Yüksek hızlı Suudi Vizyonu Kablosu Kızıldeniz’e indirildi

Üç kıtayı birbirine bağlayacak Suudi Vizyonu Kablosu denize Cidde’deki istasyondan indirildi. (Şarku’l Avsat)
Üç kıtayı birbirine bağlayacak Suudi Vizyonu Kablosu denize Cidde’deki istasyondan indirildi. (Şarku’l Avsat)
TT

Yüksek hızlı Suudi Vizyonu Kablosu Kızıldeniz’e indirildi

Üç kıtayı birbirine bağlayacak Suudi Vizyonu Kablosu denize Cidde’deki istasyondan indirildi. (Şarku’l Avsat)
Üç kıtayı birbirine bağlayacak Suudi Vizyonu Kablosu denize Cidde’deki istasyondan indirildi. (Şarku’l Avsat)

Suudi STC Group, dün, ilk yüksek hızlı denizaltı iletişim kablosu niteliğindeki Suudi Vizyonu Kablosu’nun Kızıldeniz’e indirildiğini duyurdu. Diğer yandan devlet hizmetlerinin cari yıldaki dijital deneyim olgunluk endeksi puanının yüzde 77,26 oranında (pekiştirilmiş seviyesine giriyor) seyrettiği kaydedildi.
Beş uygulama, gösterge kapsamında en yüksek puanları elde etti. İçişleri Bakanlığına bağlı Absher uygulamasının yüzde 85,59 (ileri seviyeye giriyor), Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Kurumu’na (SDAIA) bağlı Tawakkalna ve Ehsan uygulamalarının sırasıyla yüzde 82,76 ve 80,83, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sehhaty uygulamasının yüzde 80,41, Adalet Bakanlığı’na tabi Najiz platformunun da yüzde 78,84 puan elde ettiği kaydedildi.
Dijital Devlet Otoritesi (DGA) dün, geçtiğimiz haziran ayında başlatılan ve hükümete bağlı 12 uygulamanın yer aldığı dijital deneyim olgunluk endeksi sonuçlarını yayınladı. DGA, göstergenin hükümet uygulamalarının olgunluğunu ölçmede kullanıcı memnuniyeti, kullanıcı deneyimi ve şikayetler kategorilerine odaklandığına dikkat çekti. Kullanıcı memnuniyetinin uygulamanın kullanım kolaylığı, içerdiği veri, içeriğin kalitesi, erişilebilirlik ve kullanıcılara verilen destek ile ölçüldüğünü bildiren DGA, kullanıcı deneyiminin ise uygulamanın kullanılabilirliği ve paylaşılan hizmetler ile ele alındığını aktardı. Ayrıca şikayetlerin çözümüne odaklanılmaya devam edildiği vurgulandı.
Hükümetin dijital mecradaki performansının gelişimini izlemek ve bunları raporlandırmakla ilgili yetkili kurum konumundaki DGA, endeksin düşükten yükseğe ‘gelişmekte olan’, ‘gelişmiş’, ‘pekiştirilmiş’, ‘ileri seviye’ ve ‘ayrıcalıklı’ olmak üzere beş seviyeye ayrıldığına dkkat çekti.
DGA Başkanı mühendis Ahmed es-Suveyyan, bu endeks ile DGA talimatları ve Vizyon 2030 doğrultusunda, söz konusu kategorilerin pekiştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Aynı zamanda hükümete bağlı dijital uygulamaların hayat kalitesini artırma, işlerin ilerlemesini kolaylaştırma ve rekabeti güçlendirme ve iş verimliliğini artırma konusundaki rollerinin önemini vurguladı.
Dijital deneyim olgunluk endeksi, söz konusu uygulamaların 18 binin üzerinde kullanıcısının bulunduğu bir zamanda, dijital devlet hizmetlerinden yararlananlarla iletişim kanalları kurmayı, onların görüş ve önerilerini dinlemeyi amaçlıyor.
Diğer yandan STC Group, Suudi Vizyonu Kablosu’nun İletişim ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu (CITC) Başkanı Dr. Muhammed et-Temimi’nin de katılımıyla Cidde'deki ilk iniş istasyonu üzerinden Kızıldeniz’e indirildiğini açıkladı. Adı Krallığın Vizyon 2030’undan ilham alan, tamamı STC Group'a ait 1,1 milyon metre uzunluğundaki Suudi Vizyonu Kablosu; Cidde, Yanbu, Duba ve Hakl'daki dört iniş istasyonu üzerinden toplam 16 fiber çifti ile maksimum 18 Tbps değerinde kesintisiz bağlantı sağlayacak.
STC CEO’su Ulyan el-Vetid, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:
“Bu başarı, şirketin gelişmiş denizcilik ve uluslararası telekomünikasyon hizmetleri sağlamadaki lider rolünü yansıtıyor. Kapsamlı stratejimiz Vizyon 2030 doğrultusunda bunu başarmayı amaçlıyor. Grubun yatırım fırsatlarının çeşitlendirilmesi, dijital altyapının güçlendirilmesi yoluyla dijital dönüşümün desteklenmesi, aynı zamanda kıtaları birbirine bağlayan bölgesel bir dijital merkez kurulması üzerinden şirketler ve bireyler için dijital bağlantı hizmetleri sağlanması hedefleniyor. Böylece entegre bir dijital sistem aracılığıyla şirketlerin ve müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunulması amaçlanıyor.”
Yeni kablonun birden fazla uluslararası merkez arasında bağlantı sağladığına değinen Vetid, böylece maliyet açısından verimli ve esnek nitelikte ortak bir fiber optik platformun geliştirildiğini kaydetti.
Yeni kablo, Suudi Arabistan Krallığı'nın stratejik konumundan yararlanarak dünyanın üç kıtasını birbirine bağlayan bölgesel dijital merkeze uzanan denizaltı kablolarından biri olacak. Böylece uluslararası iletişim hizmetlerine ve veri merkezlerine yapılan yatırımı artırmaya yardımcı olacak.
STC’nin yatırımda bulunduğu ve Suudi Arabistan genelinde konumlanan 16 kablo grubu arasında yer alacak olan Suudi Vizyonu Kablosu, yurt içi ve yurt dışında artan iletişim ve internet talebi doğrultusunda, daha hızlı ve güvenilir internet hizmeti sunulmasını sağlayacak. Birçok ekonomik ve sosyal faydalar sağlayacak olan bu adım ile sağlık ve ticaret de dahil olmak üzere ülkenin tüm sektörlerinin yüksek hızlı internet hizmetleri almasına olanak tanıyacak.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.