Erdoğan: Avrupa ektiğini biçiyor

Erdoğan: Avrupa bu kışı ciddi sıkıntılarla geçirecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
TT

Erdoğan: Avrupa ektiğini biçiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’dan doğalgaz arzının azalmasıyla Avrupa’da yaşanan enerji krizinden Rusya’ya yönelik yaptırımları sorumlu tutarak, “Avrupa ektiğini biçiyor” yorumunda bulundu.
Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan ziyaretleri öncesi dün basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı, Avrupa’da yaşanan enerji krizine ilişkin şöyle konuştu:
 “Avrupa ektiğini biçiyor. Sayın Putin’e karşı Avrupa’nın tutumu, yaptırım uygulamaları, ister istemez Putin’i onlara karşı ‘siz böyle yapıyorsanız ben de böyle yaparım’ noktasına getirmiştir. Avrupa bu kışı hakikaten ciddi sıkıntılarla geçirecektir diye düşünüyorum, bizim böyle bir sıkıntımız yok.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan çatışmada tarafsız kalmaya çalışırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iyi ilişkileri sürdürüyor ve Ukrayna’ya Türk yapımı silahlı insansız hava araçları (SİHA) sağlıyor.
Türkiye, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) Moskova’ya uyguladığı yaptırımlara katılmaktan kaçındı. Sadece Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarına uyacağını bildirdi.
Benzer şekilde Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da, Rusya’nın Kuzey Akım boru hattı üzerinden Almanya’ya gaz sevkiyatının durmasından yaptırımları sorumlu tuttu.
Rusya geçen yıl Türkiye’nin doğal gaz alımının yaklaşık yarısına katkıda bulundu.
Ankara, bu ayın başlarında Soçi'de Erdoğan ile Putin arasında yapılan zirvede Rus doğalgaz ithalatını ruble olarak ödeme konusunda anlaşma sağlandığını açıklamıştı.
Analistler, anlaşmanın Rusya’nın Karadeniz’den geçen TürkAkım boru hattı üzerinden Türkiye’ye gaz sağlamaya devam etmesini sağlayacağına inanıyor.

Fransız bakandan yaptırım çağrısı
Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna Pazartesi günü Ankara’ya yaptığı ziyarette, Türkiye gibi bazı müttefik ülkelerin Rusya’ya yaptırım uygulamamasının yaptırımların gücünü kırdığını vurguladı.
Colonna, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında, “Yaptırım politikasının tek bir amacı vardır; Rus savaş çabasının yenilenmesini sınırlamak ve Rusya’nın bir çıkmazı seçtiğini anlamasını sağlamaktır. Mümkün olduğu kadar çok ülkenin aynı mesajı iletmesi önemlidir” dedi.
Türkiye’nin BM, Rusya ve Ukrayna arasında imzalanan Tahıl Sevkiyatı Anlaşması’na atıfta bulunan Colonna, “Türkiye olumlu bir rol oynamayı sürdürebilir. Onu bu yönde teşvik etmeli ve BM’nin çabalarıyla tutarlı kalmasını sağlamalıyız” diye konuştu.

