Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu'nda taciz ve ihlal iddialarına dair soruşturma

Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu açılışı (Reuters)
Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu açılışı (Reuters)
TT

Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu'nda taciz ve ihlal iddialarına dair soruşturma

Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu açılışı (Reuters)
Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu açılışı (Reuters)

Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu'nda ‘örgütsel kaos’ yaşandığı iddiaları ardından, İsrail büyükelçiliklerine ilişkin soruşturmalardan sorumlu Dışişleri Bakanlığı Genel Müfettişi Hagay Behar, iç soruşturma başlattı.
İsrail merkezli Ynet web sitesi, geçtiğimiz hafta sonunda Behar'ın büyükelçilik çalışanlarıyla görüşmeye gitmesi üzerine üç çalışanın işten atıldığını, bir diğerinin ise istifa ettiğini aktardı. Nitekim büro dahilinde karmaşık iş ilişkilerinin, maddi ve idari usulsüzlüklerin ve cinsel taciz girişimlerinin kaydedildiği iddia edilmişti.
Dışişleri Bakanlığı Genel Müfettişi Behar, Rabat'taki İsrail İrtibat Bürosu Başkanı David Govrin ile yaşanan gerginliğin ardından soruşturma başlattı.
İhraç edilen üç çalışanın büro için yerel halktan istihdam edilen Faslı Yahudiler olduğu, Fas ve Fransız uyruklu İsrailli bir diplomat olduğu bilinen diğer dördüncü kişinin ise istifası ardından Paris'e döndüğü belirtildi.
İsrail merkezli “B” kanalının haberinde, “Soruşturmanın odak noktası, daha önce İsrail'in Kahire Büyükelçisi olarak görev yapan Govrin'in tavırları. İlgili şüpheler dolayısıyla, Bakanlık Genel Müfettişi Behar dahil olmak üzere bir dizi üst düzey yetkilinin yer aldığı bir heyet, geçen hafta aceleyle ofise geldi” ifadeleri yer aldı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, ofiste çalışan kadınların cinsel tacize uğradığı, aynı zamanda ahlak dışı başka suçların kaydedildiği yönündeki iddialar üzerine duruyor.
Bakanlık aynı zamanda İsrail Bağımsızlık Günü kutlamaları sırasında Fas Krallığı tarafından verilen değerli bir hediyeyi arıyor. Söz konusu hediyenin kaybolduğu veya çalındığı şüpheleri üzerine duruluyor. Bakanlığa yönlendirilen şikayetlere göre hediyenin ‘talep üzerine’ kayda alınmadığı söyleniyor.
Diğer yandan ise Samy Cohen adlı bir iş adamının Yair Lapid, Ayelet Shaked ve Gideon Saar gibi üst düzey İsrailli yetkililer için düzenlenen resmi etkinliklere ev sahipliğinde bulunması konusu araştırılıyor. Cohen’in İsrail hükümetinde herhangi bir resmi pozisyonda bulunmamasına rağmen üst düzey İsrailli yetkililerin Faslı resmi temsilcilerle gerçekleştirdiği toplantılara dahil olduğu iddiaları ele alınıyor. İlgili kaynaklar, Cohen'in bu toplantılara yalnızca Govrin'in arkadaşı olduğu için katıldığını öne sürüyor.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.