Mısır, ABD’den 16 antik eseri geri aldı

Geri alınan eserler arsında bir cenaze yazıtı ve ahşap bir tabut parçası da var.

 Ptolemaios dönemine ait altın sikke.
Ptolemaios dönemine ait altın sikke.
TT

Mısır, ABD’den 16 antik eseri geri aldı

 Ptolemaios dönemine ait altın sikke.
Ptolemaios dönemine ait altın sikke.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı geçtiğimiz çarşamba günü, ülkeden yasa dışı yollarla çıkarılan 16 tarihi eserin ABD’den geri alındığını bildirdi. 16 eser arasında ABD yetkililerinin yakın zamanda Metropolitan Sanat Müzesi'nden aldığı altı parça da bulunuyor. Bakanlık konuyla ilgili açıklamasında "New York'taki Mısır Başkonsolosluğu bu parçaları önümüzdeki birkaç gün içinde teslim alacak. Parçalar, mümkün olan en kısa sürede Kahire'ye dönmeleri için hazırlanacak” ifadelerini kullandı.
Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Mustafa Vezirî yaptığı basın açıklamasında, kurtarılan Mısır eserlerinin yasa dışı yollardan ülkeden kaçırıldığını söyledi. Bu durum, ABD'nin, eserleri Mısır'a iade etmesiyle sonuçlanan üç farklı davada yaptığı soruşturmalarla da kanıtlandı. Soruşturmalar, New York'taki ABD Savcılığı, Mısır Dışişleri Bakanlığı ve ülkedeki ilgili çeşitli makamlarla sürekli koordinasyon çerçevesinde yürütüldü. Bakan, açıklamasında, "Mısır, antik eserlerinin kurtarılması dosyasını en yüksek öncelik seviyesine aldı”  dedi.
Mısır, ülkeden kaçırılan tarihi eserleri, elinde bulunduranlarla görüşerek geri almaya çalışıyor. Mısır bu bağlamda ABD, İsviçre, İtalya ve İspanya da dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesiyle ikili anlaşmalar imzaladı. Resmi verilere göre 2011'den bu yana 29 bin 300'den fazla eseri kurtarmayı başardı.
Eski Eserler Yüksek Konseyi'nde Bulunan Eski Eserler Dairesi Genel Müdürü Şaban Abdul Cevad konuya dair şu açıklamayı yaptı:
“Kurtarılan parçalar arasında Metropolitan Müzesi'nden altı eser de var. Bu eserlere ABD Savcılığı'nın Manhattan, New York'taki ofisi tarafından, ABD ve Fransa'ya birçok tarihi eserin kaçırılmasıyla ilgili yürütülen büyük bir davada el konuldu. Fransa'da ise soruşturmalar devam ediyor.”
Şaban Abdul Cevad, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada ‘eserlere el konulur konulmaz ABD tarafı ile koordinasyonun kurulduğunu’ ve bunun ‘Washington ile iş birliğinin arkeolojik eserlerin ithalat ve ihracatına ilişkin 2016 yılında imzalanan ikili bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştiğini’ söyledi. Söz konusu anlaşma geçen sene, beş yıllık bir süre için yenilendi. Anlaşma kapsamında Kahire, ABD’deki çok sayıda eseri kurtardı.
ABD’de soruşturmalara dahil olan yetkililer birkaç gün önce, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi'nde bulunan ve değeri 13 milyon dolardan fazla olan, aralarında 3,2 milyon dolar değerinde altı Mısır eserinin de bulunduğu 27 esere el konulduğunu duyurdu. Geri kalan parçalar Yunan ve Roma uygarlıklarına ait olup değerlerinin yaklaşık 10 milyon ABD doları olduğu tahmin ediliyor.
Abdul Cevad, kurtarılan eserlerin ‘modern devlet, geç, Yunan ve Roma dahil olmak üzere farklı dönemlere ait olduğunu’ açıkladı. Yetkili, kurtarılan eserler arasında bir kadının yüzünü betimleyen renkli sıva tabakası ile kaplanmış ahşap bir lahdin bir parçası ve hiyeroglif yazıtlı bir kireçtaşı bulunduğunu belirtti. Söz konusu eserler arasında beş küçük parçaya bölünmüş, Mısır'dan Çıkış Kitabı'ndan Kızıldeniz'i geçiş hikayesini anlatan renkli çizimlerle süslenmiş bir keten parçası, adaklardan bir görüntü, diz çökmüş bronz bir adam heykeli ve baş müzisyen unvanını taşıyan (Chemes) adlı bir kişinin renkli oymalarıyla süslenmiş kireçtaşı bir türbe de var. Ayrıca Roma döneminden bir kadını betimleyen Fayyum portrelerinden oluşan bir cenaze portresi de yer alıyor. Bu eserler Metropolitan Müzesi'nden toplanıldı. Bunun yanı sıra Mısır’dan yasa dışı yollarla çıkarılan tarihi eserler arasında, ABD’li bir insanının elinde bulunan ve soruşturmalar sonucunda bunları yasa dışı yollardan elde ettiği tespit edilen dokuz eser ve Ptolemaios döneminden kalma bir altın sikke de var.



