Modi ‘şimdi savaşmanın zamanı olmadığını’ söylerken, Erdoğan savaşa ‘bir an önce’ son verilmesi çağrısında bulundu

Putin, dengeli pozisyonu için Pekin’e teşekkür etti ve Ukrayna çatışmasını ‘mümkün olan en kısa sürede’ bitirmeyi umudunu vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı, Hindistan Başbakanı’na Ukrayna’daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi umduğuna dair güvence vererek, Hindistan'ın savaşla ilgili endişelerini anladığını ifade etti. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı, Hindistan Başbakanı’na Ukrayna’daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi umduğuna dair güvence vererek, Hindistan'ın savaşla ilgili endişelerini anladığını ifade etti. (Reuters)
TT

Modi ‘şimdi savaşmanın zamanı olmadığını’ söylerken, Erdoğan savaşa ‘bir an önce’ son verilmesi çağrısında bulundu

Rusya Devlet Başkanı, Hindistan Başbakanı’na Ukrayna’daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi umduğuna dair güvence vererek, Hindistan'ın savaşla ilgili endişelerini anladığını ifade etti. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı, Hindistan Başbakanı’na Ukrayna’daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi umduğuna dair güvence vererek, Hindistan'ın savaşla ilgili endişelerini anladığını ifade etti. (Reuters)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, dün bölgesel bir zirve kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e hitaben, “Şimdi savaşmanın zamanı değil” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aynı zirve kapsamında Semerkant'ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı ikili görüşme öncesinde, Ukrayna'daki savaşı ‘mümkün olan en kısa sürede’ sona erdirme çağrısında bulundu. Buna karşılık Rusya Devlet Başkanı, Hindistan Başbakanı'na Ukrayna'daki çatışmayı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi umduğuna dair güvence vererek, Hindistan'ın savaşla ilgili endişelerini anladığını ifade etti. Putin, Özbekistan’da yapılan zirvenin oturum aralarında Modi ile yaptığı görüşmede “Ukrayna'daki çatışma konusundaki tutumunuzu ve endişelerinizi biliyorum. Bunu bir an önce bitirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ancak maalesef karşı taraf, Ukrayna liderliği, müzakere sürecini reddettiğini ve savaş meydanında askeri yollarla hedeflerine ulaşmak istediğini açıkladı” şeklinde konuştu.
Putin perşembe gününden bu yana zirve kapsamında yoğun ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Putin, Çin lideri ile Perşembe günü yaptığı görüşmede, Çinli mevkidaşına Ukrayna'daki savaşa karşı ‘dengeli tutumu’ için teşekkür etti ve ‘endişelerine’ karşılık ‘açıklamalar’ yapacağına söz verdi.
Yeni Delhi ve Moskova, Soğuk Savaş dönemine uzanan tarihi bağlar ile birbirine bağlı iken, Rusya hala Hindistan'ın en büyük silah tedarikçisi sayılıyor. Ancak Rus kuvvetlerinin şubat ayında Ukrayna'ya girmesinden bu yana ilk yüz yüze görüşmelerinde Modi Putin'e, "Sayın Putin, şimdi savaşmanın zamanı olmadığını biliyorum" dedi. Hindistan, petrol ve diğer temel ürünlerin fiyatlarının artmasına yol açan Rus işgal girişimi nedeniyle Rusya'yı açıkça kınamaktan kaçındı.
Ancak Hindistan'ın kamu ağı Doordarshan (DD) tarafından yayınlanan bir video kaydına göre Modi, Özbekistan'ın ev sahipliği yaptığı Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 22'nci Devlet Başkanları Zirvesi’nde ‘demokrasi, diplomasi ve diyalog’un önemini vurguladı.
Modi, Putin ile ‘barış yolunda nasıl ilerleme kaydedileceğini’ tartıştıklarını belirtti. Hindistan Başbakanı'nın açıklamaları, Putin'in Rusya'nın en önemli müttefiki olan Çin'in Ukrayna savaşıyla ilgili ‘endişeleri’ olduğunu kabul etmesinden bir gün sonra geldi.
Rusya'nın Ukrayna'ya girmesinden bu yana Erdoğan hem Kiev hem de Moskova ile ilişkilerini sürdürüyor. Erdoğan'ın arabuluculuğu, iki ülkenin temsilcileri ile iki toplantı düzenlenmesini sağladı. Erdoğan Kiev'e insansız hava araçları (İHA) sağlıyor, ancak son aylarda özellikle ticari düzeyde Moskova'ya yönelik girişimlerini artırdı. Ağustos ayında Putin ve Erdoğan, Rusya'nın Türkiye'ye doğalgaz tedarikinin ruble üzerinden yapılması konusunda anlaşmıştı.
Türkiye Cumhurbaşkanı zirvede Rus mevkidaşına hitaben yaptığı konuşmada, “Ukrayna'daki çatışmaların diplomasi yoluyla sona ermesi için mücadele ediyoruz” dedi. İki lider daha önce ağustos ayı başlarında Rusya'nın Karadeniz'e kıyısı olan Soçi kentinde bir araya geldi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün, ABD ile ilişkileri gergin olan birçok ülkeyi bir araya getiren zirve sırasında ülkelerini Batı etkisine karşı dengeleyici bir unsur olarak sundular. Bu zirve, Moskova ve Pekin ile ABD arasındaki ilişkilerin, Ukrayna savaşı ve ABD'nin Tayvan'a verdiği destek yüzünden gergin olduğu bir zamanda yapıldı. Zirvenin ana oturumu sırasında Şi, katılımcı liderleri 'daha adil ve rasyonel yöne doğru hareket eden uluslararası bir düzeni güçlendirmek için birlikte çalışmaya' çağırdı.
Öte yandan Putin konuşmasında ‘yeni güç merkezlerinin artan rolünün giderek daha belirgin hale geldiğini’ söyleyerek, Batılı ülkelerden farklı olarak ŞİÖ ülkeleri arasındaki iş birliğinin ‘herhangi bir bencillikten soyutlanmış’ ilkelere dayandığını vurguladı.
Putin “Tüm dünya ile iş birliğine açığız. Politikamız bencillikten soyutlanmıştır. Başkalarının da (...) politikalarını aynı ilkelere dayandırmalarını umuyoruz” ifadelerini kullanarak, açık bir şekilde Batı ülkelerine işaret etti.
Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan ve Orta Asya'daki dört eski Sovyet cumhuriyetinden oluşan ŞİÖ, 2001 yılında Batı'nın inşa ettiği kurumlarla rekabet halindeki bir iş birliği platformu olarak kuruldu.
Şi ve Putin'in açıklamaları, özellikle şubat ayının sonunda savaşın başlamasından bu yana birkaç aydır uluslararası ilişkilerdeki kaosu yansıtıyor. Savaşın başlamasından beri Batı’nın şiddetli ekonomik yaptırımlarıyla hedef alınan Rusya, ekonomik ve diplomatik destek için giderek Asya'ya yöneliyor.



Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
TT

Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırmak amacıyla yürüttüğü tasfiye kampanyasının, ‘en deneyimli liderlerin görevden alınmasına’ yol açtığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre bu durum, Pekin’in kendi topraklarının parçası olarak gördüğü Tayvan ile savaş da dahil olmak üzere, Çin’in savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırdı.

CSIS, söz konusu kampanyanın ‘son dört yıl içinde herhangi bir açıklama yapılmaksızın tutuklanan, görevden alınan veya tamamen ortadan kaybolan onlarca subayı etkilediğini’ kaydetti.

Dün yayımlanan çalışmada, bu kayıpların, Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırma kampanyasının ne denli geniş çaplı olduğunu ortaya koyduğu ve geçtiğimiz ay ordudaki en yüksek rütbeli subay olan Merkez Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia’nın görevden alınmasıyla doruğa ulaştığı vurgulandı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)

Araştırmada, 2022’den bu yana yaklaşık 100 üst düzey subayın etkisiz hale getirildiği veya ortadan kaybolduğu, bunun da ordunun üst kademelerini zayıflattığı ve Çin’in savaş kapasitesine dair soru işaretleri yarattığı ifade edildi. Aralarında, ordunun eğitim bölümünü yöneten ve muharebe eğitimlerini modernize etme çabalarıyla takdir toplayan bir subay ile uzun süre Çin Devlet Başkanı’nın baş askeri danışmanı olarak görev yapmış bir isim de bulunuyordu.

