Trablus'taki gelişmeler çatışma korkularını yeniden alevlendiriyor

Libya'nın başkentindeki çatışmaların etkileri (Trablus belediyesi)
Libya'nın başkentindeki çatışmaların etkileri (Trablus belediyesi)
TT

Trablus'taki gelişmeler çatışma korkularını yeniden alevlendiriyor

Libya'nın başkentindeki çatışmaların etkileri (Trablus belediyesi)
Libya'nın başkentindeki çatışmaların etkileri (Trablus belediyesi)

Libya başkentindeki öfkeli durum, Abdulhamid Dibeybe ve Fethi Başağa hükümetlerinin destekçileri arasında her an bir çatışma patlak verebilecek şekilde tırmandı. Libya’nın son iki yılda tanık olmadığı eşi benzeri görülmemiş bir hazırlık şu an Trablus ve çevresindeki silahlı oluşumlar tarafından yapılıyor.
Yeni bir kriz korkusu uyandıran ve ciddi bir siyasi tıkanıklığa tanık olan Libya'nın başkenti Trablus'ta dün gece iki silahlı grup arasında şiddetli çatışmalar çıktı.
Libya’da iki rakip hükümet nedeniyle yaşanan siyasi kaosun devam ettiği dönemde gerçekleşen çatışma, şehrin bazı mahallelerinde ağır ve hafif silahlarla gerçekleşti. Başkent Trablus'taki söz konusu çatışmalarda onlarca sivil hayatını kaybetti ve yaralandı, ayrıca çapraz ateşte çok sayıda bina da yandı.
Trablus'un (Batı Libya) Bab Bin Gaşir bölgesi sakinleri, Cuma gecesi boyunca ve bu sabaha kadar devam eden top sesleri nedeniyle geceyi büyük bir korku ve dehşet içinde geçirdiklerini ve bu sabaha kadar çevrede birçok binada hasar meydana geldiğini söyledi.
Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), Trablus'un merkezinde, yoğun nüfuslu ve sivil mahallelerde tanık olunan ve daha önceki savaşları ve geride bıraktıkları trajedileri anımsatan bir sahnede halkı dehşete düşüren şiddetli çatışmaları kınadığını açıkladı.

Dibeybe hükümeti, ‘kanın akmasını önlemek için tüm partileri yıl sonunda seçimlere gitmeye mecbur bırakacak bir öz inisiyatifle müzakerelere başlandığını’ açıkladı. Dibeybe hükümeti Başağa'yı şiddet ve kaos yerine barışçıl bir çözüme yönelik olumlu belirtiler ortaya çıkınca son anda kaçmakla suçladı.
Dibeybe hükümeti, ‘saldırganlığı ve ihaneti’ kınarken, bu krizden istikrar ve güvenlik için çıkmak adına genel olarak Libya halkı ve özelde Trablus sakinlerinin yanında durduğunu vurguladı.
UBH, ‘vatana ve halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmekten, güvenliğini ve istikrarını korumaktan, şehirde kaos ve fitne çıkaranların elini kesmekten geri adım atmayacağına’ söz verdi.
Fethi Başağa hükümeti, UBH’nin açıklaması hakkında yorum yapmadı, ancak bu çatışmaların, Başağa'ya sadık tüm güçler ile rakibi Dibeybe arasında beklenen daha geniş çatışmalar için bir başlangıç olduğu görülüyor.
Trablus Ambulans ve Acil Servisi, El-Maarri Caddesi'nde bir kadının yaralandığına dair bilgi aldığını ancak bu sabah, ambulans ekiplerinin bölgedeki bu çatışmalar ışığında harekete geçemediğini açıkladı. Bölgede mahsur kalan başka onlarca aile bulunuyor.
Libya'daki Arap İnsan Hakları Örgütü, Trablus'taki çatışmaların bir an önce durdurulması ve Trablus'taki hastanelere koruma sağlanması çağrısında bulunarak, zaman zaman yenilenen bu çatışmalarda temelden bir çözüme ulaşılamamasının siviller arasında çok sayıda can kaybı ve yaralanmaya yol açtığını kaydetti.
Örgüt, bu çatışmaları kınarken, sükûnet ve itidal çağrısında bulunarak başkentte istikrarın yeniden sağlanması için acil müdahale talep etti. Örgüt ayrıca sağlık personeline koruma sağlanmasının yanı sıra temel tıbbi ve yaşam malzemelerinin sağlanması için destek çağrısında bulundu.
Trablus Belediyesi sivilleri korumak için hızlı bir şekilde müdahale çağrısında bulunurken, belediye meclisi ve Trablus sakinleri başkentte kötüleşen koşullardan parlamentoyu, Danıştay'ı, Başkanlık Konseyi'ni ve iki hükümeti sorumlu tutuyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.