İran’ın Ortadoğu'daki ittifaklar ağı güçleniyor: Hamas, Suriye ile ilişkileri normalleştirme kararı aldı

Hamas'ın internet sitesinde Moskova’da, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov'un huzurunda yaptığı görüşmeye ilişkin yayınlanan fotoğraf
Hamas'ın internet sitesinde Moskova’da, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov'un huzurunda yaptığı görüşmeye ilişkin yayınlanan fotoğraf
TT

İran’ın Ortadoğu'daki ittifaklar ağı güçleniyor: Hamas, Suriye ile ilişkileri normalleştirme kararı aldı

Hamas'ın internet sitesinde Moskova’da, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov'un huzurunda yaptığı görüşmeye ilişkin yayınlanan fotoğraf
Hamas'ın internet sitesinde Moskova’da, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov'un huzurunda yaptığı görüşmeye ilişkin yayınlanan fotoğraf

Hamas, ‘Filistin halkının ve haklı davasının yanında yer almasındaki rolü nedeniyle’ Suriye yönetimi ve halkına takdirini bildirerek, yaklaşık 11 yıllık duraksamadan sonra Şam ile ilişkileri yeniden başlatmaya resmen karar verdiğini açıkladı. Böylece İran, Ortadoğu ittifakları kapsamındaki kayıp halkayı yeniden tamamlama yolunda önemli bir kazanım elde etmiş oldu.
Hamas Hareketi dün yaptığı açıklamada, özellikle ulusu çevreleyen bölgesel ve uluslararası gelişmeler ışığında, “Hamas, Esed rejimiyle sağlam ilişkiler kurmaya ve geliştirmeye devam ettiğini teyit ediyor” ifadelerine yer verildi.
Açıklama, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin Moskova’da Rus yetkililerle bir araya gelerek görüşmeler yaptığı ziyaretin ardından geldi. Hamas’a yakın bir kaynak, Rusya ziyaretinin, başta Suriye olmak üzere bölgedeki diğer müttefiklerle köprü kurmada önemli etkisi olacağını söyledi.
İran ve Hizbullah yıllardır Hamas’a Suriye ile ilişkileri geliştirmesi yönünde baskı uyguluyordu.
Geçtiğimiz Haziran ayında Şarku’l Avsat konu hakkında bilgi sahibi bir kaynaktan alıntıladığı haberinde, Suriye ile ilişkileri yeniden başlatma kararının yeni olmadığını, Hamas liderliğindeki değişiklik de dahil olmak üzere birçok değişikliğin ışığında 10 aydan fazla bir süre önce karar verildiğini bildirdi. Hamas’ın son toplantılarında İran ve Suriye’ye yakın kesimin yönetimdeki konumu güçlenmişti. Bu kesim, İran’la ilişkilerin güçlendirilmesini savunuyor ve Hamas’ın, Suriye rejimi ile çatışma halinde olan Müslüman Kardeşler’le tamamen özdeşleştirilmesinden rahatsızlık duyuyor.
Hizbullah’ın başlattığı ve İran’ın da dahil olduğu yıllarca süren girişimlerin ardından Suriye rejimi ile ilişkileri yeniden başlatma aşamasına gelindi. Şam'ın Hamas ile ilişkisi, hareketin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kendi yönetimine karşı halk ayaklanması karşısında aldığı önlemlere karşı çıkmasıyla koptu.
Hamas, 2011’deki Suriye olayları başlamadan önce İran ekseninde yer almaktaydı. Ancak rejim karşıtı halk hareketini desteklemesi, Esed, İran ve Hizbullah tarafından öfkeyle karşılandı. Hamas’ın bu tutumu, kendisine yıllardır destek veren İran ve Suriye yönetimleri tarafından bir ihanet olarak algılandı.
Bu süreçte İran’la ilişkiler kesildi, ancak daha sonra Hizbullah araya girerek tekrar iletişim köprüleri kuruldu ve 2019’da ilişkiler yeniden güçlendirildi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, tüm bu çabaların Heniyye’nin Suriye ziyaretiyle sonuçlanacağına inanılıyor.
İsmail Heniyye’nin basın danışmanı Tahir el Nunu, geçtiğimiz günlerde Heniyye’nin Rusya ziyaretine başladığını açıkladı. Bu gelişme bölge uzmanları tarafından Şam ile Hamas arasındaki ittifakın geri dönüşü anlamına geldiği şeklinde yorumlandı. Böylece İran, Ortadoğu’daki ittifaklar ağındaki eksik halkaları yeniden onarma yolunda önemli bir yol kat etmiş oldu.
Hamas dünkü açıklamasında, Filistin yönetimi ile büyük ölçüde çelişen ve otoritenin şu ya da bu şekilde bölünmeyi teşvik etmekle suçladığı İran-Suriye eksenine dönüşün önemine dair ipuçları verdi.
İran ve Suriye, Filistin-İsrail barış anlaşmasına karşı çıkıyor. Müzakereleri ve Filistin yönetimin bu konudaki yaklaşımını reddediyor, bu Hamas'ın tutumuyla da uyumlu. Hamas Hareketi, bölgede ‘İsrail projesini reddeden, direnen aktif ve etkili güçleri hedef alan tehlikeli gelişmelerin’ takibini yaptıklarını kaydetti.
Hamas, ‘Suriye'yi, özellikle Filistin davası kapsamında aktif tarihsel rolünden uzaklaştırma’ yönündeki tüm girişimleri reddettiğini bildirdi. Hamas, Suriye’nin maruz kaldığı acımasız saldırganlığın gölgesinde Filistin halkının Suriyelilerle birlikte olduğunu bildirdi. Açıklamada, “İsrail saldırganlığı karşısında kardeş Suriye'nin yanında olduğumuzu teyit ediyoruz” ifadelerine yer verildi.



Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
TT

Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin bugün yaptığı açıklamada, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferiyle ilgili güvenlik ve mali yüklerin yalnızca Irak tarafından karşılanmaması gerektiğini belirtti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı telefon görüşmesinde Bakan Hüseyin, "Bu konunun ele alınması sorumluluğu ilgili tüm ülkelere aittir" dedi.

Kallas, Irak hükümetine DEAŞ üyelerini kabul etme konusundaki ilk anlaşması için minnettarlığını dile getirdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, DEAŞ tutsaklarının durumu görüşüldü ve Suriye'deki gelişmeler, özellikle varılan anlayış ve anlaşmalar ile bazı bölgelerde meydana gelen çatışmaların nedenleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede ayrıca DEAŞ terör örgütü ve Suriye'deki hapishaneler, özellikle de Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünden çıkan bazı hapishanelerden bir dizi DEAŞ üyesinin kaçması konusu ele alındı; Suriye'nin Haseke bölgesindeki güvenlik durumu görüşüldü ve ateşkesin sürdürülmesi ve mevcut sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.  

Her iki taraf da, SDG ile Suriye hükümeti arasında yapılacak görüşmelerde Avrupa'nın aktif rol oynamasının önemini vurgulayarak, net anlaşmalara varılması ve bunların uygulanmasına bağlı kalınması gerektiğini belirtti.


Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)

Gazze’nin bir mahallesinde çaresiz durumdaki Filistinliler, iki yıl süren savaşın yıkıma uğrattığı bölgede soğukla mücadele edebilmek için elleriyle bir çöp sahasını karıştırarak yakacak arıyor. Han Yunus kentindeki el-Mevasi bölgesinde ortaya çıkan bu manzara, dünya liderlerinin Davos’ta çizdiği tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’ta, Gazze Şeridi’ni denetleyecek bir Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuşan Trump, ABD arabuluculuğunda geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’ne ‘rekor düzeylerde’ insani yardım girişine izin verildiğini açıkladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ile Özel Temsilci Steve Witkoff da yıkıma uğramış bölgenin kalkınma potansiyeline dikkat çekti.

Ancak Gazze Şeridi’nde, ateşkesin başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüz binlerce Filistinli hâlâ yerinden edilmiş durumda. Birçoğu, savaşta hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yaşamını sürdürüyor ve geceleri düşen hava sıcaklıklarına karşı korunmakta zorlanıyor.

