Husilerin Taiz'in batısındaki saldırısı püskürtüldü

Yemen ordusunun Taiz Valiliği'ndeki devriyeleri sürüyor. (Yemen Ordusu internet sitesi)
Yemen ordusunun Taiz Valiliği'ndeki devriyeleri sürüyor. (Yemen Ordusu internet sitesi)
TT

Husilerin Taiz'in batısındaki saldırısı püskürtüldü

Yemen ordusunun Taiz Valiliği'ndeki devriyeleri sürüyor. (Yemen Ordusu internet sitesi)
Yemen ordusunun Taiz Valiliği'ndeki devriyeleri sürüyor. (Yemen Ordusu internet sitesi)

Yemen ordusu güçleri, askeri ateşkesin 2 Nisan'da yürürlüğe girmesinden bu yana Husilerin Taiz’e yönelik en şiddetli saldırısını püskürttü.
Yemen hükümeti pazartesi günü yaptığı açıklamada, Taiz şehrinin batısında gerçekleşen bu saldırıyı, Husi savaşını sona erdirmeyi ve barışı sağlamayı amaçlayan BM ve uluslararası girişimlere karşı bir meydan okuma olarak niteledi.
Askeri kaynakların aktardığına göre milislerin her türlü ağır silahı kullandığı saldırı, muhtemelen kuşatma altındaki Taiz şehri etrafındaki baskıyı sıkılaştırmayı ve Ed-Dabab yolunu batıdan kontrol etmeyi amaçlıyordu. Bu saldırı, darbe grubunun şehir kuşatmasını sona erdirmeyi ve uluslararası ateşkes altında yolları açmayı kabul etmemesi ile aynı zamanda gerçekleştirildi.
Yemen ordusunun yaptığı açıklamada, grubun hamlesine yanıt olarak yapılan karşı saldırıda Husi milislerinin saha komutanları da dahil olmak üzere 23 kişinin öldüğü, 30 kişinin de yaralandığı kaydedildi.
Ordudan yapılan açıklamaya göre saldırı yaklaşık 10 saat sürdü. Buna, Husi milisleri tarafından Ulusal Ordu mevzilerine ve Ed-Dabab bölgesindeki yerleşim yerlerine BM ateşkesini açıkça ihlal ederek çeşitli silahlarla ateşlenen şiddetli bombardıman eşlik etti.
Yemen Dışişleri Bakanlığı milislerin pazar akşamı Taiz şehrinin batısındaki Ed-Dabab bölgesine saldırdığını duyurdu. Söz konusu saldırı Taiz şehrini Aden valiliğine bağlayan tek arteri kesmek ve bölgeyi kontrol etmek amacıyla pazartesi sabahına kadar devam etti.
Açıklamada, saldırı sonucu Taiz askeri eksenine bağlı hükümet güçleri saflarında 10 ölü ve 7 yaralı kaydedildiği belirtildi.
Yemen hükümetinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Milis saldırısı, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler'in Yemen'de siyasi çabaları yeniden başlatmak ve barışı sağlamak için ateşkes uyguladığı bir zamanda geldi. Saldırı savaşı sona erdirmeye, barışı sağlamayı amaçlayan tüm girişimlere ve çabalara açık bir meydan okumadır. İnsani ateşkesi genişletme çabalarını baltalama ve yedi yıldır kuşatma altında olan Taiz şehrinde kuşatmayı dayatma girişimidir. Husi milisleri, Taiz’deki ana yolları açma taahhüdünü yerine getirmiyor. Yemen hükümeti, Husi milislerinin ateşkesi ihlal etmesine ve ateşkes şartlarını uygulama taahhüdünden geri adım atmasına izin vermeyecek. Husi milisleri bunun sonuçlarına katlanacak.”
Yemen hükümeti, Husilerin gerilimi artırmasını ‘tehlikeli’ olarak nitelendirirken, uluslararası elçiyi sorumluluklarını üstlenmeye ve Husi grubunun Taiz'deki bu canice eylemlerini kınamaya çağırdı. Hükümet ayrıca uluslararası toplumdan ‘uluslararası hukuk ve sözleşmeler uyarınca sorumluluklarını üstlenmesini’ istedi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Abduh Mecelli şu açıklamada bulundu:
“Üçüncü kez ilan edilen BM ateşkesine ve siyasi ve askeri liderliğin direktiflerine uygun olarak ordu güçleri ateşkese tamamen bağlılığını sürdürüyor. Husi milisleri, ateşkesi barbarca istismar etti. Milisler askeri bölgeleri ve sivil yerleşimleri hedef almaya devam ediyor. Sonuç olarak, düzinelerce silahlı kuvvetler mensubu ve sivil öldü, birçoğu da yaralandı. Tesislerde ve konutlarda maddi hasar meydana geldi. Taiz kentinde kuşatmaya ve yolların kapatılmasına devam edildi.”
Yemen Ordu Sözcüsü basına verdiği brifingde, BM ateşkes anlaşmasının ikinci kez uzatılması ve 2 Ağustos'ta tekrarlanmasından bu yana savaş cephelerindeki saha gelişmeleri ve Husi milisleri tarafından işlenen ihlallere işaret etti.
Milislerin 26 gün boyunca Marib, Taiz, El-Cevf, Hacca, Ed-Dali, Hudeyde, Abyan ve Saada illerinde tüm cephelerde ve çatışmalarda bin 436 ihlal gerçekleştirdiğini vurgulayan Mecelli sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ordu kuvvetlerinin keşif unsurları, son 26 gün içinde Marib vilayetinde Husi milislerinin 309 ateşkesi ihlal ettiğini gözlemledi. Husi ihlalleri füze ve bomba taşıyan patlayıcı insansız hava araçlarıyla ordu mevzilerini hedeflemenin yanı sıra barikatlar, siperler ve tahkimatlar oluşturmak, topçu, orta silahlar ve çeşitli kalibrelerle ordu mevzilerini hedef almak ve keskin nişancılar konuşlandırmak şeklinde gerçekleşti. Beşinci Askeri Bölge güçleri, Hacca Valiliği'nde (kuzeybatı) Abes ve Harad cephelerinde 217 ateşkes ihlali önledi. Bu ihlaller, kuvvetlerin mevzilerini top ve orta silahlarla hedef alarak ve sızma girişiminde bulunarak yapıldı. Ed-Dali vilayetinin cephelerinde 32 ateşkes ihlali gerçekleşti. Milisler ‘mevkilerini silahlar ve unsurlarla güçlendirmek, ordu kuvvetlerinin pozisyonlarını çeşitli kalibre ve silahlarla hedef almak ve muharebe takviyeleri göndermek’ uygulamalarında bulundular.”
Mecelli ayrıca milislerin, Huveyşan bölgesinde hendekler kazmaya, mayın yerleştirmeye ve valilikteki çeşitli cephelere silah ve savaş teçhizatı göndermeye devam ettiklerini, El-Cevf vilayetindeki çeşitli cephelerde ise 60 ateşkes ihlali gerçekleştirdiğini bildirdi.
Yemen Ordu Sözcüsü, milislerin Abyan vilayetinde çeşitli muharebe cephelerinde grubun 15 ateşkes ihlaline imza attığını kaydetti. Tuğgeneral Mecelli, Saada vilayetindeki cephelerde ise Husi milislerinin orta ve hafif silahlarla ordu güçlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmeye devam ettiğini vurguladı. Valiliğin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen ateşkes ihlallerinin sayısı 20'ye ulaştı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.