Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic: 'Arnavutlarla yapılan görüşmeler başarısız'

AA
AA
TT

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic: 'Arnavutlarla yapılan görüşmeler başarısız'

AA
AA

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosovalı Arnavutlarla yapılan görüşmelerin başarısız, arabulucular ile yapılan görüşmelerin ise zor geçtiğini söyledi.
ABD Batı Balkanlar Özel Temsilcisi Gabriel Escobar ve Avrupa Birliği Belgrad-Priştine Diyaloğu Özel Temsilcisi Miroslav Lajcak'ı perşembe akşamı kabul eden Vucic, bugün yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "Kosova'daki Arnavutlarla yapılan görüşmeler başarısız, arabulucularla yapılan görüşmeler ise son derece zor geçti." dedi.
Sırbistan'ın her zaman "görüşmelere ve uzlaşmacı çözümlere" açık olduğunu kaydeden Vucic, "Herhangi bir çözüme ulaşamadık. Araç plakaları konusunda bir anlaşmaya varılamadı ve belli ki Priştine bu kararını 1 Eylül'den itibaren uygulamaya başlayacak." diye konuştu.
Vucic, "(Kosova Başbakanı) Albin Kurti, yaptığı propaganda ve Sırpça hitaplarıyla, (Sırpları) kendi ülkeleri Sırbistan'dan vazgeçmeye ikna edeceğinden emin." ifadesini kullandı.
Kosova'daki Sırpların, Sırbistan'a girişlerinde Sırbistan dokümanlarını kullanabilmeleri için Avrupa Birliğinden (AB) "garanti" istediğini kaydeden Vucic, bu konuda cevabın birkaç gün içerisinde gelmesini beklediğini ancak AB'nin bu garantiyi sağlamaması halinde hiçbir konuda anlaşmaya varamayacaklarını söyledi.

Mevcut Başbakan Ana Brnabic yeni hükümette olacak
Ülkede 3 Nisan'da gerçekleştirilen seçimlere de değinen Vucic, mevcut Başbakan Ana Brnabic'in yeni hükümette olmasını uygun gördüğünü belirtti.
Vucic, ülkede 2024'te hükümette "belli değişiklikler" olacağına dikkati çekerek, Brnabic'in bu tarihe kadar başbakanlık görevine devam etmesinin doğru olacağını kaydetti. Vucic, hükümette yapılması planlanan değişiklikler hakkında bir açıklama yapmadı.
Brnabic'in başbakan olarak kalmasının ülkesi için daha iyi olacağını ifade eden Vucic, "Böyle biriyle çalıştığım ve yetenekli, eğitimli, çalışkan ve hepsinden önemlisi Sırbistan'a sadık bir kadını bu pozisyona aday gösterdiğim için gurur duyuyorum." diye konuştu.

LGBT grubunun düzenlemeyi planladığı yürüyüş iptal edildi
Vucic, LGBT grubunun eylülde ülkede düzenlenmeyi planladığı yürüyüşün iptal edildiğini duyurdu.
Yürüyüşün iptal edilmesinden mutluluk duymadığını ifade eden Vucic, etkinliğin, Sırbistan'ın içinde bulunduğu siyasi durumlar, Kosova ile ülkesi arasındaki problemler ve 1 Eylül'de düzenlenecek "Açık Balkan" görüşmeleri dolayısıyla iptal edildiğini söyledi.

Kosova-Sırbistan gerginliği
Kosova hükümeti, temmuz sonunda, ülkede yaşayan Sırplar dahil herkesin Kosova kimlik kartı ve plakasına sahip olması zorunluluğu getirileceğini açıkladı. Kosova'daki Sırplar, buna tepki göstererek ülkenin kuzeyindeki sınır geçişlerini kapattı ve ülkede gerilim arttı.
Kosova hükümeti, daha sonra Sırbistan ile sınır kapılarına giden yollara konulan tüm barikatların kaldırılması şartıyla krize neden olan uygulamayı 1 Eylül'e erteleme kararı aldı.
NATO'nun Kosova Gücü (KFOR) bölgede istikrarın bozulması halinde müdahale etmeye hazır olduğunu açıkladı.



Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
TT

Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)

ABD medyası dün, ABD'nin İran'a karşı ABD-İsrail saldırılarının başlamasından üç hafta sonra yakın bir kara harekatının işareti olabilecek şekilde, Ortadoğu'ya ilave deniz piyadeleri konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

Bu haberler, Axios'un Trump yönetiminin Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak için İran'ın stratejik Hark Adası'nı ele geçirmeyi düşündüğünü ve bu görevin deniz piyadelerine verilebileceğini bildirmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Wall Street Journal, Washington'un Kaliforniya'da konuşlanmış USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nden 2 bin 200 ila 2 bin 500 deniz piyadesini konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

CNN ise binlerce deniz piyadesi ve denizcinin Ortadoğu'ya konuşlandırılmasının beklendiğini bildirdi. Her iki haber de isimsiz ABD kaynaklarına dayanıyordu.

Bu haberlerle ilgili sorulara yanıt olarak, Deniz Piyade Kolordusu, USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin "denizde konuşlandırıldığını" söylerken, ABD Üçüncü Filosu ise "rutin operasyonlar yürüttüğünü" belirtti.

Bir hafta önce ABD medyası, en az üç gemiyle Ortadoğu'ya yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesinin konuşlandırılacağını ayrı bir haber olarak duyurmuştu.

 


Beyaz Saray: Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın Hark Adası'nı istediği zaman "kontrol edebilir"

İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (EPA)
İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (EPA)
TT

Beyaz Saray: Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın Hark Adası'nı istediği zaman "kontrol edebilir"

İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (EPA)
İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (EPA)

Beyaz Saray dün yaptığı açıklamada, Donald Trump yönetiminin petrol zengini İran'ın Hark Adası'nı işgal etme veya abluka altına alma planlarını değerlendirdiğine dair haberlerin ardından, Amerika Birleşik Devletleri'nin istediği zaman adayı "yok edebilecek" kapasitede olduğunu belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Axios'un bir haberine ilişkin değerlendirmede bulunan Beyaz Saray Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, "ABD ordusu, başkanın emriyle her an Hark Adası'nın kontrolünü ele geçirebilir" ifadelerini kullandı.

"Titiz bir planlama süreci sayesinde, tüm ABD yönetimi İran terörist rejiminin alabileceği her türlü eyleme karşı hazırlıklıydı ve hâlâ da öyledir... Başkan Trump, İran'ın seyrüsefer özgürlüğünü ve enerji tedarikini sekteye uğratmaya çalışacağının tamamen farkındaydı ve 40'tan fazla mayın döşeme gemisini imha etmek için zaten harekete geçmişti" şeklinde konuştu.


İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İngiliz hükümeti bugün ABD'ye, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran füze mevzilerine saldırı düzenlemek üzere İngiltere'deki askeri üsleri kullanma izni verdi.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, İngiliz bakanların bugün İran'la savaş ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması konusunu görüşmek üzere bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgenin kolektif savunması için ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına izin veren anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze mevzileri ve kapasitelerini imha etmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit ettiler” denildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bu hafta, Londra'nın İran'a karşı bir savaşa sürüklenmeyeceğini açıklamıştı.

Başlangıçta, herhangi bir askeri harekatın meşruiyetinden emin olunması gerektiği gerekçesiyle, İran'a saldırı düzenlemek için İngiliz üslerinin kullanılması yönündeki ABD talebini reddetmişti.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Ancak Starmer, İran'ın Ortadoğu'daki İngiliz müttefiklerine saldırılar düzenlemesinin ardından tutumunu değiştirdi ve ABD'nin Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait Fairford Hava Üssü ile Hint Okyanusu'ndaki ortak ABD-İngiltere üssü Diego Garcia'yı kullanabileceğine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın başlamasından bu yana Starmer'a defalarca saldırdı ve onun yeterli destek sağlamadığını söyledi.

Trump pazartesi günü, “bazı ülkelerin beni büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrattığını” söyledi ve ardından bir zamanlar “ABD'nin en iyi müttefikleri” olarak nitelendirdiği İngiltere'yi özellikle zikretti.

Bugün yayınlanan Downing Street bildirisi, «gerginliğin acilen azaltılması ve savaşa hızlı bir çözüm bulunması» çağrısında bulundu.

İngiltere’deki kamuoyu yoklamaları, savaş konusunda yaygın bir şüphe olduğunu gösteriyor; YouGov’un yaptığı ankete katılanların yüzde 59’u, ABD-İsrail saldırılarına karşı olduklarını belirtti.