Mısır deniz suyunu tuzdan arındırma projelerini genişletiyor

İskan Bakanlığı yetkilileri, Dünya Bankası heyetiyle Mısır’da yürütülen içme suyu sektörünün projelerini görüştü. (İskan Bakanlığı resmi sayfası)
İskan Bakanlığı yetkilileri, Dünya Bankası heyetiyle Mısır’da yürütülen içme suyu sektörünün projelerini görüştü. (İskan Bakanlığı resmi sayfası)
TT

Mısır deniz suyunu tuzdan arındırma projelerini genişletiyor

İskan Bakanlığı yetkilileri, Dünya Bankası heyetiyle Mısır’da yürütülen içme suyu sektörünün projelerini görüştü. (İskan Bakanlığı resmi sayfası)
İskan Bakanlığı yetkilileri, Dünya Bankası heyetiyle Mısır’da yürütülen içme suyu sektörünün projelerini görüştü. (İskan Bakanlığı resmi sayfası)

Mısır, su ihtiyaçları ve iklim değişiklikleri kapsamında deniz suyunu tuzdan arındırma projelerini genişletiyor. Mısır Altyapı İşlerinden Sorumlu İskan Bakanı Yardımcısı Seyyid İsmail, içme suyu ve sanitasyon projelerini görüşmek üzere dün Dünya Bankası heyetiyle bir araya geldi. Mısır İskan, Kamu Hizmetleri ve Kentsel Topluluklar Bakanlığı’na göre Dünya Bankası temsilcileri ‘yenilenebilir enerji ve su gibi öncelikli sektörlerde, iletişim, yönetişim ve finansman olmak üzere üç ana temel üzerinden finansman sağlamak için bütüncül bir yol haritası olacak bir Mısır programı hazırlandığına’ işaret ettiler.
İsmail konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İklim değişiklikleri ışığında su ihtiyaçlarını karşılamada içme suyu ve atık su hizmetleri sektörünün metodolojisi; deniz suyunu tuzdan arındırma tesislerinin artırılması, özel sektörün deneyimlerinden faydalanılması ve deniz suyunu tuzdan arındırma tesislerinde kullanılan bileşenler için yerel sanayiyi destekleyerek yerel sanayinin teşvik edilmesi de dahil olmak üzere bir dizi başlığı kapsıyor. Deniz suyunu tuzdan arındırmaya yönelik stratejik planın karşı karşıya olduğu sıkıntılar ele alınıyor. Su şebekelerinden kaynaklanan kayıpların azaltılması ve güneş enerjisi kaynakları gibi (geleneksel olmayan) enerji kaynaklarını dikkate alarak tuzdan arındırma tesisleri için modern teknolojiyi alıp yerelleştirebilen ulusal firmalara ve şirketlere öncelik verilmesi gerekliliği üzerinde duruluyor.”
İskan Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre İsmail, ‘Mısır devletinin, enerji ve su tüketiminde tasarrufa teşvik etmeye ve yeşil bir ekonomi ile yenilenebilir enerjiye geçişi sağlamaya yönelik plan ve tedbirlerine’ işaret etti. Ayrıca ‘iklim değişikliğiyle mücadele etme ve olumsuz etkilerine uyum sağlama çabalarını destekleyip güçlendirmenin ve bu doğrultuda tüm tarafların mevcut siyasi iradesini ve uluslararası ivmesini ve Mısır'ın iklim dosyasını yönetme vizyonunu temel almanın önemine’ dikkat çekti. İsmail sözlerini şöyle sürdürdü:
“Su güvenliğini korumak için Mısır illeri düzeyinde tuzdan arındırma projelerini ilerletmek için gösterilen çabalar, Mısır devletinin vizyonunun, siyasi iradesinin ve devletin bakanlıkları ve kurumları ile çeşitli paydaşlar arasındaki yapıcı iş birliği ve eksiksiz koordinasyonun sonucudur.”
Aynı bağlamda Mısır Senatosu Tarım ve Sulama Komitesi perşembe günü Mısır hükümetinin ‘deniz suyunu tuzdan arındırma projelerini genişletmesini’ tavsiye etti.
Mısır, su kaynaklarının yetersizliğinden mustarip. Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı'na göre Mısır’ın su ihtiyacı 114 milyar metreküp iken kaynaklarda 74 milyar metreküp su olduğu tahmin ediliyor. Mısır, Nil nehrindeki 55,5 milyar metreküplük su payına yüzde 90’dan fazla oranda bağımlıyken Etiyopya’nın Nahda Barajı'nı çalıştırmasıyla bu payda bir azalma olması bekleniyor. Etiyopya'nın aşağı havza ülkelerinin (Mısır ve Sudan) protestolarına rağmen, Nahda Barajı rezervuarının üçüncü dolum aşamasının tamamlandığını açıklamasının ardından Mısır, Nil suları üzerindeki ‘haklarından’ vazgeçmeyeceğini tekrar vurguladı. Mısır, geçtiğimiz temmuz ayının sonunda meseleye dahil üç ülke ile bir anlaşmaya varılmadan Etiyopya'nın yağmur mevsiminde Nahda Barajı'nı ‘tek taraflı’ olarak doldurmaya devam etme planlarını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde protesto etmişti.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.