Guterres, Rus güçlerini Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmeye çağırdı

Zaporijya Nükleer Santrali’nde bir Rus askeri ve UAEA uzmanları (EPA)
Zaporijya Nükleer Santrali’nde bir Rus askeri ve UAEA uzmanları (EPA)
TT

Guterres, Rus güçlerini Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmeye çağırdı

Zaporijya Nükleer Santrali’nde bir Rus askeri ve UAEA uzmanları (EPA)
Zaporijya Nükleer Santrali’nde bir Rus askeri ve UAEA uzmanları (EPA)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rus güçlerinin Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilmesini talep ederek, Avrupa çapında geniş ölçekli alanları etkileyebilecek bir felaketten kaçınmak için santralin çevresini askerden arındırılmış bölge haline getirme çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın talebi üzerine ‘uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditler’ konulu bir açık oturum düzenledi.
Guterres, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) cesur çabalarına övgüde bulunarak, Zaporijya Nükleer Santrali’ni ziyaret eden 14 kişilik UAEA ekibine teşekkür etti.
Avrupa’nın en büyük nükleer santrali ve çevresindeki durumla ilgili devam eden ciddi endişesini dile getiren Guterres, Zaporijya veya Ukrayna’daki herhangi bir nükleer tesise verilen bir hasarın geniş kapsamlı bir felakete yol açabileceği konusunda bir kez daha uyardı.  
Guterres, “Böyle bir senaryodan kaçınmak için tüm adımlar atılmalıdır. Sağduyu ve işbirliği, ileriye giden yolu yönlendirmelidir. Nükleer santralin fiziki bütünlüğü, emniyeti veya güvenliğini tehlikeye atabilecek herhangi bir hareket kabul edilemez” dedi.
Genel Sekreter, tesisi tamamen sivil altyapı olarak yeniden kurma çabalarının hayati önem taşıdığını vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İlk adım olarak, Rus ve Ukrayna kuvvetleri santral sahasına veya tesis sahasından herhangi bir askeri faaliyette bulunmama taahhüdünde bulunmalıdır. Zaporijya Nükleer Santrali ve çevresi, askeri operasyonlar için bir hedef veya platform olmamalıdır. İkinci adım, askerden arındırılmış bir çevre üzerinde bir anlaşmanın güvence altına alınmasını gerektirecektir. Özellikle bu, Rus kuvvetlerinin tüm askeri personel ve teçhizatı buradan çekme ve Ukrayna kuvvetlerinin oraya girmeme taahhüdünü içerecektir. Tesisteki operatörler sorumluluklarını yerine getirebilmeli ve iletişim sürdürülmelidir.”
Guterres, geçtiğimiz ay düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı Gözden Geçirme Konferansı’nda nükleer santralin Ukrayna’daki savaşın kurbanı olmasından duyduğu üzüntüyü ifade etmişti.
Konferansın nihai bildirgesinde, Ukrayna dahil silahlı çatışma bölgelerindeki nükleer santrallerin emniyeti ve güvenliği konusunu ele almaya çalıştığını ifade etmişti.
Bu oturum, Şubat sonunda Rus işgalinin başlamasından önce Ukrayna’da elektriğin yaklaşık yüzde 30’unu sağlayan Zaporijya Nükleer Santrali’ne ilişkin BMGK’nın üçüncü toplantısı oldu.
Rusya, Mart ayından bu yana nükleer santrali kontrol ediyor, ancak Ukraynalı teknisyenler hala tesiste çalışıyor.

