Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, Şarku’l Avsat’a konuştu: Rusya-Ukrayna krizi dünya düzenini tehdit ediyor

Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan.
Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan.
TT

Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, Şarku’l Avsat’a konuştu: Rusya-Ukrayna krizi dünya düzenini tehdit ediyor

Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan.
Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan.

Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısını ‘dünya düzeni için büyük bir tehdit’ olarak nitelendirirken Tayvan üzerindeki anlaşmazlığın artmasıyla ABD-Çin geriliminin gerçek bir tehlikeye dönüşmesi konusunda uyarıda bulundu.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Balakrishnan, Singapur ve Suudi Arabistan ilişkilerinin ticaret, yatırım ve eğitim de dahil olmak üzere birçok alanda genişlediğini belirterek dijital ve teknolojik entegrasyona doğru hızla ilerlediğini vurguladı. Suudi Arabistan’ın Singapur'un Ortadoğu'daki en büyük ikinci ticaret ortağı olduğuna dikkat eken Balakrishnan, 2021’de ikili ticaretin 6,8 milyar doları aştığını kaydetti.
Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 gündemine ulaşmaya çalıştığı bir dönemde tanık olduğu hızlı ve dinamik gelişmeye övgüde bulanan yetkili, bunun geçtiğimiz aralık ayında Suudi-Singapur Ortak Komitesi'nin (SSJC) başlatılmasını teşvik eden birçok fırsat sağladığını söyledi. Singapurlu Bakan, iki ülkenin ulaştırma, lojistik, dijital ekonomi ve enerji alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediği büyük iş birliğine atıfta bulunarak, Suudi Arabistan'ın 2060 yılına kadar ‘net sıfır karbon emisyonu’ hedefini benimsediğini ve Singapur'un yüzyılın ortalarına kadar aynı hedefe ulaşmasıyla iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı gelecekteki zorluklarla yüzleşeceğini vurguladı.
Singapur ve Suudi Arabistan’da dijital ekonomi, gelişen teknolojiler ve e-devlet alanlarında ortaklığı geliştirmek için yakında imzalanacak bir işbirliği mutabakatını görüştüklerine dikkati çeken Balakrishnan, Suudi Arabistan'ın Singapur tarafından geliştirilen Akıllı Endüstri Hazırlık Endeksi'ni benimsemesinden memnun olduklarını söyledi. Singapur’un ulusal yapay zeka stratejisi ile Suudi Arabistan ile yapay zeka alanındaki iş birliğini güçlendirme arzusu olduğunu ifade eden Balakrishnan, akıllı şehirlerde dijital olarak etkinleştirilmiş hizmetlere dahil olmak, bir yapay zeka yönetişim çerçevesi geliştirmek ve siber güvenlik alanında güçlü iş birliğini savunmaya işaret etti.

Ortak Komite, iki ülke arasındaki iş birliği için bir platform niteliğinde
Singapur Dışişleri Bakanı, Suudi-Singapur Ortak Komitesi'ni hem Singapur hem de Suudi Arabistan adına somut projeleri tartışmak için hayati bir platform olarak nitelendirerek çeşitli sektörlerdeki ekonomik bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca Singapur Cumhurbaşkanı Halime Yakub’un Kasım 2019’da Suudi Arabistan'a yaptığı devlet ziyareti sırasında Kral Selman bin Abdülaziz tarafından gündeme getirilen konunun da bu olduğunu kaydetti. İş birliğini yeşil ekonomi ve dijital alanlar gibi hayati sektörleri kapsayacak şekilde genişletmeyi hedefleyen Singapur'un bu yıl içinde ortak komitenin ikinci oturumuna ev sahipliği yapacağına dikkat çeken Bakan, ortaya çıkan ortak çıkar zorluklara ek olarak iş birliği fırsatları ve kalkınma hedeflerine katkı ve Suudi şirketlerini Singapur'u Asya ile bağlantı kurmak için bir geçit olarak kullanmanın önemini vurguladı.

