Husiler Yemen’de paralel yargı yapılanması kuruyor

Husiler, kendi kontrolleri altındaki alanlarda mahkemeler ve hakimler için paralel bir yapı oluşturuyor

Sana'da silahlı Husiler (EPA)
Sana'da silahlı Husiler (EPA)
TT

Husiler Yemen’de paralel yargı yapılanması kuruyor

Sana'da silahlı Husiler (EPA)
Sana'da silahlı Husiler (EPA)

Husi milislerin kontrol ettiği bölgelerdeki hakimler, savcılık mensupları ve avukatların yürüttüğü grevde ikinci haftaya girilirken Husi liderliği ile yargı çalışanları ve avukatlar arasındaki çatışma ise körüklendi.
Husiler, anlaşmazlıkları karara bağlayacak başka bir birimin kurulduğunu ilan etti. Bu karar, yargıçları anayasayı ve kanunu kazanma, yahut Humeyni devriminden sonra olduğu gibi tüm yargı yetkisini dağıtma ve saha denetim mahkemelerine dönüştürme seçeneği sunuyor.
Husilerin kontrolleri altındaki bölgelerde görev yapan hakimler, avukat barosu ve savcılık üyeleri tarafından desteklenenler bir Yüksek Mahkeme yargıcının öldürülmesi üzerine başlattıkları açık grevini sürdürdüklerini bildirdi. Aynı zamanda milis liderinin kuzeni Muhammed el-Husi tarafından kurulan sözde ‘yargı sistemi’ otoritesine tabi olmayı reddettiler.
Yargıçlar, yargı komitelerinin kanuni sistem dikkate alınmadan din adamları, aşiret liderleri ve il yetkililerinden oluşturulmasının, anlaşmazlıkların kabile tahkimi yoluyla çözülmesinin açık bir tehdit olduğunu vurguladı. Husilerin bu şekilde siyasi hedeflere ulaşmak için İran'daki devrimci mahkemeleri örnek aldıklarını, zirâ amaçlarına yargı yoluyla ulaşamadıklarını da ekledi.
Sana’daki üç yargı kaynağı, Şarku’l Avsat’a Husilerin söz konusu grevi engellemek için uğraştıklarını, düzenli maaş taahhüdünde bulunduklarını ve grevi durdurma çağrısında bulunduklarını ifade etti. Husiler aynı zamanda uyuşmazlıkların uzlaşı yoluyla çözülmesi amacıyla valilik ve ilçelerde yargı komisyonlarının oluşturulması için din adamları, aşiret liderleri ve yerel makamların çalışanlarının toplantı düzenlediğini duyurdu.
Söz konusu kaynaklar, bu gelişmenin yargıçların, yargı makamında çalışanların yargılanması için oluşturulan yüksek yargı komitesi ve engizisyon mahkemelerine boyun eğmeyi reddetmeleri ve maaşlarının düzenli olarak ödenmesini talep etmeleri ardından kaydedildiğini bildirdi.
Husiler, söz konusu grevin yetkililere karşı bir meydan okuma, mezhepçi sabitlere karşı gelme işareti olduğunu düşünüyor. Zirâ Husiler, siyasi muhaliflerin terör davaları ceza mahkemesi aracılığıyla yargılanması haricindeki isteklerini yargıdan geçirememişti.
Husilerin söz konusu açıklamasını önemsemediklerini belirten kaynaklar, hakim ve savcıların mevcut tutumlarını sürdüreceklerini, geri adım atmayacaklarını vurguladı. Husilerin de devrilmeden önce eski imamlık rejimi sırasında kuzey Yemen’de olduğu gibi yargıyı ve mahkemeleri feshetme, yargı komisyonları ile değiştirme yönündeki adımlarını atmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.
Kaynakların aktardığına göre, Muhammed el-Husi’nin kontrol alanları altındaki çeşitli bölgelerde arazi dosyasını bir yıldır ele alma çabaları, alım satım sözleşmelerini yazan yaklaşık 500 kişiyi değiştirmesine rağmen başarısız oldu. Husi, aynı zamanda sözde adalet sisteminde istihbarat ajanları ve idari kadrolardan oluşturduğu engizisyon mahkemeleri aracılığıyla hakimlere gözdağı vermeye çalışmıştı. Ancak yargı çalışanlarının bu adımı reddetmesi üzerine iki taraf arasındaki çekişme yoğunlaştı. Husiler, fon sağladıkları medyayı yargıçlar aleyhinde propaganda yapmaya, onları yolsuzlukla suçlamaya yönlendirdi. Ardından ise yargıç Muhammed Hamran’ın kaçırılarak öldürüldüğü kaydedildi.
Husi istihbarat servisinin bir parçası haline gelen Ceza Savcılığı’nın yargıçları kışkırtmakla suçlananları sorgulamayı reddetmesi ve hakim ve hukukçuların Husilerin oluşturduğu idari sistemin feshedilmesini istemesi üzerine söz konusu çekişme anayasal zaferden başka bir seçeneğin olmadığı kritik bir aşamaya ulaştı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.