Guterres’ten, küresel ve bölgesel krizleri ele alma çağrısı

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 14 Eylül’de New York’dadüzenlediği basın toplantısında (EPA)
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 14 Eylül’de New York’dadüzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Guterres’ten, küresel ve bölgesel krizleri ele alma çağrısı

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 14 Eylül’de New York’dadüzenlediği basın toplantısında (EPA)
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 14 Eylül’de New York’dadüzenlediği basın toplantısında (EPA)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, sera gazı emisyonlarını azaltma çağrısında bulunarak, Genel Kurul’u bir sonraki toplantıda savaşlar ile iklim değişikliği kaosunu el almaya davet etti. Guterres, mevcut küresel ve bölgesel krizleri ele almada özellikle Suudi Arabistan Krallığı ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ve Körfez İşbirliği Konseyi  (KİK)  ülkelerinin rolüne değindi.
Guterres, 77.  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun oturumunun çalışmalarının başlaması münasebetiyle bugün New York'taki merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. İnsanlığın geleceği için iklim kaosundan duyduğu endişeye değinen Guterres, Pakistan'a yaptığı son ziyarette dair değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın en savunmasız ülkelerinin, en büyük sera gazı emisyonlarından sorumlu ülkelerin onlarca yıllık inatlarının korkunç bir bedelini ödediğine ifade eden  Guterres, küresel emisyonların yüzde 80’niden sorumlu olan G20 ülkelerini iklim krizinin yükünü taşımaya çağırdı. Guterres, önümüzdeki yıllarda küresel sıcaklığı 1,5 santigratın altında tutmak gerektiğini belirtti.
Küresel açlık ve enerji
Açıklamasında, küresel açlık oranının koronavirüs pandemisinde arttığını ve bu artışın hala  devam ettiğine dikkati çeken Guterres, “Enerji sorunlarıyla mücadele etmek, gıda güvenliği sorunlarıyla uğraşmaktan çok daha zor. Enerji konularında, kurumsal çıkarlar ve üye devletlerin çıkarlarının bir karışımına sahibiz. Bu durum, bu konularda ilerlemeyi çok zorlaştırıyor” şeklinde konuştu.
Guterres, özellikle Suudi Arabistan ve BAE başta olmak üzere KİK ülkelerinin Suriye'den Yemen'e, Libya’dan Filistin’e ve bölgesel meselelerin yanı sıra, gıda eksikliğinden enerji ve iklim değişikliğine kadar mevcut küresel krizlerin ele alınmasındaki rolü sorusuna, “Öncelikle, dünyanın içinden geçmekte olduğu enerji krizinin azaltılmasına büyük üretim kapasitelerine sahip Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katkı sağlamasını umuyorum. Suriye, Libya, Yemen veya ona yakın herhangi bir  komşu ülkelerde barışçıl çözümleri teşvik etmede çok aktif olacağına eminim. Suriye'de, Libya'da, Yemen'de çok acı çektiklerini ve bu sorunları çözmek için insanların bir araya gelmesinin fayda olduğunu düşünüyorum” şeklinde cevap verdi.
Genel Sekreteri Guterres, Riyad ile Tahran arasında başlayan diyalogun yanı sıra bölgedeki diğer diyalog girişimlerinin sonuç vermesini ve Körfez'deki tansiyonun azalmasını sağlamasını umduğunu ifade etti.

Libya
BM Libya Özel Temsilciliğie Senegalli diplomat Abdoulaye Bathiliy’in göreviyle ilgili bir soruya Guterres, “Bathiliy’in karşılaştığı en büyük zorluğun  ne olduğunu bilmek zor“ diyerek görevinin ne olursa olsun doğu ve batı Libya arasındaki barışı korumak olduğunu kaydetti. En temel unsurun başkent Trablus’ta Abdulhamid Dibeybe ve Fethi Başağa’yı destekleyen silahlı gruplar arasında çatılmalardan kaçınmak olduğunu söyleyen Guterres, Libya'daki siyasi muhalifleri, 24 Aralık'ta yapılması planlanan ve rakip gruplar arasındaki seçim yasaları konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle ertelenen seçimlerin yapılabilmesi için yasal değişiklikler üzerinde anlaşmaya çağırdı. Guterres diğer zorlukların ise, tüm dış tarafların uzlaşma sürecini, seçimlere yol açan siyasi gelişmeleri ve herkes tarafından kabul edilen meşru bir hükümeti desteklemesini sağlamak" olduğuna dikkat çekti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.