Enerji alanındaki iş birliği
Balakrishnan, ülkesinin uluslararası bir güç ve küresel enerji sektöründe kilit bir oyuncu olması dolayısıyla Suudi Arabistan ile enerji iş birliğini genişletme konusunda var olan isteğe işaret etti. İki ülkenin bu yönde ilk adımlarını attıklarını vurguladı. İki ülke arasında Aralık 2021'de enerji sektöründe enerji verimliliği ve tasarrufu gibi alanlarda iş birliğin yanı sıra hidrojen ve karbon yakalama, kullanma ve depolama gibi düşük karbonlu teknolojilerde kapasite oluşturma konusunda bir mutabakat zaptı imzalandı.
Suudi Arabistan ve Singapur’un iklim değişikliğini ele almak ve sürdürülebilirliği geliştirmek için uluslararası toplum içinde toplu eylemin öneminin farkında olduğuna işaret eden Balakrishnan, Kasım 2021'de Glasgow'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 26’ıncı toplantısında, Singapur ve Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar tüm sektörlerde küresel karbon emisyonlarını yüzde 30 oranında azaltmayı amaçlayan Küresel Metan Taahhüdü'ne katıldığını belirtti.

Rusya-Ukrayna krizinin etkileri
Singapur Dışişleri Bakanı'na göre Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının devam etmesi, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ne aykırı olarak dünya düzeni için büyük bir tehdit oluşturuyor ve tüm ülkelerin içinde faaliyet gösterdiği uluslararası hukukun açık ve ciddi bir ihlalini temsil ediyor. Bakan, Ukrayna savaşının başta Singapur gibi küçük ülkeler olmak üzere birçok ülkenin güvenliğini ve varlığını tehdit ettiğini bildirdi. Bu konunun başta Singapur olmak üzere varoluşsal bir mesele olduğunu belirten Balakrishnan, büyük ve küçük tüm ülkelerin egemenliğine, siyasi bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstermenin önemini vurguladı.
Açıklamasında Rusya-Ukrayna krizinin ekonomik, mali ve gıda durumuna özel olarak Singapur ve genel olarak dünya üzerindeki etkisine değinen yetkili, dünya genelinde gıda ve enerji fiyatlarında endişe verici artışa, Ukrayna’daki savaşın etkisi ve pandemi sonrası tedarik zincirlerinin durumuna ve ekonomik toparlanma çabalarına atıfta bulundu. Balakrishnan, gıda ve tıbbi malzeme gibi temel malların sürekli akışını sağlamak için istikrarlı ve esnek tedarik zincirlerinin kritik olduğun ve uluslararası ticaretin sorunsuz işlemesini sağlamak için ülkelerin birlikte çalışmasının bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Pekin ve Washington arasındaki gerilim
ABD ile Çin arasındaki derinleşen bölünmenin riskleri konusunda uyarıda bulunan Balakrishnan, özellikle çözüme ulaşmak ve olası bir savaşı önlemek adına iletişim için her iki tarafın liderliğine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.



Güney Kore’den Ukrayna’ya ‘Gizlilik ihlali’ tepkisi: Resmî özür talep edildi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
TT

Güney Kore’den Ukrayna’ya ‘Gizlilik ihlali’ tepkisi: Resmî özür talep edildi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)

Güney Kore, Rus saflarında savaşırken esir alınan iki Kuzey Koreli askerin nakline ilişkin gizlilik anlaşmasını ihlâl eden Ukrayna’dan resmî özür talep etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada ülkesinin iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye naklettiğini açıklayarak "Onları canlı ele geçirmek kolay olmadı" ifadelerini kullandı.

Zelenskiy’nin bu açıklamasına X platformu üzerinden yanıt veren Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, "Ukrayna tarafının anlaşmayı ihlal ederek bu durumu neden kamuoyuna açıkladığını anlamıyorum" diyerek yaşanan hayal kırıklığını dile getirdi.

Zelenskiy’nin danışmanlarından Dmytro Lytvyn ise Ukrayna’nın "açık bir devlet" olduğunu belirterek, askerlerin gizlice teslim edilmesine şaşırdıklarını ifade etti. Lytvyn gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hikâye uzun ve ayrıntılı olsa da biz sadece Kore Cumhuriyeti’ne gönderildikleri gerçeğini açıkladık" dedi.

Ancak Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Basın Başsekreteri Song Ki-hong yaptığı açıklamada, "Ukrayna tarafının iki ülke arasındaki gizlilik anlaşmasını ihlal ederek bilgileri tek taraflı olarak ifşa etmesi son derece ciddi bir durumdur" değerlendirmesinde bulundu.

Song, "Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinin gizlilik anlaşması olmadığına dair asılsız iddiası, iki ülke hükümetleri arasındaki güveni ciddi şekilde sarsmakta ve dostane ilişkilere büyük zarar vermektedir" diyerek, Seul’ün "resmî bir açıklama ve özür" talep ettiğini duyurdu. Song ayrıca Seul yönetiminin konuya ilişkin "gerekli görülebilecek ilave tedbirleri" değerlendirdiğini belirtti.

