık 600 kişiyi tespit etti. Mahkemeyi kurmak için uluslararası bir anlaşma hazırlandı ve arzu eden hükümetler tarafından imzalanmaya hazır hale getirildi. Anlaşmaya göre mahkemenin kararları imzacı ülkelerin topraklarında tanınacak. Bu da hüküm giymiş herhangi bir suçlunun orada tutuklanabileceği anlamına geliyor.
Smirnov, isim vermeden birçok ülkenin belgeyi yıl sonundan önce imzalamaya hazır olduğunu ve ‘mahkemeye ev sahipliği yapmaya istekli birçok Avrupalı ortakla’ müzakerelerin devam ettiğini söyledi. Smirnov “Bu mahkemenin kararlarının tanınmasını istiyoruz” dedi ve mahkemenin güçlü bir meşruiyete ihtiyacı olduğunun ‘tamamen farkında’ olduğunu belirtti.
Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Ukrayna'nın en yakın ortaklarıyla müzakereler hızla devam ederken, Almanya ve Fransa gibi diğer ortaklar bunu ‘sembolik’ bir fikir olarak görüyor. Son yıllarda yapılan reformlara rağmen, Ukrayna'nın yargı sistemi, bağımsızlık eksikliği ve yaygın yolsuzluk nedeniyle sürekli eleştiriliyor. Smirnov, “Bazı ülkeler, Ukrayna'ya yapılan saldırıyı kabul ederken, Vladimir Putin ile müzakere yapmak için küçük bir pencereyi açık tutmaya çalışıyor” dedi.
Avrupa Parlamentosu, 19 Mayıs'ta saldırı suçları için özel bir uluslararası mahkeme kurulması çağrısında bulunduktan sonra Batı Avrupa'da bile bu fikre yönelik destek yavaş yavaş artıyor.
Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, geçen ay Lahey'de Ukrayna'daki savaş suçları konulu uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada, özel bir mahkeme kurulması meselesinin ‘çok mantıklı bir nokta’ olduğunu söylemişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.