Meclis Başkanı Halbusi’den Irak krizinin çözümüne ilişkin 10 maddelik plan

Bağdat'taki Yüksek Yargı Konseyi bölgesi 2 Eylül’de protesto gösterilerine sahne oldu. (Reuters)
Bağdat'taki Yüksek Yargı Konseyi bölgesi 2 Eylül’de protesto gösterilerine sahne oldu. (Reuters)
TT

Meclis Başkanı Halbusi’den Irak krizinin çözümüne ilişkin 10 maddelik plan

Bağdat'taki Yüksek Yargı Konseyi bölgesi 2 Eylül’de protesto gösterilerine sahne oldu. (Reuters)
Bağdat'taki Yüksek Yargı Konseyi bölgesi 2 Eylül’de protesto gösterilerine sahne oldu. (Reuters)

Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, ülkesindeki mevcut siyasi krizin çözümüne ilişkin 10 maddelik bir plan sundu. Diğer yandan Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Iraklı siyasi güçlere her ayın üçüncü pazartesi günü bir diyalog toplantısı düzenlemeye çağırdı. Iraklı siyasi güçler, Başbakan Kazımi'nin yaklaşık üç hafta önce düzenlediği Ulusal Diyalog’un ilk oturumuna katılmışlardı. Ancak Kazımi’nin ilk oturumu tamamlayıcı nitelikteki ikinci oturum için yaptığı çağrı, Sadr Hareketi’nin destekçileri ile Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında Yeşil Bölge'de meydana gelen ve her iki taraftan da onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan şiddet olaylarıyla kesintiye uğramıştı.
Ulusal Diyalog'un ikinci oturumunun bu ayın üçüncü pazartesisi mi yoksa bu hafta içinde mi yapılacağı henüz teyit edilemezken tüm dikkatler, Sadr Hareketi’nin Meclis’in feshedilmesi talebine ilişkin kararını yayınlaması beklenen Federal Yüksek Mahkeme'nin çarşamba günü yapacağı toplantıya yönelmiş durumda.
Irak Meclis Başkanı Halbusi, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, Irak krizinin çözümüne ilişkin 10 maddelik bir plan sundu. Halbusi, mesajında şunları söyledi:
“Ulusal Diyalog oturumlarının gündeminde, üzerinde anlaşmaya varılmadan siyasi sürecin ilerleyemeyeceği bir dizi konu yer almalı. Bunların başında erken seçimler için en geç gelecek yılın sonuna kadar bir tarih belirlenmesi, cumhurbaşkanının seçilmesi ve tam yetkiye sahip, üzerinde uzlaşılmış ve halk ve onların siyasi temsilcileri tarafından güvenoyu verilen ve güvence altına alınan bir hükümetin seçilmesi geliyor. Anayasa'nın 76’ıncı maddesinin yeniden yorumlanması ve 2010 seçimlerinden sonra siyasi baskı altında yapılan bu maddenin manipüle edilmesi şeklindeki utanç verici hilenin kaldırılması gerekiyor. Aynı zamanda Federal Genel Bütçe Yasası kabul edilmeli.”
Irak Meclis Başkanı ayrıca, Anayasa'nın 92’inci maddesine göre Federal Yüksek Mahkeme Yasası mevzuatının yanı sıra Meclis Seçim Yasası'nın aynı kalmasını ya da değiştirilmesini önerdi. Taleplerini her türden askeri ve güvenlik güçlerinin yeniden konuşlandırılmasını içerecek kadar kapsamlı şekilde sunan Halbusi, tüm şehirlerde güvenliğin sorumluluğunu yalnızca İçişleri Bakanlığı’yla sınırlayarak geriye kalan güçlerin, herhangi bir acil duruma hazırlıklı olmak için gerekenleri sağlarken, askeri ve güvenlik birimleri tarafından belirlenen eğitim ve dağıtım kamplarındaki normal mevzilerine dönmelerini istedi.
Bunun yanı sıra ‘evlerini terk eden ve henüz geri dönemeyen tüm yerinden edilmiş masum insanların bir an önce geri dönmesi gereğini’ vurgulayan Halbusi, petrol ve doğalgaz yasası çıkana kadar federal hükümet ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümeti arasındaki ilişkilerin kamuya açık bir anlaşma ile düzenlenmesi çağrısında bulundu. Halbusi'nin yakınındaki bir isme göre Meclis Başkanı’nın önerdiği 10 madde, Irak Siyade (Egemenlik) İttifakı, Sadr Hareketi ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) tarafından kabul gördü ve bu üç parti tarafından destekleniyor.
Sadr'a bağlı Sadr Grubu ile (Irak Meclisindeki Takaddum ve Azim koalisyonlarının birleşmesiyle kurulan) Sünni Egemenlik Koalisyonu ve KDP’nin yer aldığı ‘Vatanı Kurtarma İttifakı’  tarafları ile temas halinde olduklarını söyleyen Halbusi, aralarında koordinasyonla atılan birçok adım olduğunu, bu adımların sonuncusunun, Halbusi'nin açıkladığı ve Ulusal Diyalog oturumlarını başlatan Başbakan Mustafa el-Kazımi tarafından desteklenecek olan girişim olduğunu söyledi.
Irakiye Üniversitesi'nden Medya Profesörü Fadıl el-Bedrani, konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Halbusi’nin sunduğu 10 maddenin, Temsilciler Meclisi'ni ve oturumlarını canlandıracak yeni bir gelişmeyi yansıttığını söyledi.
Prof. Bedrani, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Plan, boykot edilen tarafın (Sadr Hareketi) dışa açılma arzusunu gösteriyor. Sadr Hareketi ile Koordinasyon Çerçevesi arasında çekişmenin yaşandığı siyasi süreçteki KDP ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYP) gibi önemli taraflar arasındaki ‘sırtını yere getirme’ politikası nedeniyle başarısız olan ve durgunlaşan siyasi sürece yeni bir eylem haritası çiziyor.”
Halbusi’nin planının muhalifler üzerindeki baskının gereklerini yerine getirmeyi amaçladığını belirten Prof. Bedrani, herkesin onun imalarından bıkmasından sonra, özellikle de Koordinasyon Çerçevesi ile Sadr Hareketi arasındaki mücadelenin, taraflardan hiç birinin zafere ulaşamadığı uzun soluklu bir süreç olduğunun anlaşılmasının ardından, Ekim 2023’te yapılması planlanan erken seçimlerin ülkenin istikrarını tehdit eden çıkmaza bir çözüm olduğunda herkesin hemfikir olduğunu belirtti.  Siyaset sahnesinin bir yenilenmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.