Ukrayna, geçen yılın başlarında Pyongyang’ın Rus güçlerini desteklemek üzere sahaya sürdüğü birlikler arasında yer alan iki Kuzey Kore askerini esir almıştı. Güney Koreli bir milletvekili daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu iki askerin Güney Kore’de "normal bir yaşam" sürdürme isteklerini dile getirdiklerini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Güney Kore Anayasası uyarınca, Kuzey Kore sakinleri de dâhil olmak üzere bütün Koreliler Güney Kore vatandaşı kabul ediliyor.


Pakistan, Afganistan’da İHA faaliyetleriyle bağlantılı noktaları vurdu

Afgan Talibanı mensubu savaşçılar, Kandahar vilayetinin Spin Boldak bölgesinde Afganistan-Pakistan sınırı yakınlarında devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
Afgan Talibanı mensubu savaşçılar, Kandahar vilayetinin Spin Boldak bölgesinde Afganistan-Pakistan sınırı yakınlarında devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
TT

Pakistan, Afganistan’da İHA faaliyetleriyle bağlantılı noktaları vurdu

Afgan Talibanı mensubu savaşçılar, Kandahar vilayetinin Spin Boldak bölgesinde Afganistan-Pakistan sınırı yakınlarında devriye geziyor (Arşiv-Reuters)
Afgan Talibanı mensubu savaşçılar, Kandahar vilayetinin Spin Boldak bölgesinde Afganistan-Pakistan sınırı yakınlarında devriye geziyor (Arşiv-Reuters)

Pakistan, bugün, Afganistan’da insansız hava araçlarının (İHA) depolanması ve Pakistan’a yönelik saldırılarda fırlatılması amacıyla kullanıldığını belirttiği 10 noktaya hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar X hesabından yaptığı açıklamada, saldırıların Afganistan’dan düzenlenmeye çalışılan saldırılarla bağlantılı askeri hedeflere yönelik olduğunu ve “orantılı ve kesin biçimde hedeflenmiş” operasyonlar olduğunu söyledi.

Tarar ayrıca Pakistan hava savunma sistemlerinin, dün Afganistan topraklarından fırlatılan İHA’ları hedeflerine ulaşmadan önce tespit ederek etkisiz hale getirdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Kandahar’da yaşayan bir kişi ajansa, Afganistan’ın güneyindeki ve Taliban’ın ruhani liderinin ana ikametgâhının bulunduğu Kandahar kentini hedef alan hava saldırısı düzenlendi. Görgü tanığı, önce bir jet uçağının sesini duyduğunu, ardından güçlü bir patlama ve kent merkezinde yangın çıktığını söyledi.

Saldırılar, Pakistan’ın iki ülke arasındaki sınır bölgesine yönelik bombardımanından günler sonra gerçekleşti. Birleşmiş Milletler, Afganistan’ın doğusunu hedef alan saldırılarda en az 3 sivilin öldüğünü bildirirken, Pakistan saldırılarda 28 militanın öldürüldüğünü açıkladı.

Sınır bölgesi zaman zaman bu tür saldırılara maruz kalsa da Afganistan kentlerine yönelik hava saldırıları nadir görülüyor.

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu’na (UNAMA) göre Kandahar ve başkent Kabil de Afganistan ile Pakistan arasında şubat ayının sonlarında başlayan savaş sırasında bombardımana maruz kaldı. Haftalar süren çatışmalarda yüzlerce Afgan sivil hayatını kaybetti.

Mart ayında varılan ateşkes anlaşması, çeşitli ülkelerin arabuluculuk çabalarına rağmen iki komşu ülke arasında kalıcı bir uzlaşma sağlayamadı.

İslamabad, Taliban yönetimini yıllardır Pakistan’a yönelik saldırılar düzenleyen Pakistan Talibanı (TTP) militanlarını barındırmakla suçluyor.

Afgan yetkililer ise bu suçlamayı reddediyor ve Pakistan’ın kendilerine karşı faaliyet gösteren gruplara ev sahipliği yaptığını ve ülkelerinin egemenliğine saygı göstermediğini ifade ediyor.

Pakistan’ın bu hafta sınır bölgesine yönelik saldırıları, cuma günü Pakistan’ın kuzeyinde bir polis merkezini hedef alan ve en az 31 kişinin ölümüne yol açan saldırının ardından gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu, Pakistan Talibanı ile bağlantılı bir grup üstlendi.


