Dibeybe, Trablus'a yönelik saldırının başarısız olduğunu vurgulayarak sorumluların cezalandırılacağını belirtti

Başsavcı, başkentteki çatışmalarla ilgili olarak Başağa ve diğer sorumlular için tutuklama emri çıkardı

Dibeybe, Trablus’ta yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden kurbanlardan birinin taziyesinde (Libya Birlik Hükümeti)
Dibeybe, Trablus’ta yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden kurbanlardan birinin taziyesinde (Libya Birlik Hükümeti)
TT

Dibeybe, Trablus'a yönelik saldırının başarısız olduğunu vurgulayarak sorumluların cezalandırılacağını belirtti

Dibeybe, Trablus’ta yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden kurbanlardan birinin taziyesinde (Libya Birlik Hükümeti)
Dibeybe, Trablus’ta yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden kurbanlardan birinin taziyesinde (Libya Birlik Hükümeti)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, paralel İstikrar Hükümeti Başbakanı Fethi Başağa'nın başkent Trablus'a yönelik saldırısının başarısız olduğunu ve sona erdiğini açıkladı. Başağa, Birlik Hükümeti güçlerinin Başağa'ya bağlı milisleri kovalamaya başladığını belirterek, saldırı girişimine dâhil olan askeri veya sivil herkesin cezalandırılacağı sözünü verdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, çatışmalar büyük ölçüde dursa da Eyüp Ebu Ras komutasındaki Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’na bağlı bir grup, başkentin güneyindeki Ayn Zara’da Başağa'ya bağlı olan Heysem el-Tacuri komutasındaki bir gruba saldırdı. Bölgede dün (pazartesi) sabah erken saatlerde, insansız hava araçlarının uçuşuyla aynı zamana denk gelen güçlü bir patlama duyuldu.
Yayınlana video görüntülerinde, Dibeybe'ye bağlı ‘ortak kuvvet’ güçlerinin, Başağa’ya bağlı güçlerin ilerlemesini engellemek amacıyla Zliten'den Dafniya'ya kadar olan sahil yoluna takviyeler gönderdiği görüldü.
Başağa’ya bağlı tüm güçler Trablus'tan çekilirken, Ulusal Birlik Hükümeti güçleri tüm askeri ve sivil karargâhların kontrol altına alındığını ve silahlı grupların şehrin dışına itildiğini edildiğini duyurdu.
Yerel basın, ‘7 Nisan Karargâhı’nın kontrolü ve Usame el-Cüveyli komutasındaki Başağa'ya sadık güçlerin geri çekilmesinin ardından el-Bakara Tugayı ve Dibeybe’ye bağlı diğer grupların Havaalanı Yolu ile Cibs bölgesinin kesiştiği noktadaki kutlamalarını izledi.
Öte yandan, Abdurrauf Kara liderliğindeki Özel Caydırıcı Güç, istihbarat teşkilatı eski başkan yardımcısı ve Başağa destekçisi Mustafa Kaddur komutasında olan ve Nevasi Güçleri adıyla bilinen ‘Sekizinci Kuvvet’ milislerine bağlı askeri karargâhı ve dinlenme kamplarından birini yıkma kararını uygulamaya başladı. Nevasi Güçleri, ihanet suçlamalarını reddederek, Abdurrauf Kara’yı acımasız bir ikiyüzlü olarak nitelendirdi.
Dibeybe, dün bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada, Trablus'a yönelik saldırı girişiminin geri dönüşü olmayacak bir şekilde sona erdiğini ve yıllardan beri Libyalıların tepesine çökenlerin projelerinin akamete uğradığını ifade ederek, “Seçim rüyası yaklaşıyor” dedi.
Trablus'taki çatışmalarda hayatını kaybeden kurbanlardan bazılarının ailelerine taziye ziyaretinde bulunan Dibeybe konuşmasına şöyle devam etti:
“Trablus'a yönelik saldırı başlatanlar, ülke için istikrar istemeyen uluslararası güçlerin maşası oldular. Saldırıya hazırlanan gruplar, Trablus sınırlarında seferber oldu ve yerleşim yerlerini kontrol altına alabilmek için bubi tuzakları kurdular. Saldırı başarısız oldu. Düşman mağlup olarak geri döndü. Başağa ve destekçileri iktidar uğruna döktükleri masum kanı üzerinde yürürken, hayal kırıklığı içinde geri döndüler.”