Grossi’den uyarı
UAEA Başkanı Rafael Grossi ise, oturumda ekibinin 1 Eylül tarihinde nükleer santrale yaptığı ziyareti takiben hazırlanan raporun bulgularını yineledi.
Nükleer santralin fiziksel bütünlüğünün birkaç kez ihlal edildiğini bildiren Grossi, buradaki hasarın çoğunun Ağustos ayındaki saldırı sırasında meydana geldiğini ifade etti.
Grossi, Zaporijya Nükleer Santrali için en büyük tehlikenin, radyoaktif sızıntıya yol açabilecek ekipmana gelen fiziksel hasar olduğu konusunda uyardı ve “Reaktör çekirdeğini soğutmak için dış enerjideki bozulmalar, çöküşüne yol açabilir” dedi.
UAEA, dün Ukrayna’daki birçok nükleer tesiste nükleer güvenlik durumu hakkında, ziyaretin sonuçlarına genel bir bakış içeren bir rapor yayınladı.
Reaktör çevresinde devam eden saldırıların henüz nükleer bir acil duruma neden olmadığı belirtilen raporda, söz konusu saldırıların nükleer güvenliğe yönelik devam eden bir tehdit olmaya devam ettiği vurgulandı.
Söz konusu raporda, “UAEA, tesise ve ilgili tesislere daha fazla zarar gelmemesi için santral ve çevresinde bombardımanın derhal durdurulmasını tavsiye ediyor. Bu, ilgili tüm tarafların bir nükleer güvenlik ve güvenlik koruma bölgesi oluşturulması konusunda anlaşmasını gerektiriyor” ifadeleri kullanıldı.

Rusya nükleer güvenlikle rulet oynuyor
BMGK oturumunda söz alan İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Barbara Woodward ise, reaktörün yakınında olup bitenleri son derece endişe verici olarak nitelendirdi.
Woodward, “Rus askeri teçhizatının nükleer reaktörlere 60 metre kadar yakın olduğunu anlıyoruz. Rusya, bir nükleer santrali işgal etmeyi seçerek ve Zaporijya’yı çapraz ateşe vererek, nükleer güvenlikle rulet oynuyor” dedi.



ABD yetkilileri, Tahran adına Sudan'a silah kaçırdığı şüphesiyle İranlı bir kadını gözaltına aldı

Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
TT

ABD yetkilileri, Tahran adına Sudan'a silah kaçırdığı şüphesiyle İranlı bir kadını gözaltına aldı

Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)

ABD’li yetkililer, Los Angeles Uluslararası Havalimanı’nda İranlı bir kadını, Tahran adına Sudan’a silah kaçakçılığı yapmakla suçlayarak gözaltına aldı. Bir federal savcı dün yaptığı açıklamada olayı duyurdu.

44 yaşındaki Şamim Mafi hakkında, “Sudan’a İran yapımı insansız hava araçları (İHA), bombalar, fünyeler ve milyonlarca mermi satışı için aracılık yapmak” suçlaması yöneltildi. Kaliforniya Merkez Bölgesi Başsavcısı Bill Essayli, açıklamayı X platformu üzerinden yaptı.

Essayli, Los Angeles’ın Woodland Hills bölgesinde ikamet eden Mafi’nin, “2016 yılında ABD’de yasal daimi ikamet hakkı elde etmiş İran vatandaşı” olduğunu ifade etti.

Mafi, silah kaçakçılığı suçlamasıyla cumartesi günü gözaltına alındı. Mafi’nin suçlu bulunması halinde en fazla 20 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu bildirildi.

Essayli, paylaşımına bir televizyon soruşturmasından görüntüler ekledi. Görüntülerde, federal güvenlik görevlileri tarafından kuşatılan ve Mafi olduğu düşünülen kadın, pistte bulunan bir iİHA, bir kadının kimlik kartı ve destelerce nakit para görülüyordu.

Birleşmiş Milletler, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaş dördüncü yılına girerken, kısa süre önce Sudan’ın “genel bir kıtlık ve çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM Sudan İnsani İşler Koordinatörü Denise Brown, Sudan’ın dünyanın en büyük insani kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, dış kaynaklardan gelen silahların krizin derinleşmesinde etkili olduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler, yabancı güçlere savaşı körüklemekten vazgeçmeleri çağrısında bulunurken, somut olarak herhangi bir ülkeyi suçlamadı.

Sudan ordusunun Mısır ve Suudi Arabistan tarafından desteklendiği, ayrıca Türk ve İran yapımı İHA’lar kullandığı belirtiliyor.