Çavuşoğlu: Enerji fiyatları bizi de etkiliyor
Çavuşoğlu ise, yaşanan son gelişmelerin Türkiye’nin Avrupa ve AB için ne kadar önemli bir ülke olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bunun konjoktürel olmamasını diliyoruz. Sadece ihtiyaç duyulduğu zaman Türkiye’ye önem verilmemesi gerekiyor. AB, ancak Türkiye ile potansiyelini hayata geçirebilir. Gerçek anlamda bir jeopolitik aktör olabilir.”
Ukrayna’daki savaşın devam etmesinin özellikle enerji ve gıda açısından çok ciddi krizlere yol açtığına dikkat çeken Çavuşoğlu, “Türkiye olarak biz Avrupa’ya ya da dünyanın başka bölgelerine göre daha iyiyiz diye vurdumduymaz olamayız. Enerji fiyatları tabi bizi de etkiliyor. Özellikle gaz ve diğer konularda fiyatlar üç kat, dört kat arttı. Sonuçta tüm dünyanın sorunu. Çözümü de bizim elimizde” dedi.
Erdoğan, Temmuz ayında Tahıl Sevkiyatı Anlaşması’nın imzalanmasının ardından, Rus mevkidaşı Vladimir Putin’e, Rus güçlerinin kontrolü altındaki Zaporijya Nükleer Santrali ile ilgili krizin çözümüne katkıda bulunmayı teklif etti.
ABD yönetimi, geçtiğimiz ay Türk şirketlerini yaptırım uygulanan Rus kuruluşları ve Rus iş insanları ile çalışmamaları konusunda uyardı. Türk şirketlerinin yaptırım altındaki Ruslarla iş yapmaları halinde ABD yaptırımları ile karşı karşıya kalma riskleri olduğu vurgulandı.
Resmi istatistiklere göre, Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı Mayıs ve Temmuz ayları arasında, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 50 arttı.

Türkiye ABD ile LNG alımına yönelik görüşmelere başladı
Dünya gazetesinin haberine göre, Rusya’dan Türkiye’ye gaz arzında herhangi bir tehdit olmamasına rağmen, Türkiye kış aylarında doğalgaz tüketiminde sorun yaşanmaması için ABD ile LNG alımına yönelik görüşmelere başladı.
Haberde, Türkiye’ye kış aylarında gelen turist sayısında bu yıl ciddi oranda artış olabileceği ifade edildi.

Rusya savaşın başlamasından bu yana petrol, doğal gaz ve kömür ihracatından 158 milyar euro elde etti
Bağımsız bir düşünce kuruluşu tarafından Salı günü yayınlanan ve daha etkili yaptırımlar için çağrıda bulunan bir rapora göre, Rusya, Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana altı ayda petrol, doğal gaz ve kömür ihracatından 158 milyar euro gelir elde etti.
Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi’nin (CREA) raporunda, “Fosil yakıt fiyatlarındaki artış, bu yıl ihracat hacimlerindeki düşüşe rağmen Rusya’nın önceki yıllardaki gelir seviyesinin çok üzerinde gelir elde ettiği anlamına geliyor” denildi.
Rapora göre, fosil yakıt ihracatı Rusya bütçesine yaklaşık 43 milyar euro katkıda bulundu ve bu da Ukrayna’daki savaşın finanse edilmesine yardımcı oldu.
CREA, Bu dönemde Rus fosil yakıtlarının ana ithalatçısının AB (85,1 milyar euro) olduğunu ve onu Çin (11 milyar euro), Hollanda (10,7 milyar euro) ve Türkiye’nin izlediğini bildirdi.
Ancak CREA’ya göre, Avrupa’da 10 Ağustos'ta yürürlüğe giren kömür yasağı meyvesini verdi.
Rus ihracatı bu konuda Ukrayna’nın işgalinden bu yana en düşük seviyesine geriledi. Raporun yazarları, “Rusya başka alıcı bulamadı” diye yazdı.
Rus petrolünün yasak olması gereken pazarlara girmesini önlemek için daha ​​güçlü düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurgulayan CREA, Batı yaptırımlarını atlatmanın çok kolay olduğunu açıkladı.
Raporda, “AB, Rus petrolünü üçüncü ülkelere taşımak için Avrupa gemileri ve limanlarının kullanılmasını yasaklamalı” ifadelerine yer verildi.
G7 ülkelerinin maliye bakanları, geçtiğimiz hafta Rus petrolüne tavan fiyat uygulanması konusunda anlaşmaya vardı.
Ancak bu adım Moskova’nın beklenmedik enerji düşüşüne yeni bir darbe indirmeyi amaçlasa da, böyle karmaşık bir mekanizmanın uygulanması zor.



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.