Beşiktaşlı Josef, MKE Ankaragücü maçından sonra aldığı cezaya gözyaşlarıyla itiraz etti: 'Orada yüzde 100 doğru bir şey yaptığıma inanıyorum'

AA
AA
TT

Beşiktaşlı Josef, MKE Ankaragücü maçından sonra aldığı cezaya gözyaşlarıyla itiraz etti: 'Orada yüzde 100 doğru bir şey yaptığıma inanıyorum'

AA
AA

Beşiktaşlı orta saha oyuncusu Josef de Souza, Spor Toto Süper Lig'in 5. haftasında deplasmanda MKE Ankaragücü maçının ardından gördüğü kırmızı kartın ve aldığı 1 maçlık cezanın haksız olduğunu savundu. Josef, düzenlenen basın toplantısında gözyaşı döktü.
Siyah-beyazlı kulüp, Josef'in MKE Ankaragücü ile oynanan maçtan sonra çıkan olayda takım arkadaşına saldıran taraftara müdahale ettiği gerekçesiyle kırmızı kart görmesi ve Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) söz konusu kartın iptali için yaptığı başvurunun kabul edilmemesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.
Vodafone Park'ta düzenlenen toplantıya Josef'in yanı sıra Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Engin Baltacı katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Engin Baltacı, "MKE Ankaragücü maçından sonra daha güzel konuları konuşmak için bir araya gelmek isterdik. Ancak öyle bir pozisyonda bir araya gelmedik. Hukuk kazalarının düzelme ihtimalinin her zaman olduğuna inanan bir hukukçuyum." diyerek sözü Josef'e bıraktı.
Tecrübeli oyuncu ise sözlerine, "Kulüp başkanıma, camiamıza ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Son günlerde bana gösterdikleri destek benim için çok şey ifade ediyor." diyerek başladı.
Çok zor ve üzücü bir hafta yaşadığını aktaran Josef, "Uzun süre sahalardan uzak kalmıştım. İlk 4 maçta takımımın yanında değildim. Gece gündüz çalışarak takımıma destek olmak için normalden de erkenden sürede sahalara döndüm. Takımıma yardımcı oldum. Maç içinde hakeme de yardımcı oldum. Müsabakadan sonra malum olaylar yaşandı. O esnada normal davranmama rağmen kırmızı kart gördüm ve bir maç ceza aldım. Bu karar yüzünden ciddi anlamda hayal kırıklığı yaşıyorum." ifadelerini kullandı.
Kendisine verilen cezanın normal olmadığını ileri süren 33 yaşındaki futbolcu, şunları kaydetti:
"Hayatta bazen söylediklerinizden çok yaptıklarınız çok şey ifade eder. Ben de yaptıklarımla karakterimi gösteririm. Geçen hafta Türkiye Futbol Federasyonunda hocaların, başkanların ve kaptanların olduğu bir toplantı yapıldı. Birlik, beraberlik ve şiddete karşı mesajları verildi. Bu çok doğruydu. Geçen haftaki maçta takım arkadaşlarım ve hakeme yardımcı oldum, onları korudum. Bunun sonunda haksız bir ceza aldım. Bu cezanın 1 maç olması çok önemli değil. Ben, 4-5 haftadan beri takımdan uzağım ama neden böyle bir ceza verildiği mesele. Orada yüzde 100 doğru bir şey yaptığıma inanıyorum. Arkadaşlarımı koruduğumu biliyorum. Böyle bir aksiyonun sonunda ceza verilmesini kabul edemiyorum. Bundan dolayı da çok üzgünüm."
Josef de Souza, sahaya giren taraftarın takım arkadaşları Salih Uçan ve Cenk Tosun'u ya da karşılaşmanın hakemlerini sakatlayabileceğini veya yaralayabilme ihtimalinin olduğunu belirterek, "Sahada kötü bir olay yaşandı. Sahaya giren taraftar Cenk'i, Salih'i sakatlasaydı ya da elinde onlara zarar verecek, yaralayacak bir alet olsaydı, sahadaki herhangi biri yaralansaydı insanlar bana yine 1 maç mı ceza vereceklerdi? Bu cezanın ne kadar yanlış olduğunu tartışmaya gerek yok. Milli oyuncular Cenk ya da Salih'in futbol oynamasını engelleyecek bir şey olsaydı gerçekten şu an Josef'in cezası mı konuşulacaktı? Bu tür durumlar da bu şekilde cezalandırılması maalesef Türk futbolunun imajına zarar veriyor." diye konuştu.
Siyah-beyazlı futbolcu, TFF Tahkim Kurulunun duruşmalı savunma isteğini geri çevirmesinin de kendisini çok üzdüğünü aktardı.