Buna karşılık, HDK’nın Birleşik Arap Emirlikleri’nden silah aldığı iddiaları sık sık dile getirilirken, Abu Dabi yönetimi bu suçlamaları reddediyor.


Papa Leo'dan İran savaşı çıkışı: Trump'la tartışmaya girmeyeceğim

Papa Leo, ABD'nin İran'la savaşı hakkında ABD Başkanı Donald Trump'la tartışmaya girmeyi "hiç de istemediğini" ve İncil'i vaaz etmeyi sürdüreceğini söyledi (AFP)
Papa Leo, ABD'nin İran'la savaşı hakkında ABD Başkanı Donald Trump'la tartışmaya girmeyi "hiç de istemediğini" ve İncil'i vaaz etmeyi sürdüreceğini söyledi (AFP)
TT

Papa Leo'dan İran savaşı çıkışı: Trump'la tartışmaya girmeyeceğim

Papa Leo, ABD'nin İran'la savaşı hakkında ABD Başkanı Donald Trump'la tartışmaya girmeyi "hiç de istemediğini" ve İncil'i vaaz etmeyi sürdüreceğini söyledi (AFP)
Papa Leo, ABD'nin İran'la savaşı hakkında ABD Başkanı Donald Trump'la tartışmaya girmeyi "hiç de istemediğini" ve İncil'i vaaz etmeyi sürdüreceğini söyledi (AFP)

Papa Leo, ABD Başkanı Donald Trump'la ABD'nin İran'la savaşı hakkında tartışmaya girmeyi "hiç de istemediğini" ve İncil'i vaaz etmeyi sürdüreceğini söyledi.

Leo, 11 günlük Afrika turunda Angola'yı ziyareti sırasında cumartesi günü Associated Press'e, "Ortada belli bir anlatı var; bunun bütün yönleri doğru değil ama bu durum, ABD Başkanı'nın gezinin ilk gününde benim hakkımda yaptığı bazı yorumların yarattığı siyasi ortamdan kaynaklanıyor" diye konuştu.

O zamandan beri yazılanların büyük kısmı, söylenenleri yorumlamaya çalışan yorumların yorumundan ibaret.

Leo, Trump'ın geçen haftaki Truth Social mesajlarında Amerikan doğumlu Papa'yı "ZAYIF" diye nitelemesi, suç konusunda "Radikal Sol'a hizmet etmekle" suçlaması ve Katolik liderin nükleer silahlı bir İran istediği yönündeki yanlış iddialarına değindi.

Trump, "Çok iyi bir iş çıkardığını düşünmüyorum. Papa Leo'nun hayranı değilim" demişti.

Leo, sürekli barışla diyalog çağrısında bulunuyor ve savaş için dini gerekçelerin kullanılmasını kınıyor. Özellikle de Trump'ın İran medeniyetini yok etme tehdidini "gerçekten kabul edilemez" diye nitelemiş ve Trump yönetiminden korkmadığını söylemişti.

Papa ayrıca, Amerikalıları "İsa Mesih adına" İran'da ABD zaferi için dua etmeye çağıran Savunma Bakanı Pete Hegseth'e de karşı çıktı.

Perşembe günü Kamerun'da Papa, dünya halklarının "tiranlar" ve savaş çığırtkanlarının yarattığı felaketin pençesinde acı çektiğini belirtti.

Yorumları geniş çapta Trump ve ABD'nin İran'daki savaşına yönelik eleştiri olarak görüldü ancak Leo bu sözleri Trump'ın kendisini eleştirmeye başlamasından iki hafta önce yazdığını söyledi.

Leo, cumartesi günü gazetecilere, "Yine de sanki ben yine başkanla tartışmaya girmeye çalışıyormuşum gibi algılandı; ki bu benim hiç de istemediğim bir şey" dedi.

