Sudan Ordu Komutanı Burhan’dan İngiltere’ye özür dilemesi çağrısı

Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan, Hızlı Destek Kuvvetleri ile askeri kurum arasında fitne yayma çabaları olduğuna dair uyarı yaptı.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan. (AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan. (AFP)
TT

Sudan Ordu Komutanı Burhan’dan İngiltere’ye özür dilemesi çağrısı

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan. (AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan. (AFP)

Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan dün, İngiltere’ye Sudan’da İngiliz yönetimi sırasında ‘sömürge suçu’ olarak tanımladığı faaliyetleri için resmi bir özür yayınlaması çağrısında bulundu ve askeri düzenin birliğini koruma sözü verdi. Ayrıca Silahlı kuvvetler ile Orgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri arasında fitne çıkarma girişimlerine karşı uyarıda bulunarak söz konusu iki tarafın birbirlerine silah doğrultmayacağını vurguladı.
Burhan dün, Sudan ordusunun İngiliz güçleri ile Sudanlı Mehdist güçleri arasındaki Karari Savaşı’nın 124’üncü yıl dönümü anma törenleri sırasında yaptığı açıklamada, “Sömürgeci ordunun yaptığı, faillerinden hesap sorulmasını hak eden bir insanlık suçuydu” dedi ve “Savaştan sonra dört gün boyunca cinayet ve vahşet uygulamışlardı” ifadelerini kullandı.
Karari Savaşı, 2 Eylül 1898’de Omdurman’ın kuzeyinde, Muhammed Ahmed el-Mehdi’nin Sudan kuvvetleri ile İngiliz kuvvetleri arasında gerçekleşti. Mehdi'nin askerleri kahramanca savaşa girmişti ancak İngiliz ordusunun modern silahları başkent Omdurman’a girmesini engellemeye çalışan binlerce Sudanlı savaşçıyı öldürdü.
Sudan’ın devrik lideri Ömer el-Beşir, Nisan 2008’de de aynı talepte bulunarak başta İngiltere olmak üzere Batı’dan Sudan, Cezayir ve diğer ülkelerde işledikleri katliamlar için Afrika halkından özür dilemeleri ve yağmaladıkları servetleri iade etmeleri çağrısında bulunmuştu.
Burhan, ‘Karari Savaşı’nın şehitleri için adaletin sağlanmasına yönelik talebe karşı hakim olan sessizliği’ kınadı ve İngiltere’ye ‘kasıtlı bir şekilde katledilen şehitlerin ailelerinden ve Sudan halkından’ özür dilemesi çağrısında bulundu. “Yaşananlar, halkımızın direncinin kırmak amacıyla bir soykırım ve etnik temizlikle yapmakla eş değerdi” ifadelerini kullandı.
Dışarıdan gelen müdahaleye atıfta bulunan Burhan, ismini vermediği tarafları kabile savaşlarını ve bölgesel çatışmaları kışkırtarak ve ordunun liderliğini sorgulayarak Sudan devletini yok etmeye çalışmakla suçladı. Burhan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Askeri düzeni kimse dağıtamayacak, birlik halinde ve güçlü kalacak. Askeri yapının siyasetten çıkması, başkalarının istediklerini yapmalarına izin verileceği anlamına gelmiyor.”
İngiltere’nin Sudan krizine müdahale etmesine karşı duruşa atıfta bulunan burhan konuya dair şunları söyledi:
“Dün atalarımızı öldürenler, bugün devrimimizi öldürmeye çağrısında bulunanlardır. Bunu aynı eski kara propaganda yöntemlerini kullanarak, kabile çatışmalarını körükleyerek, liderliği sorgulayarak ve silahlı kuvvetlerin dağıtılmasını teşvik ederek yapıyorlar.”
İngiltere, ABD'nin Sudan Büyükelçisi John Godfrey’in Hartum’a gelişinden kısa bir süre sonra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile birlikte ABD-Suudi arabuluculuğuna girerek bunu dörtlü bir girişime dönüştürdü. Sivilleri orduyla bir araya getirmek için yapılan ilk çağrı başarısız oldu. Bu da Burhan’ın konuşmasının, İngiltere’nin bu arabuluculuğa girmesine örtülü de olsa karşı olduğunu gösteriyor.
Burhan, ordunun ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin birbirlerine karşı silahlanmayacağını kararlı bir şekilde dile getirirken ismini vermediği tarafları ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışmakla suçladı. “Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri birdir. Aramızda fitne çıkarmaya çalışmayın, silahlarımızı birbirimize doğrultmayacağız” dedi. Söz konusu tarafları, ‘suçlamalar ve kötü niyetli söylentiler uydurarak’ Sudan askeri teşkilatını dağıtmaya çalışmakla itham etti.
Politikacılara askeri düzenden uzak durma ve Sudan hükümetini kurmaya odaklanama çağrısında bulunan Burhan, “Siyasi partilerin, bir hükümet kurulması için Sudanlıların yolunu açmasını istiyoruz” dedi. Askeri kurumu siyasetten uzaklaştığını daha önce açıkladığını belirterek şunları söyledi:
“Askeri kurumun siyasi tartışmadan çıkması, herhangi bir grubun sömürgeci gücün daha önce yaptıklarını yeniden yapmalarına veya herkesin askeri kurum konusunda istediğini yapmasına izin vereceği anlamına gelmiyor zira üyeleri kurumu koruyabilir.”
Burhan’ın bu ifadeleri, ana muhalefet koalisyonu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin cumartesi günü yaptığı açıklamaların ardından geldi. Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri yaptığı açıklamada, birleşik, profesyonel ve siyasallaşmamış bir silahlı kuvvetlerin kurulması ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri de dahil olmak üzere etnik ve coğrafi çeşitliliği yansıtan yeni bir askeri doktrin oluşturulması çağrısında bulundu.
Burhan, ülke işlerinin sorumluluğunu üstlenecek seçilmiş bir hükümet seçilene kadar yönetimde kalma sözü vererek ‘Sömürgeci güçlerin şakşakçıları’ olarak adlandırdığı kişilere seslerini yükseltme ve ‘atalarına saldıranları alkışlamak yerine onların yargılanmasını talep etme’ çağrısında bulundu. “Bu ülke için en iyisini istemeyen kişileri milli meselelerimize dahil etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Sudan, Burhan’ın muhalefet tarafından sivil hükümete karşı askeri darbe olarak nitelendirdiği hamlelerine karşı 25 Ekim’den bu yana devam eden protestolara tanık oluyor.



Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.


Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
TT

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)

Suriye Ordusu dün akşam, birliklerinin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyelerini Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevinden ve çevresinden, Halep'in doğusundaki Ayn el Arab (Kobani) şehrine nakletmeye başladığını duyurdu.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı yaptığı açıklamada, "Bu adım, İçişleri Bakanlığı'nın cezaevinin yönetimini devralacağı 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasında atılan ilk adımdır" dedi. Açıklamada, ordu güçlerinin SDG mensuplarına Ayn el-Arab civarına kadar eşlik edeceği de belirtildi.

Suriye devlet televizyonu bugün erken saatlerde Dışişleri Bakanlığı'ndan alıntı yaparak, hükümetin, salı günü başlayan dört günlük sürenin dolmasının ardından SDG’nin 18 Ocak'ta varılan anlaşmayı uygulamayı reddetmesi halinde askeri seçeneğe başvuracağını bildirdi.

Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)

Şarku’l Avsat’ın Suriye televizyonundan aktardığına göre Savunma Bakanlığı, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Suriye televizyonu, adı açıklanmayan bir hükümet kaynağına atıfta bulunarak, Suriye ordusunun ilgili güvenlik yetkilileriyle birlikte, DEAŞ tutuklularının bulunduğu bölüm de dahil olmak üzere el-Aktan hapishanesinin tüm tesislerini devralacağını ve bu hamlenin "Rakka vilayeti üzerindeki kontrolü genişletme ve güvenliğini sağlama gibi en yüce ulusal amaca hizmet ettiğini" belirtti.