CSIS Çin Gücü Projesi Direktörü Bonny Lin, bulguları değerlendirirken şunları kaydetti: “Kısa vadede, mevcut büyük boşluklar nedeniyle Çin’in Tayvan’a karşı geniş çaplı askerî harekât düzenlemesi son derece zor olacak.”

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde Çin askerî meseleleri uzmanı olarak verileri analiz eden Taylor Fravel, tasfiye edilen subayların ordunun üst yönetiminin yaklaşık yarısını oluşturduğunu belirtti. Bunların arasında üst düzey komutanlar, merkezi yönetim birimlerinin liderleri ve yardımcıları ile Çin’in beş askeri bölgesinin yöneticileri yer alıyor.

Fravel, bu subayların yerine yenilerini atamanın kolay olmayacağını, çünkü tasfiyelerin, Devlet Başkanı ve Çin Komünist Partisi’ne mutlak sadakat, yeterli beceri ve deneyimin en uygun bileşimini taşıyan aday sayısını önemli ölçüde azalttığını vurguladı.

Ayrıca bir subayın terfi edilebilmesi için mevcut rütbesinde genellikle üç ila beş yıl hizmet etmiş olması gerektiğini ifade etti.

Fravel sözlerini şöyle sürdürdü: “Şi Cinping bu kişilerin tamamını tasfiye etti ve bu durum açıkça, onların kendisine ve partiye sadakat göstermedikleri izlenimini veriyor. Ancak istediği orduyu oluşturabilmek için deneyime de ihtiyaç var. Bu kişileri şimdi nereden bulacak? Bu artık çok daha zor.”

Araştırmaya göre, tasfiyeler kademeli olarak başladı. 2022’de bir üst düzey subay ortadan kayboldu. 2023’te bu sayı 14’e yükseldi; bu subaylar ya görevden alındı ya da kayboldu. 2024’te ise 11 subay daha aynı akıbeti yaşadı. Geçen yıl sürecin boyutu bir ‘fırtınaya’ dönüştü: Yaklaşık 62 subay görevden alındı.

Bazı tasfiye edilen subayların yükselişinde Şi Cinping’in kendisinin rolü olduğu belirtiliyor; bu kişiler, üst düzey liderlikte geleceğin komutanları olarak değerlendiriliyordu.

Bunlar arasında, birlik eğitimini modernize etme çalışmalarıyla tanınan Wang Peng, ordunun yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapan Zhong Shaojun ve Çin’in Tayvan’a yönelik olası saldırısında liderlik edecek Lin Xiangyang yer alıyor. Her ne kadar bu boş pozisyonları doldurabilecek başka nitelikli subaylar bulunsa da tasfiye dalgasının askerî kademeler üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği ifade ediliyor. Soruşturmaların kapsamı genişledikçe, terfilerin de daha titiz bir incelemeye tabi tutulması bekleniyor.

Şi Cinping geçen yılın sonlarında üst düzey askerî liderlikte bazı boşlukları doldurdu; Doğu Tiyatro Komutanlığı (Tayvan sorumluluğu) ve Merkezi Tiyatro Komutanlığı’na (Pekin’in korunması sorumluluğu) yeni isimler atadı. Ancak, orduyu denetleyen en yüksek organ olan Merkez Askeri Komisyonu’na yeni liderlerin atanacağı tarih hakkında henüz bir gösterge bulunmuyor.


Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, iktidardaki İşçi Partisi kongresinde terfi ettirildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
TT

Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, iktidardaki İşçi Partisi kongresinde terfi ettirildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ve kız kardeşi Kim Yo Jong (Arşiv - Reuters)

Resmi medya bugün, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un nüfuzlu kız kardeşinin, beş yılda bir düzenlenen parti konferansı sırasında iktidar partisinin hiyerarşisinde terfi ettiğini bildirdi.

Resmi Kore Merkez Haber Ajansı KCNA, İşçi Partisi Merkez Komitesinin dün, daha önce idare müdür yardımcısı olarak görev yapan Kim Yo Jong'u müdür olarak atadığını bildirdi.

Binlerce parti eliti, diplomasi ve savaş planlamasından çeşitli alanlarda devletin çabalarına yön veren konferansa katılmak için başkent Pyongyang'a akın etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre konferans Kuzey Kore'nin siyasi işleyişine nadir bir bakış sunuyor ve Kim Jong-un'un iktidarını gösterdiği bir platform olarak görülüyor.