Rupert Grint'ten Harry Potter hayranlarına uyarı

Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
TT

Rupert Grint'ten Harry Potter hayranlarına uyarı

Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)

Amber Raiken Yaşam Haberleri Muhabiri 

Rupert Grint, yeni filmi Nightborn'daki rolünün Harry Potter serisinde canlandırdığı sevgi dolu karakterden epey farklı olduğunu söyleyerek hayranlarını uyardı.

37 yaşındaki aktörün 2023'ten bu yana ilk filmi olan Finlandiya yapımı korku filminde Grint, ormandaki ücra bir evde yeni doğmuş bebeğini (Seidi Haarla'nın hayat verdiği) eşi Saga'yla birlikte büyüten Jon'u oynuyor. Ancak Jon ve Saga'nın, oğullarında bir sorun olduğunu fark etmesiyle evlilikleri çalkantılı bir döneme giriyor.

Filmin, doğumun anne üzerindeki duygusal etkileri gibi temaları ve şiddet içeren sahneleri göz önüne alındığında bu hikayenin, 10 yıl boyunca Ron Weasley'ye hayat verdiği Harry Potter filmlerinden çok farklı olduğunu bilen Grint, hayranlarının da bunu bilmesini istiyor.

Variety'de cuma günü yayımlanan röportajında yeni rolü hakkında konuşan aktör "Ron'un sıcaklığıyla çelişiyor" dedi. Grint, Bir Noel Şarkısı'nın (A Christmas Carol) yaklaşan uyarlamasında (Johnny Depp'in canlandırdığı) Ebenezer Scrooge'un düşük maaşa çok fazla çalışan memuru Bob Cratchit gibi farklı roller de üstlenecek.

Oyunculuk kariyerine kendi temposunda devam etmeyi planlayan Grint, "her yıl bir iş" üzerinde çalışmayı umuyor. Ancak Harry Potter filmlerinin sağladığı maddi güvence sayesinde böyle çalışabildiği için şanslı olduğunun da farkında.

Variety'ye konuşan aktör "Bu ayrıcalığın fazlasıyla farkındayım" dedi. 

Zor bir işti ama bu filmler bize seçim yapma şansı verdi, ki bu da büyük bir hediye. Tabii ki bu, her zaman doğru seçimi yapacağım anlamına gelmiyor. Ama bundan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum.

Özellikle o zamanlar çocuk olduğundan, Harry Potter filmlerinde çalışırken bazı "fedakarlıklar" yapmak zorunda kaldığını söylese de bu deneyimi yaşamaktan dolayı hâlâ çok mutlu.

Grint "Uzun zamana yayıldı ve insanın çıkmak istediği dönemler kesinlikle oluyor" diye açıkladı. 

Ama hiç pişman değilim. Harika bir zamandı ve bence onların (yeni dizideki oyuncuların -çn.) etrafında onlarla ilgilenecek epey iyi insan olacak.

M. Night Shyamalan'ın gerilim filmi Kulübeye Tıklat (Knock at the Cabin / 2023) ve Apple TV+'ın popüler dizisi Servant (2019) gibi yapımlarda rol alsa da Grint, her zaman sevimli çocuk büyücü olarak tanınacağını hissettiğini daha önce söylemişti.

Kasımda BBC'ye yaptığı açıklamada "Benim için sorun değil" demişti. 

Bence harika bir şey. Bunun çocukluklarının bir parçası olduğunu gerçekten hisseden insanlarla tanışmayı seviyorum.

Onlarca yıl önce oynadığı bir rolle anılmaktan bıkıp bıkmadığı sorulduğunda Grint, "Hayır, kesinlikle hayır. Bayılıyorum" diye yanıtlamıştı.

Grint, Daniel Radcliffe ve Emma Watson'la birlikte ilk Harry Potter filminde rol aldığında 12 yaşındaydı. Son film 2011'de sinemalarda gösterime girdiğinde 22 yaşındaydı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Gazze sorusu, Berlin Film Festivali'ni karıştırdı

"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
TT

Gazze sorusu, Berlin Film Festivali'ni karıştırdı

"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 

Hindistan'ın yaşayan en önemli yazarlarından Arundhati Roy cuma günü bir açıklama yayımlayarak Berlin Film Festivali'nden çekildiğini duyurdu.  

1997'de yayımlanan romanı Küçük Şeylerin Tanrısı'yla (The God of Small Things) hem Booker Ödülü'nü kazanan hem de dünya çapında ünlenen edebiyatçı, bu festivalde siyasetten kaçınılması gerektiğini öne süren jüri üyelerine tepki gösterdi. 

