İngiltere Premier Lig takımları harcadı, rakipleri izledi

İngiltere Premier Lig ekipleri, yaz transfer döneminde yaptıkları harcamalarla Avrupa'nın önde gelen liglerindeki rakiplerini açık ara geride bıraktı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İngiltere Premier Lig takımları harcadı, rakipleri izledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Futbol dünyasını da derinden sarsan yeni tip koronavirüs salgınının etkisinin azalması, yaz transfer döneminde kulüplerin iştahını kabarttı.
Transfermarkt'ın verilerine göre, 1 Eylül itibarıyla sona eren yaz transfer döneminde Avrupa'nın beş büyük ligi kabul edilen İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa'daki kulüpler, toplam 4,5 milyar Avro harcadı.
Transfer pastasında aslan payı 2,24 milyar avroluk harcamayla İngiliz kulüplerinin oldu. Bu ülkeyi 749 milyon avroyla İtalya (Serie A), 558 milyon avroyla Fransa (Ligue 1), 506 milyon avroyla İspanya (La Liga) ve 484 milyon avroyla Almanya (Bundesliga) temsilcileri izledi.

En pahalı 10 transfere İngiltere damgası
Yaz transfer döneminde gerçekleştirilen en pahalı 10 transferin 8'ine İngiliz kulüpleri imza attı.
Listeye Şampiyonlar Ligi'nin son şampiyonu Real Madrid 3, Almanya'da şampiyonluklara ambargo koyan Bayern Münih ise 7. sıradan girebildi.
"Sir" unvanlı teknik direktörü Alex Ferguson'un ayrılmasının ardından eski günlerine bir türlü geri dönemeyen Manchester United, yine çareyi transferde aradı. Hollanda'nın Ajax takımında forma giyen 22 yaşındaki Brezilyalı forvet oyuncusu Antony için 95 milyon avro bonservis ödeyen Manchester ekibi, listenin zirvesine yer aldı.
Ajax'tan Arjantinli stoper Lisandro Martinez'i de 57 milyon avro bonservisle renklerine bağlayan Erik ten Hag yönetimindeki Manchester United, iki transfer için Hollanda ekibine 150 milyon avrodan fazla para ödedi.

Chelsea, eski günlerini aratmadı
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ardından Rus oligark Roman Abramovich'in elinden alınan ve geçen sezon çalkantılı günler geçiren Chelsea, yeni sahibi Todd Boehly döneminde de transferin en hareketli kulüplerinden biri olma geleneğini sürdürdü.
Leicester City'den Wesley Fofana, Manchester City'den Raheem Sterling, Napoli'den Kalidou Koulibaly, Barcelona'dan Pierre-Emerick Aubameyang, Aston Villa'dan Carney Chukwuemeka, Brighton'dan Marc Cucurella'yı renklerine bağlayan Chelsea, 279 milyon avroyla Avrupa'nın transfere en çok para harcayan kulübü unvanını aldı.
Raheem Sterling, Gabriel Jesus, Oleksandr Zinchenko başta olmak üzere gönderdiği futbolculardan kasasına 160 milyon avro koyan Manchester City, transfer dönemini zarar etmeden kapatan az sayıdaki kulüpten biri oldu.
Benfica'dan Uruguaylı santrfor Darwin Nunez'i alan Liverpool, yaz transfer dönemini 85 milyon avro harcamayla kapatırken, bu sezon Mikel Arteta ile büyük bir çıkış yapmayı hedefleyen Arsenal ise 132 milyon avro bonservis ödedi.

Barcelona kesenin ağzını açtı, Real Madrid tek transfer yaptı
Son yıllarda girdiği ekonomik dar boğazdan kurtulmak ve taraftarlarının kupa özlemine son vermek için LaLiga yayın haklarının yüzde 25'ini satarak kasasına 500 milyon avrodan fazla para koyan Barcelona, kadrosunu güçlendirmek için 153 milyon avro harcadı.
Chelsea'nin elinden Jules Kounde'yi kapan Katalan temsilcisi, Bayern Münih'ten Robert Lewandowski ve Leeds United'dan Raphinha'nın yanı sıra sözleşmesi sona eren Franck Kessie ile Andreas Christensen'i de alarak eski günlerine dönmek için güçlü adımlar attı.
Geçen sezonu LaLiga ve UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarıyla kapatan Real Madrid ise Monaco'dan renklerine bağladığı Fransız orta saha oyuncusu Aurelien Tchouameni'ye 80 milyon avro bonservis vererek İspanya'da yaz döneminin en pahalı transferine imza attı.
Transferde Barcelona gibi hareketli günler geçiren Real Sociedad, 53 milyon avroyla en fazla harcama yapan üçüncü kulüp olurken, Jules Kounde ve Diego Carlos'un gitmesine izin veren Sevilla 63,5 milyon avro net gelir elde etti.

Bayern Münih suskunluğunu bozdu
Bundesliga'da üst üste 11. şampiyonluğunu hedefleyen Bayern Münih, Liverpool'un yıldızlarından Senegalli Sadio Mane, Juventus'un Hollandalı stoperi Matthijs de Ligt, Ajax'ın orta saha oyuncusu Ryan Gravenberch ve Rennes'in genç yeteneği Fransız santrfor Mathys Tel'in bonservisleri için toplam 137,5 milyon avro kasasından çıkardı.
Sebastien Haller, Karim Adeyemi ve Nico Schlotterbeck'i kadrosuna katan Borussia Dortmund, 91 milyon avroyla Bundesliga'nın en çok harcayan ikinci takımı oldu.
Chelsea'den Timo Werner, Hoffenheim'dan David Raum ve Wolfsburg'dan Xaver Sclager'i alan Leipzig ise 60 milyon avroya yakın bonservis ödedi.

