Macron, ‘nükleer anlaşmayı’ canlandırma konusunda ‘topu İran’ın sahasına’ attı

Abdullahiyan müzakerelerin sona ermesinin ‘ABD tarafının gerçekliğine’ bağlı olduğunu söyledi

Macron, dün Cezayir’de Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında (AFP)
Macron, dün Cezayir’de Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında (AFP)
TT

Macron, ‘nükleer anlaşmayı’ canlandırma konusunda ‘topu İran’ın sahasına’ attı

Macron, dün Cezayir’de Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında (AFP)
Macron, dün Cezayir’de Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması konusunda ‘topun İranlıların sahasında’ olduğunu söyleyerek anlaşmanın imzalanması halinde, bunun ‘tüm sorunları çözmese bile faydalı’ olacağını vurguladı.
Macron, Tahran ile büyük uluslararası güçler arasında imzalanan 2015 anlaşmasını yeniden canlandırma olasılığına ilişkin bir soruya yanıt verirken, başarı olasılığı hakkında yorum yapmadı. Ancak özellikle ABD ile yapılan ‘önemli görüşmelerin’ ardından ‘topun şu anda İranlıların sahasında’ olduğunu söyledi.
Macron, dün Cezayir ziyareti sırasında gazetecilere verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:
“Artık tahminde bulunmak bana düşmez. Ancak ABD Başkanı Biden, Almanya Başbakanı Scholz ve İngiltere Başbakanı Johnson ile yapılan ileriye dönük önemli görüşmeler sırasında ciddi bir anlaşma içerisinde dengelerin korunmasını sağlamak için çok dikkatli davrandık. Top şimdi İranlıların sahasında.”
Fransız haber ajansına (AFP) göre Macron, “Bugün sunulan şartlarda anlaşma imzalanırsa bunun faydalı olacağını düşünüyorum. Hiç anlaşma olmamasından iyidir” dedi. Bununla birlikte anlaşmanın her şeyi çözmeyeceğini ve ‘balistik füze programı, bölgesel etki ve çoklu istikrarsızlaştırma eylemleri’ni tartışmak için Tahran’la daha fazla angajmana ihtiyaç olduğunu söyledi.
Fransa, İran ile imzalanan ve ABD'nin 2018 yılında tek taraflı olarak çekildiği 2015 nükleer anlaşmasının altı tarafından biri.
Anlaşmayı canlandırmak için yapılan müzakerelerin koordinatörlüğünü üstlenen Avrupa Birliği (AB), geçen hafta bir ‘nihai’ çözüm önerisi sunmuştu.
Geçen haftanın başlarında Tahran, Avrupa metnine kendi ‘nihai tekliflerini’ içeren ‘yazılı bir yanıt’ sunduğunu duyurdu. Washington ise ABD'li bir yetkilinin İran'ın görüşmelerde ‘tavizler’ verdiğini açıklamasının ertesi günü, Avrupalılara yanıtını vermişti.
İddialara göre iki taraf, Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) adının ABD'nin yabancı ‘terör’ örgütleri listesinden çıkarılması talebini şimdilik rafa kaldırdı. Öte yandan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) nükleer faaliyetler yürütüldüğünden şüphelenilen kayıt dışı yerler hakkında açtığı soruşturmada bu konudaki tablo henüz netleşmemiş olsa da karşılıklı bir esneklikten söz ediliyor.
İran medyasının aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan dün Zanzibar Devlet Başkanı Hüseyin Ali Mwinyi ile yaptığı görüşmede, müzakerelerin ‘son aşamalara yaklaştığını ve ABD tarafı gerçekçi davranırsa nihayete ereceğini’ söyledi.
Abdullahiyan’ın yorumları nükleer anlaşmada öngörülen nükleer taahhütlerle ilgili müzakerelerin diğer tarafına değinmeden yine ekonomik yaptırımların kaldırılmasına odaklandı. Bu bağlamda, “Yaptırımların kaldırılması için yeni hükümette çok çaba sarf ettik” dedi.