64 yaşındaki Hintli yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Gazze'de yaşanan ve süren durum, İsrail devletinin Filistin halkına yönelik soykırımıdır. Bu, ABD ve Almanya yönetimlerinin yanı sıra Avrupa'daki birkaç diğer ülke tarafından da desteklenip fonlanıyor. Günümüzün en büyük sinemacıları ve sanatçıları ayağa kalkıp bunu söyleyemiyorsa tarihin kendilerini yargılayacağını bilmeli. Şoke oldum ve iğrendim.

7 kişilik uluslararası jüriye başkanlık eden Alman yönetmen Wim Wenders, perşembe günü Berlin yönetiminin Gazze politikasına yönelik ne düşündüğü sorusuna verdiği yanıtla tepki toplamıştı. 

Berlin Üzerindeki Gökyüzü (Der Himmel über Berlin), Mükemmel Günler (Perfect Days) ve Paris, Texas gibi filmleriyle bilinen 80 yaşındaki sinemacı "Politikadan uzak durmak zorundayız çünkü kendini siyasete adayan filmler çekersek siyasetin alanına girmiş oluruz. Ancak biz politikaya karşı dengeleyici bir konumda olmalıyız. Biz insanların işini yapmalıyız, siyasetçilerin değil" demişti. 

Polonyalı film prodüktörü Ewa Puszczynska da hükümetlerin Gazze savaşına dair politikalarının kendisi gibi jüri üyelerine sorulmasını adil görmediğini aynı basın toplantısında söylemişti. 

Roy, senaryosunu yazdığı 1989 tarihli In Which Annie Gives It Those Ones'ın gösterimi için festivale katılacaktı. 

Independent Türkçe, Guardian, Reuters


Bisiklet dünyasının en tartışmalı ismini canlandıracak oyuncu belirlendi

Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
TT

Bisiklet dünyasının en tartışmalı ismini canlandıracak oyuncu belirlendi

Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)

Gözden düşmüş bisikletçi Lance Armstrong'un hayatı yeni bir filme konu oluyor. 

Konsey'in (Conclave) yönetmeni Edward Berger ve Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni'nin (Springsteen: Deliver Me From Nowhere) prodüktörü Scott Stuber'in imzalarını taşıyacak yapımın senaryosuysa Kral Richard: Yükselen Şampiyonlar'la (King Richard) bilinen Zach Baylin'e emanet edildi. 

Artık 54 yaşına gelen Amerikalı bisikletçiyi, Austin Butler'ın canlandıracağı açıklandı. 

Baz Luhrmann'ın 2022 tarihli filmi Elvis'le yıldızı parlayan 34 yaşındaki aktör; Motorcular (The Bikeriders), Masters of the Air, Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki (Dune: Part Two) ve Ölüler Ölmez (The Dead Don't Die) gibi yapımlarla da tanınıyor.

Austin Butler son olarak Darren Aronofsky'nin çektiği Suçüstü'yle (Caught Stealing) hayranlarıyla buluşmuştu. 

29 Ağustos'ta vizyona giren filmin başrolündeki oyuncuya Regina King, Zoë Kravitz, Matt Smith, Liev Schreiber ve Vincent D'Onofrio gibi yıldız isimler eşlik etmişti. 1998'de geçen filmde eski bir beyzbol oyuncusu, kendini New York'un yeraltı suç dünyasında buluyor.

Butler'ın önünde de pek çok iş var. 1980'lerin kült dizisi Miami Vice'ın yeni beyazperde uyarlamasında Sonny lakaplı James Crockett'i canlandıracak. 

1995'te vizyona giren Büyük Hesaplaşma'nın (Heat) yine Michael Mann tarafından çekilecek devam filminde ve Luca Guadagnino'nun yeni Amerikan Sapığı (American Psycho) uyarlamasında da rol alacak. 

2012'de ABD Dopingle Mücadele Ajansı'nın yaptığı soruşturma, Armstrong'u "sporda şimdiye kadar görülmüş en sofistike, profesyonel ve başarılı doping programının" düzenleyicisi ilan etmişti. Armstrong'un Ağustos 1998 sonrasındaki tüm unvanları elinden alınmıştı.

Yıllarca süren söylentiler, suçlamalar ve inkarların ardından Armstrong, 2013'te Oprah Winfrey'e verdiği bir röportaj sırasında doping yaptığını itiraf etmişti.

Bunların ardından 7 Fransa Bisiklet Turu (Tour de France) şampiyonluğu elinden alınmış ve bisiklet sporundan ömür boyu men edilmişti. 

Eski takım arkadaşı Floyd Landis'in de aralarında bulunduğu ihbarcıların ifadelerine dayanılarak hazırlanan 100 milyon dolarlık federal suçlamanın ardından Armstrong, ABD hükümetine 5 milyon dolar ödemişti.

1996'da testis kanseri teşhisi konan Armstrong, kanser araştırmalarına sağladığı destekle de biliniyor. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline, Variety