Husiler, Yemen’de bölgeler arası ticareti engelliyor

Yemen’de darbeci Husiler, meşru hükümetin kontrolündeki bölgelere yumurta dağıtımını yasakladı

Abyan vilayetinde Yemenli bir çocuk, babasının yumurta üretmek için tavuk yetiştirmesine yardım ediyor (BM)
Abyan vilayetinde Yemenli bir çocuk, babasının yumurta üretmek için tavuk yetiştirmesine yardım ediyor (BM)
TT

Husiler, Yemen’de bölgeler arası ticareti engelliyor

Abyan vilayetinde Yemenli bir çocuk, babasının yumurta üretmek için tavuk yetiştirmesine yardım ediyor (BM)
Abyan vilayetinde Yemenli bir çocuk, babasının yumurta üretmek için tavuk yetiştirmesine yardım ediyor (BM)

Sana'daki yumurta satıcıları, tedarikçileri ve tavuk çiftliği sahipleri, yakın zamanda Husilerin, meşru hükümetin kontrolü altındaki bölgelere yumurta dağıtımını engelleme kararını protesto etti.  Protestocular, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın önünde büyük miktarlarda yumurta yaktı.
Başkent Sana’da onlarca tüccar ve tavuk çiftliği sahibi, tüccarlar ve çiftçiler arasında yumurta birikmesine yol açacak ve üreticilere büyük zararlar verecek keyfi Husi kararını kınamak adına oturma eylemi düzenledi.
Sana'da yumurta üretimi ve pazarlamasında çalışan işçiler Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, eylemelerinin çok sayıda ürünün yakılmasıyla kesintiye uğradığını belirterek, milislerin keyfi kararını kınadıklarını söyledi. Ayrıca, Husilerce alınan kararın ürünlerin zarar ve tahribatının yanı sıra kendilerine de büyük maddi kayıplara yol açacağını vurguladı.
Husi grubu geçtiğimiz günlerde yumurta yüklü onlarca kamyonun kurtarılan valiliklere gitmesini engelledi.  Yumurtalar Sana’daki Al-Sabeen Meydanı'nda tutulmaya devam ediyor.
Yerel medyada yer alan haberlere göre, meşru hükümetin kontrolünde olan bölgeler Pazar eksikliği sebebiyle ciddi kriz yaşıyor. Bir yumurtanın fiyatı 200 yemen riyaline ulaştı.
Yemen'in geçici başkenti Aden'deki tüccarlar, daha önce Husi milis bölgelerindeki yumurta satıcılarının yumurta kartonu fiyatlarında büyük ve beklenmedik bir artış uyguladığını bildirdi.
Yerel haberlere göre bazı tüccarlar, geçtiğimiz Haziran ayında Husi grubunun kontrolü altındaki bölgelerde karton kutu fiyatlarının 18 bin riyalden 25 bin riyale çıkması nedeniyle yumurta tüccarlarına yeni ve çifte vergi uyguladığını söyledi. Bu durum sebebiyle kurtarılmamış bölgelerde bir yumurta fiyatı 100 riyale yükseldi.
Tüccarlara göre, Husilerin kontrolündeki yumurta tüccarlar, kurtarılan valiliklerdeki tüccarlara yumurta kartonlarının fiyatına kur farkına göre veriyor. Yumurta kartonunun yaklaşık 50 bin Yemen riyaline yükselmesi Aden ve diğer kurtarılmış bölgelerde ciddi bir krize neden oluyor.
Milislerin daha önce tavuk çiftliği sahiplerine her bir tavuk için yaklaşık üç yüz riyal (yaklaşık yarım dolar) olarak tahmin edilen ve fiyatlarındaki artışa katkıda bulunan vergi ve telif hakları uygulamasıyla bazı çiftçilikler kapatıldı, bazıları ise iflas etti.
Bu bağlamda, kümes hayvanı satıcılarına ve tedarikçilerine yeni telif ücretlerinin dayatılması nedeniyle Husi milislerinin kontrolü altındaki çoğu bölgede yumurta fiyatları yükseldi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Sana sakinleri, son zamanlarda bir yumurtanın yüzde 20 artışa 80 riyale yükseldiğini söyledi.
Daha önceki bir Birleşmiş Milletler (BM) raporu, Husi milislerinin kontrolündeki bölgelerde kümes hayvanları ve sofralık yumurta fiyatlarının, kontrol noktalarındaki tavuk ve yumurtalara uygulanan vergilerdeki son artış nedeniyle önemli ölçüde arttığını doğruladı.
BM Erken Uyarı Ağı'na göre bu, milyonlarca aile için önemli protein ve besin kaynaklarına erişimi kısıtlıyor. Ancak geçtiğimiz Temmuz ayında ortalamanın üzerindeki yağışlar, tarım arazilerini sulamak için su kaynaklarının yenilenmesine yol açarken, bu durum genellikle tarımsal üretime olumlu katkı sağladı.
BM raporu, Temmuz ayı başlarında Yemen'de hayvancılık fiyatlarında bir artış olduğunu bildirdi. Başkent Sana’nın sadece canlı ve donduruluş kümes hayvanları tükettiğine dikkat çekilen raporda, günlük şehre 2 milyonu aşkın canlı ve dondurulmuş tavuğun girdiğini tahmin ediyor. Husiler 2010 yılına kadar 10 riyali bulan tavuğa hali hazırda 300 riyal ücret uyguluyor.
BM raporu, Husi grubunun yalnızca başkent Sana'ya yaklaşık 2 milyon tavuğun (canlı ve dondurulmuş) girişi için ücret ve vergilerden günde bir milyon dolar aldığını tahmin ediyor.



İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
TT

İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)

Suriye ve İsrail'in Paris'te, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasiye girişmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurma konusunda anlaşmaya varmış olmalarına rağmen, İsrail Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etti. İsrail ordusu dün, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Kuneytra ilinde birkaç köye girdi, es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askeri kontrol noktası kurdu ve yoldan geçenlerin üstünü aradı.

Yerel kaynaklara göre iki Hilux ve Hummer aracından oluşan bir İsrail gücü, Berika köyü yönünde Bir Acim beldesine girdi, Bir el-Kabbas'ta yaklaşık on dakika durdu ve ardından bölgeden çekildi. Bu arada Suriye'nin resmi yayın kuruluşu El-İhbariyye, İsrail güçlerinin ‘Kuneytra kırsalındaki es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde üç araçtan oluşan bir askeri kontrol noktası kurduğunu ve yoldan geçenleri aradığını’ bildirdi.

Bu olay, İsrail ordusunun Kuneytra'nın doğusundaki el-Ahmer tepesinde mevzilenip İsrail bayrağını göndere çekerek, eski rejimin düşüşüne kadar Suriye'nin kontrolünde olan gözetleme noktaları ve siperler içeren ileri çatışma merkezleri olarak kabul edilen batı ve doğu el-Ahmar tepelerinin kontrolünü ele geçirmesinden birkaç gün sonra meydana geldi.

İsrail basını dün, ABD'nin himayesinde Paris'te düzenlenen Suriye-İsrail müzakerelerinin, ‘ABD'nin etkin katılımıyla sahada çatışmaları önlemeye yönelik bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda sınırlı bir mutabakat’ ile sonuçsuz kaldığını bildirdi. O tarihten bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi.

İsrail gazetesi Ma'ariv, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail'in pozisyonunun net ve tartışmaya kapalı olduğunu, Hermon (Şeyh) Dağı'ndan çekilmeyeceklerini söylediğini aktardı.

Yetkili, Suriye'nin güvenlik anlaşmasını İsrail'in çekilmesiyle ilişkilendirme talebinin, müzakerelerin teknik koordinasyon aşamasından öteye geçememesinin nedeni olduğunu vurguladı.

dfgrty
Kuneytra'nın batısındaki Tel el-Ahmer'deki İsrail askeri üssü (Facebook)

Araştırmacı ve siyasi analist Muhammed es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Paris'te yapılan son müzakere turunun, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmayı ve İran destekli milislerin sınırdan geri dönmesini engelleyerek bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bilgilerin paylaşılmasını amaçladığını söyledi.