Dibeybe, Temsilciler Meclisi başkanına hitaben yaptığı konuşmada, “Paralel İstikrar Hükümeti başarısız oldu. İnsanlar, yeni bir hükümet fikrine aldanacak kadar aciz değil. Bu, meşruiyetini yitiren bedenlerinizin bir kuruntusu” ifadelerini kullandı. Temsilciler Meclisini seçimler için anayasal bir zemin bulmaya davet eden Dibeybe, “Libya'da demokrasi bugüne kadar sağlanamadı... Hepimiz gidelim, ama seçimler yoluyla” dedi.
Öte yandan, Ulusal Birlik Hükümetinin Askeri Savcısı, Trablus çatışmalarından sorumlu olan Başağa ve diğer yetkililer için tutuklama emri çıkardı. Ayrıca, polis, Askeri İstihbarat, istihbarat servisleri, iç güvenlik servisi için soruşturma talep etti. Askeri İstihbarat eski başkanı Usame el-Cüveyli, İstikrar Hükümeti Sözcüsü ve Sağlık Bakanı Osman Abdülcelil, Müslüman Kardeşler komutanı Muhammed Savan’a Trablus'a saldırmak suçlaması ile seyahat yasağı getirilmesi ve tutuklanmalarını talep etti.
Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanı Bedreddin el-Tumi, son çatışmalardan etkilenen mahalleler, güvenlik merkezleri ve hizmet kurumlarında yaptığı incelemede, yetkili kurulun zarar tespiti yapabilmesi için olaylara ilişkin kanıtların polis karakollarında ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. İçişleri Bakanlığı, Halkla İlişkiler Müsteşarı Mahmud Said’in başkentin güvenliğini sağlamak, güvenlik ihlallerini önlemek, kamu ve özel mülkleri korumak için devriyelerin çalışmalarını artırmak ve gerekli düzenlemeleri görüşmek üzere bir toplantı yaptığını açıkladı.
Diğer yandan Başağa, Trablus'taki silahlı çatışmalardan Dibeybe hükümetinin sorumlu olduğunu söyledi. Başağa, konuşmasında, “Cenevre kararlarına göre, görev süresi dolan Dibeybe komutasındaki suç gruplarının Trablus'ta neden olduğu kargaşayı ve sivilleri terörize etme durumuna birlikte şahit olduk. Dibeybe ve silahlı çeteleri, iktidara sıkı sıkıya sarılmaları ve Libyalıların iradesini ve iktidarın barışçıl bir şekilde devrini kabul etmemeleri nedeniyle dökülen kandan ve olacaklardan sorumludur” ifadelerini kullandı. İstikrar Hükümetinin demokrasi ilkelerine bağlı bir anayasal siyasi sürecin sonucunda ortaya çıktığını ve meşru olduğunu savunan Başağa, hükümetinin, halkın ve yasama kurumlarının iradesine tabi olduğunu ve yalnızca kamu yararını hedeflediğini belirtti.
Başkanlık Konseyi, son gelişmeleri ele almak için dün akşam yapılan olağanüstü toplantının ardından, herkesi ülkenin istikrarı için sorumluluk almaya ve ülkeyi olası bir savaştan uzak tutmaya çağırdı. Konsey tarafından yapılan açıklamada, istikrar ve ulusal uzlaşma yolunda sağlam adımlar atıldığı, siyasi bölünmeyi sona erdirme ve kurumları birleştirme amacıyla kazanımların boşa harcanmayacağı vurgulandı.
Öte yandan Uluslararası Kurtarma Komitesi, çatışmalar nedeniyle Trablus'taki bazı programlarını geçici olarak askıya aldığını duyurdu. Yapılan açıklama, “Çatışmalar azalmış olsa da sahadaki gerginlik devam ediyor. Sahadaki durum, can kaybına yol açacak bir şekilde her an tırmanabilir” denildi. Komite, tüm tarafları, saldırıları durdurmaya ve sivillerin ve sivil tesislerin korunmasını sağlamaya davet etti.
Diğer taraftan, İngiliz hükümeti Kuzey Afrika İşlerinde Sorumlu Devlet Bakanı Tarık Ahmed, İngiltere'nin Trablus'ta meydana gelen şiddeti kınadığını ifade etti. Ahmed, dün akşam yaptığı açıklamada, ülkesinin, savaşın derhal durdurulması ve tüm tarafların BM himayesinde diyaloga girmesi çağrısında bulunduğunu belirtti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.