NATO’da üst seviyelere yükselen Rus ajan

Rus ajan Maria Adela Kohfeldt Rivera. (Twitter)
Rus ajan Maria Adela Kohfeldt Rivera. (Twitter)
TT

NATO’da üst seviyelere yükselen Rus ajan

Rus ajan Maria Adela Kohfeldt Rivera. (Twitter)
Rus ajan Maria Adela Kohfeldt Rivera. (Twitter)

ABD 6. Filo Komutanı, NATO’nun her yıl Napoli’deki karargahında düzenlediği akşam yemeği partisindeki konuklardan ve yetkililerden NATO şerefine kadeh kaldırmalarını istedi. Kadeh kaldıranlar arasında Rusya Askeri İstihbarat Dairesi’nden (GRU) bir ajanın da olduğunu tahmin edemezdi. Daha sonra ortaya çıkan bilgilere göre bu ajanın Rusya’nın Avrupa’daki NATO karargahlarındaki en önemli operasyonlarından birindeki en yetkili isimlerden olduğu ortaya çıktı.
İtalya merkezli La Repubblica ve Almanya merkezli Der Spiegel gazetelerinin yürüttüğü araştırmalarına göre sahte bir isme sahip gizemli kadının, Rusya’nın yürüttüğü yaklaşık 10 yıllık operasyonda önemli bir role sahip olduğu ortaya çıktı. Maria Adela Kohfeldt Rivera adlı bu kadın, kandırdığı insanlara Peru’da Alman bir baba ve Perulu bir annenin çocuğu olduğunu söyledi. Anne ve babasının 1980 yılındaki olimpiyat müsabakalarının düzenlediği Moskova’ya acil bir görevle gittiğini ve Peru’nun başkenti Lima’ya geri döndüklerini, kendisinin ise Moskova’da büyüdüğünü anlattı.
Rivera, 30 yaşında İtalya’ya yerleştiğinde altı dili akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Napoli’ye taşınmadan önce Roma yakınlarında yaşadı. Rus ajan, burada NATO askeri üssünün üst düzey isimleri ve şehirdeki ABD 6. Filo’su yetkilileri ile yakın ilişkiler kurdu. Mücevher imalat şirketi sahibi olduğunu iddia ederek ilişki ağlarını genişletti. Rivera’yı tanıyanlar, onun 2018’de gözden kaybolup izini kaybettirmeden önce ‘erkeklerin kalbini kırdığını’ belirtti.
Gazetelerin yürüttüğü araştırmada söz konusu kadının çift taraflı Rus ajan Sergei Skripal ve Bulgaristanlı tacir Emilian Gebrev’in Londra’da öldürüldüğü saldırının ardından ortadan kaybolduğu belirtildi. Rivera, Kremlin’in kendisine sağladığı, seri numaralarının birbirine benzediği üç pasaport ile bir süre gizlendi. Ardından İtalya’ya gitti.
Rivera, 2009 ve 2011 yılları arasında Cosmopolitan’ın o zamanki editörü Marcelle D’Argy Smith ile yakın ilişki kurduğu Roma’ya taşındı. 2010 yılında doğum günü için düzenlediği büyük bir partide Smith ile tanışan Rivera kendisine Paris’te gemoloji alanında eğitim aldığı yalanını söyledi. Şirketi olduğunu belirten Rus ajan, evlenmek üzere olduğu nişanlısının yaşadığı Malta’yı da sıkça ziyaret etti.
2013 yılında Napoli’ye taşınan Rus ajan, Napoli’de kuyumcu atölyesi kurdu ve kendisine NATO karargahına yakın bir yerde, şehrin körfezine bakan lüks bir daire kiraladı. Ardından uluslararası markaların mağazaların bulunduğu Manzoni Caddesi’nde Serein ismiyle kendi mağazasını açtı. Rus ajanın lüks ürünler sergilediği galeri, ünlülerin ve zenginlerin buluşma yeri oldu. Öyle ki ABD konsolosu ve eşi de galeriyi ziyaret eden isimler arasındaydı.
Araştırmacılar tarafından elde edilen bilgilere göre Rivera, ünlü ve geniş nüfuzlu çevrelere girmeye çalışırken lüks ürünlerini satmakla uğraşmadı. Rivera, ABD merkezli bir organizasyon olan Lions Club’ın Napoli şubesinin sekreteri oldu. Napoli şubesi, NATO subayları tarafından kuruldu. Kulüp, NATO operasyonları ve ABD’nin 6. Filosu’nun Avrupa’daki faaliyetlerini yöneten kişilerin olduğu bir yerdi.
Rivera, 2015 yılında kulüp sekreteri olarak atanarak kulüp üyelerinin kişisel bilgilerine erişti. Bazı üyeler ile yakın arkadaş oldu, bazıları ile de romantik ilişkiye girdi.  Rivera, o zamanki ABD Afrika Kuvvetleri Komutanlığı (AFRICOM) ve Avrupa Kuvvetleri (EUCOM) Müffetişi Sheila Braynt ile yakın arkadaş oldu. Bryant, ABD’nin Irak’taki kuvvetlerinin eski komutanı olan ve daha sonra eski ABD Savunma Bakanı Jim Mattis’in yardımcısıydı ve Harvard eğitimi almış bir avukattı.
Bryant, kendisinin ve eşinin Rivera ile ilişkisinde askeri konularda bahsetmediklerini, sadece sosyalleştiklerini bildirdi. Bryant ve eşi, Rivera’nın etrafındaki erkekler ile yaşadığı sorunlarda kendisine yardımcı olduğunu belirtti. Rivera’nın sorun yaşadığı isimler arasında ABD’li, Alman, Belçikalı ve İtalyan askeri personeli de vardı.
Elde edilen diğer bilgilere göre Rivera, NATO Komutanlığı’ndaki Veri Sistemleri Direktörü ile çalkantılı bir ilişkiye sahipti. Direktör, görevinden istifa etmeden önce NATO’daki hassas bilgi sistemlerin yönetiminden sorumluydu. NATO görevlisi kadın, Der Spiegel ile 2018 yılında ortadan kaybolan Rivera ile olan arkadaşlığını anlattı.
ABD donanmasının Bahreyn’deki üssünün Facebook sayfasında Rivera, üst düzey yetkililerin katıldığı bir partide görülüyordu. Yerel ve ABD’li yetkililer, bu partide Rivera ile mücevher alışverişi yaptı.
Araştırmaya göre Rivera, yakın arkadaşlık kurduğu insanların evlerini ziyaret etmesine rağmen bu kişilerin telefonlarına ve bilgisayarlarına virüs programı yerleştiremedi. Bu başarısızlığına rağmen daha önce herhangi bir Rus ajanı, Rivera gibi ABD ve NATO donanmasına yaklaşamadı.
Yıllarca gizlenebilen Rivera’nın kimliği, araştırmacıların Rus veri tabanlarında yaptığı uzun araştırmaların sonucunda ortaya çıktı. Asıl ismi Olga Kolobovaolan kadın 1982 yılında Yekaterinburg’da askeri kolejde dekan olan, 2007 yılında emekli olmadan önce Angola, Irak ve Suriye’de askeri ataşe olan bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Rusya dışında görev yapan GRU ajanlarının, yurt dışında çocukları ile birlikte yaşadığı biliniyor. Rivera, NATO komutanlığında 13 yıllık ajanlığına ara verdikten sonra, 2018 yılının sonlarında Moskova’da yeniden ortaya çıktı. Resmi bir kamu idaresinde çalışmasına rağmen iki lüks dairesi ve bir lüks arabası vardı.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.