Gözyaşlarına hakim olamadı
Ailesiyle Türkiye'yi çok sevdiğini dile getiren Josef, yaşananlardan sonra güvensizlik hissettiklerini anlatırken gözyaşlarını tutamadı.
"Bu cezanın adil olmadığı şüphe götürmez bir gerçek." diyen Josef, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ailemle yaşanan olay ve buna verilen reaksiyon yüzünden, bu tarz olayların tekrar yaşanabileceği konusunda güvensizlikler hissediyoruz. Bu çok basit bir olay değildi. Ceza alması gereken kişiler hiç ceza almadı. Rakibimize verilen ceza ortada. Bu ülkeyi çok seviyorum. Bu ülke bana her şeyimi veren, kendimi futbolcu ve insan olarak tamamlamamı sağlayan ülke. Türk insanını çok seviyorum. Buraya geldiğimden beri her şeyi içimden gelerek yaşıyorum, çok mutluyum. Bu olayın yaşanması ve adaletsizlik yüzünden endişe ve üzüntü yaşıyorum. Burada çok büyük hayallerim var. Türk futbolunda daha farklı şeyler yapmakla ilgili plan ve hayallerim var. Bundan vazgeçmeyeceğim ama ben buraya karşı büyük bir sevgi beslerken bunların yaşanması duygusal olarak beni ve ailemi üzüyor. Bana destek veren herkese teşekkür ediyorum. Türkiye'yi, Türk insanını ve futbolunu çok seviyorum. Tüm bunlara rağmen burada devam etmek için elimden geleni yapacağım."
Türkiye'de 6 sezon geçirdiğini belirten Josef, "Türkiye'de sadece 2 kez kırmızı kart görerek oyundan atıldım. İkisi de Video Yardımcı Hakem uygulamasıyla oldu. Sahada kasti olarak rakibine şiddet uygulayan bir futbolcu değilim. Benim Türkiye'de çalıştığım tüm hocalar ve takım arkadaşlarım bana karşı iyi düşüncelere sahip. Sahada futbolu ön plana çıkaran biriyim. Bu durumların bu karakterimin önüne geçmesine izin vermek istemiyorum. Sahada takım arkadaşlarını korumak isteyen bir oyuncuyum. Bu adalet dışı karara karşı hayal kırıklığım var." diyerek sözlerini tamamladı.
Josef'in ağlamasının ardından sözü alan Baltacı, "Beşiktaş için terini son damlasına kadar döktüğünü biliyoruz. Bugün gözyaşı döktüğünü de gördük. Hayallerini gerçekleştirme çabanda Beşiktaş ailen hep yanında olacak. Yanaklarından öpüyorum sevgili kardeşim. Teşekkür ediyorum." dedi.
Engin Baltacı, basın toplantısından ayrılan Josef de Souza'yı sarılarak uğurladı.

Baltacı: "Kronikleşmeye yüz tutan haksızlıklar devam ediyor"
Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Engin Baltacı, TFF ve kurullarında kendilerine yönelik kronikleşen haksızlıklar yapıldığını savundu.
Siyah-beyazlı kulübün hukuktan sorumlu yöneticisi, Josef'in ayrılmasından sonra toplantıya devam etti.
Kurulların değişmesine rağmen haksızlıkların devam ettiğini iddia eden Baltacı, "Geçen dönemden başlayan ve bize göre neredeyse kronikleşmeye yüz tutan haksızlıklar devam ediyor. Federasyonun ve kurullarının yeni olduğunun bilincindeyiz. Beşiktaş camiasına yönelik haksızlıklar kronikleşirken biz, 'Federasyon ve kurulları daha yenidir, alışırlar, öğrenirler.' gibi bir zamanı tanıma hakkını görmüyoruz. Kurullar değişiyor ama değişim kökten olmadığı, kurullara gelenler futbolun ruhunu bilmediği için haksızlıklar aynı şekilde devam ediyor. Biz Beşiktaşlıyız. Standart, hakkaniyet, adalet istiyoruz. Sadece Beşiktaş için değil bütün futbol dünyası için istiyoruz." diye konuştu.
Baltacı, Josef'in kırmızı kartı için duruşmalı yargılama istediklerini ancak bunun kabul edilmediği belirtti.
MKE Ankaragücü maçından sonra yaşanan olayları toplantı salonundaki ekranlara yansıyan fotoğraflarla anlatan Engin Baltacı, maçın hakemi Mete Kalkavan'ın Josef'e kırmızı kart çıkarmadığını ancak maçtan sonra yetkilileri odasına davet ederek Brezilyalı oyuncuyu ihraç ettiğini ilettiğini söyledi.
Siyah-beyazlı kulübün ikinci başkanı, hakem raporunun yanı sıra TFF Hukuk Müşavirliğinin sevki, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulunun yaptığı yargılamaları eleştirdi.