Süleyman, müzakerelerin tıkanmasının nedeninin, İsrail'in Suriye topraklarında ihlallerinin yanı sıra Suriye’nin güneyi ve el-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörlere desteğini sürdürmesi olduğunu vurguladı.

Süleyman’a göre İsrail'in bu politikaları müzakerelerde baskı aracı olarak izlediğini, ancak bunun müzakerelerin başlaması konusunda anlaşma olasılığını zayıflatıyor.

İsrail ayrıca 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor. Bu durum, ‘İsrail'in 8 Aralık öncesi sınırlarına tamamen çekilmesini’ ısrarla talep eden ve ‘bu sınırlar içinde bir tampon bölge kurulmasını ulusal egemenliğin ihlali’ olarak nitelendirerek reddeden Şam için kabul edilemez.

Suriyeli araştırmacı Süleyman, Şam'ın ‘bölgedeki gerilimi azaltmanın ve ihlalleri durdurmak amacıyla sınırlı bir güvenlik anlaşması yapmanın yanı sıra İsrail ile Suriye'nin güneyindeki ve Suriye'nin El-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörler arasındaki iletişimi durdurmak istediğini söyledi.

İsrail'in bu bağlantıları, Suriye devletinin istikrarını bozan aktörleri desteklemek için kullandığı göz önüne alındığında bu talebin doğal olduğuna işaret eden Süleyman, İsrail'in, ‘gerçek bir caydırıcı unsur olmaksızın’ ihlallerine devam etmek için ABD'nin desteğini kullandığının altını çizdi.

dfrgty
Hermon (Şeyh) Dağı'ndaki bir kontrol noktasının yanında duran bir İsrail askeri, 8 Ocak 2025 (AFP)

İsrail ordusu bir yılı aşkın bir süredir, neredeyse her gün Suriye topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Özellikle Kuneytra vilayetinin kırsal kesiminde sınır hattı üzerinde bulunan köylerde kontrol noktaları kuruyor, yoldan geçenleri tutuklayıp sorguluyor, tarım arazilerini buldozerlerle yıkıyor ve ekinleri tahrip ediyorlar.

6 Ocak'ta, bilgi alışverişini koordine etmek, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasi ve ticaret fırsatlarını değerlendirmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen, İsrail'in uygulamaları azalmadı. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın başkenti Paris’te Suriye, İsrail ve ABD temsilcilerinin katıldığı iki günlük yoğun görüşmelerin ardından yayınlanan üçlü bildiride böyle belirtildi.

Araştırmacı Muhammed Süleyman'a göre İsrail'in askeri kuleler ve karakollar inşa etmesi, bölgenin parçalanmasına katkıda bulunrken sınırların kontrolünü kolaylaştırıyor ve bölgeyi tek taraflı bir askeri bölgeye dönüştürüyor. Süleyman, İsrail'in sivillere ve Suriye'nin egemenliğine yönelik uygulamalarının şüphesiz ‘orta ve uzun vadede genişleme ve yerleşim korkularını artırdığını’ belirtti.

Öte yandan Suriye hükümetinden bir kaynak, bu ayın 5'inde İsrail ile müzakerelerin yeniden başlamasının ‘Suriye'nin müzakere edilemez ulusal haklarını geri kazanma konusundaki sarsılmaz kararlılığını teyit ettiğini’ açıkladı.

fgthyu
Suriye'nin güneyinde, İsrail sınırına yakın Kuneytra şehrindeki bir gözlem noktasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlemci Gücü (UNDOF) mensubu bir asker (AFP)

Görüşmelerde Suriye, İsrail ile arasında 1974'te imzalanan ‘Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının’ yeniden yürürlüğe konmasını talep etti. Böylece Suriye'nin egemenliğini diğer tüm hususların üzerinde tutan ve Suriye'nin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti eden adil bir güvenlik anlaşması çerçevesinde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihinden önceki konumlarına çekilmesi garanti edilecekti.

Suriye yetkilileri, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana, ABD'nin arabuluculuğunda İsrailli yetkililerle bazı müzakereler gerçekleştirdi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail, Suriye topraklarında silahsız bir tampon bölge kurulmasında ısrar ederken, Şam bunu reddediyor.


Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
TT

Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)

Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.

Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.

Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.

Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.


Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.