Kim Yo-jong, kardeşinin en yakın yardımcılarından ve ülkenin en etkili kadınlarından biridir. Güney Kore hükümetine göre 1980'lerin sonlarında doğan Kim Yo-jong, merhum lider Kim Jong-il'in bilinen üçüncü eşi, eski dansçı Ko Yong-hui'den olan üç çocuğundan biridir.

Kim Yo-jong, eğitimini kardeşiyle birlikte İsviçre'de aldı ve kardeşinin 2011'de babalarından iktidarı devralmasının ardından hızla yükseldi.

Kim'in, birkaç gün sürecek konferansın ilerleyen günlerinde Kuzey Kore'nin nükleer silah programının bir sonraki aşamasını açıklaması bekleniyor.


Kim Jong Un, Kuzey Kore iktidar partisinin Genel Sekreterliğine yeniden seçildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, partisinin dokuzuncu kongresinde, (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, partisinin dokuzuncu kongresinde, (Reuters)
TT

Kim Jong Un, Kuzey Kore iktidar partisinin Genel Sekreterliğine yeniden seçildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, partisinin dokuzuncu kongresinde, (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, partisinin dokuzuncu kongresinde, (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, resmi medyada yer alan haberlere göre ülkenin iktidar partisi İşçi Partisi'nin genel sekreteri olarak yeniden seçildi.

Resmi Kuzey Kore haber ajansı (KCNA), kararın dün partinin dokuzuncu kongresinde “tüm delegelerin oybirliğiyle” alındığını bildirdi.

KCNA, “Kim'in liderliğinde, ülkenin nükleer güç merkezi haline gelmesinin ardından savaşı önleme kabiliyetinin radikal bir şekilde güçlendiğinii1 ifade etti.

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un iktidardaki İşçi Partisi'nin genel sekreterliğine yeniden seçildiği an (Reuters)Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un iktidardaki İşçi Partisi'nin genel sekreterliğine yeniden seçildiği an (Reuters)

Birkaç gün süren bu kongre, beş yılda bir düzenleniyor ve günlük yaşamın en küçük ayrıntıları bile gizlilikle örtülü olan bir ülkede işlerin nasıl yürüdüğüne dair nadir bir bakış sunuyor.

Kongre, konut inşaatından savaş planlamasına kadar ülkenin tüm alanlarda izleyeceği yönü belirliyor.

Perşembe günü kongrenin açılışında yaptığı konuşmada Kim, yaşam standartlarını iyileştirme sözü verdi ve yaptırımların ağırlığı altında bulunan ülkesinin karşı karşıya olduğu ekonomik baskıları kısaca özetledi.

Kim dün, partinin “ekonomik yapıyı ve halkın yaşam standartlarını güçlendirmek, resmi ve sosyal yaşamın tüm yönlerinde mümkün olan en kısa sürede bir dönüşüm gerçekleştirmek gibi büyük ve acil tarihsel görevlerle karşı karşıya olduğunu” söyledi.

On yıllardır Kuzey Kore, gıda stokları azalırken ve açlık yayılırken bile nükleer silahlara ve askeri güce mutlak öncelik verdi.

Ancak, 2011 yılında iktidara geldiğinden beri Kim, ülke ekonomisini güçlendirmenin gerekliliğini vurgulamıştır.

2021'deki önceki parti konferansında Kim, ekonomik kalkınmanın “hemen hemen tüm alanlarında” hatalar yapıldığını kabul etmişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kim 2021'deki parti kongresinde, ekonomik kalkınmanın “hemen hemen tüm alanlarında” hatalar yapıldığını kabul etmişti.

Kim daha önce, bu yılki konferansta ülkenin nükleer silah programının bir sonraki aşamasının açıklanacağını duyurmuştu.

Resmi medya bugün, dün gerçekleşen oturumda partinin “parti saflarını niteliksel olarak güçlendirmek ve parti disiplininin uygulanmasında adaleti sağlamak” amacıyla iç tüzüğünü değiştirmeye karar verdiğini bildirdi.

Bu, Kim ailesinin onlarca yıllık iktidarı altında düzenlenen dokuzuncu İşçi Partisi kongresidir.

Kongre, Kim'in babası Kim Jong-il'in hükümdarlığı sırasında askıya alınmış ve bu karar 2016 yılına kadar yürürlükte kalmıştı.