Çin, nükleer silah programını 7 gizli tesiste genişletiyor

Çin’in nükleer kapasiteli “DF-5C” füzeleri, 3 Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen askerî geçit töreninde (Reuters)
Çin’in nükleer kapasiteli “DF-5C” füzeleri, 3 Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen askerî geçit töreninde (Reuters)
TT

Çin, nükleer silah programını 7 gizli tesiste genişletiyor

Çin’in nükleer kapasiteli “DF-5C” füzeleri, 3 Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen askerî geçit töreninde (Reuters)
Çin’in nükleer kapasiteli “DF-5C” füzeleri, 3 Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen askerî geçit töreninde (Reuters)

Çin, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi yönündeki kamuoyuna açık çağrılarına rağmen, nükleer silah programını ülke genelindeki en az 7 ana tesiste genişletiyor.

İngiliz The Telegraph gazetesinde yayımlanan habere göre uydu görüntülerinin analizi, Çin genelindeki nükleer tesislerde ve test alanlarında kapsamlı inşaat faaliyetleri yürütüldüğünü ortaya koydu.

Nükleer silahların ateşlenmesini sağlamak üzere tasarlanan plütonyum düzeneklerinin üretildiğine inanılan tesislerden birinde, çalışanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeni konutlar, bir spor sahası ve personeli nükleer tesise götürüp getirmek için kullanılan  otobüs garajının bulunduğu kapsamlı bir yerleşim alanı inşa edildi.

Bir başka tesiste ise yaklaşık 600 metre uzunluğunda dev bir tüp inşa edildi. Bilim insanlarının bu yapıyı, şiddetli patlamaları simüle eden deneylerde kullandığı ve nükleer silahların güçlü darbe ve patlamalara ne ölçüde dayanabileceğini araştırdığı düşünülüyor.

Üçüncü bir tesisin, nükleer füzyon araştırma merkezi olduğu belirtiliyor. Burada küçük köyler ve tarım arazileri, tesise yer açmak amacıyla ortadan kaldırıldı. Çinli bilim insanlarının, bir nükleer bombanın patlaması sırasında maddelerin nasıl etkileşime girdiğini ve özelliklerinin nasıl değiştiğini incelemek için son derece güçlü lazer ışınları kullandığı düşünülüyor.

Uzmanlara göre Ping Tong, Zitong, Lop Nur, Jiuquan, Mianyang, Jinta ve Guangyuan'daki 7 tesise ait görüntüler, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping döneminde ülkenin nükleer programında daha önce görülmemiş bir genişlemeye gidildiğini gösteriyor. Bu durum, Şi'nin nükleer silahların yasaklanması ve imha edilmesi gerektiğini defalarca dile getirmesine rağmen gerçekleşiyor.

Bu genişleme, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) Çin'in nükleer cephaneliğinin Şi döneminde iki katından fazla arttığını ve geçen ocak ayında 620 nükleer savaş başlığına ulaştığını açıklamasının ardından gündeme geldi. Şarku’l Avsat’ın SIPRI'den aktardığına göre Çin'in nükleer savaş başlığı sayısı 2025'in başında yaklaşık 600'dü.

Enstitü ayrıca Çin'in nükleer cephaneliğini diğer tüm nükleer silah sahibi ülkelerden daha hızlı genişlettiğine dikkat çekti.

Bu kapsamda, Çin'in nükleer programını inceleyen jeo-uzamsal istihbarat uzmanı Reini Babiarz, “Başkan Şi döneminde nükleer silah programını geliştirme, bu programa yatırım yapma ve programı genişletme kararı alındığını düşünüyorum” dedi.

Babiarz, “Çin kendisini küresel bir süper güç olarak görüyor ve ABD'ye meydan okuyor.” Değerlendirmesinde bulundu.

Raporda yer alan iddialara cevap veren Çin'in Londra Büyükelçiliği ise “Çin, yüksek düzeyde sorumluluk, istikrar ve şeffaflık içeren bir nükleer politika izliyor” açıklamasında bulundu.

Büyükelçilik, Pekin'in “savunma amaçlı nükleer strateji ve nükleer silahları ilk kullanan taraf olmama politikasına” bağlı olduğunu vurguladı.

Açıklamada ayrıca Çin'in “nükleer kapasitesini ulusal güvenliği için gerekli asgari düzeyde tuttuğu”, “nükleer silahlanma yarışına girmediği” ve “dünyada istikrar ile öngörülebilirliğe katkı sağladığı” ifade edildi.