Sünni ve Kürt taraflardan Sadr yanlılarının olmadığı bir ‘çerçeve hükümeti’ kurulması talebi

Koordinasyon Çerçevesi destekçileri 12 Ağustosta Bağdat’taki Yeşil Bölge’de toplandılar. (EPA)
Koordinasyon Çerçevesi destekçileri 12 Ağustosta Bağdat’taki Yeşil Bölge’de toplandılar. (EPA)
TT

Sünni ve Kürt taraflardan Sadr yanlılarının olmadığı bir ‘çerçeve hükümeti’ kurulması talebi

Koordinasyon Çerçevesi destekçileri 12 Ağustosta Bağdat’taki Yeşil Bölge’de toplandılar. (EPA)
Koordinasyon Çerçevesi destekçileri 12 Ağustosta Bağdat’taki Yeşil Bölge’de toplandılar. (EPA)

Irak’ta geçtiğimiz hafta, Sadr Hareketi’nin yokluğunda, Koordinasyon Çerçevesi Güçleri, Sünni Güçler (Egemenlik ve Azim Koalisyonu) ve Kürtler ( Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği) bir sonraki hükümetin genel özelliklerini ortaya koymak adına üç gün süren müzakereler gerçekleştirdiler.
Belge henüz basına sızmadı. Ancak bugün bitmesi beklenen tatilin sona ermesiyle, Koordinasyon Çerçevesi ve Sadr Hareketi arasında müzakere olup olmayacağının net olmadığı bir dönemde, Kürtler için belirtilen koşulların geçerliliğini ve Sünnilerin hükümeti kuracak Koordinasyon çerçevesinin güçleriyle ilişki kurduğu belirtiliyor.
Mukteda es-Sadr’ın liderliğindeki Sadr Haraketi, olağandışı bir şekilde çeşitli siyasi güçlerden bir delegasyon oluşturma veya diğer Şii rakibi ile ikili ilişkiler (Koordinasyon Çerçevesi)  düzeyinde yaşanan gelişmeler konusunda yaklaşık bir haftadır sessizliğini sürdürüyor.
Taraflar arasındaki müzakereler gizliliğini korurken süreçte yaşananlar hakkında bilgi sahibi siyasi bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yaşananların bu taraflar arasında entegre bir hükümet programı üzerinde bir anlaşma için resmi müzakereler olmayabileceğini ancak Kürtlerin ve Sünnilerin Şii ortakları test etme girişimi olarak tanımlanabileceğini söyledi. Yıllardır tekrarların Sünni talepleri ve Kürt koşullarının yerine getirilmesiyle anlaşmaya varılmış olunabileceğini vurguladı. Kaynak, söz konusu müzakereleri resmi olmaktan ziyade genel nitelik haline getiren durumun Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Siyade (Egemenlik) İttifakı ve Müsenna es-Samarrai liderliğindeki Sünni Azim Koalisyonu’nun arasındaki taleplerdeki birliğin yanı sıra  Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi  (KDP) ve Bafil Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) kerkük ve tartışmalı bölgeler, Sincar ve ordu ile Kürt Peşmergeler arasında ortak alanlar konusundaki mutabakat yöntemi olduğuna işaret etti.
Söz konusu kaynak, bu ilk müzakerelerin kimseyi bağlamasa da özellikle Sadr Hareketi’nin onayına katılan Koordinasyon Çerçevesi Güçleri’ni anlaşmaya ittiğini ancak bunun muhtemelen Sadr yanlılarının eski müttefiklerinin (Sünni Egemenlik Koalisyonu ve KDP) onlardan çok uzaklaştığı anlamını taşıdığını bildirdi.
Önümüzdeki birkaç gün içinde Sadr’la görüşmek için el Hanana’ya üçlü bir komitenin gideceğini aktaran kaynak, bu müzakerelerin aynı zamanda bir sonraki hükümete katılım biçimi üzerinde anlaşmaya varmak ve erken seçimlere yol açan geçiş aşaması yönetme konusunda vizyon dahil herhangi bir formülü reddetmeleri için bir fırsat vereceğini kaydetti.
Müzakerelerden sızan bilgilere göre Sünniler şu taleplerde bulundular:
- Milletvekilli seçim kanunun üç ay içerisinde değişmesi
- En fazla bir yıl içinde erken parlamento seçimi yapılması
- Terörle Mücadele Kanunu’nda tanım ve kapsamlılık ile ilgili değişikliklere gidilmesi
- Kurtarılan valiliklerin yeniden inşası için acil kriterler belirleyen Milli Güvenlik Kurulu Kanunu'nun çıkarılması
- Başkanlık ve tüm siyasi güçleri içeren Stratejik Politikalar Konseyi oluşturulması
- Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu’nun kaldırılması
- Genel af yasasının kabul edilmesi
- Zorla kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması
- Yerinden edilenlerin Jurf Sakhar’a dönüşünün sağlanması
Sünniler ayrıca daha önce Şii ağırlıklı hükümetlerin tamamında uzun süredir tekrarlanan ve siyasi farklılıklar nedeniyle hiçbirine ulaşılamayan başlıklarda da çözüm talebinde bulundular.
Irak’ın başkenti Bağdat’taki gözlemcilere göre, gizli olmasına rağmen bu müzakereler, Şii Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin, cumhurbaşkanını seçmek ve başbakanı atamak adına tam bir oturum ortamı yaratmak için önümüzdeki birkaç dönemde parlamento görüşmeleri düzenlemeye devam etme ısrarını yansıtıyor. Ancak Koordinasyon Çerçevesi’nin Sadr Hareketi’nden uzaklaşmak için ne yapmak istediğine bakılmaksızın, Sadr yanlılarının sessizliğe devam etmesi halinde Koordinasyon Çerçevesi’nin, iki Kürt partisini cumhurbaşkanı adayını belirleme ve Sünnilerin taleplerinin çoğunu karşılamaya ikna etmenin yanı sıra üçte ikilik çoğunluk gerektiren cumhurbaşkanlığı seçimleri için planlanan oturuma katılım sağlamaları için Sünnilerle ve Kürtlerle zorunlu müzakerelere gidebileceği belirtiliyor.
Ancak yapılan değerlendirmeler Sadr Hareketi’nin farklı bir görüşü olması durumunda Koordinasyon Çerçecesi’nin Kürt ve Sünni iki endişeli ortağıyla üzerinde anlaşmaya çalıştığı planın çökebileceği yönünde. Sadr Hareketi’nin yeniden sokaklara dönmesi halinde ise Irak sahnesi her zamankinden daha karmaşık hale gelebilir. Bu durumun da tüm olasılıklara kapı aralayabileceği görüşü hakim.



Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amedi oldu

Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
TT

Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amedi oldu

Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)

Irak parlamentosu bugün, 16 adayın yarıştığı ve mevcut Cumhurbaşkanı Abdül Latif Raşid ile bağımsız aday Asu Feridun'un adaylıktan çekilmesinin ardından yapılan ikinci tur oylamayı kazanan Nizar Amedi'yi cumhurbaşkanı olarak seçti. Bu arada, siyasi bloklar başbakanlık için "Koordinasyon Çerçevesi" adayının belirlenmesi kararını bekliyor.

Amedi, ilk turda oylamaya katılan 252 milletvekilinden 208'inin oyunu alırken, 77 milletvekili ise oylamaya katılmadı.

Oturum, iki ana Kürt partisi olan Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi ile Pavel Talabani liderliğindeki Kürdistan Ulusal Birliği arasında aylar süren anlaşmazlıkların ardından gerçekleşti.

Amedi'nin en önemli rakibi, ilk turda 16 oy alan Kürdistan Demokrat Partisi adayı Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'di; Hüseyin, 2018'de eski Cumhurbaşkanı Berham Salih'e karşı kaybettiği seçimi bir kez daha kaybetti.

İkinci turda yarışma, ilk turda 18 oy alan bağımsız aday Muthanna Amin ile 208 oy alan Amedi arasında geçti.

Diğer gruplar da oturumun planlanan tarihte yapılmasında ısrarcı olduklarını vurguladılar; bunlar arasında “Devlet Güçleri” İttifakı, “Tekaddüm” Partisi, “Kürdistan Ulusal Birliği”, “İmar ve Kalkınma Koalisyonu”, “Sadıklar” Grubu ve Türkmen Cephesi yer alıyor.

Amedi, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ın altıncı cumhurbaşkanı oldu.


Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.