Ateşkese rağmen bölgede ölümcül saldırılar da devam ediyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye’nin açıklamasına göre, İsrail tankları perşembe günü Gazze kentinin doğusunda dört Filistinliyi hedef aldı. Cenazelerin hastaneye getirildiği belirtildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre İsrail ordusu olaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Gazze’de bazı kişiler, Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’nin yaşam koşullarını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda şüphelerini dile getirdi. Han Yunus’tan göç etmek zorunda kalan Rami Galban, “Bu konseyde İsrailliler var. Vatandaşlar olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini bilmiyorum. Bize acı çektirenler İsraillilerdi” dedi. Fethi Ebu Sultan ise “Başka bir seçeneğimiz yok. İçinde bulunduğumuz durum trajik” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’ye insani yardımların önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Ancak bölge sakinleri, yakıt ve odun temininin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle yakacak bulmanın zorlaştığı, odun arayışının ise tehlikeli olduğu ifade ediliyor. Hastane yetkililerine göre, İsrail güçleri odun toplamaya çalıştıkları sırada 13 yaşındaki iki çocuğu öldürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları yöneten BM ortaklarının, kapasite ve finansmanla ilgili kısıtlamalar nedeniyle Gazze genelindeki 970 kamp alanının yalnızca yüzde 40’ına destek sağlayabildiğini açıkladı. Dujarric, buna rağmen BM ortaklarının çadır, yatak, uyku tulumu, battaniye, kışlık giysi, mutfak malzemeleri ve güneş enerjili lambaların dağıtımını sürdürdüğünü kaydetti.

Eşi ve altı çocuğuyla birlikte bir çadırda yaşayan Sena Salah için ateş yakmak, yemek pişirebilmek ve ısınabilmek amacıyla her gün yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ailesinin, kendilerini sıcak tutacak yeterli giysisi dahi neredeyse bulunmuyor. Salah, odun ya da gaz satın alacak maddi imkânlarının olmadığını, plastik yakmanın tehlikelerinin farkında olduklarını ancak başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi. Aile bireyleri ateşi canlı tutmak için plastik ve kâğıt atarken, “Hayat son derece zor” diyen Salah, “Bir bardak çay bile içemiyoruz” ifadesini kullandı. Salah, “İşte bu bizim hayatımız. Şiddetli soğuk nedeniyle geceleri uyuyamıyoruz” diye konuştu.

Aziz Akl da odun fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti. Ailesinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını söyleyen Akl, odun için istenen 7 ya da 8 şekeli (yaklaşık 2,5 dolar) karşılayamadıklarını ifade etti. “Evim artık yok, çocuklarım da yaralandı” dedi.

Diğer yandan üç Filistinli gazetecinin öldürülmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, perşembe günü onlarca kişinin, bir gün önce İsrail saldırısında araçları hedef alınarak öldürülen üç Filistinli gazetecinin cenaze törenine katıldığını açıkladı. Hayatını kaybeden gazetecilerden birinin AFP ile çalıştığı belirtildi.

İsrail ordusu, söz konusu saldırının, birlikleri için tehdit oluşturduğunu belirttiği bir insansız hava aracını (İHA) kullanan şüphelilerin tespit edilmesinin ardından düzenlendiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ise ekim ayında başlayan ateşkesten bu yana İsrail ateşi sonucu Gazze Şeridi’nde 470’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığa göre, İsrail’in kontrolündeki bölgelerle Gazze Şeridi’nin büyük bölümünü ayıran ateşkes hattı yakınlarında en az 77 kişi İsrail ateşiyle öldürüldü.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)

Gazze Şeridi’ndeki yeni teknokrat hükümetin başkanı Ali Şaas, önümüzdeki hafta Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönden yeniden açılacağını duyurdu. Sınır kapısının yeniden açılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tedavi için Mısır’a geçişini veya akrabalarını ziyaret etmelerini kolaylaştıracak.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ABD’nin fonlar üzerindeki yasağı kaldırması durumunda, Gazze Şeridi’nde insani amaçlarla kullanılmak üzere Barış Konseyi’ne 1 milyar dolar göndermek istediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da bir araya gelen Putin, “Filistin devletinin kurulması ve etkin bir şekilde işlemesi, Ortadoğu’daki çatışmaya nihai çözüm getirebilecek tek yol” dedi.


Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.