Rus güvenliği, DEAŞ’ı destekleyen bir hücreyi ortaya çıkardı

DEAŞ’a yönelik operasyonlar sürüyor. (Komsomolskaya Pravda gazetesi)
DEAŞ’a yönelik operasyonlar sürüyor. (Komsomolskaya Pravda gazetesi)
TT

Rus güvenliği, DEAŞ’ı destekleyen bir hücreyi ortaya çıkardı

DEAŞ’a yönelik operasyonlar sürüyor. (Komsomolskaya Pravda gazetesi)
DEAŞ’a yönelik operasyonlar sürüyor. (Komsomolskaya Pravda gazetesi)

Rusya Federal Güvenlik Ajansı, fon toplama ve bunları DEAŞ hesaplarına aktarma operasyonları gerçekleştiren bir gizli hücrenin ortaya çıkarıldığını ve bir grup militanın gözaltına alındığını duyurdu.
Ajans tarafından yapılan açıklamada, söz konusu grubun son dönemde DEAŞ terör örgütüne üye olan ve uluslararası arananlar listelerinde yer alan militanlara banka kartları kullanarak büyük meblağlarda para aktardığı kaydedildi.
Ajans, Rus bankacılık sektörüne uygulanan Batı ablukası ışığında, hücrenin üye sayısı ve fon transfer mekanizmaları hakkında daha fazla ayrıntı vermedi. Ancak açıklamada, aktarılan fonların terör faaliyetlerini finanse etmek için kullanıldığı bildirildi. Ayrıca yasaklı terör örgütlerine destek faaliyetinde bulunmakla suçlanan hücre üyelerinin soruşturmaya tabi tutulduğu kaydedildi.
Bu gelişme, Rus güvenlik servisinin Kırım'da şiddeti kışkırtmada aktif olan bir militanı tutukladığını açıklamasından bir gün sonra geldi.
Yapılan açıklamada 1980 doğumlu bir Simferepol sakininin Telegram’dan Ukrayna'daki Nazizmi silahsızlandırmak ve ortadan kaldırmak için özel askeri operasyona katılan Rus silahlı kuvvetlerinin askerlerine karşı misilleme tehditleri içeren yorumlar yayınladığı ifade edildi.
Rusya Federasyonu Federal Güvenlik Servisi Soruşturma Servisi, Rus vatandaşına dava açtı. Bu bağlamda Rusya Federal Güvenlik Servisi iki gün önce, aşırılık yanlısı gruplara ait hücreleri takip etmek için büyük bir operasyon başlattığını duyurdu. Güvenlik güçleri, aralarında ‘Columbine’ ve ‘Death Cult’ olarak bilinen gruplar da dahil olmak üzere sosyal ağlarda şiddeti kışkırtan gruplara katılmakla suçlanan 46 Rus bölgesinde 187 kişinin evini aramak için harekete geçti.
Federal Güvenlik Servisi’nin açıklamalarına göre Death Cult, Rusya topraklarında yasaklanan terör örgütleri listesinde bulunan Columbine ile birlikte Ukraynalı neo-Nazi aşırılık yanlısı bir gurup. Açıklamada, her iki grup unsurlarının internette şiddet ideolojisini ve güç kullanımını teşvik ettiği bildirildi.
Yetkililerin operasyonlarda terör ve aşırılık yanlısı propaganda yapılan, Ukrayna'daki aşırı milliyetçi oluşumların üyeleriyle gerçekleştirilen yazışmalara da el koyduğu kaydedildi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.