Libya ve Çad arasında karşılıklı tutuklamalar ve krizi çözme çabaları

UBH Dışişleri Bakanlığı, gözaltına alınan 4 Libyalının serbest bırakılmaları için çalışmaları başlattı

Libya ve Çad arasında karşılıklı tutuklamalar ve krizi çözme çabaları
TT

Libya ve Çad arasında karşılıklı tutuklamalar ve krizi çözme çabaları

Libya ve Çad arasında karşılıklı tutuklamalar ve krizi çözme çabaları

Çadlı yetkililerin yasadışı avlandıkları ve ateşli silah taşıdıkları gerekçesiyle 4 Libyalının gözaltına alındığını açıklamalarından bir gün sonra, Libya’nın doğusundaki güvenlik birimleri, ‘ülkeye yasadışı yollarla girmekle’ suçladıkları çok sayıda Çad vatandaşının tutuklandığını duyurdu.
Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Dışişleri Bakanlığı, Çad tarafından gözaltına alınan 4 Libyalının serbest bırakılmalarının ve ülkeye geri dönmelerinin sağlanması için çalışmak üzere derhal bir kriz hücresi oluşturdu. Bakanlık, iki ülke arasındaki krizin çözümü için Çadlı yetkililerle temas kurulduğunu duyurdu.
İki taraf arasındaki bu gerilim, Libya’nın doğusundaki Ecdebiye kentindeki güvenlik güçlerinin ‘yasadışı yollarla ve resmi belgelerde sahtecilik yaparak’ ülkeye giren göçmenlere karşı başlatılan operasyon kapsamında 26 Çadlının tutuklanması sonrasında başladı.
Çad Dışişleri Bakanlığı’ndan dün, Libya'nın doğusunda Çad vatandaşlarının gözaltına alındığının ortaya çıkmasından hemen sonra yapılan açıklamada, Çad’ın doğusunda yer alan Ennedi bölgesindeki Mardi ilinde geçtiğimiz hafta 4 Libyalının gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, Libyalıların sınırı yasal olarak geçtikleri ancak yasadışı avlandıkları ve ateşli silah taşıdıkları için gözaltına alınarak yargıya sevk edildikleri bildirildi.
Çad Dışişleri Bakanlığı, 4 Libyalının gözaltına alınmasını, Çad vatandaşlarının Libya'da gözaltına alındıkları operasyonla ilişkilendirdi. Bakanlık açıklamasında, Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) bağlı 116. Tabur tarafından bir haftayı aşkın bir süre önce Libya'da, özellikle Ecdebiye’de ikamet eden masum Çadlıları misilleme amaçlı toplu olarak gözaltına aldıkları belirtilerek “Libyalı yetkilileri, Çad vatandaşlarının her türlü insanlık dışı muameleden korumaya çağırıyoruz” denildi.
Şarku'l Avsat'a konuşan Libyalı bir emniyet yetkilisi, Çad’daki 4 Libyalının gözaltına alınması ile ülkesinde Çad vatandaşlarının gözaltına alınmasını bir biriyle ilişkilendirmeyi reddederek, “Güvenlik birimleri, suç çeteleri tarafından kaçırılan düzensiz göçmenlerin izlerini sürme görevini yerine getirmeye çalışıyor. Son birkaç gün içinde Çad vatandaşı olmayan yüzlerce göçmen gözaltına alındı ve yasadışı göçle ilgili makamlara sevk edildi” dedi.
UBH Dışişleri Bakanlığı ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, çöl üzerinden Çad topraklarına geçen 4 Libyalının Çad tarafından gözaltına alınması olayını yakından takip ettiklerini ve serbest bırakılmaları için Çadlı yetkililerle temasa geçtiklerini açıkladılar.
Libya Dışişleri Bakanlığı, Libyalıların serbest bırakılmasını ve ülkelerine dönmelerini sağlamak için ilgili tüm taraflarla temas kurmak için 24 saat çalışan bir kriz hücresi oluşturulduğunu açıkladı. Bakanlık ayrıca Libya’nın Encemine Büyükelçiliği’ne ve Çad'da faaliyet gösteren konsolosluklara gözaltındaki Libyalıları ziyaret etmeleri, güvenliklerini sağlamaları ve konsolosluk hizmetleri vermeleri için talimat verildiğini bildirdi.
Çad’ın Trablus Büyükelçiliği’nin tutuklu Libyalıların yakında serbest bırakılacağını doğruladığını aktaran Bakanlığın açıklamasında, “Çadlı kardeşlerimizin tutuklu Libyalıları serbest bırakmak için hiçbir çabadan kaçınmayacağına eminiz. Bakanlık, bu konuda Çad makamlarıyla iş birliği yapmaya hazır” denildi. Ayrıca, iki ülke arasındaki ortak sınırların kontrolü ve güvenliği ile ilgili bu tür olayların azaltılması konusunda görüş alışverişi yapıldığı kaydedildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.