Suriyeli onlarca asker ‘İsrail ile işbirliği yapma’ suçlamasıyla gözaltına alındı

Soruşturmalarda Hava Kuvvetleri İstihbaratı ve Kara Kuvvetleri İstihbaratı ile Hizbullah arasında iş birliği yapıldı

Suriye rejim güçlerinin mensupları (Arşiv-Reuters)
Suriye rejim güçlerinin mensupları (Arşiv-Reuters)
TT

Suriyeli onlarca asker ‘İsrail ile işbirliği yapma’ suçlamasıyla gözaltına alındı

Suriye rejim güçlerinin mensupları (Arşiv-Reuters)
Suriye rejim güçlerinin mensupları (Arşiv-Reuters)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye Hava Kuvvetleri İstihbaratı ve Askeri İstihbarat’ın Eylül ayının başından bu yana, ‘düşman taraflarla’ işbirliği yapma ithamıyla Şam ve Halep’te rejim güçlerine bağlı subay ve astsubaylara yönelik geniş çaplı bir gözaltı kampanyası başlattığını belirtti.
Kaynaklara göre, 31 Ağustos’ta Halep ve Şam havalimanlarının ve çevresini hedef alan hava saldırılarının ardından onlarca asker İsrail’le işbirliği yapmak ve onlara koordinatlar hakkında bilgi sağlamak suçlamasıyla sorguya alındı.
Gözaltılar, hava savunma kuvvetlerinde bir subayı, Halep ve Şam havalimanlarını çevresinde görev alan askeri birliklerden iki subayı, Masyaf’taki askeri birliğin bir subayını ve iki personeli, Tartus’taki askeri birlik mensuplarını içeriyor. Gözaltılar, Suriye’de unsurları konuşlanmış olan Lübnan Hizbullahı istihbarat servisinden alınan istihbarata binaen gerçekleştirildi. Bazıları sorgularının ardından serbest bırakıldı. İstihbarat birimleri, serbest bırakılanlara, gerekli görülmesi halinde şubenin tekrar sorguya çağırabileceğini bildirildiğini aktardı. Diğer yandan 27 görevli halen gözaltında bulunuyor. SOHR Genel Müdür Rami Abdurrahman Şarku’l Avsat’a 27 kişiden 11’inin subay rütbesinde olduğunu söyledi.
Hava Kuvvetleri İstihbarat Birimi ve Kara Kuvvetleri İstihbarat Birimi, 7 Eylül’de bir operasyon başlattı. Hava Kuvvetleri İstihbaratı, el-Malikiye mahallesinde ve Halep Uluslararası Havalimanı çevresindeki yerleşim bölgelerinde en az 5 kişiyi gözaltına aldı. Bu operasyon, 6 Eylül Salı günü İsrail’in bölgeyi hedef alması ve havalimanı çevresine zarar vererek hizmet dışı bırakmasından sonra gerçekleştirildi.
Kaynaklara göre, Hava Kuvvetleri İstihbaratı yetkilileri, çok sayıda vatandaşı ‘düşman taraflarla’ iletişim kurma ithamıyla gözaltına aldı.
SOHR, Hava Kuvvetleri İstihbarat güçlerinin, 31 Ağustos’ta havalimanının bombalanmasının ardından yaklaşık 15 vatandaşı gözaltına aldığını ve bölge sakinlerinden gözaltına alınanlar hakkında bilgi topladıktan sonra bazılarını serbest bıraktığını belirtti.
Kaynaklar, İsrail’in Salı akşamı Halep Uluslararası Havalimanı ve çevresini hedef alan hava saldırılarının 3 kişinin ölümüne, 5 kişinin de yaralanmasına neden olduğunu belirtmişti. Ayrıca, 6 İsrail füzesinin havalimanını ve çevresini hedef aldığını, bu bombardımanın havalimanı pistinde ciddi hasara neden olarak hizmet dışı kalmasına yol açtığını bildirdi. Aynı saldırıda havalimanının yakınında bir deponun da imha edildiği aktarıldı.
Halep ve Şam uluslararası havalimanları 31 Ağustos’ta İsrail bombardımanına maruz kalmış ve ciddi hasar almıştı.



El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.


Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
TT

Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)

Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği X. John Yazigi, Suriye'deki Hristiyanların koruma arayışında olmadığını belirterek, ülkeyi korumak ve inşa etmek için tüm vatandaşlar arasında ortaklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Patrik X. John, dün Şam'daki Meryem Katedrali'nde Yeni Yıl vesilesiyle yönettiği ayinde, "Suriye'deki Hristiyanların dış korumaya ihtiyacı yok ve onlar Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinden ortaklarıyla birlikte vatanlarını savunmaya devam edeceklerdir" dedi. Bu sözler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Suriye'deki Hristiyan ve Dürzi azınlıkları koruma" konusundaki son açıklamalarına dolaylı bir yanıt gibi görünüyordu.

Diğer yandan Suriye yetkilileri dün, çarşamba gecesi Halep'te güvenlik güçlerine mensup bir kişiyi öldüren intihar bombacısının "DEAŞ" örgütüne mensup olduğunu açıkladı. Yetkililer, örgütün Yeni Yıl kutlamaları sırasında "kilise ve sivil toplantıları" hedef alan saldırılar planladığını belirterek, "sıkı güvenlik önlemleri" aldıklarını duyurdu.