Afrika'ya öncelikle bir papaz, Katolik Kilisesi'nin başı olarak; Afrika'daki tüm Katoliklerle birlikte olmak, onlarla kutlamak, onları cesaretlendirmek ve onlara eşlik etmek için geliyorum.

bgrb
Başkan Donald Trump'ın açıkça ilahi güçle bir adamı iyileştirdiği, yapay zeka üretimi görsel. Başkan bu görüntüyü Truth Social'da paylaştı (@realDonaldTrump/Truth Social) .

Leo'ya eleştirileri sürerken bu hafta Trump, Truth Social'da kendisini hasta bir adamı iyileştiren İsa olarak gösteren yapay zeka üretimi görseli paylaşarak Hıristiyanları daha da öfkelendirdi. Başkan daha sonra görseli sildi ve bunun kendisinin doktor olarak gösterdiğini düşündüğünü iddia etti.

Gazetecilere, "Evet onu yayımladım ve bunun beni doktor olarak gösterdiğini, Kızılhaç'la ilgili olduğunu, orada bir Kızılhaç çalışanı olarak çalıştığımı düşündüm, ki biz Kızılhaç'ı destekliyoruz" dedi.

Beni doktor olarak insanları iyileştirirken göstermesi gerekiyordu. Ve ben insanları iyileştiriyorum. Hem de çok daha iyi hale getiriyorum.

Trump yönetimi yetkilileri, yaşanan tartışmanın ardından başkanın savunmasına geçti. 2019'da Katolikliğe geçen Başkan Yardımcısı J.D. Vance de salı günü yaptığı açıklamada, Leo'nun "ahlaki konularla ilgilenmesi" ve siyasetten uzak durması gerektiğini söyledi.

The Independent, Beyaz Saray'dan konuyla ilgili yorum istedi.

Independent Türkçe


İngiliz polisi, Londra’da Yahudi yönelik kundaklama saldırılarında İran bağlantısı şüphesi üzerinde duruyor

Londra’nın genel görünümü (Arşiv - Reuters)
Londra’nın genel görünümü (Arşiv - Reuters)
TT

İngiliz polisi, Londra’da Yahudi yönelik kundaklama saldırılarında İran bağlantısı şüphesi üzerinde duruyor

Londra’nın genel görünümü (Arşiv - Reuters)
Londra’nın genel görünümü (Arşiv - Reuters)

Metropolitan Polis (Londra'nın polis teşkilâtı) pazar günü yaptığı açıklamada, Londra’daki Yahudi ibadethaneleri ve Yahudi toplumuyla bağlantılı noktalara yönelik kundaklamaların İranlı ajanlar tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini araştırdıklarını duyurdu.

Açıklamada, terörle mücadele ekiplerinin saldırıları soruşturduğu, hedefler arasında sinagogların yanı sıra Farsça yayın yapan bir medya kuruluşuna yönelik saldırının da bulunduğu belirtildi.

Yangınlarda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, son saldırının dün akşam Kuzey Londra’daki bir sinagogda hafif hasara yol açtığı bildirildi.

Polis Teşkilatı Kıdemli Yetkilisi Vicki Evans, kendisini “İslami Sağcılar Hareketi” olarak adlandıran bir grubun internet üzerinden saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı.

Evans, “Bu grubun İran ile bağlantılı olabileceğine dair kamuoyuna yansıyan haberlerin farkındayız. Beklendiği üzere, soruşturma ilerledikçe bu ihtimali incelemeyi sürdüreceğiz” dedi.

İran yönetiminin suç unsurlarını vekil olarak kullanma yöntemine daha önce de değindiklerini belirten Evans, “Bu yöntemin burada, Londra’da kullanılıp kullanılmadığını araştırıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail Hükümeti ise “İslami Sağcılar Hareketi”ni yeni kurulmuş bir yapı olarak nitelendirirken, İran adına faaliyet gösterdiğinden şüphelenilen bir grupla bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Söz konusu grubun ayrıca Belçika ve Hollanda’daki sinagoglara yönelik saldırıların sorumluluğunu da üstlendiği belirtildi.