İtalya'da Juventus harcadı, Roma kazandı
Son iki sezon şampiyonluğu rakipleri Inter ve Milan'a kaptıran Juventus, 80 milyon avrosu Bremer ile Federico Chiesa'ya olmak üzere 100 milyon avrodan fazla harcadı.
Merih Demiral'ın bonservisi için Juventus'a 20 milyon avro ödeyen Atalanta, toplam 98 milyon avroyla siyah-beyazlı takımı takip ederken, Napoli 68 milyon, Milan 48 milyon, Inter 39 milyon avro transfere ayırdı.
Milli futbolcu Zeki Çelik'i 7 milyon avroya renklerine bağlayan Portekizli teknik adam Jose Mourinho yönetimindeki Roma ise 41 milyon avroluk transfer geliriyle Serie A'da bu alanda zirvede yer aldı.
Kulüpleriyle sözleşmesi sona eren Paulo Dybala, Nemanja Matic ve Mile Svilar için bonservis ödemeyen başkent temsilcisi, PSG'den Georginio Wijnaldum'u kiraladı.

PSG, Portekizli futbolculara yatırım yaptı
Porto'nun orta saha oyuncusu Vitinha için 41,5 milyon avro, Sporting Lizbon'un sol beki Nuno Mendes için de 38 milyon avro bonservis bedeli ödeyen Christophe Galtier yönetimindeki Paris Saint-Germain (PSG), yaz transfer döneminde 150 milyon avroya yakın harcama yaptı.
Cengiz Ünder'in bonservisini Roma'dan alan Olimpik Marsilya ile Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakiplerinden Rennes, 76 milyon avroyla Ligue 1'in en çok harcama yapan takımları arasına girdi.
73 milyon avro kasasına koyan Lille, transfer döneminin en karlı takımı olarak dikkat çekti.



25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.


Kaza geçiren Anthony Joshua tekrar dövüşebilecek mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kaza geçiren Anthony Joshua tekrar dövüşebilecek mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın organizatörü Eddie Hearn, ağırsıklet boksörün ölümcül bir trafik kazasına karışmasının ardından tekrar boks yapmasını beklediğini söylese de hiçbir şeyin sözünü vermiyor.

29 Aralık'ta Joshua, Nijerya'da iki yakın arkadaşının hayatını kaybettiği trafik kazasında yaralanmıştı. Sina Ghami ve Latif "Latz" Ayodele, "AJ"in profesyonel kariyerinin büyük bölümünde Britanyalı ağırsıkletin ekibinin üyeleriydi ve ölümleri Joshua'nın bokstaki geleceği hakkında birçok spekülasyona yol açtı.

Ancak 36 yaşındaki Joshua, Ghami ve Ayodele'nin cenazelerine katıldıktan iki hafta sonra spor salonuna geri döndü. Ardından hayranları için duygusal bir video mesaj paylaştı.

İki kez dünya şampiyonu olan boksör sözkonusu videoda ringdeki geleceğine değinmedi ancak menajeri Hearn bu konudaki soruları yanıtlamaya devam ediyor.

Matchroom'un patronu, First Round TV'ye "Tekrar dövüşeceğine dair hiçbir garanti yok ama dövüşmesini de bekliyorum çünkü bu onun çok sevdiği bir şey" diye konuştu.

Ve bu, o adamları da yanında taşıyabileceği ve yapmak istediği bir şey. Boks açısından, fiziksel olarak da yaşadıkları kolay değildi. İnsanlar bunun boyutunu muhtemelen fark etmiyor.

Görsel kaldırıldı.
Anthony Joshua ocak ayında, ölümcül bir trafik kazasına karıştıktan birkaç hafta sonra duygusal bir videoda hayranlarına seslendi (Anthony Joshua)

Antrenman yapıyor ancak henüz hazır değil ve tam boks antrenmanına dönmeye bir süre daha hazır olmayacak. Bu korkunç olaydan önce, martta dövüşmeye ve ardından Tyson Fury'yle karşılaşmaya hazırlanıyorduk. Elbette durum şimdi bu değil ve artık hiç  olup olmayacağını da bilmiyorum. Ama sanırım gelecek birkaç hafta ve ay içinde geri dönmeye başlayabilir ve antrenman temposunu biraz daha artırarak nerede olduğunu görebiliriz.

Joshua ve arkadaşlarının yolcu olarak içinde yer aldığı Lagos-Ibadan otoyolundaki araç kazası, Britanyalı boksörün Miami'de Jake Paul'la dövüşmesinden sadece 10 gün sonra meydana geldi.

Joshua, YouTuber'dan boksöre dönüşen Amerikalıyı 6. raundda çenesini kırarak durdurmuş ve 2024'te Daniel Dubois'ya karşı aldığı nakavt yenilgisinden sonra geri dönüş yapmıştı.

Hearn'ün de belirttiği gibi, AJ'in Fury'yle uzun zamandır beklenen bir yerel çarpışmaya hazırlanması planlanıyordu ancak aralık ayındaki olay bu planları büyük ölçüde etkiledi.

Yine de Fury, nisanda Birleşik Krallık'ta Rus Arslanbek Makhmudov'la karşılaşarak kariyerindeki 5. emekliliğinden geri dönecek.

Independent Türkçe