Hakem atamalarına tepki
Engin Baltacı, TFF Merkez Hakem Kurulunun yapay zeka ve algoritma yardımıyla yaptığı hakem atamalarına tepki gösterdi.
Ligin 6. haftasında 12 Eylül Pazartesi günü sahalarında yapacakları Medipol Başakşehir maçına Halil Umut Meler'in verilmesini eleştiren Baltacı, şunları kaydetti:
"Ligin ilk 5 haftasındayız, biz iki kez hakem gadrine uğradık. Nasıl bir algoritma ve yapay zekaysa Alanyaspor-Beşiktaş maçına atanan hakemin performansı belli değil. En üst düzey hakem performansı değil. Sonra Mete Kalkavan'ın kırmızı kart tebliği, şimdi de Başakşehir maçına Halil Umut Meler'in atanması. Kaptanımın bu hafta takımında yer alamaması kime yarıyor? 2 Haziran'dan beri düdük çalmamış bir hakem, hangi algoritmanın hangi tespitiyle ve hangi performansıyla haftanın en önemli maçına atandı? Bunu nasıl iyi niyetle yorumlayalım? Bu hakem ayrıca bir meydan okumayla daha önce üst üste 2 maçımıza atandı. Bu maçta yaşanabilecekleri camiama nasıl anlatacağım? Futbolda şiddeti, şiddetin teröre dönüşmesini nasıl önleyeceğiz? Kurullar değiştirildi ama futbolun ruhundan anlamayanların çoğunlukta olduğu kurullar oluşturdu. Şimdi esası şekle feda ettiniz. Ortada kırmızı kartı gerektiren bir eylem yok ama kırmızı kart var. Benim futbolcum kaptanlığının gereğini yapmasa, Cenk Tosun, Salih Uçan veya hakem Mete Kalkavan 5-6 haftayı kaçıracak şekilde yaralanmıştı."
Kurulların adaletli davranması gerektiğini dile getiren Baltacı, "Sürekli saygı çerçevesinde yaklaşıyoruz. Ancak bize yönelik saldırılar ve haksızlıklar arttıkça sesimiz yükselecektir. Kibar duruyorsak, yumuşak başlı duruyorsak uysal koyun değiliz. Gerçekler karşısında susmayız." diye konuştu.
Taraftarlarını maçlarda olay çıkarmaması için uyaran Engin Baltacı, "Pazartesi günü önemli bir maç oynayacağız. Benim camiam bir gecede 300 bin tweet atacak kadar büyük bir camiadır. Haksızlıklar karşısında bu tutumlarını devam ettireceklerdir. Ancak tweet atsınlar, yabancı madde atmasınlar, küfür etmesinler, başkalarının kötü davranışlarını örnek almasınlar. Sahadaki takımlarını desteklesinler ve diğer konuları bize bıraksınlar. Biz hallederiz." değerlendirmesinde bulundu.



Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, gözündeki sakatlık nedeniyle ikinci kez ameliyat olan UFC ağırsıklet şampiyonu Tom Aspinall'ı savundu.

Sakatlığı için tedavi gören Aspinall'ın dövüş kariyerinin geleceği belirsizliğini koruyor. Aspinall, ekimde rakibi Ciryl Gane'den gözüne çok sayıda darbe almıştı. Britanyalı Aspinall, Gane'le yaptığı maçta tartışmasız ağırsıklet şampiyonluğunu ilk kez savunuyordu ve Fransız dövüşçünün faulleri nedeniyle maç ilk rauntta sonuçsuz kalmıştı.

Geçen hafta tedavisinin ciddiyetini kanıtlayan fotoğraflar paylaşmasına rağmen 32 yaşındaki Aspinall, bazı çevrelerden eleştiri almaya devam ediyor.

Ancak hafif ağırsıklet şampiyonu Pereira, Aspinall'ı savunmak için harekete geçti ve Aspinall'ın sıkletıide dövüşen Brezilyalı Valter Walker'ın YouTube kanalında konuştu.

Sözleri Portekizce'den çevrilen Pereira, "Maç durdurulduğunda şikayet etmeye başladı" dedi.

[Bazıları] ona inanmadı, diğerleriyse onu yerden yere vurdu. Bakın, ben sağlıkla ilgili şaka yapmam. Şöyle düşünüyorum: Bu adam bir dövüşçü, böyle bir şeyde rol yapmaz. Ama adam ameliyattan sonra geri döndü. Paylaştığı fotoğrafı gördüm. Adamın gözü kıpkırmızıydı, beni bile biraz korkuttu. Göz gerçekten hassas, biliyorsuz değil mi?

vfvf
Tom Aspinall ikinci göz ameliyatını geçirdi (Optegra)

Aspinall'ın bir sonraki hamlesi belirsizken, bazı hayranlar daha önce geçici kemeri elinde bulunduran Gane'in dahil olduğu bir geçici kemer maçı yapılmasını istedi. Hatta bazıları 35 yaşındaki Gane'le 38 yaşındaki Pereira arasında bir maç önerdi.

Pereira en son ekimde dövüşmüş ve Magomed Ankalaev'i 80 saniyede nakavt ederek hafif ağırsıklet kemerini geri almıştı. Daha önce orta sıklette hüküm süren "Poatan", geçmişte ağırsıklete geçmeyi ima etmişti.

Esasen Pereira, 2023'ten geçen yaza kadar ağırsıklet şampiyonluğunu elinde tutan tartışmalı UFC efsanesi Jon Jones'la karşılaşmak istiyor gibiydi. 38 yaşındaki Jones, MMA'den emekli olduktan sonra unvanı boşaltmış (Aspinall geçici şampiyonluktan yükseltilmişti) ancak 14 Haziran'da Beyaz Saray'da dövüşme arzusunu dile getirmişti.

Independent Türkçe


25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.