Yemen’de El Kaide ve DEAŞ’a yönelik operasyonlar arttırıldı

Aden hükümetinden, terörist unsurların izinin sürülmesi ve savaşa hazırlığın arttırılması vurgusu

Almanya Cumhurbaşkanı'nın Çarşamba günü Berlin'de Başkanlık  Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden (SABA)
Almanya Cumhurbaşkanı'nın Çarşamba günü Berlin'de Başkanlık  Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden (SABA)
TT

Yemen’de El Kaide ve DEAŞ’a yönelik operasyonlar arttırıldı

Almanya Cumhurbaşkanı'nın Çarşamba günü Berlin'de Başkanlık  Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden (SABA)
Almanya Cumhurbaşkanı'nın Çarşamba günü Berlin'de Başkanlık  Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden (SABA)

Yemenli güvenlik güçleri, Abyan ve Şebva vilayetlerindeki El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerine karşı operasyonlarını sürdürürken, Yemen hükümeti, “teröristlerle yüzleşmeye, kaçan unsurları kovuşturmaya ve silahlı kuvvetlerin savaşa  hazır olma derecesini yükseltmeye” vurgu yaptı.
Yemen hükümeti, Aden’de Bakanlar Kurulu’nu topladı. Öte yandan Abyan ve Şebva vilayetlerinde terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlar devam ediyor.
Yemen hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamada, bakanlar kurulunun toplantı sırasında geçici başkent ve kurtarılmış bölgelerdeki tüm askeri ve güvenlik güçlerinin terörist unsurların girişimleri ve eylemlerine karşı hazırlık derecesini yükselmesinin yanı sıra, güvenlik ve istikrarın sağlanması için proaktif planların uygulanması için gerekli tüm önlem ve tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, hükümet Başkanlık Konseyi ve Arap Koalisyonu’nun desteğiyle, teröre karşı tek bir güç olarak yüzleşmek için birleşik ve koordineli planları uygulanmasına devam ettiği, ülkede güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve kamu huzurunu korumanın önemli önceliklerden biri olduğunu kaydetti.
Yemen hükümeti ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yaptığı açıklamayı ve İran destekli darbeci Husi darbe milislerinin yakıt gemilerinin Hudeyde Limanı’na girişine yönelik oluşturduğu engelleri açıkça kınayan uluslararası tutumları  memnuniyetle karşıladı.
Bu bağlamda, Yemen Kabinesi, hükümetin yerel olarak kabul edilen ve desteklenen bölgesel ve uluslararası referanslara uygun olarak kapsamlı ve sürdürülebilir bir barış yaklaşımına olan bağlılığını yineleyerek, uluslararası toplumu, Husi milislerinin Taiz kuşatmasını kaldırması gibi insani ateşkesi ihlalleriyle ilgili sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.
Aynı zamanda Yemen hükümeti "silahlı kuvvetlerin savaşa hazır olmalarını arttırmaları, vatanı savunma ve devletin restorasyonunu tamamlama görevlerini yerine getirmeye hazırlanmaları" gerektiğini vurguladı.
Bu, Yemen Savunma Bakanı Muhsin ed-Dairi’nin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Batılı askeri personelle görüşmeye yaptığı bir zamanda geldi. Görüşmede, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı Mutlak bin Salim’de yer aldı.
Yemenli resmi bir kaynak, görüşmede her iki tarafın belirtilen zamanda, herhangi bir önlemi almaya hazır olduklarını vurgularken, tüm olasılıkları öngörerek bir sonraki aşama için en önemli ana hatları ele aldıklarını söyledi. Şarku’l Avsat’ın SABA haber ajansından aktardığı habere göre, Dairi açıklamasında, bir sonraki aşamanın özelde silahlı kuvvetlerin genel de ise bölge tarihinin önemli bir aşaması olduğunu bildirdi.
Yemen Savunma Bakanı, Husilerin çeşitli cephelerdeki ihlallerine rağmen, silahlı kuvvetlerin BM ateşkesine ve itidaline bağlılığını teyit etti. Ayrıca, darbeci Husi grubunu Kurtarılan bölgelerde terör operasyonları yürütmek için el Kaide ve DEAŞ unsurlarıyla koordinasyon yapmakla suçladı.
Diğer yandan Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el-Alimi, resmi bir ziyaret için Almanya’ya gitti. Alimi, geçtiğimiz Salı ve Çarşamba günü Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Olaf Scholz ile bir araya geldi. Remi kaynaklara göre, Alimi, Alman Dışişleri Bakanı’nın yanı sıra bir dizi Alman lider ve uzmanla da görüştü.
SABA haber ajansı, Alimi’nin önceki gün Steinmeir ile yaptığı görüşmede, “Yemen'deki mevcut ateşkesin izlediği yol, Husi milislerinin ihlalleri, insani kriz, Safer petrol tankını kurtarmanın yolları, Cumhurbaşkanlığı Komuta Konseyi tarafından yürütülen reformlar, hükümet ve ateşkesi istikrara kavuşturmak için gereken Alman rolü, Husi milislerin ateşkes ilanı kapsamında taahhütlerini yerine getirmelerini zorunlu kılmak, özellikle Taiz ve diğer vilayetlerin yollarının açılması ve Hudeyde limanlarının gelirlerinden çalışanların maaşlarının ödenmesi” konularının ele alındığı aktarıldı.
Yemen kaynaklarına göre, Alimi’nin görüşme sırasında Alman Cumhurbaşkanı’na, Başkanlık Konseyi ve hükümetin, ateşkes ilan etmeye, Yemen’e barış ve istikrar getirmek için tüm uluslararası ve uluslararası çabalara olumlu bir şekilde katılmaya, Körfez girişimi ve yürütme mekanizmasının referanslarının yanı sıra Ulusal Diyalog Konferansı kararları, 2216 sayılı Karar ve Riyad Anlaşması ve ilgili uluslararası kararlara katılmaya kararlı olduğunu söylediğini aktardı.
Almanya Cumhurbaşkanı ise, ülkesinin, Yemen’e barış ve istikrarı getirmek ve insani krize son vermek adına Başkanlık Konseyi ve Yemen hükümetinin tam desteğine ve ateşkesi uzatmak için Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumla koordineli çabalara' bağlılığını teyit ettiğini aktardı.
Haberde, Steinmeier’ın görüşme sırasında Yemen’deki insani ve güvenlik durumunun yansımaları hakkındaki endişesini dile getirdiği belirtilerek, ateşkesin yeni bir şekilde uzatılmasının ve kalıcı bir ateşkes anlaşmasına varılması ve uzayan savaşı sona erdirmek için kapsamlı barış müzakerelerinin başlatılmasının önemini vurguladı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.