Sudan'da recm cezası uygulanmasına karşı kampanya

Sudan'da kadınlara recm cezası uygulanmasına karşı kampanya başlatıldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne rapor sunuldu

Yapılan protestodan bir kare
Yapılan protestodan bir kare
TT

Sudan'da recm cezası uygulanmasına karşı kampanya

Yapılan protestodan bir kare
Yapılan protestodan bir kare

Sudan’ın başkenti Hartum'daki kadın örgütleri recm (zina yapanın taşlanarak öldürülmesi) cezasına karşı kampanya başlattı.
Kadın örgütleri ve bazı siyasi partiler recm cezasının kadına yönelik işkence ve şiddet biçimi olduğu için kaldırılması çağrısıyla Hartum'daki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sudan Temsilciliği, önünde, protesto düzenlendi.
Geçtigimiz Haziran ayında, 20 yaşındaki Sudanlı bir kız, Sudan Ceza Kanunu'nun 146. Maddesinden zina suçuyla mahkum edildikten sonra Beyaz Nil Eyaletindeki Kosti Şehri Ceza Mahkemesi tarafından recm cezasına mahkum edildi.
Eylemciler, “Hukuk bizi korumalı, öldürmemeli” yazılı pankartlar açarak, kadınların haysiyetini koruyan hiçbir haktan feragat edilmeyeceğini vurguladılar.
İsminin verilmesini istemeyen bir hakim, kanunların ceza öngördüğünü, ancak cezaların uygulanmadığı söylüyor.
Hakim, "Asliye mahkemelerinin verdiği cezaların çoğu uygulanmamakta, kaldırılmakta ve yerine daha az ceza, hapis ve para cezası getiriliyor” dedi.
Geçtiğimiz yıllarda Sudan yargısı birçok kadını zina suçundan mahkum ederek, idama mahkum etti. Ancak cezalar temyiz aşamasında bozuldu.
İnsan hakları örgütleri, verilen kararları insan hakları ve anayasal hakların tüm ilke ve değerlerinin açık bir ihlali olarak değerlendirmişti.
Kadınlara Uygulanan Zulme Hayır Girişimi Başkanı Amira Osman, OHCHR merkezi önünde yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Protestoların amacı, uluslararası ve ulusal sözleşmelere aykırı olduğu için insanlık dışı ve yaşam ihlali olarak görülen recm cezasının reddedilmesidir.” Ayrıca, cezanın tamamen kaldırılması, taşlanarak idama mahkum edilen kızların serbest bırakılması, özgürlükleri kısıtlayan tüm yasaların ve kadınlara hakaret içeren yasaların kaldırılması çağrısında bulundu.
Sudan Ceza Kanunu'nun 146. Maddesi, zina yapan evli kişiler için beline kadar toprağa gömüldükten sonra taşlanarak ölüm (recm) cezası, evli olmayan kişiler için 100 kırbaç cezası öngörüyor.
2021'de görevden alınan geçiş hükümeti, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ni (CEDAW) onayladı ancak bazı hükümlere şerh koydu.
Ancak geçen Ekim ayında ordunun iktidarı el koyması, sözleşmenin geçici yasama konseyi ve bakanlar konseylerinde resmen onaylanmasının önünü tıkadı.
2016'da devrik Devlet Başkanı Ömer El Beşir'in iktidarı sırasında sivil toplum aktivistlerinin baskısı ve uluslararası çağrılar, bir kız çocuğuna yönelik recm cezasını iptal ettirdi.
Şarku’l Avsat’ın Sudan basınından edindiği bilgilere göre Feminist gruplar, kadınların 10 yaşından itibaren evlenmelerine izin veren maddeler de dahil olmak üzere kişisel statü yasasında değişiklik yapılması çağrısında bulunuyor.
OHCHR Komiseri’ne teslim edilen bildiriyi imzalayan sivil toplum kuruluşları, ceza mahkemesinin recm cezasına çarptırılan kızın hayatını tehdit eden kararının bozulması için acil önlem alınması çağrısında bulundu.
Bildiride, kanundaki cezaların, İslami geleneklerin manipülasyonu ve siyasallaştırılması ve dinin bir baskı ve işkence aracı olarak kullanılması yoluyla kadınlara karşı bir tehdit ve baskı kampanyası oluşturduğu belirtildi.
Raporda, Sudan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun bu hükmünün kadınların adil yargılanma hakkının ihlali olduğu ve hayatlarını tehlikeye attığı belirtildi.
Bildirinin en önde gelen imzacıları arasında Kadınlara Uygulanan Zulme Hayır Girişimi, Kadınlar Birliği ve Sudan Kadın İttifakı yer alıyor. Siyasi partiler arasında Sudan Kongresi, Federal Meclis, Arap Sosyalist Baas Partisi, Cumhuriyetçi Parti bulunuyor.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.