Abdullahiyan perşembe günü yaptığı açıklamada, Tahran'ın nükleer anlaşmayı canlandırmak için ‘acelesi olmadığını’ belirterek, “Metni ve ABD tarafından aldığımız son yanıtı dikkatle inceliyor ve analiz ediyoruz” dedi.
Geçen pazartesi günü İran, ABD'yi dolaylı görüşmeleri ‘oyalamakla’ suçladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kanaani, “ABD’liler oyalanıyor ve Avrupa tarafında bir ihmalkarlık var. Halbuki ABD ve Avrupa'nın anlaşmaya İran'dan daha fazla ihtiyacı var” dedi.
Bu sırada İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Celil Rahimi Cihanabadi, muhtemel anlaşmanın ‘İran’ın bazı endişelerini giderdiğini’ söyleyerek bir hafta veya 10 güne kadar bir anlaşmaya varılması ihtimalinin yüksek olduğunu düşündüğünü dile getirdi.
İran İşçi Haber Ajansı'na (ILNA) göre Milletvekili Rahimi Cihanabadi şu ifadeleri kullandı:
“Santrifüjlerin niteliği, uranyum zenginleştirme yüzdesi, doğrulama (yaptırımların kaldırılmasını denetleme) ve (yabancı) yatırımcı şirketlere yıllarca sürecek garantiler konusundaki bazı endişeler giderildi. Milletvekillerinin çoğu, nükleer anlaşmayı canlandırmak için yapılan müzakerelerdeki tartışmalara ve taslaklara genel olarak aşina. Nasıl bir anlaşmaya varılacağını ve tarafların hangi taahhütleri kabul edeceğini biliyorlar.”
Rahimi Cihanabadi “Yeni bir anlaşma yok. Sadece önceki anlaşmayı canlandırmak için müzakereler yapılıyor” dedi.
İran, UAEA’nın uluslararası müfettişlerin zenginleştirilmiş uranyum izlerine rastladığı üç kayıt dışı bölgeye yönelik soruşturmasının kapatılmasını talep ediyor. Görünüşe göre UAEA, İran'ın 2015 müzakerelerinde rapor etmediği bölgelerdeki faaliyetlerin varlığını ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden haftalar önce İsrail tarafından Mayıs 2018'de açıklanan belgelerden öğrendi.
Perşembe günü Abdullahiyan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin müzakerelerin taraflarını UAEA’nın soruşturmalarına son verilmesinin ‘temel bir gereklilik’ olduğu konusunda bilgilendirdiğini söyledi.
Tahran'ın soruşturmayı sona erdirme ısrarı, üst düzey bir ABD'li yetkilinin İran'ın BM’ye bağlı ajansın müfettişlerinin soruşturmasını sona erdirme talebi de dahil olmak üzere bazı temel şartlarından vazgeçtiğine ilişkin basın açıklamalarıyla çelişiyor. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ABD'li yetkilinin açıklamalarını üstü kapalı olarak yalanladı. 2015 nükleer anlaşması yeniden canlandırılırsa, soruşturmaların ‘anlaşma tekrar yürürlüğe girmeden önce’ kapatılması gerektiğini söyleyerek, soruşturmaların ‘İsrail'den gelen sahte belgelere dayandığını’ öne sürdü.
İslami, İranlı yetkililerin Mossad'ın İran'a ait belgelere ulaştığını doğrulamasına rağmen, İsrail belgelerinin 'sahte' olduğunu iddia etti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre geçen yıl ağustos ayında, eski İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani son kabine toplantısında 'gizli belgelerin İsrailliler tarafından ülkeden çıkarılıp ABD Başkanı Donald Trump'a gönderildiğini ve Trump'ın nükleer anlaşmadan çekildiğini' söylemişti.
Geçen yıl nisan ayında, İran'ın Ekonomik İşlerden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Eski Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK) Genel Sekreteri, Muhsin Rızai nükleer arşiv belgelerinin ‘çalındığını’ vurgulayarak ‘güvenlik kirliliği’ olarak adlandırdığı durumu ağır bir şekilde eleştirmişti.



Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
TT

Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)

Macaristan ve Slovakya başbakanları, Kiev'in ülkeye Moskova'dan petrol sağlayan önemli bir petrol boru hattını yeniden açmadığı sürece, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uygulamayı planladığı 20 günlük yaptırım paketinin Macaristan tarafından onaylanmasını engelleyeceğini açıkladı.

Başbakan Viktor Orbán, X platformunda şöyle yazdı: “Yaptırımlara destek yok. 20. paket reddedilecek.”

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ise şöyle yazdı: “Ukrayna, Druzhba boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya petrol sevkiyatını yeniden başlatana kadar, Kiev için önemli kararların alınmasına izin vermeyeceğiz.”

Ukrayna, kendi topraklarından geçen ve Rus petrolünü Slovakya ve Macaristan'a taşıyan boru hattının 27 Ocak'ta Moskova'nın düzenlediği saldırılarla hasar gördüğünü belirtiyor.

Şubat ayı başında, Avrupa Birliği Rusya'nın bankacılık ve enerji sektörlerini hedef alan yeni yaptırımlar önerdi. Bu önerilen paket, Moskova'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgalinden bu yana 20. Yaptırım paketidir.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yaptırımların yürürlüğe girmesi için 27 AB üye ülkesinin tamamının onayı gerekiyor.

Avrupa Komisyonu ayrıca, Rusya'ya yeniden ihracat riski yüksek olan ülkelere tüm kablosuz cihaz ve ekipmanların ihracatını yasaklamak için ilk kez zorlama önleme aracını devreye sokmayı planlıyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün akşam, Kiev boru hattını yeniden açmazsa Ukrayna'ya acil elektrik tedarikini kesme tehdidini yerine getireceğini söyledi.

Facebook'ta yaptığı bir paylaşımda, “Pazartesi günü (bugün) Ukrayna'ya acil elektrik tedarikinin kesilmesini talep edeceğim” diye yazdı.

“Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya dışında başka bir yerden petrol almamızı isterse, bu bize çok pahalıya mal olsa bile, buna cevap verme hakkımız var” dedi.


Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
TT

Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı açıklamada, ABD ile imzalanan Yeni START anlaşmasının süresinin dolmasının ardından Rusya'nın nükleer güçlerini geliştirmenin artık "mutlak öncelik" olduğunu söyledi.

Kremlin'in himayesinde düzenlenen askeri ve ulusal geçit törenleriyle kutlanan Vatan Savunucuları Günü'nde yayınlanan bir video mesajında Putin, “Rusya'nın güvenliğini garanti altına alan ve dünyada etkili bir stratejik caydırıcılık ve güç dengesi sağlayan nükleer üçlüsünü geliştirmek, mutlak öncelik olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Putin, “ordunun ve donanmanın kapasitesini güçlendirmeye” devam edileceğini ve Ukrayna'da dört yıl süren savaştan elde edilen askeri deneyimlerden yararlanacağını taahhüt etti. Silahlı kuvvetlerin tüm kollarının, “savaş hazırlığı, hareket kabiliyeti ve en zorlu koşullarda bile operasyonel görevleri yerine getirme yeteneği” dahil olmak üzere iyileştirileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasındaki son anlaşma olan Yeni START anlaşması bu ayın başında sona erdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Washington, Rusya Devlet Başkanı'nın her iki tarafın nükleer silah cephaneliği sınırını bir yıl uzatma teklifine yanıt vermedi. Ancak Rusya, Washington da uymaya devam ettiği sürece Yeni START anlaşması kapsamındaki nükleer silah kısıtlamalarına uyacağını açıkladı.


ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

TT

ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

ABD güçleri bir ay içinde Suriye’den tamamen çekilecek

ABD’nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na (DMUK) liderlik eden güçlerinin, DEAŞ’a karşı yürütülen operasyon kapsamında Suriye’den tamamen çekilmeyi planladığı bildirildi. Konuya ilişkin bilgi veren bir Suriye hükümet yetkilisi, bir Kürt kaynağı ve bir diplomatik kaynak, çekilmenin bir ay içinde tamamlanacağını belirtti. Bu açıklama, ülkenin kuzeydoğusundaki bir üssün boşaltılmaya başlanmasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Adı açıklanmayan Suriye hükümet yetkilisi, “Bir ay içinde Suriye’den çekilecekler ve sahadaki hiçbir üslerinde askeri varlık bırakmayacaklar” dedi.

Kürt kaynak da aynı zaman çizelgesini doğrularken, diplomatik kaynak ise çekilmenin 20 gün içinde tamamlanabileceğini belirtti ve Washington’ın Suriye’de hiçbir askeri üs bırakmayacağını vurguladı.

ABD, 2014 yılında DEAŞ’ın Suriye ve Irak’ta geniş topraklar ele geçirmesinin ardından bu örgüte karşı kurulan DMUK çerçevesinde her iki ülkede de asker bulundurmuştu. Örgüt, 2019’a kadar kademeli olarak bu bölgelerden çıkarılmıştı.

Kürt kaynak, ABD’nin bugün Suriye’nin kuzeydoğusundaki ana üsten çekilmeye başladığını ve önceki iki üssü de iki hafta içinde boşalttığını belirtti.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “Haseke’deki DMUK güçlerinin merkezi üssünden askeri ve lojistik araçların Irak yönüne çekilmesi süreci devam ediyor. ABD’nin Suriye’den çekilmesi bir ay içinde tamamlanacak” dedi.

dcfvgthy
Suriye’nin Kamışlı kentinde ABD ordusu devriyesi (Arşiv – Reuters)

ABD ordusu, bu ayın ortasında Suriye’deki stratejik bir üsten tamamen çekildiğini ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini açıkladı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine işaret eden en son adım olarak değerlendiriliyor ve daha geniş çaplı bir Amerikan çekilmesine zemin hazırlayabilir. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre ABD güçleri, Suriye’deki kalan tüm üslerden önümüzdeki iki ay içinde çekilmiş olacak.

Haseke yolunda

Fransız muhabirlerinin aktardığına göre, Kürt güçlerinin son kalesi olan Haseke ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ni bağlayan uluslararası yolda bugün onlarca ağır kamyon görüldü. Kamyonlar, zırhlı araçlar ve önceden inşa edilmiş barınaklarla doluydu ve ABD askerî araçları ve helikopterler eşlik ediyordu.

Kürt kaynak, Amerikan hareketleri, “Haseke’deki DMUK güçlerinin merkezi üssünden askeri ve lojistik araçların Irak yönüne çekilme süreci devam ediyor” cümlesiyle aktardı.

fgthy
ABD, Suriye’deki Kasrak Üssü’nden çekilmeye başladı. (AFP)

Kaynağa göre önümüzdeki günlerde, kuzey ve doğu Suriye’deki iki kalan üsten askeri ve lojistik malzeme, radar sistemleri ve füzelerden oluşan ardışık konvoylar taşınacak. DMUK güçleri, askerlerin çoğunu hava yoluyla çekerken, kara birlikleri konvoylara eşlik edecek.

Hava müdahalesi

Son iki hafta içinde ABD, Tanf Üssü’den ve kuzeydoğudaki eş-Şeddadi yakınlarındaki bir diğer üsten ardışık olarak çekildi. Bu ikinci üs, Kürt güçlerinin DEAŞ mensuplarını tuttuğu bir cezaevine ev sahipliği yapıyordu; geçen ay bölgeye Suriye hükümet güçleri ilerlemişti.

DMUK, bu üsleri DEAŞ’a karşı savaşmak ve son yıllarda örgüte yönelik ağır hava saldırıları düzenlemek için kullanmıştı.

ABD, zaman zaman Suriye’de örgüte ait hedefleri vurduğunu açıklarken, Suriye makamları da aralıklı olarak örgüte bağlı hücrelere karşı güvenlik operasyonları yürütüyor.

Diplomatik kaynak, hem Şam hem Washington’la yakın ilişkisi bulunan ülkesinin bilgisine dayanarak, ABD’nin bölgedeki üslerinden havadan Suriye’ye müdahale edebileceğini, yani DEAŞ’a karşı potansiyel operasyonlar gerçekleştirebileceğini belirtti. Bu açıklama, örgütün iki yıl aradan sonra cumartesi günü yayımladığı ses kaydında hükümet güçleriyle çatışmaya çağrılmasıyla bağlantılı görülüyor.

DEAŞ halen uyuyan hücreler aracılığıyla hareket ediyor ve ara sıra saldırılar düzenliyor; son olarak hükümet güçlerine karşı bir saldırı gerçekleştirdi.

Ocak ayında ise Suriye ordusu, uzun yıllar örgüte karşı sert mücadele veren ve on binlerce militan ile ailelerini kamplar ve gözaltı merkezlerinde tutan Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelere ilerledi.

erg
Bir Amerikan kamyonu, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetinin Kamışlı kenti dışındaki bir otoyolda konvoy halinde ilerliyor. (AFP)

Bu ay içinde Washington, örgüte bağlı olduğu şüphesi bulunan 5 bin 700’den fazla tutukluyu kara yoluyla Irak’a naklettiğini açıkladı.

Aynı dönemde, el-Hol Kampı’nda bulunan ve örgüt üyelerinin ailelerini barındıran kamp, neredeyse tamamen boşaltıldı. Çoğu sakin bilinmeyen bir yere gitmişken, geride kalanlar Suriye’nin kuzeyindeki Halep kontrolündeki başka bir kampa nakledildi.

ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını güçlendirdi ve artan İran gerilimi nedeniyle bölgede iki uçak gemisi ve eşlik eden savaş gemilerini konuşlandırdı. Tahran ise olası herhangi bir saldırıya, bölgede Amerikan askeri hedeflerini vurarak yanıt vereceğini açıkladı.